enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
bodoslama dalıyorum. hani insanların her zaman önlerine koydukları bir duvar vardır. kimse "hayır yaaaa benim yok .s" demesin boşuna. her insanın vardır duvarları. kimisininki incedir, çabuk kırılır; kimisininki kalındır, topla saldırsan bile kıramazsın. bu duvarların niye koyulduğu ise belli. İnsanların kendilerini koruma içgüdülerinden kaynaklanıyor duvarların ardına gizlenmeleri. çocukken bile var aslında duvarlar, zaman geçtikçe farkına varıyor sadece kişi. çünkü zaman geçtikçe daha çok yara alıyor dış dünyadan. önceden sadece kendi dünyası vardı. hani şu tertemiz olan hayal dünyası. oyuncaklarla dolu olan. herkesin iyi olduğu, kimsenin acı çekmediği bir dünya. evet, çocukluğumuzdan bahsediyorum. tabi her çocuk şanslı olmuyor. bazıları doğar doğmaz yiyor kazığın en büyüğünü. sonrasında yine toz pembe hayaller kuruyorlar. ama daha da erken yaşta öğreniyorlar bir şeyleri gizlemeyi dış dünyadan. hele bir de kurdukları toz pembe hayallerin tek tek yıkılışını gördükten sonra daha da katılaşıyorlar. daha bir kalınlaştırıyorlar evvelce olan duvarları. sonrasında ise bir bakıyorlar ki o eski hallerinden eser kalmamış. bambaşka biri olmuş kişi ve artık bir "dur!" da diyemiyor kendisine. durduramıyor. gün geçtikçe daha da katılaşmanın önüne geçemiyor. gün geçtikçe artan boşvermişlik ve gizlenme hissine karşı koyamıyor. ağlıyor belki ama olmuyor. sonuçta yaşanılanlar geri alınamaz. geri alınamadığı gibi de gelecekteki kararlara etkisi yok sayılamaz. evet. bazı zamanlar geliyor ki içindeki her şeyi dışarıya kusası geliyor insanın. İçinde ne varsa dışarıya atası geliyor. birilerine anlatmaya başlıyor mesela. evet, güvensizlik duyguları had safhada bu kişilerin ama bir gün yine birilerine güveniyorlar. çok şükür ki oluyor bu. güvendiklerine kim bilir ne zaman sonra anlatıyorlar her şeyi. tabi kendi alaycı anlatımlarıyla. anlatırken gözlerinden yaş geliyor istemsizce. durduramıyor. yine her zaman yaptığını yapmaya çalışıyor. her zaman gülüşlerinin ardına gizleniyor. alaylarına saklıyor acılarını kişi. yine yapmaya çalışıyor bunu. kahkahaları ile inletiyor anlatırken ortalığı. karşısındaki yerse artık. yemezse de yapacak bir şey yok. bu kişinin kendini aldatma yöntemlerinden biri çünkü. daha doğrusu duvarlarına yama yapma şekillerinden biri. "o acılar beni yıkamaz, ben onları çoktaaaan boşverdim" deme şekli bir nevi. kimi kandırıyor ki? gayet güzel yakıyor o acılar kişiyi. arka planda öyle yakıp kavuruyor ki asıl kişiden geriye neredeyse hiçbir şey kalmamış. sonra bir gün o duvarlar inceliyor kendiliğinden. yine yaşanılanlar aslında buna sebep olanlar. yorulmuşluk belki de incelmesine sebep olan. bilemiyoruz ki. belki de bile bile olan susmuşluğudur. karşısındaki kişilerin kendisini kandırdıklarını düşünmelerine izin vere vere canına tak etmiştir belki kişinin. kim bilebilir? bu incelme sonucu dış dünyadakiler fark ediyor çok kolay sırrını. göstermek istemediklerini görüyor. bunları neden mi anlatıyorum? zayıfladım. şu anda gözümden yaş akıtmamak için verdiğim çabadan dolayı ayrı bir yoruldum. korkularıma esir olmamak için verdiğim çabadan yoruldum. aşk meşk değil mevzu. bu yazıyı buraya kadar okuyan pek çıkmaz. ben öyle aşka meşke önem veren bir insan pek olmadım. daha doğrusu bir yerden sonra bıraktım. şu an ise yalnızlığımla olan rahatlığımı yaşamaya geçtim. mevzu yakınımın hasta oluşu. İkinci annemin kendisini yavaş yavaş öleceğine inandırıyor oluşu. benim ise elimden bir şey gelmemesinden dolayı elim kolum bağlı kalışım. yok. söylenen tek şey "dua edin de büyümesin". peki. buna da peki. aslında elimden gelen bir şey var. şu an fark ettim. bu zamana kadar benim için çabaladılar. ben de kendimi salmayıp o çabaların karşılığını ödemeye çalışıyorum. biliyorum. karşılıksız yaptılar, yapıyorlar ve ömürleri geçtikçe yapacaklar. ben en azından onların çabalarının boşa olmadığını göstererek, mutlu olmalarını sağlamayı istiyorum. yakalandım bugün. bugün güvenlikteki ablaya yakalandım. bir şey sormaya ve hal hatır muhabbetine yanına inmiştim ki yanından ayrıldıktan sonra kendimi ağlamamak için zor tutarken buldum. zeki olduğumu söyledi bana. "yok" deyip geçiştirdim. çünkü ben zeki olduğunu düşünmeyen ve böyle iltifatlarla utanan bir insanım. ne acayip.. beni gören, benimle konuşan benim utangaç olmadığıma inanıyor oysa. duvarlarımın o derece zayıf olmasına üzüldüm. bana ailemi bile sordu. yakıyor be canımı bazı şeyler. güzel yakıyor hem de. mazoşist bir insanım evet ama benim mazoşistliğimi bile aşıyor bazı şeyler. hele bir de bu saklama çabası yok mu? hah işte, bir gün öldürecek beni. biliyorum daa bunu. o yüzden biraz da kendimi salmak istedim sanırım. soğuk suyla aldığım duş bile kâr etmedi. ben yine durmuş bu yazıyı yazıyorum. İşe yarasa yazmaz da oturur dersime odaklanırdım. ben gideyim. biraz daha dursam hiç iyi şeyler olmayacak gibi. duvara attığım o yumruk da yetmeyecek gibi. İçimde hala patlamak için sabırsızlanan bir volkan varmış gibi hissediyorum. ben onu salmadıkça o benim nefes almama izin vermeyecek. en azından rahat nefes aldırmayacak bana. bu arada @thegreen sanırım bu biraz benim eski halimi gözler önüne serer. ben biraz böyle yazardım. burada genelde günümü anlatırdım @ikizler gibi ama bir İkizler olamam. :) bu konuda benden daha iyi. şu sitede imrendiğim birkaç insan var. acılarına imreniyorum mesela. bazen acıları olmayışlarına üzülüyorum. sonra da içlerinde ne gizlediklerini bilmediğimden kendimden utanıyorum. gıpta ile okuyorum bazı yazıları. bazı yazılar var ki tamamen duygusuz bir mahluka dönüştüğümü yüzümde patlayan sert bir tokat olarak gösteriyor. gülmekten başka bir tepki veremiyorum o tokata. sadece gülüyorum. bir de bir şarkı sözü var ki azıcık da olsa gücüme güç katabiliyor. ne mi? aha da bu: "nefes aldım, nefes verdim. buradayım, pes etmem yok. ben buraya çıplak geldim. heyhat! utanmam yok, utanmam yok ". İyi geceleriniz olsun. yine de gülücükleriniz eksik olmasın. umarım o gülücükler gerçek gülücükler olur. çoğunluğu acı barındıranlardan olmaz.

