ikizler
ikizler
İyi geceler dostlar. nasılsınız? şaka maka finallere 3 hafta kalmış. biz daha vizelerden yeni çıkmadık mı ya. ne bu acele. neyse artık ufaktan başlarız çalışmaya. bu sabah kalkmama 3 dakika kala arkadaş aradı kahvaltıya geliyorsun değil mi diye. İlk önce düşündüm ne kahvaltısı diye sonradan aklıma geldi ki dün kahvaltı için sözleşmiştik biz. uykudan uyanınca ilk 1 dakika yaşama adapte olmak için o mallık anını yaşamam gerekiyor. sanki windows açılıyor içeride. neyse gittik arkadaşın evine hazırladık kahvaltıyı. bir güzel yaptık kahvaltıyı. arkadaşlarla arada yapılan böyle kahvaltılar iyi oluyor. sonra oradan ayrılıp fakülteye geçtim. ben yurttan çıkarken hava iyi olacak gibiydi ama fakülte buz kesiyordu. neyse bir sade soda aldım, çıktım dışarı onu gömdüm. çocukken niye içemiyorduk biz bu sade sodayı hakikaten. şimdi özellikle kahvenin arkasından bir sade soda çok iyi gidiyor. neyse ondan sonra besyo'ya spora geçtim. salona girdim 3 kişi var. koşu bandına çıktım, taktım kulaklığı başladım koşmaya. yarım saat sonra indiğimde baktım salon resmen dopdolu. İlk defa ben bu kadar dolu gördüm salonu. neyse en son çıktım salondan bacaklarım titriyor. fazla yüklendim bacaklara bu gün. onlar da haliyle isyan ettiler tabi. neyse durağa geçtim 1 dakika sonra e1 geldi. hiç böyle yapmazdı niye böyle yaptı acaba. yoksa en az 15 dakika bekletmeden gelmezdi. neyse bindim otobüse oturan yaşlılara o kadar imrendim ki. dedim adamlar yaşlı diye ver veriyorlar. halbuki benim mecali kalmayan bacaklarım ne yapsın. otobüsten inip markete gittim ve çilekli süt aldım. soğuk süt içemem normalde ama çilekli süt çok hoşuma gidiyor. neyse sapladım pipeti içe içe yurda gidiyordum. aklıma geldi ki ulan 20 yaşındaki 1.90 adamsın. elinde bir çilekli süt ufak çocuk gibi mutlu mutlu gidiyorsun sokakta. sen kendini karşıdan görsen ne derdin diye düşündüm kendi kendime. ne diyecektim ne güzel hayatını yaşayan bir insan. koca adamın sokakta çilekli süt içerek yürümesi niye tuhaf gelir insanlara anlamam. neyse tam o sırada yağmura yakalandım. spor sonrası yağmur içimi üşütmüş olacak ki duşa girince hissettiğim rahatlama paha biçilemezdi. duştan çıktım baktım kar yağıyor. dostuma videosunu gönderdim. adamlar kar göre göre bıktığından kardan adama döndüğü bir fotoğrafını attı. neyse sonra dedim akşama kadar kitap okurum ama bir baktım yorgunluktan gözlerim kapanmış. yarım saatlik uyku kendime getirdi beni. yemeğe çıktım sonra bir abimiz dolmuşta bir afrikalı ile tanışmış. onu yurda yemeğe getirmiş. çok hoş muhabbet bir afrikalıydı. adam türkleri iyice çözmüş. daha tanışalı 1-2 dakika olmasına rağmen sanki yıllardır tanışıyor gibiydik. yemekten sonra da bizim çay ocağına götürdük onu. benim bu gece gitmeye niyetim yoktu ama afrikalı arkadaşın enerjisi ile gittim. çay ocağındaki abi ile oradaki dayılar ile de hemen muhabbeti kurdu bizimkisi. böyle birini tanıdığım için mutluyum gerçekten. sonra o gitti biz de 1 çay daha içip geldik yurda ve george orwell'dan "dali'den karakurbağasına bazı düşünceler" adlı kitaba başladım. İlk yazı ise İspanya iç savaşı ile ilgili müthiş bir yazı. bu adam hakikaten müthiş. keşke onu tanıma şansım olsaydı. kendisi dünya'yı güzelleştirme duvarında bir tuğla olarak yerini aldı şimdi tuğlalık sırası bizde. o zaman mutlu geceler dostlarım. dünya'yı değiştirme ve güzelleştirme duvarında bir tuğla olmanız dileği ile... :)

Cevaplar