anonim
anonim
10 ay
hayat biraz tuhaf hadi siz de kabul edin. öyle monoton falan değil; çok atraksiyonlu da sayılmaz. İlginç işte... hatta bazen gerektiğinden daha önemsiz olduğunu düşünüyorum. yaşadığım çevreye bakıyorum, insanlara bakıyorum, neler düşündüklerine, ne hakkında konuştuklarına, nelerle uğraşarak zaman geçirdiklerine vs.. gerçekten anlamsız geliyor. bir de birçok saçma nedenden dolayı kendimizi sıkıntıdan sıkıntıya sokuyoruz, sanki çok önemliymiş gibi. hele bir ilişkiniz varsa ya da yoksa da en azından birini seviyorsanız her hareketi sizi mağlup ederek stres koridorlarına havale edebiliyor. düşünün: evrende milyarlarca galaksi var ve bu galaksilerin her birinin içinde milyarlarca yıldız ve gezegen var, biz bu galaksilerin sadece birinin içindeki bir güneş sistemine bağlı dünya gezegeninde yaşıyoruz ve "of lanet olsun berbat bir hayatım var." diyerek aslında gayet sıradan olan yaşantımızı kendi kendimize girdiğimiz triplerle berbat hale getirmeyi başarabiliyoruz. sıradan dedimse bazı özel hususlar var, gerçekten olmaması gereken, olduğunda üzülmemiz gereken veya bir daha olmaması için çaba göstermemiz gereken... ( örneğin; bugün İstanbul'da yapılan terör saldırısında onlarca şehit verdik, onlarca yaralımız var. İşte bu gibi durumlarda ve yahut insan haklarına darbe vurulan konularda üzerimize birtakım görevler düşmekte ve bizim bu görevleri insanlık için yerine getirmemiz gerekmekte.) şurada hepimiz hepi topu 70-80 sene yaşayacağız maksimum. dolayısıyla bu kadar kısa bir süre için bu kadar can yakmak, kalp kırmak, üzmek-üzülmek, kimseyi sevindirmemek, gülümsememek, ağlamamak, koşmamak, dans etmemek, kahkaha atmamak, kitap okumamak, hiçbir şey öğrenmemek, düşünmemek ya da daha doğru bir tabirle bağnaz düşünmek saçma değil mi sizce de? hiçbirimizin hayatı berbat değil. ( tabi, ali ağaoğlu'nun çocuğu falan iseniz sıradan değil; uçuk bir şekilde üst sıradan bir hayatınız vardır muhtemelen.) yalnızca elimizdeki imkanlar dahilinde kendimizi mutlu etmemiz gerekiyor. birçoğunuz haberdardır; tek odalı bir gecekondu ve bir motorsikleti olan bir abimiz hayatını sahiplendiği sokak hayvanlarına adamıştı. o şekilde mutlu olabiliyordu. benim hayatımın anlamı bu diyordu. yağmurdan, kardan, kıştan koruyacak, başımı sokacak bir ev, bir yorgan, bir yatak ve en önemlisi onlarca sadık dostum var; başka neye ihtiyacım var? diyordu. İçime sıkıntı düştükçe açar izlerim ve çok sürmez, içime düşen sıkıntının aslında bir saçmalıktan ibaret olduğuna kanaat getiririm. başta da dediğim gibi, hayat çok tuhaf. kimi saraylar, köşkler, mal, mülkle mutlu olur ve bunlar olmaksızın asla mutlu olamayacağını düşünür; kimi de düşünceleriyle, dostlarıyla, yüreğindeki bir dolu sevgiyle bahtiyardır. ama her şeyden önemlisi, içimizdeki kinden, nefretten, merhametsizlikten, nezaketsizlikten kurtulup; adeta bir sevgi pıtırcığı demeyeceğim de, en azından merhamet duyabilen, saygı gösterebilen, duyarlı olabilen ve canlı cansız her şeyin hakkını gözetebilen insanlar olabilmeliyiz. bunu birkaç gün evvel şahit olduğum bir olay ve hayatımda gördüğüm en itici insana binaen yazdım. saygılar, sevgiler...

Yorumlar

jaws
jaws
10 ay
omü'de güzel insanlar da var. bu sitede biraz zaman geçirince anlıyor insan. helal.
alpheratz ✨
evet arkadaşa katılıyorum, özellikle şu düşünme işini iyi yapalım malum sitemizde de mevcut beyni sadece kafatasının içini dolduran yumuşak yapı olarak kullanan. teşekkürler.