ikizler
ikizler
İyi geceler omudedikodu sakinleri. sakinleri mi? ne sakini yav. daha başka bir şey. ama anladınız siz. nasılsınız? koşuşturmaca devam değil mi. nereye koşuşturuyoruz bir türlü anlamadım ama olsun. bugün yine gezgin ile gittim okula. atakent taraflarındaydım. baktım bir kuş sürüsü ile beraber gidiyorum. baya alçak ve yakın uçuyorlar bana. bir keyif kahkahası attım. gidebildiğim kadar gittim onlarla. vardım okula girdim derse. hoca millete artık yoklamalara dikkat edeceğim diye bir şeyler söylüyor. yav sıkılmasam gelecem derse ama ne yapayım. sıkılıyorum. derste başka şeyle de ilgilenmek istemiyorum. yine gözüm kapanmış derste. açtığımda bitmişti ders. ben neler yapardım o zaman diliminde halbuki. neyse dersten çıktık herkes benim samsundaki en yakın arkadaşıma hayırlı olsun kardeşim diyor. evet hafta sonu nişanlandı çünkü. tabi bu durumda biz oğlan eviyiz. en son o kadar hayırlı olsun dendi ki ona hayırlı olsun diyenlere bana hayırlı olmasın mı diye sitem etmeye başladım. gerçi bana ne hayırlı olsun. gezginle okula çıkabilme başarısını gösteriyorum. bundan dolayı tebrik edilebilirim bence. heyt be. milletin yeni haberi olduğu aşkın acısını ve mutluluğu biz yaşadık saatlerce. az mı dolandık sahilde saatlerce. çayla kafa buluyorduk daha ne olsun. bir de başka derste başka bir nişanlı dostumun yanına oturduk. İkisi bir bekarların işi yok burada diye takılıyorlar bana. ulan dedim ikinizde de emeğim var. döverim sizi. dostlarım mutlu olsunlar yav. ben de mutlu oluyorum. allah hepsine mutluluklar versin. kardeşim onlar benim. kendime de kahkahalarla gülesim geliyor. neyse öğleden sonra akm'de konferans varmış. dersler yapılmadı. ben de 4 mekanımdan biri olan okuldaki ormana gittim. güneşin vurduğu bir çam ağacına yasladım sırtımı. telefondan da hafif sesli bir müzik açtım. sade sodamı da aldım. ferdi ve şürekası'nı okumaya başladım. halit ziya döktürmüş yine. servet-i fünun adamdır. 2 saat oradaydım. bazen şarkılara eşlik ettim, sodamdan bir yudum aldım, güneşe baktım, çam kokan havayı ciğerlerimin en dibine kadar çektim. kitap ise muhteşem ilerliyor. yine klasik bir konu. ama bakalım nasıl sonuçlanacak. 2. saatin sonunda kalktım oradan gezgini saldım aşağı akm'nin orada yol kapalıydı ama polis abilerden izin alıp geçtim. İndim sahile bastım denizevlerine kadar. denizevlerinde bankıma oturdum. birisi oradaki yeşilliklere ekmek dökmüş. kuşlar çökmüş tepesine. onları izledim. sonra biri korna çaldı uçtular aniden. uçtu onlar da. geçler de maç yapıyordu. acaba onların maçında da 3 korner 1 penaltı yapıyormuydu. ben çocukken öyleydi çünkü. ama sahil sakindi bugün. millet okuldaydı herhalde. ayrıldım oradan yurda gelmeden önce baharatçıya uğradım. kimyon ve nane aldım. baharat ailemi 3'e çıkardım. şimdi ise hedef zeytinyağı ve kekik. zeytinyağı kahvaltı ve salataya. zeytinyağı büyük nimet. alışmışız egede. İlk bu akşam yemekte denedim baharatları. enfesti tek kelimeyle. acı hariç baharatları seviyorum. ama dağı taşı yiyesim var. boğazım delirdi yine. dur ben yine eldeki malzemeler ile yeni tatlar çıkarayım da yatıştırayım. deli gibi yazıyorum bu sıralar da. boş bulduğum kağıda, deftere başlıyorum yazmaya. aslında ne yazdığımı ben de bilmiyorum ama tek bildiğim yazmanın iyi geldiği. yarın dersim ise sabah 8 de. ayıptır yav. sabahın köründe ders mi olur. kaçayım ben. hepinize mutlu geceler. gecenize deniz kokusu ve çam kokusu karışsın... :)

Cevaplar