poseydon
poseydon
sürekli çoğalan bir tarafı oluyor acıların ve her acı boğulduğumuz bir yoksulluk oluyor ruhumuzda. fazlası da eksiği de hep aynı şeye çıkan bir yitiklik, eriyip giden beyaz örtüsü dünyanın ve ezilerek yok olmayı seçiyor bir canlı. sıçrayan birkaç çakıl taşı ve her adımda ardında iz bırakan nemli kum. kinini kusan bir deniz, ağlayan bir insan, sanki her şey birbirine benziyormuş gibi, sanki her şey birbirine benzeyebilirmiş gibi geliyor sanrılı düşünceler arasından sıyrılıp. olsa olsa bir düş kırıklığı olacak ama olmayınca hayat yoksunluğu olan bir belkiler sonrasında yaşamayı unutan, bir yaşama hiç tutunamayan kuruyup yok olmaya yüz tutan köksüz bir fidan gibi kala kalıyor her şey. “belkisiz de yaşanır ancak keşkesiz ölünmez.” diyen bir yazar kadar karamsar ve soluk bir yazı ile daha da uzaklaşıyorum içinde bulunduğum durumun hükümsüzlüğünden. öğretilerle geçen zaman öğrenmeyi bu kadar imkansız ve zor kılarken nasıl olur da bir şeyleri muhakeme edebilmemizi beklerler hayret derecesinde bir şaşkınlıkla izliyorum. uzak bir dağ kadar ve tepelerden geçit açılmak için yıkılan bir ormandan daha fazla kaybedecek bir şeyi olmamak nasıl bir şeydir meraklanmıyorum. yeterince acı yaşamış gibi hissediyor ancak sürekli yeni acılara karşı bir açlık duyuyorum. ne kadar saçma bir durumun eşiğinde olduğumun elbette farkında değilim. zaten farkında olmak neyi değiştirir ki. bazen gerçekleri gizlemek için yalanlara başvuran insan bazen de yalanların gölgesinde kalmamak için gerçeklikle örtbas ettiği yalanları yalnızca içinde yaşama eğiliminde bulunuyor. İnsan anlaşılmaz bir yapı ve ne kadar anlamaya çalışırsak çalışalım kendi anlatmadığı ve açıklamadığı sürece bir insanı yeterince anlayamaz, tanıyamaz ve hislerini bilemeyiz. yaptıklarımız sadece bir tahmin olarak kalır ve tahminler ön yargıya sebebiyet verebilecek kadar tehlikeli durumlardır. kendi acısını unutmak ya da kendi acısından kurtulmak için başkalarının acılarına ortak olmaya çalışan birçok insan var ve her insan sustuğu kadar acılı ve güldüğü kadar yaralıdır.

Cevaplar