poseydon
poseydon
gece yarıları oturup saatlerce dinlediğim müzikler ve sayfalarca okuduğum kitaplar, sadece kendi acımla değil başka acılarla da dalgın bakışlarla süzdüğüm dışarılar ve sokak lambalarının titreyen ışıkları arasında kaybolup gittiğim düşünceler. bir hayat diyorum bir hayat değil. sobanın etrafında toplanıp gülüştüğümüz vakitler ve anlattığımız saçma hikayeler kaybolup gitti hafızalarda. bir hatıra cehennemi kaldı geriye insanlardan. anılar eski bir defter kadar yıpranmış ve solgun yazıları mürekkebi akmış bir kalemin izleri kadar belirsiz. unutulunca ölen şeyler var ve ne kadar hatırlansa da asla yaşayamayan hisler, esir olmuş duygularla tuhaf bir yapı. sanki tek renkli bir güne uyanmışım gibi bir şey oluyor. geceler, ölü ruhlar barındırıyor içinde ve sanki her şey ölmüş bir ruhtan daha fazla yaşamış gibi dolaşıyor ıslak sokaklarda. dalgın adımlarla kaybolduğum caddeler, sokaklar kaybolmuş çoktandır ve sanırım insan hatırladığı yaşta kalıyor bir başına. kutlanan bilmem kaçıncı doğum günü kadar sahte her şey. kaç güne kapattım gözlerimi ve kaç gün kaldı benden geriye. her gece uyumadan önceki o son anlarda okuduğum gece yarıları şiirleri bile yitiriyor mısralarını. bir dörtlükte kaybediyorum kendimi ve gözlerimi kapatıp uyumam gerekirken saatlerce düşünüyorum kayıp kendimi. ‘İnsan en çok kaybettiğini arar.’ diye bir cümle yer etmiş hafızamda kendine. bir cümle kadar sade ve anlaşılabilir yaşamak varken neden bu kendi kendimize ortaya çıkarttığımız karmaşıklık. düşüncelerden sıyrılıp ya da düşünceler arasında yenik düştüğüm uykularım var. çok sonra bir gün kendime geldiğimi fark ettim ve tekrardan far ettim ki aslında hiç kendimi terk etmemişim bir bakıma. çelişkiler arasında mevcut benliğimin kendisine olan yabancılığında düşünüp durmuş ve aradığımla kalmışım yanı başımda olan her şeyi. şu anda oturuyorum karanlık bir odada ara ara gözlerimi kapayıp duruyorum, yine karanlık. bir süre sonra tekrardan açtığım gözlerim tekrardan karanlıkta olmaktan, karanlığa bakmaktan oldukça memnun. günler geçiyor bir şekilde de insanın iç sıkıntısı kaybolmuyor içinde nedense. geriye kalan her şeyi iç sıkıntım geçsin diye ya da kısa bir süreliğine bile olsa uzaklaşabilmem için yapıyormuşum gibi geliyor...

Cevaplar