poseydon
poseydon
9 ay
karmaşık hisler eşliğinde bulunduğum gecede sanki bir şeyler kendini belli etmek istiyor, mümkün olmadığını bile bile. çelimsiz duyguların ve güçsüz anıların bir araya gelerek sükut eşliğinde yok etmeye çalıştığı bir varlıktan başka ne olabilir ki bu içimi kaplayan ve bir miktar boşluktan ibaret olan yaşam kırıntısı. sanki her şeyi geride bırakmış gibi bir bezginlik sarmış yüreğimi ve hep yanlış yerinden bakmışım dünyaya. zaten belli belirsiz içinde bulunduğum olayların, kıyısından geçtiğim denizlerin ve dalgalarını izlediğim ve çölünde kavrulduğum bir yitirişten çıkmaya çabalarken hatırlamaya çalıştığım bir şeyler varmış gibi zorluyorum aklımı. düşüncelerin de bir ömrü olur diye yetindiğim farklı yüzler ve maskeler sebebiyle hep eksik kalan bir özlem. öyle ki şimdi bırakıp gitsem yetmeyecek, devam etsem tamamlanmayacak kadar. konuşan bir ses var içimde, duymakta zorlandığım ve dinlemek için yeterince soluklanmadığım iki nefes arasında ritmini kaybeden bir kalbim oluyor ve zamanla her şey sesini yitiriyor. sessizlik bile... bir defterde rastladığım eski ve yıpranmış bir kişilikten geriye kalan birkaç soluk cümleden başka geriye hiçbir şey kalmamış. durup beklediğim ve avare dolanıp aradığım ışıklar sönmüş ve o kadar geç kalmışım ki yüz yıllık bir mum kadar erimiş ve yitirmiş benliğini zaman bile. vakit geç oldu artık dercesine sönen bir hayatın ve eriyen bir buz kütlesinin yok oluşuna tanık oluyorum ve bu sebeple yargılanıyorum hatta. savunma yapacak gücü bulamıyorum kendimde ve zaten dinleyecek kimsenin olmadığını fark ettiğim o aciz anda her şey rengini yitiriyor ve hiç aydınlık görmemiş kadar köreliyor gözlerim.

Yorumlar

kayipgalaksi
yazını okurken sait faik'in alemdağ'da var bir yılan hikayesindeki şu cümle aklıma geldi. "kar inadına içimize içimize yağıyor." bence yazını özetleyen bir cümle.
poseydon
poseydon
9 ay
@kayipgalaksi seyyidhan kömürcü bir şiirinde şöyle diyor:"hepimiz dünya soğuktur diyen o yineden olmadık mı?" sanırım ikisi de bir bakıma aynı şeyi söylüyor.