ikizler
ikizler
stefan zweig ve sylvia plath. beraber bir defa bile olsa aynı ortamda bulunmak istediğim iki insan. yaşayışlarına, fikirlerine, yazdıklarına hayran olduğum iki insan. bu iki insan sayesinde açılıyor gözlerim, duygularla doluyor yüreğim. yazdıkları her satırda bir şey buluyorum. ne zaman dara düşsem koşuyorum satırlarına. beni bir anne şefkati ile kucaklamalarını, baba merhameti ile korumalarını bekliyorum. İlk birkaç sayfada doluyorum, sonraki birkaç sayfada kendimi tutuyorum, ama birkaç sayfa sonrasında ne kadar duygum varsa içimde taşıyor dışarı. durdurmuyorum artık onları. ne varsa taşsın artık. taşıyor taşıyor. en sonunda bitiyor her şey. gidiyor tüm fazlalıklar ama bitiriyor beni. bakıyorum etrafıma. her taraf ne ara temizlendi? nerede bu taşan duygular? geriye sadece karanlık bir gökyüzü, batmak üzere olan bir ay ve sepsessiz koca bir şehir kalıyor. oturuyorum o karanlık sessizliğin içinde. taşan duygularımı arıyorum. karanlık odadaki dilsiz, siyah bir kediyi arar gibi. katilin kurbanını son bir defa daha ziyaret etmesi misali görmek istiyorum onları. o anda ya zweig'in ya da plath'ın fotoğrafları takılıyor gözüme. vazgeçiyorum aramaktan. fotoğraflara karşı bir kahve yapıyorum. kafeini damarlarımda çözünürken kendimi onların şefkatine ve merhametine bırakıyorum. artık nereye kadar giderse. yine böyle bir gece. zweig clarissa'sı ile yanımda. kafein damarlarımda. duygularım saflaştı. ay batıyor. artık her şey daha net. daha kesin. bu sene balkonda olup da üşümediğim ilk gece. uzun bir gece. bir zugzwang paragrafı gibi. İmkansız bir teorinin kağıt üstündeki zerafeti gibi...

Cevaplar

anonim
anonim
zizek oku zizek!