oas
oas
1 yıl
gitmem gerektiğini bilmeme rağmen gidemiyorum. yine aynı şeyi yapamıyorum. canım yanıyor ama gidemiyorum. bu huyumdan nefret ediyorum. bir insanın üzülmemesi için uğraşırken, kendime yapıyorum ne yapıyorsam. ama işin sonunda daha çok kırıyorum insanları. zaman geçiyor ama kararım değişmiyor. şans istiyor insanlar. bir sürü şans istiyorlar. ama her şansını da kötüye kullanıyorlar. İkili ilişkiler konusunda bana göre bir insana iki şans verilir. İkisini de kötü kullanmışsa, bu senin ayıbın olmaktan çıkar. İşte gelin görün ki ben bu düşüncemi uygulamaya sokamıyorum. allah var, bazı insanlar da kendilerine sunulan şansları çok iyi kullanıyor. "gitmek mi zor, yoksa kalmak mı?" diye bir soru var ya hani. hah işte, benim ona cevabım gün geçtikçe "gitmek zor" olarak değişiyor. önceden kalmanın zor olduğunu düşünürdüm. şimdi ise, gitmenin ne kadar zor olduğunu tatmak ile meşgulüm. keşke tatmasaydım. :d sinirlerim bozuk minna. hem de baya baya bozuk. özellikle bugün güler yüzümle etrafa ışık saçarken, birden sokak ortasında ağlamam bunu gösteriyor gibi hissettim. ha bir de aynı şeyi telefonla konuşurken yapmam da cabası oldu. neler oluyor bana? yalnızlığı mı istiyorum? yoksa sadece iyileşmek mi istiyorum? sevgi her şeye çözüm müdür sizce? bencesini bir kenara koyalım bence. zaten gün gibi ortada değil mi benim cevabım? İlla ki kelimelere mi dökmem gerekiyor? beceremiyorum, siz anlayın. gerçi kendimi hiçbir türlü anlatamıyorum çoğu zaman ama olsundu. ben de böyle bir insandım. kendimi de böyle kabul etmem gerekirdi belki de. ama nerdeeee... :d levent yüksel'in med cezir şarkısına dadanmış bulunmaktayım. ağlamalardan ve ardında gelen gülme krizlerinden sonra iyi gidiyor. tabi bu gülme krizlerinden sonra tekrar ağlaması gerek insanın. ağlamaktan nefret etmeme rağmen, berbat ağlarım. anlatım bozukluğu yapmış olmam lazım ama düzeltmeyeceğim. neyse iyi geceler. size sunulan şansları tepmeyin sakın. İyi değerlendirin onları.

Yorumlar