liseli
liseli
6 ay
ne kadar harika bir gün. çay mı demlesem, kendimi mi assam karar veremiyorum.

çok yorgun hissediyorum doktor bey, savaşılacak o kadar alan var ki, hangi birine yetişeceğim bilmiyorum. yetişebilsem bile, yetkin olabilir miyim, bilmiyorum. tüm bunları yapacak enerjim var mı, bilmiyorum. fakat, denemek istiyorum, elimden geleni de yapmak istiyorum aslında ama, bilmiyorum, kalkamıyorum ayağa.

birilerinin, kalkıp militan olması, aktif bir şekilde faaliyete geçmesi gerekiyor, bunun da farkındayım. ve bizler; bir şeyler yapmazsak, bir başkasının gelip de bizim yerimize hiçbir şey yapmayacağını da biliyorum. görünen o ki; yapılması gereken bir şeyler var ve bizden başka yapacak olan da yok. bu savaş, bu mücadele her alan için geçerli, "aklın, sokrates'ten bu yana, yobazlık ve hurafeye karşı açtığı savaş henüz kazanılmış değildir." birilerinin, oturduğu yerden karanlığa lanet okumayı bırakıp, ayağa kalkıp bir mum yakması gerekiyor.

peki bütün bunları kim yapacak? niye yapmalıyız? ne için, kim için yapmalıyız? değerimizi kim bilecek?

bir çok sorunun cevabı yok. fakat görünen o ki, richard dawkins ile güç kazanan "akılcılık dalgası" na bizim de katkı yapmamız gerekiyor. ayağa kalkıp, diğerlerini de bataklığın içerisinden kurtarmamız gerekiyor. sadece bir kez yaşama hakkımız var, öyleyse çılgınlar gibi savaşarak, ardımızda bir şeyler bırakarak, tarihe geçerek yaşamalıyız!

dur bir dakika, yine neler yazmışım lan ben? neyse, he deyip geçin. çok da şaapmayın. kendi haline bırakın.

Yorumlar