liseli
liseli
7 ay
selamlar.
bir hayli uzun süredir yazmamıştım. geleyim de biraz ne var ne yok, ne yaşadım bahsedeyim dedim...

en son yazımda da bahsettiğim gibi babamla olan tartışmalar sonucu evden ayrılmıştım. hem kendi isteğimle ayrıldım, hem de kovuldum ikisi aynı anda. durum biraz değişik. nasıl hem evden kendin ayrılıp hem de kovuluyorsun diye soran olursa ayriyeten anlatırım, şimdi konu dağılmasın.

sonuç olarak eşyalarımı toplamıştım ve evden ayrılıyordum, tam kapıdan çıkarken 5 yaşındaki akıllı bıdığım kardeşimle vedalaşıyorduk. çok aşırı duygusal anlardı. ağlayacağımı hiç tahmin etmemiştim. hiç geri dönemeyeceğimi düşünüyordum. basit bir tartışma değildi çünkü. kardeşim kapıda benimle konuştu; "neden gidiyorsun? nereye gidiyorsun? yoksa artık bizi sevmiyor musun? geri gelmeyecek misin?" gibi sorular sordu, ben de sakince üzüldüğümü belli etmeden cevapladım, sonra o dinledi ve ; "anladım. seni özlicem. bana her gün mektup yazmayı unutma olur mu?" dedi. senin aklına nereden geliyor böyle şeyler dedim içimden, çok farklıydı o an bunları duymak, tutamadım kendimi ağladım, sarıldım ona.

yaklaşık 20 gün başka bir akrabamda kaldım, aleyhime görünen olayın leyhime işlemesini sağladım, bu süre zarfında ygs'ye iyice hazırlandım ve sınava girdim, sınavım güzel geçti.

şu an nerede miyim? evime geri döndüm. nasıl oldu ben de anlamadım. bir şekilde evimdeyim. yalnız, babamla hiçbir diyalog kurulmadı şu ana kadar. aynı evin içinde iki yabancı gibiyiz. hiç konuşmadık. ancak ben onun yokluğuna alıştım, eskiden olsaydı çok üzülürdüm, ancak şu an nedense hissizleştim ona karşı. İlginç. babama karşı bir hissizlik duygumun oluşacağı hiç aklıma gelmezdi.

neyse, öyle yada böyle, bunlar başıma geldi ve ygs'ye de girdim ve artık buradayım. lys'ye hazırlanıyorum. şimdi, benim başımdan hiç sorun gider mi? bu sefer de annem, onları boşandırma konusunda ne derece haklı olduğumun farkına vardı ve dedi ki; "haklıymışsın oğlum. sen de bir an önce kısa okunup hemen para kazanmaya başlanan bir meslek seç de, biz de kardeşinle yanına gelelim." dedi.

hoppalaaa! yav benim hayallerim vardı. benim hayallerime göre para kazanmaya ancak 8-9 yıl sonra başlanılıyor be anne. ben hayatta, sevdiğim işi yapmak istiyorum. para için meslek sahibi olmak istemiyorum. biyolog ve astronom olmak istiyorum. ama bir yandan da annem böyle deyince maalesef seçim yapmak zorundayım. ancak yine hayallerimin peşinden gideceğim gibi görünüyor, çünkü artık öyle "hemen şunu okuyayım da meslek sahibi olup iyi para kazanayım" denilecek meslek yok sanırsam. yani annemin dediği gibi bir meslek yok artık. varsa bile o da aynı şekilde emek ister, bi 6-7 yıl okunulması, tecrübe sahibi olunması gerekir.

neyse ya, böyle işte. :) okuyan gözlerinize sağlık. bakalım nereye varacak bu işin sonu? hep beraber izleyelim, görelim. :)

Yorumlar

enguzelmevsimim
sevindim sinavinin iyi geçmesine. babanla aranizdakileri bilmiyorum ama evet soguyabiliyor insan anne babadan. ama belki duzelirsiniz. annene gelince evet onun dedigi gibi bir meslek su an yok. saglik meslek lisesi okusaydin olurdu belki. ama maalesef yok artij. İki yillik okusan bile onu 4 yila tamamlamadan iyi bir seyler olmuyor. kendine dikkat et :)
Rıza Kaan Tangöze
dostum sıkma tatlı canını. benim o ayrılığım 1 yıl sürdü evden bak sen gene şanslısın. İstediğin bölümü seç okurken de çalışabilirsin buna mani olacak bir şey olmamalı. kendi kararlarını ver büyüdüğünü kabul ettir çevrendekilere. ben evde bir yıl fazladan kalmamak için senin dediğin gibi bir bölüm seçtim 4. yılımda 1 ders verdim sadece sen aynı hatayı yapma. her şeyi etkiliyor benim gibi olma.