ikizler
ikizler
yine gece 01:51. bu geceki misafirlerim tekrarla modundaki bir ezgi, bana birçok şey anlatan bir fotoğraf ve penceremden gördüğüm bir görülüp bir kaybolan 2 tane yıldız. yine kafam yoğun. benim kafamı ya koşmak ya da dışarıda soğukta öylece durmak boşaltıyor. bu saatte maalesef ikisi de olmuyor. elimi kitabıma attım bende. okudum biraz. sonra içimden biri zaten kafanın böyle yoğun olmasının sebebi okuduğun kitaplar değil mi dedi. hak verdim ona. zaten sabahtan beri kelimeleri yükleye yükleye ezmiştim onu artık bu saatte onu kelimelere boğmaktan vazgeçip sakinleştirme aşamasına geçmesine izin vermeliydim. ama beklemediğim bir şey oldu. kendimi kulağımdaki ezgi ile bir fotoğrafın huzurunda buldum. yine hayal ettim. ve hayalimden o kadar etkilendim ki soğukta koşmaya başladım. herşeyi geçtim. gerçek hayatımda geçtiğim gibi. ve en son orada durdum. çünkü orası benim kalbimin huzura kavuştuğu yerdi. ama hafiflemedi hala. neden? artık elimdeki en güçlü kaleyi de mi kaybediyordum. ama arkama bakınca onu gördüm. benimle beraber koşarak o da gelmiş. ben antrenmanlıyım olayın şaşkınlığını yaşıyorum. ama o nefes nefese topluyor kendini. nereye diye bağırıyor. nereye kaçıyorsun? ama öfkeli sesinde bir sitem var. daha doğrusu merak. İkimiz de merak içerisindeyiz. ama cevap veremiyoruz birbirimize. halbuki hakkımız yok mu bilmeye. herkesten fazla var. ama ağızlarımız değil kalplerimiz konuşsun istiyoruz. sorunu olan kalplerimiz değil mi zaten. oturup bakıyorum. evet o. kalbiyle konuşmayı başardığım kişi. beni her yerde arıyorsun ama benim nerede olduğumu biliyorsun. niye gelmiyorsun diyor. niye? ağzım cevap veremiyor ama kalbim bağırıyor. emin değilim sana varmak mı yaşatacak beni yoksa davada er olmak mı? bilmiyorum. İşte biz böyleyiz diyorum ona. biz 01:51 müdavimleri. İşte o an yine bir sessizlik. ama bu sessizlik çok uzun. her 01:51 de aynı şey. ama huzur buluyorum bu sessiz konuşmamızdan. bu sessizliğin dilini bir gün çözeceğim ve o gün 01:51 değişecek. o zaman anlam kazanmaya başlayacak hayatım. hayatımız. hayat...

Cevaplar

Leyl
Leyl
sessizliğin dilini çözünce daha konuşmak istemez insan.daha sı sessizlik senin dilini çözer alıştırır kendini sana ,daha sen meramını dile dökemeden o melhemini sürer.ve o kadar alışırsın ki artık konuşmak en zahmetli iş olur. ve zaman mekan nerde olursan ol küçük bir gürültüye tahammulün kalmaz yanına koşarsın yahut olduğun yerde tutar alır anlamazsın.
sonra kimi şaşkın kimi leyla kimi umursamaz belkide deli derler. etrafındakiler senle konuşur ,sende konuştuğunu sanırsın yahu bağırıyorum sağırmısınız sitem ederken biri kızım dilinimi yuttun konuşsana der.özür dilemekten başka çaren olmaz.😐
sessizlik çokta sessiz degil yani:)
ikizler
ikizler
deli ve umursamaz sıfatlarını kullanıyorlar benim için. ama dediğin gibi yahu bağırıyorum dedikçe aldığım cevaplar daha da saçmalaşıyor. ama ben özür dilemiyorum. genç çok konuşma aç ordan bir sessizlik naziresi de içimiz rahatlasın diyorum ve kendimi bırakıyorum oraya. evet sessizlik hiç sessiz değil @su ama duyabilene :)