zorakimuhendis
zorakimuhendis
uzun zamandır yazmadığımın farkındayım ara ara yorum yazsamda nedense içimden pek yazmak gelmiyordu.pazar gününün rahat ve boş olması sebebiye ve sanırım sabah erken kalmanın verdiği pişmanlıkla mı desem bari bir yazı yazayım bir süredir düşüncelerimi yazıya dökeyim istedim.uzun bir yazı olacak kemerlerinizi bağlayın...

yakın zamanda yakından gördüğüm 64 yıllık bir hayat arkadaşlığının bitişi belki de bitmeyişini anlatayım isterim.2017 benim için bir dönüm noktası oldu akıl hocamı,danışma meclisimi,nasihat dağımı ebediyete uğurladım.hastanede son anına kadar yanında olsam da kendimi yeterli,ona layık bir torun olarak görmüyorum.kendisinin bir nevi 2. bastonuydum bile diyebilirim.sürekli yanında olmaya çalıştım,bazen anlayamadım.vermediği tavizleri ,görmezden gelmeme konusunda neden bu kadar ısrarcı olduğunu anlamlandıramadım. kendi doğrularını ve düşünce yapısını kavrayamadım yeterince.hele ki sağlığında yaptığım onun çok zoruna giden bir kaç hareketim sebebiyle hala utanırım.konudan biraz sapmışım toplayayım.

benim büyükannem 64 yıllık kocasını uğurladı da şu 1.5 yıllık ilişkisini sonlandıran pelinsu kadar üzülemedi,sizin kadar etrafına bunu hissettirmedi herhalde dedemi hiç mi sevmedi? ne depresyon var ne bir şey belki kahkaha atmıyor gülmüyor ama yanına torunları uğradıkça hele ki dedemi andıranları, gözünden dökülen bir kaç damla hislerini dışa vuruyor. büyükannem okuma yazma bilmez , dedem onun en büyük kitabıydı ,en özverili öğretmeniydi,yeri geldiğinde de imamı. dedem büyükanneme gazete okur,kitap okur ezberlemesini istediği bir duayı ona ezberletirdi.her duyduğumda gülümsediğim bir anıyı paylaşayım sizinle.

bir duayı büyükanneme ezberletmek ister dedem ama kendisi istemez ezberleyemeyeceğini düşünür.ama dedem yılmaz usanmaz yanında sürekli bu duayı sesli okur ,okur,okur.büyükannem ona ezberleyemem uzun dediğinde de ben kendi kendime okuyorum sen karışma diyormuş.2-3 gün sonra büyükannem hayretle 'hacı efendi bak okuyayım ezberledim herhalde' demiş.
gelen gazeteyi dedem sesli okurdu babannem için yeri geldiğinde . eve televizyon koymamış dedem eskiden varmış ama kaldırmış yalnızca radyo ve gazeteden haberleri takip ederlerdi.aslında okumayı da öğretmiş büyükanneme ama çok yavaş okuyor örneğin manşetleri vs. rahatsızlığı sebebiyle baş dönmesi olduğundan fazla üzerine gitmemiş bu konuda yazılar yoruyordu...

ölüm çok enteresan bir şey dedem salı günü vefat etmişti.ondan önceki cumartesi köye gidecek kadar sağlıklıydı,birlikte gitmiştik.son anlarında yanında değildim,aradılar yukarı gel diye ama hiç beklemiyorum daha 20 dk önce iyiydi,konuşmuştuk.çıktım amcam durum kritik acil müdahale ediyorlar dedi anlam veremedim .odaya kimseyi almıyorlardı,kapıda beklerken hemşirenin çıktığı esnada kalp masajı yapan bir görevli görünce kafamdan aşağı kaynar sular döküldü .daha önce aklımın sardığı dönemde hiç yakınımı kaybetmemiştim hiç o hissi tatmamıştım.biraz enteresan çaresizlik ,dehşet ve elbette hüzün , karışık bir duygu...

ancak şu bir gerçek taziye kültürümüz çok gelişmiş ve taziye evini rahatlatıyor.evde yemek pişirilecek bir ortam yok haliyle çok gelen giden var ,zaten ev ahalisi hüzünlü yemek pişirecek hal yok .komşular ,eş ,dost geliyor yemek vs. getiriyor.acının tahammül edilebilir seviyeye gelene kadar çok yardımcı oluyorlar.

dedem 13 yaşında nişanlanmış 17 yaşında evlenmiş.babası erken vefat ettiğinden kardeşleri küçükmüş.büyükannem onlara bakmış,dedem 22 yaşında devasa bir yükü omuzlamış hakeza büyükannem de ...