Cevaplar

alonecowboy
alonecowboy
öncelikle geçmiş olsun , yazının üst kısmını okurken aha dedim beni anlatıyor 😊😊ama sonra dedim ki ben insanlara hala güvenmiyorum bir tek kişi hariç o da allah'a şükürler olsun beni doğuran annem(allah uzun sağlıklı ömür nasip etsin inşallah) insanlar beni de kırılmaz zeki duygusuz bir kaya olarak görüyordur halbuki öyle değil , hayatımı hep ince incecik ayrıntılar üzerinde kuruyorum bilmiyorlar , sonra ne oluyor biliyor musun hep kırılıyorsun ama hep.. ama alışıyorsun da kırılmamaya mesela napıyorsun biliyor musun hep insanlarla tanıştıktan sonra bir açık kapı bırakıyorsun gittiğinde acı doruğa çıksa da gideceğini düşündüğün için acı yok diyorsun.duvarlar önemli 😂😂😂 kendine iyi bak , şunu unutma hayatta ilk kendin önemlisin , sen bir yerlere gelirsen senin gerçek ama gerçekten olan dostların akrabaların da bir yere gelir..
alpheratz ✨
alpheratz ✨
la gözüm ağrıdı sabahın üçünde bunu nasıl yazdın:d
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
@alonecowboy ben her insana güvenmem de guvemsem de gittiklerinde yanmaz canim. bu da benim ayibim. çünkü mantik su: herkes bir gün gider. İnce ince ayrintilarda kaybolmak da yapimizda var sanirim. kaybolmamaya ugrasiyorum ama sonucsuz kaliyor cabam. :) neyse. teşekkürler. biliyorum geleceklerini. :)

@alpheratz ben yazarim. yazdim oldu. okudun muuuuuuu :))
kizilsakal
kizilsakal
@enguzelmevsimim tam basladim okumaya az bi asagilara inim dedim in in bitmiyor dedim ki dur surdan bir makale acip okim tam onu actim okicam en iyisi yatmak dedim ya bu kadar uzun yazman okumaya eriniyorum:(====
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
@kizilsakal biraz uzun oldu, evet :) kusura bakma :)
kizilsakal
kizilsakal
@enguzelmevsimim ne demek :) ama kisa yazin nolur derslerde oku oku pertiz birde bunlari okumaya calisiyoz gozlerimin biri saga biri sola bakiyor bittiginde :)
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
@kizilsakal benim kisa halim buydu. yani eskiden oldugumdan daha kisa yaziyorum artik. :)
kizilsakal
kizilsakal
@enguzelmevsimim anaaam desene onceden olsa simdiye gozlerimiz sasiydi:)