poseydon
poseydon
zamanın parçalandığı, saatlerin daha bir uzadığı, geçmek bilmeyen dakikaların koynunda yanan hisler ve patlayan duygularla öylece kaldığımız ve umudumuzun dahi öldürüldüğü bir şey bu yaşamak. böylesine bir hayat ne kadar yaşanabilirse o kadar yaşadık. ve kırıntılarıyla yetinmeye çalıştığımız mutluluk sadece bir hayal ve düş görüntüsünden ibaret kala kaldı içimizde. düşüncelerimizin düşüncesizliği ve hareketlerimizin ve davranışlarımızın yetersizliği neticesinde hiçbir yere varamadık ve yolumuzu da kaybettik sonunda. yıldızlara bakılıp bulunan yönler artık yok, çünkü yıldızlar artık yok gökyüzümüzde ve karınca yuvaları yakılmış, yıkılmış. nereye çıktığı bilinmeyen karanlık kapılar kırılmış ve her yer ıssız ve puslu bir karanlığa bürünmüş. ölümler ayırdı bizi ve belki yine ölümler kavuşturacak. lakin kavuşmak için illa ölmek mi gerekir? bir de kavuşmak için ayrılık gerekmez miydi? ve vedalar için daha öncesinde bir süre özlem duymamız gerekmez miydi? aynı zamanda da hasret gidermek lazımdı bütün güzel sözler, anılar ve sarılmalar eşliğinde. mesela gülümsemek gerekir karşılıklı ve sebepsiz olarak ancak her veda ve kavuşmada nedense tutunamıyor göz yaşlarımız gözlerimize. topraktan fışkıran bir su yatağı gibi akıyor yüzümüzün engebeli örtüsü üzerinden. nedense hep üzgünüz, hüzünlüyüz ve biraz da diğer duygulardan barındırıyoruz kimliğimizde. bu çeşitlilik içinde nasıl tepkiler vereceğimizi de şaşırıyoruz çeşitli durumlar karşısında. ruhumuz çekinir olmuş bizden ve kendinden bile. bu sebeple olacak ki korkmaya başlıyoruz her geçen zaman parçasında. her şeyden ve herkesten ve başta kendimizden. zaten korkulacak bir varlık olmasaydık kapılmazdık saçma düşüncelere benliğimizde bile. özlemlerimiz bir çığ gibi sessizce içine çekiyor bizi, hasretlerimiz bile hasret kavuşmalara. kavuşmak için beklerken zamanın geçmesini dakikalar yıllardır geçmek bilmiyor yüreğimizde. geçecek gibi de değil. sanırım biraz daha bekleyip temelli kavuşma vaktinin gelmesini beklemek ve istemekten başka çare kalmadı.

Cevaplar

matricariachamomilla
matricariachamomilla
bir yazar vardır, pessoa. tıpkı onu okuyorum senin yazılarını okurken. bir gün günlük tarzında bir kitap yazarsan soluksuz okurum genç pessoa. 😊
poseydon
poseydon
@matricariachamomilla teşekkürler. İnşallah öyle günler de görürüm.