dakoh
dakoh
11 ay
hiçbir şey bilmiyorlar arkadaşlar. şu çarkına çomak soktuğumuzun dünyasında bizi bizden öte taşıyan tek bir yaratık dahi yok. nefes alamadığımızı göremiyorlar.. görmek istemiyorlar. kimsenin umurunda yer edinemeden yitip gidiyoruz sessizce ve yalnızca, ama analarını sevdiklerimiz farkına da varmıyorlar... hepimiz böyleyiz. hepimizin kafasında ya da kalbinde bir nokta var, noktanın içinde delice derin çukurlarca karanlıklar. kin tutamamak ne demek biliyor musunuz siz? sırf eline koluna kan bulaşmasın diye, kan kanla temizlenmez diye birini öldürememek nasıl bir şey biliyor musunuz? ben biliyorum. bok gibi bir şey. neden içiyorsun diye soran insana cevap verememek, sebep seçememekten ama, çünkü o kadar çok şey var ki o kafanın içinde, tüm o kreşendoyu susturabilen tek şeyin, kişioğlunun kendini hareketsiz bırakması olması ne büyük haksızlık! bir şey var olduğu için mi vardır yoksa varlığını deneyimleyen bir suje olduğu için mi vardır? İki türlü de vardır. var olmasının etkileri de sujeden soyutlanamaz ama, yanlış anlaşılmayayım. gelgelelim en doğal tepkileri vermek için doğal kişi olmalı bu kişioğlu, ama doğasından şaşmış, çarpık ve yitikse, işte o zaman vahlar eyvahlar... kafamla beraber oturduk düşündük biz, kendim ve kendimle görüştüm. hiçbirimizden de sonuca yönelik öneri gelmedi. saldık çayıra anasını seveyim. anasını ama! neyse. İyi geceler.

Yorumlar