poseydon
poseydon
o da gündüzleri birçokları gibiydi. anlam verememek bir yana anlamaya bile çalışmıyordu. her şey güneşin çekilip gökyüzünün maviden laciverte oradan da siyaha bürünmesiyle başlıyordu insanlar için. böyle zamanlarda insanlar en basit söz ve davranışların bile bir anlamı olabileceğine inanıyor ve her şeyin manasını aramaya koyuluyordu. geçmiş bir zamandan geleceğe dair manalar çekip çıkarmak ne zordur halbu ki. ne tuhaf insan bulduklarından ve bildiklerinden değil de, bulunamayan ve bilinemeyenlere tutunuyor. bu, insanın bir şekilde hayata sarılması, bir yerinden yaşamaya çalışması olarak görülebilir. ya da bütün bunların sadece bir arayıştan ibaret olması da muhtemel. geçmiş, özlem duyulan bir zaman, gelecek belirsizliklerle dolu bir vakit ve şimdi elimizden her an kayıp gidebilecek tuhaf bir an. İçinde bulunmak yetmiyor. bir yerinden benzeşmek ve yaşamak ve yaşamaya dair bir iz bulmak gerekiyor. oysa bu betonlaşmış hayatlarımızda yaşamaya dair bir iz, bir belirti bulmak hiç de kolay değil. ayak ileri mazide kaldi. ormanlardan ve toprak yollardan oluşan o derin mazide. sürekli ardımıza bakarak iç geçirdiğimiz mevcut zaman, çoktan terk edip gitmiş bizi ve biz sırtımızdaki bir çuval anı ile kalakaldık geçmişin ilerisi ve şimdinin gerisinde. öyle bir kısılıp kalmışlık ki bu, ne ileri gidebiliyor insan ne de geriye. sadece olduğu yerde birkaç hareketlenme yaşamasına müsaade veriliyor -çırpınma da denebilir bu duruma- ve bununla yetinmeyi öğrenmesi isteniyor. biz de tam olarak böyle yapıyoruz. ancak bu da yeterli gelmiyor onlara ve bu defa da şimdiyi atlayıp geleceğe ulaşmamızı istiyorlar ve bizi kırılıp kalmaktan dolayı suçluyorlar. asla sonu gelmeyen bir sitemin merkezine bizi koyuyorlar ve biz giderek daha da uzaklaşıyoruz önce kendimizden ve sonra da birbirimizden. İçine hapsolduğumuz ya da hapsedildiğimiz karanlıklar, bir şimşek çakımıyla aydınlanıyor ve biz daha hiçbir şey göremeden her şey yeniden karanlığa teslim oluyor. ve bu anlık gelen aşırı beyazlık görüşümüzü de bozuyor ve artık bir süre hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. eskiye alışmak için bile eskimeyi bekliyoruz ve bu giderek zorlaşan bir duruma dönüşüyor.

Cevaplar

anonim
anonim
görüyorum ki halen zayifsin. sen varsan hersey var sen yoksan hicbir sey yok. nokta.