poseydon
poseydon
bir saat gördüm yelkovan akrep e selam veriyordu. bir süre sessiz bekliyor ve ardından yolculuğuna devam ediyordu. sessizliklerine ben de dahil oluyorum. bir ona dahil oluyorum. öyle durup bekliyorum tik taklar arasında. birilerinin yollarına kuş koyan insanlar göğe bakma duraklarında inerken bu nereye gittiği bilinmez vasıtada, öylece duruyorum. durmak eyleminin bir anlam kazandığını sanıyorum böylece. mümkünatı olmayan bu duruma inanıyorum da üstelik. sonra inanmak düşüncesi de anlamını yitirenler arasına katılıyor. karışık düşüncelerim birbirleri ile mücadele ederken ağır basan duygularımın hepsini al aşağı edeceği zaman ruhumun uzaklaştığını hissediyorum bana yakın olmak, yaklaşmak için yaptığı her harekette. bir insan kaça bölünebilir, kaç parçaya ayrılabilir diye düşünmeden edemiyorum. fiziksel olarak olmasa da zihinsel olarak büyük acılar çekiyorum. çelişkiler, savaşlar, mücadeleler bitmek bilmiyor beynimde. bağımlı olup bağlı kalabileceğim herhangi bir düşünce, sığınabileceğim herhangi bir duygu, teslim olabileceğim herhangi bir ruh hali yok. nedenini bilmeden günler geçiyor da nedensiz yaşanmıyor. varsa bir nedeni, neden bize de söylenmedi ya da herhangi bir ip ucu gösterilmedi bize ya da fark etmemiz sağlanmadı. zaman gelip geçerken mekan hiçliğe doğru yol almakta, biz ise kendi zihnimizden öteye yapamadığımız yolculuklara boş valizler hazırlıyoruz sürekli. kaç valiz oldu, bilmiyoruz. çıkamadığımız yolculukların haddi hesabı yok. bazen sadece gitmek istersin bilinmeyene ya da bilmek istemediğine. kendini kandırmaktan öte yapamadığın her şey seni engelleme çabasında bulunsa bile aldırmamaya çalışırsın ve aldırmak sözünü hep farklı anlamlarda kullanmaya çalışırsın. sonra bu çalışmak durumununda bir çabadan ibaret olduğunu görür ve bir süre kendini sorgulama sürecinin ardından aslında ne olursa olsun, kendine dair kendin için ne yaparsan yap, ne düşünürsen düşün hayatın sana çizdiği çizgiler içinde, senin için belirlenmiş olan kuralların loş ışığında bir başına kalmışsındır çoktan. belki çevrede o kurallar ışığının aydınlatmaya gücünün yetmediği seveceğin ya da seni sevebilecek kişiler vardır ancak bulunduğun durumda bunu asla bulamayacak ve değiştiremeyeceksin.

Cevaplar

kayipgalaksi
kayipgalaksi
bende birkaç aydır anlattığın ruh hali içerisindeyim ve o son cümle kurşun etkisi yarattı, gerçekle yüzleştirdi beni. teşekkür ederim.