ikizler
ikizler
İyi geceler gençler. nasılsınız? hayat nasıl gidiyor? benimki biraz tuhaf. hatta biraz değil baya tuhaf. memleketten döndükten sonraki ilk okul günümdü bugün. 7 de kalktım. kahvaltı ve hazırlanma faslından sonra gezginim ile birlikte çıktım yola. hava da güzeldi şansıma, taktım kulaklığımı, şarkı söyleye söyleye geldim fakülteye. toplu taşımada rüzgarı mı hissedeceksin, şarkı mı söyleyebileceksin. neyse derse girip çıktık, öğle yemeğinden sonra gezgine atladım biraz gezindim kampüsün alt taraflarında. sonra ağaçların ortasına çektim. bir sade soda aldım. birkaç şarkı daha açtım 40 dakika falan takıldım kendi kendime. gezginim ile dertleştim. anlatıyorum ona her şeyi. hem de istediğim gibi. belki de beni yargılamayacağını bildiğim belki de benim güven ve mutluluk kaynağım olduğundandır. delirmişim ben haberim yok. İnsan bisiklet ile konuşur mu ya. ama. neyse. dersler bitti yine bindim gezgine saldım onu aşağıya doğru. duraklar insan doluydu. gezginle gelmesem ben de bekleyecektim. hatta bizi almayan otobüslere sinirli sinirli sallayacaktım. zaten salınca 5 dakikaya aşağıdasın. allah kaza bela vermesin. sonra yurduma doğru gitmeye başladım. bir baktım ki atakentteyim ama yorgunluk yok. ben de ikinci durağım olan denizevlerine doğru kaptırdım. geldim denizevlerine oturdum bankıma, yanıma gezgini koydum, oturdum denizi izledim. kuşları, martıları, insanları, dalgaları, bulutları... dün çocuklar saklambaç oynuyorlardı. bugün yoktu o çocuklar. okuldalardır herhalde. ama bir olay gerçekleşti. tam hayalimdeki gibi. daha doğrusu hayalimin hikayesi gibi. bir baba ile 3-4 yaşında bir kız çocuğu yürüyordu. çocuk babasıyla eğlene eğlene bir önünden bir arkasından geliyordu. kız çocuğu tam hayalimdeki çocuk gibiydi. bir gocuk giymiş. bir şapka takmış. saçları beresinin altından fışkırmış. babasıyla mutlu bir çocuk. hayalimdeki hikayeyi bugün tam olarak izledim karşımda. evet denizevlerinin bir gün bana bunu sunacağını tahmin etmezdim. ama asıl tuhaflık bu değil. bu sadece bir parçası. geldim yurda. duş aldım, yemek yedim, çay ocağına gittim arkadaşla. ama bir tuhaflık var. birşeylerin eksik olduğunu hissediyorum ama eksik ne bilmiyorum. samsun'a geldim geleli bir eksiklik var ve bu benim tuhafıma gidiyor. bakıyorum ailem, arkadaşlarım, okulum, gezginim, kitaplarım yani çok şeye sahip olduğumu düşünüyorum ve hepsi için ayrı ayrı şükrediyorum. ama ne bu eksiklik. geldiğimden beri kafam pelte gibi. tüm bu yaptıklarımdan herzamanki zevki alamıyorum. çevremi izliyorum sürekli. çok değişik şeyler görüyorum. bu gece çay ocağında otururken bir dilenci kız geldi. onda o masumiyeti gördüm. ne demek gecenin o saatinde dilenmek zorunda olmak. yurda giderken cami kapısındaki birbiri ile oynayan iki erkek çocuğu gördüm. gecenin o saatinde dilenmelerine rağmen oynayarak gülüşüyorlardı. zaten oynayarak gülüşmeleri gerekiyor değil mi. ne demek o vakitte dilenmek. beni görünce duraksadılar ama gülümseyerek selam verince eski neşeleri yerine geldi. sokağı başına vardığımda bir kez daha baktım arkama oynuyorlardı hala. ben ise eksikliği arayan kafamla kayboldum karanlığın içinde. gençler, yaşlılar, çocuklar. birçok hayat birçok yaşantı birçok anı. gözlemliyorum hepsini. düşünüyorum. kendi yaşamımı da gözlemliyorum. eksikliği bulamıyorum. bulamadığım gibi kafam da pelte kıvamına geliyor. umarım yakın zamanda bulurum bu eksikliği yoksa eksikliğin beni bulmasından korkuyorum. İyi saçmalamışım bu yazıda. ama ben de saçma bir durumda değilmiyim zaten. neyse bugün ilk cemre düştü. kutlu olsun dostlarım. geliyor artık bahar. ama dikkat edin samsunun havası belli olmaz. hasta olmayın. İyi geceler dostlarım. farkındayım tuhaf bir yazı ile başını şişirdim. bir de şarkı bırakayım. İsyankar yürek- elveda rumeli. ama sözlü olanı. evet bir dizi müziği ama kaliteli bir rumeli müziği olmuş. millet yabancı şarkı delisi beni ise dinlediği müziğin %95'i türkçe. sözünü anladığım şeyin duygusunu da anlarım değil mi. bak uzattım yine. hen de saçmalayarak. uykunuzda size de bir cemre düşsün :)

