ikizler
ikizler
6 ay
İyi geceler omudedikodunun yiğit ve bir o kadar da kalbi kırık insanları. nasılsınız? biliyorum ben sizi. hepiniz yiğit insanlarsınız da kırıyorlar kalbinizi. sonra da güçlü dur diyorlar. hadi ordan diyip 3 küfürle gönderiyoruz onu diyeni. ama kırıkları tamir edip devam edeceğiz değil mi. ne zaman tamir edeceğinizi bilirsiniz siz. haftanın ilk günü yorucu oluyor değil mi. ben inanamadım bugünün pazartesi olduğuna. bir tek dersler pazartesiye aitti ama geri kalan her şey bildiğin salı. neyse kalktım bugün 7 de. kahvaltı edip, hazırlanıp çıktım gezgin efendiyle. benim sabah erken uyanmayı sevmeyişimin sebebi kalktıktan sonra hep kapalı alanlarda kalmak sanırım. gezginle okula gittiğim günler enerji dolu oluyorum okulda. diğerlerinde ölü gibiyim öğleye kadar. atakent'e kadar geldim bir deniz soğuğu vurdu. zannedersin mevsim kış. allahtan yenimalleye kadar soğuktu da fazla etkilemedi. ama bir deniz kokusu yayılmıştı. her şeye değerdi. sonra yokuşa vurdum gezgini çıkıyoruz gezgini dur vitesi biraz daha küçülteyim dedim ön dişlinin zinciri attı araya sıkıştı. İndim onu çıkarmaya çalıştım. zorladım biraz ve çıktı. taktım yerine zinciri ellerime baktım. parmaklarım zincir yağından siyah olmuş. öyle hoşuma gitti ki. bir kahkaha attım durduk yere. niye mutlu oldum ellerimin siyah olmasından zerre fikrim yok. ama acayip keyifliydi. kabasını aldım çıktım yukarı. yıkadım yukarıda girdim derse. derslerde sıkılıyorum ben. genel olarak oturarak yaptığımız tüm işlerde sıkılıyorum. bu sıkıntı tek kitap okurken gelmiyor. dersler bitti sonunda saldım gezgini aşağıya. spora gittim. 3 den sonra dolmaya başlıyor orasıda yav. neyse sporun ortasında arkadaş aradı başka bir arkadaş da geldi haydi türkişe gel diye. ben de baktım hava güzel arkadaşlar da var bıraktım sporu yarıda geçtim türkişe. çay içip muhabbet ediyorduk ki aklıma gezgini bisikletçiye götürmem gerektiği geldi. dedim beyler ben kaçar. bisikletçiye giderken de öyle keyiflendim ki kulaklığımdaki şarkıya eşlik etmeye başladım. o sırada da müslüm baba çalıyordu. ondan bile bir mutlu oldum yav. şarkı bitince başladım yine gülmeye. baktım kirlenmiş de gezgin, dur bir yıkayayım dedim. benzinliğin yıkama bölümüne gittim. dedim abi yıkanacak bu. dedi aga o normal suyla da yıkanır o. dedim abi yurtta kalıyorum öyle bir imkan yok. dedi bak şurada bir hortum var müdür görmeden yıka. dedim abi düzgün yıkansın işte. parasıyla değil mi bu. ben de bu yıkamacıları anlamıyorum. neyse parası verecem arkadaşım niye uğraştırıyorsun beni. neyse sıramı bekledim. baktım ki kendimiz de yıkayabiliyormuşuz. ben de acayip severim tayzikli suyla yıkamayı aldım elime başladım yıkamaya. çamurları, yağları gitti pırıl pırıl oldu vallahi. renk geldi yüzüne garibimin. sonradan tanıştık oradaki abiyle. biraz muhabbet ettik ayaküstü. sonra geçtim bisikletçiye. frenlerin disk ayarı yapıldı, zincir yağlandı, yeni pedal takıldı. o sesler de pedal kırıldığından çıkıyormuş zaten. bisikletçi abiyle de muhabbet ettik ayaküstü. bisiklet sevgim kabardı yine. aldım bisikleti çıktım dışarı saate baktım 17:36. İnanamadım yine. o kadar çok şey yaşadım ve saat 17:36. ama gezginin gidişi değişti resmen. yağ gibi kayıyor. nazar değmesin.sonra geldim yurda yemeğimi yedim, çay ocağına geçtik. ama bende hala enerji var. sanki tüm güm 40 km bisiklet süren, spora giden, o kadar derse giren ben değilmişim gibi. uzun zamandır bu kadar keyifli ve enerji dolu hissetmemiştim. çok iyi geldi bu gün. hala küçük şeylerden mutlu olabildiğimi görünce sevindim. evet duygularımı da kaybetmemişim. daha ne olsun. bu gece karşımdaki limana büyük bir gemi gelmiş. işıl ışıl ve kocaman. demek ki bu geceki arkadaşım o olacak. hepinize mutlu geceler dostlarım. siz de benim gibi büyük ışıl ışıl gemiye bakarak dalın uykuya... :)

Yorumlar

neutron
neutron
6 ay
herkes bir şeyler anlatabilir ama akıcılık başka bir şey. harikasın dostum
ikizler
ikizler
6 ay
teşekkürler kardeş. keyifle okuyorsan ne mutlu bana @neutron :)