liseli
liseli
bir türlü orta yolu bulamıyoruz.

çevreme bakıyorum, kişinin özgüveni yerinde, toplum içerisinde konuşmaktan, kendisini ifade etmekten çekinmiyor. bir olay olduğunda kendisini savunabiliyor, hiçbir sorun yok. ama kafa yok. bilgili değil, kendini ifade edebileceği alan kısıtlı, söyledikleri sloganvari söylemlerden öteye gitmiyor. yani kısacası, özgüven var ama bir nevi cahil özgüveni gibi diyebiliriz. maalesef dolu değil.

tam tersi de olabiliyor. bakıyorum, ne kadar güzel, son derece meraklı, gözlerinden şüphecilik akan, bilgili, çalışkan, bilime çok meraklı birisine rastlıyorum, ama bu da bildiğini anlatamıyor. toplum içerisinde konuşmaktan, başka insanlara bildiklerini ya da fikirlerini anlatmaktan çekiniyor. hemen kekelemeye başlayıp tıkanıyor, aşırı terleme ve heyecanlanma gibi tepkiler veriyor. bu sıfatı pek sevmem ama başka türlü de ifade edemiyorum; "pısırık" olarak yetişmiş.

velhasıl, ne demek istediğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum. bilim ile, felsefe ile, sanat ile tarih vs bu tarz insana katkısı olan şeylerle uğraşması yetmiyor, özgüveninin de yüksek olması gerekiyor.

bir türlü ikisini bir arada yapamadık, umarım o günler de yakındır. ha bu tarz kişilere hemen güncel örnek vermek gerekirse, türkiye'den celal şengör, yurt dışından neil degrasse tyson'ı örnek gösterebilirim.

neyse, yine ben ve geleceğe dair beklentilerim. :) herkese iyi günler.

Cevaplar

felagund
felagund
buna literatürde dunning-kruger etkisi deniyor. bir insanın bilgisi ve tecrübesi arttıkça özgüveninde azalma meydana geliyor. tabi sürekli bir düşüş söz konusu değil, alanında uzmanlaşmaya başladıkça özgüven tekrar yükselmeye başlıyor.
liseli
liseli
bertrand russell boşuna dememiş;
"dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
turevinial
turevinial
harika bir yazı olmuş tebrik ediyorum. aynı düşüncedeyim seninle. @liseli İnşallah bu ülke okumayanların, cahillerin ahkam kestiği, gerek topluma gerekse ekonomiye yön verdiği, verebildikleri yer olmaktan çıkar. bilim , sanat ve edebiyatın kazanması dileğiyle.
liseli
liseli
bu dediğim küçük çocuklarda da var. derslerine çalışıyor, zeki, ama özgüveni yok, pısırık. üzücü bir durum. bunu harici olarak belirtme ihtiyacı duydum çünkü küçük çocuklardaki özgüven eksikliğinin sebebi russel'ın dediği gibi hep kuşku içinde olmak değil, yanlış yetiştirilme tarzıdır diye düşünüyorum. yoksa küçücük çocuk neyin kuşkusunu duyacak.