enguzelmevsimim
sabahı sabah ettiğim bir günden daha "merhaba"! uykumu düzeltmek isterken, sabah karsilastigim itlik ile yine sabahki dersime gitmedim. niyet gitmekti. uyumamış, kahvaltı bile yapmistim. hatta kahvaltı hazirliginda ablaya yardim bile etmistim kafama bone geçirip. sonrasi? sonrasi benim etek giyme isteğim ile harap oldu ve kendimi o yorgunluk ile yatakta buldum. fakültemizde mevzusu geçen ama kendisini bor türlü göremediğimiz o duruşma salonunda farazi bir duruşma yapilacakti bugün. bir görüp, varligini teyit etmek istemiştim aslinda ben.. olmayinca olmuyormus. ne yapalım? :d. öğleden sonraki derse bile geç kalan insanim ben. hala becerikliligimi sorguluyorum. şimdi ise yine serseri halimle yollardayim. bir derse girdim ama beynim allak bullak oldu. süre hesabini anladim ya, o yeter. yürümeyi seviyorum ben malum. ders sonrasi muhabbet ederken iki arkadasi evlerine biraktim ve su an almis basimi yurda gidiyorum fakat yollari birbirine katmis olabilirim. yurt istikametinin tersi istikametteyim. düşünüyorum. İçimi rahatlatmam lazim. ayakta duracak kadar bile yerinde olmayan kafamla neyi düşünüyorsam gerçi. ve kamyon çarpıyordu. bence ben ona çarpıyordum. görmüyorum etrafı. batan güneşe doğru yürüyorum sadece. galiba hafif de üşütmüşüm. bir insan bir insana nasil o kadar tiksintiyle bakar? artik içim miçim acımıyor. tek yandigim nokta nerede, nasil davranacağı konusunda bir halt öğrenmedigini görmek bazilarinin. onu da es geçtim gerçi. bir insan sadece kendisine bakmali. baskasinin ayibini düşünmeye gerek yok. umursamamak lazim. onlar nasil sizi umursamiyor, siz de onlari umursamayip devam etmelisiniz. şu ana kadar bunu basariyorum ve biliyorum ki böyle de devam ederim ben. benden bahsediyoruz be dayı. mecbur kalmadigi müddetçe sildigine bir harf söylemeyen insandan bahsediyoruz. canı bile yanmayan. bu yolu hatirliyorum sanki. bir aralar yine böyle karambole yürümüştüm ben. o yollardan biri de bu yol. hafizamdan nefret ediyorum. kaybolmama izin vermeyen beynimden de nefret ediyorum. a unutmadan, 15-20 liralik kulaklıklar patlıyormuş. bana da teyzem söyledi. dikkat edin. oyh. neyse. baya uzaklasmisim ben yurttan. her yer bina olmuş. az yeşil birakaydiniz ne güzel olurdu. bu yüzden ya İrlanda'ya ya da karadeniz'in yeşil ve beton yığını olmayan yaylalarina kaçacağım bu gidişle. ne güzel ip atliyor cocuklar. İstesem bana da izin verirler mi acaba atlamam için? gerçi küçükler. boyuma göre sallayamazlar. alin yine özledim çocukluğumu. ne güzel günlerdi o günler. ama bir daha gelmeyecekler :d konu dagiliyor. hadi günaydın!

Yorumlar

💜
💜
8 ay
neyseki kulaklığım 25 ytl 😎 buarada ip atlarken hep yanardım sürekli sallamaktan kollarım güçlü ve kaslı 😎