şimdiki neslin hayal edemeyeceği kadar devasa bir zorluk eşinin beş erkek kardeşine ve kendi çocuğuna bakacaksın üstüne kaynananla aynı evde yaşayacaksın 2 de eltin olacak deseler merak ediyorum şu gün bunu kabul edecek bir kimse var mı?
bu zorluklarla yaşamış havlu atmamış,ki düşünün bu eve yalnızca dedem ekmek getiriyor.şimdiki nesil ise neden tam değil çeyrek taktı, pırlanta almadı nişan mı atsam diyor.İnsan hayret ediyor anne dedem her zaman der ''ben şu anda insanların nasıl şükredeceğini merak ediyorum.bizim zamanımızda kıtlık vardı fakirlik vardı.benim babamla anamın bütün varı yoğu 1 eşeğin sırtına sığdı babam eve taşırken eşyaları ,şimdikiler ekmeği beğenmez yanına bir sürü katık ister o zamanlar biz yemeye ekmek bulamazdık yine şükrederdik.''

çok uzattım toparlayıp bitireyim artık.arkadaşlar ileride yaşayarak öğrendiğinizde zor olacağını düşündüğümden söylüyorum,dedem 40 yaşına kadar sigara içmiş bir insandı.bıraktıktan 30-40 yıl sonra dahi bunun sonuçlarını yaşadı.ben de az veya çok bunu gözlemledim.İçmemenizi tavsiye ediyorum.ayrıca söylemek istediğim bir kaç şey daha var bunları müslüman olan müdavimler için yazıyorum.hayatta ne olacağını bilemeyiz yarın bir yakınınız vefat ettiğinde onun için okuyacak dua bilmiyorsanız öğrenin.dedemi ziyarete gittiğimde mezarlıkta bir durumla karşılaşıp üzüldüm açıkçası.muhtemelen kız kardeştiler 2 abla 35-40 yaşlarında geldiler mezar ziyaretine ellerinde fırça ve kova ile mezarı temizlediler yıkadılar gittiler.buradan yaptıklarını kınadığım anlamı çıkmasın güzel bir fiil ancak bu insanlar bilseler eminim kur'an okurlar,dua ederlerdi.ellerinden gelen buydu demek ki .

babamın bana her zaman söylediği bir söz var.''oğlum kulun hayatta pişman olmayacağı tek şey yaptığı ibadetlerdir.yeri gelir evlattan yeri gelir elindeki mal dolayısıyla pişman olursun ancak hiçbir zaman yaptığın bir ibadet dolayısıyla pişman olmazsın'' der mütemadiyen.biliyorum bu yazı biraz dağınık uzun ve vaaz gibi oldu ancak içimi dökmek istiyordum.

son olarak bir şey daha söyleyeyim.dedem gerçekten ileri görüşlü bir insanmış.ara ara telefonuna ses kaydetmiş kendi sesinden türküler ,ilahiler evlatlarına,torunlarına nasihatler vs. bizim haberimiz bile yoktu çoğundan onları görünce biraz duygulandık açıkçası. tavsiyem ileride çocuklarınıza,torunlarınıza kalması için ufak tefek videolar ses kayıtları çekin.dedeniz ve neneleriniz hayattaysa ara ara fırsat buldukça fotoğraf,ses kaydı,videoyu çekin.İlerde bana teşekkür edersiniz.

yazıyı yazmaya sabah erken saatte başlamıştım ara verip tekrar devam ettiğimden aralarda kopukluklar olmuş olabilir,mazur görün .

Cevaplar

ceyrekmuhendis
ceyrekmuhendis
eski toprak dediklerimiz nasıl mükemmel insanlarmış bir kez daha anladım...
poseydon
poseydon
allah rahmet eylesin, başınız sağolsum
ikizler
ikizler
başın sağolsun kardeşim. demek deden ve büyükannen benim bahsettiğim örnek eskilerden. deden daha fazla hatıra bırakmış ses kayıtları gibi. ne güzel. artık 2 idol insanım daha var...
anonim
anonim
öncelikle başınız sağolsun. bizmde dedemle defterimz var ben ona anı defterimiz diyorum.küçüklüğümden beri yazar dedem deftere ilk ne zman kar yağdı, o yıl içerisinde neler oldu. torunlarının hangi okulları kazandığını falan. o yıl içerisinde yakın akrabalardan kimleri nasıl kaybettiğimizi... daha bir sürü şey. bu gelenek aslında bizde. dedemin babası da yazarmış çok çok eskiden defterin bazı parçaları durur elimizde okuruz aklımıza geldikçe. çok güzel şeyler bunlar aslında. sözün uçtuğu yerde yazı kalır sonuçta...
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
başınız sağolsun. allah mekanını cennet eyler inşallah. bu yaziyi kendimi hazir hissedene kadar okumak istememiştim. şu an hazir olduğumu düşünüyordum fakat okuduktan sonra anladim ki ben hiçbir zaman hazir olamayacagim. büyükannenin acisi içinde. anneannem de öyleydi. dedemi ben baya küçükken kaybettik ama ben anneannemin parmagindan o alyansin ciktigini görmedim. onlar da cok zorluk yasamis ama iyi bir aile olmuslar. aslinda bu zamana kadar dedem gibi birini ya da onlar gibi bir insan olamayacagini düşündüm. aci geçmez ama insan alisir. tekrar allah rahmet eylesin. ben şimdi susmazsam, buraya manas destani gibi bir sey yazarim kesin. :)