Cevaplar

fenerlierva
fenerlierva
@ikizler bence hic sacmalamamissin ben yazdigin seyleri cok begendim yani.😁😁
pikapikacu
pikapikacu
yine döktürmüşsün 😊 bugun bende denizevlerindeydim ve yine karşılaşamamışız. İnşallah hayatımda olan eksikliği bulursun güzel bir gecenin olması dileğiyle hayirli geceler 😊
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
eksiklik.. belki de yaninda birini istiyorsundur. onun eksikliği olabilir. ama yazin bence sacmaliklarla dolu değildi.:)
ikizler
ikizler
teşekkürler :) @fenerlilerva

estağfurullah @pikapikacu :) nasip değilmiş demek ki. denkgeliriz bakalım bir gün. İnşallah. sana da mutlu günler :)

belkide @enguzelmevsimim ama tam manasıyla emin olamıyorum neyin eksik olduğunun. bulduğum an üzerine ordular ile gidecem zaten. birkaç defa okudum yazdığımı baktım ya birşey eksik veya fazla. dedim olduğu kadar. ama bizim tarzımız bu değil mi. teşekkürler dostum :)
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
genç adam yazdigini paylasmadan okuma. o an icinden gecenleri sonradan düzeltme. karisma icine. en doğru sekilde cikartmistir onlar kendini disari. eksigini giderecek varlik elbet cikar bir gün karsina :) sabreden derviş, muradına ermiş..
ikizler
ikizler
doğru diyorsun aslında @enguzelmevsimim ama bakıyorum içimdekini daha düzgün anlatacak ifadeler geliyor aklıma. ben de ufak rötuşlar yapıyorum. ha yazı bittiğinde yine ne olduğunu anlamıyorum orası ayrı mevzu. değil mi. derviş olmasam da sabrı başarabilirim :)
enguzelmevsimim
enguzelmevsimim
ya evet, daha güzel kelimeler geliyor ama mühim olan kelimelerin güzelliği mi ikizler? bence değil. bence mühim olan o an içinden nasil ciktigi. o yüzden birakirim eski halinde. benim de gelir aklıma ama ne bileyim doğal kalsin. ne gerek var rötuş yapmaya :) her insan bir dervistir belki? :)
Leyl
Leyl
👏👏👏👏%95türkçe sözünü anladığım şeyin duygusunuda anlarım..👏👏
hayata bakiş açım.
yanlız sözsüz müzikleri daha çok dinlerim. bunu nasıl yorumlarız 🤔
anonim
anonim
bölümün ne acaba?? bu kadar güzel yazılar yazan biri kesinlikle edebiyat bölümünden olmalı:))
ikizler
ikizler
ben birazda güzellik arıyorum yazılarda @enguzelmevsimim hatta güzellik değil de onu okuduğumda kelimelerin uyum içinde olmasını önemsiyorum. bir de bir kelimenin kök olarak türkçesi varken başka dilden geçen kelimeleri kullanmamaya özen gösteriyorum. yoksa yaptığım değişiklik anlam değiştirecek şeyler değil yani. ama bazen de yazıyorum ve gönderiyorum. kafam nasıl eserseye geliyor yine biraz iş. :) ben zaten ikizlerim. farklı yönlerim var ama ben derviş kişiliğini öldürdüm sanırım. derviş derken tasavvuf edebiyatındaki derviş gibi dervişi. onun yerine başka bir kişilik koydum ki onla çok mutluyum. ona benziyor ama onun gibi değil. o da sabredip muradına erecek inşallah :)

şimdi şöyle anlatayım @su dışarıdan bize ileti gönderen uyarıcılar bizdeki duyguların harekete geçmesini sağlar. ama bazı uyarıcılar bazı duyguları daha çok uyarır ve biz de o duyguları daha yoğun yaşarız. uyarıcılar da ikiye ayrılır. bizim anlam yüklediklerimiz ve bize anlam yüklemeye çalışanlar. bunların bir kesişim kümesi vardır. burada her ikisinden de bulunur ama oranlar değişir. video, ses ve yazı bize anlam yüklemek için oluşturulmuş şeylerdir. ama biz bunları televizyon, radyo, müzik, kitap gibi formlara sokarak o kesişim kümesine alırız. televizyon izlerken hem görüntü hem ses vardır. bu da iki anlam yükleyicinin karşısında senin anlam yüklemeni zorlaştırır ve etkisi sende uzun sürmez. kitaplar ise sadece kelimelerden oluşur ve oradaki sesleri, görüntüleri ve kokuları hayal etmene izin verir. bu yüzden etkisi uzun sürer. sözlü müzikler sadece ses olmasına rağmen içine giren kelimeler yüzünden söyleyenin ses tonuna göre ve sanal kelimelere bakarak hayal kurarsın. bu da hayal kurma yetini azaltır. ama sözsüz müziklerde sadece çalgı aletinin sesi vardır ve bu da geriye kalan tüm uyarıcıları senin istediğin gibi hayal etmene olanak sağlar. hayal etmek çok önemlidir. çünkü hayaller sadece bizim bildiğimiz ruh dünyamızın yansımasıdır. belki sen de kendine bu özgürlüğün verilmesini seviyorsundur ve kendi anlamlarını uyarıcıların yerine koyabiliyorsundur. özgürlük güzel şeydir dostum. hep özgür kal :)

hayır edebiyat bölümü değil @anonim_bayan özür dileyerek söylüyorum ama bölümümü burada yazmayı uygun görmüyorum. çünkü anonim kimlikle yazmak hoşuma gidiyor ve beni özgür kılıyor. ben de bu özgürlüğü seviyorum. tüm hayatım yaşantımda açık zaten ama kendimizi bazen kimliksiz kişiliklere sığınarak da ifade etmeliyiz. tıpkı romanlarda olduğu gibi. tekrardan özür diliyorum isteğini yerine getiremediğim için :)
Leyl
Leyl
keza haklısın @ikizler yorumuna sağlık
kelimelere çokta anlam yüklemeyi sevmem.
dışardan gelen uyarıçı iletilerle duygularımı yönlendirmekten se kendi duygularımın yaşatmak istediklerine odaklanmak da güzel.
duygularımı düşüncelerimi kelimelere hapsetmediğim müddetçe özgürüm ☺
sende gezginle 😉