taeyang
taeyang
7 ay
kasvetli gökyüzünden düşerken yağmur damlaları, suyun toprağa karıştığı yerdeki küçük bir su birikintisiyim. ne gökyüzünde kalmayı başarabilmişim ne de toprağa karışmayı. İnsanlar geçip giderken üzerimden bir çamur gibi karmaşık zihnim ve yön veremediğim hislerim. gitmek istediğim yerlerin hayali canlanıp duruyor gözlerimin önünde, uyanmak istediğim sabahların özlemi, mum ışığında kitap okurken sayfaya düşen saçlarımın gölgesi. hapsolmuşum kendi içimdeki zindana ve hayallerim gardiyanım olup dikilmiş karşıma. her gün onları görüyorum, onlarla konuşuyorum ama zindandan çıkıp dokunamıyorum. her şey yarın kadar uzak sanki bana, gökyüzü ve toprak arasındaki mesafe kadar ayrı düşmüş kalbim ve zihnim. bu karmaşa hiç bitmeyecek gibi. ruhumda üzerinde küçük çatlakların yer aldığı eski bir kutu saklıyorum sanki içine acılarımı attığım. ancak çatlaklar genişliyor, bundandır ruhumda hissettiğim sızıntı. İçime attığım acılar, içime akmaya devam ediyor.

Yorumlar

poseydon
poseydon
7 ay
bir acı seli başlıyor içimde. başı da sonu da bende olan. neden bilmiyorum bazı zamanlar kısılıp kalmış gibi şimdi ile inatlaşırcasına geçmişe bir selam veriyor ve kısıtlı bir takım hareketlere başlıyor ve çarçabuk bitiriyorum. çünkü zaman yavaş kalsın istiyorum. gölgelere sığınsın hatta bir sığıntı gibi dışlansın. zamanın öldüremediği bir acı kalıyor geriye bütün yaslardan. ve hayatın asla hayat bulmadığı terk edilmiş bir hatıra kalıyor insanlardan. sitem edercesine herkes doğa ile bir olmaya çalışıyor içindeki özlemi gizlemeye çalışırken içindeki özleme tutsak oluyor insan. yaralar ne kadar süre var olabilir ki, bir yara ne kadar süre sızlayabilir. ruha vurulmuş her darbe bir katliam görüntüsü bırakıyor ardında.
Rıza Kaan Tangöze
ve sonra gaipten olmayan kendi içimizden gelip içimizi yakan bir ses yükseliyor. ağızımızdan istemsiz... pardon değerli dinleyen ! daha önce ölmüş müydük.
taeyang
taeyang
7 ay
kendi duygularımızın katili oluyoruz çoğu zaman açığa vurmaya korktuğumuz her duyguyu içimizde öldürürken. yaralarımız bizden daha özgür kalmış, ilk defa serbest kalmayı başarmış bir ceylan gibi durmaksızın koşturuyor içimizde. ve çarptıkça ruhumuzun duvarlarına aslında ne kadar kırılgan bir ruha sahip olduğumuzu fark ediyoruz. ancak elimizi ruhumuza daldırıp acıları çekip çıkarma gücünü bulamamışken bunu bizim yerimize başkası yapsın istiyoruz. bazen bir söz, bazen bir şarkı, bazen bir şiir... bizim ruhumuzdaki acının merheminin iyileştirmekten ziyade yatıştırıcı bir etkisi var. zaman her şeyin ilacıdır diyenlere inat zaman sanki kafa tutmuş bize ve daha çok acı yüklemekte yüreğimize. İçinde olduğu bir şeyi terk edemeyen insan boyun eğmek ile yetiniyor bütün bu yüklere. özgürlüğe ihanet edilen her bir saniye zamana sürülen bir leke bırakıyor ardında. @poseydon
taeyang
taeyang
7 ay
ve sonra bize ait olmayan, çok uzaklardan işittiğimiz bir ses yankılanırken zihnimizde cevabı haykırıyoruz gecenin boşluğuna. pardon değerli söyleyen! daha önce ölmesek de çok fazla acı gördük. @degisikbiradam