poseydon
poseydon
5 ay
İnsan, zaman geçtikçe o boğulduğu acılar içinde yüzmeyi öğreniyor. ancak yüzmeyi öğrenmesi acılarla baş edebileceği anlamına gelmiyor. bu yeterliliği ile daha derinlere gitmek ve dibe dalmaktan kendini alamıyor. bunu güçlü olduğu için yapmıyor. başka türlü nasıl yaşandığını bilmediğinden yahut unuttugundan yapıyor. güneşle kavrulmuş sarı kumlarla kaplı sahilde bir hayat olduğu ya da yaşanabileceğini algılayamayacak düzeye gelmiştir artık. kendi özgürlüğünü acı çekerek yaşıyor insan, sanki özgürlüğü buna bağlıymış gibi. sanırım kimse öğretmedi insana özgürlüğün nasıl bir şey olduğunu. her şey insanın kendini her şeyden bağımsız ve bağıntısız olarak yaşayabileceğine inanmasıyla başlamış olabilir. İnsan kaç defa yanlış anlayabilir bir şeyi ya da kaç defa yanlış anlaşılabilir yahut kaç defa yanlış anlatabilir? gücünü anlamından alan birkaç kelimenin anlamını yitirmesi kadar aciz kalıyor her şey. şimdi nasıl anlatılır ki bir acı yahut hiç durmadan kanayan bir yara? hangi kelimeleri hangi cümlenin içinde bir araya getirip anlatmak istediklerini ifade etmekte yeterli olması beklenir ki? bütün bu cümleler kendi içinde bir yanılgıya sahip. hiçbiri bir soruyu ifade etmiyor çünkü. evet, yanılgıları yalnız bundandır. her şeyden sonra insan daha ne kadar zarar verebilir kendine ve daha ne kadar devam edebilir buna?

Yorumlar