Kadın Erkek Popüler

 Mesaj at, dürüm ayağına gelsin! 


42 Aynı sınıftayız be arkadaşım envai çeşit tanışma yolu varken neden sosyal medya nedennn?😮 Hayır şimdi ordan kabul edince ertesi gün sana arkadaş gözüyle mi bakacağım yoksa hiç tanımıyormuş gibi mi davranacağım? Bence ikisi de mantıksız. Girmeyin bu sıradışı(!) yollara gözünüzü seviiim. Gelin tanışalım canlı canlı. Kimse kimseyi geri çevirmiyor. Biraz özgüven.
42 İstanbuldaki patlamada hayatini kaybeden sehitlerimizin mekani cennet olsun.
Terröre ve onu destekleyenlere lanet olsun.
41 16 Eylül 2011
Abimin yoğun ısrarıyla istemeye istemeye yazdığım ve kazandığım Samsun'a geldim. Babamın zoruyla hiç istemediğim bir eve yerleştirildim. Samsun'a geldiğimde tanıdığım 1 Allah'ın kulu yoktu ve Samsun'u hiç bilmiyordum. Herkeste olduğu gibi beni de bir karamsarlık aldı götürdü. "4 sene nasıl geçecek?", "Karşıma kimler çıkacak?", "Acaba ne zaman alışabilirim?" gibi sorular aklımdan çıkmıyordu. Normaldi, çünkü içinde bulunduğum 4 duvar haricinde hiçbirşey hakkında fikrim yoktu. Okulun ilk günü ders sabah 9'daydı ancak öğleden sonra 1'deki derse gittim ilk olarak. Sınıfıma gittim, bir de ne göreyim? Sanki 1. sınıf değil de 4. sınıf! Okul başlamadan önce insanlar bazı sosyal mecralardan tanışmış, sabah benim gitmediğim derste de kaynaşıvermişler. Sınıfta tek yabancı bendim sanki. Kuytu köşe bir yere gittim oturdum. Kimseyle muhabbetim olmadı, ders bitince çıktım gittim eve. Yaklaşık 10 gün bu böyle devam etti. Herkes daha da kaynaşıyor, bense kenardan herkesi ve her hareketini izliyordum. Daha sonradan 3-5 kişiyle muhabbetim oldu ancak sınıf 2 ayrı grup olmuştu. Biliyordum ki bu gruplaşmalar artacak, önceleri birbirleriyle can ciğer olanlar bozuşacaktı ve ben o zaman kimlerle arkadaş olmam gerektiğini daha iyi seçecektim. Nitekim öyle de oldu. Böylece yavaş yavaş insanlarla muhabbet kurmaya başladım. Sıcakkanlı ve espritüel bir insan olduğumdan mütevellit beni çok sevmeye başladılar. Bir süre sonra artık sınıfta lider kimliğe sahiptim. 1. sınıflar pek birşey bilmedikleri için genelde çok kalabalık gezerlerdi ve ben de bu kalabalık grupta ileri gelen kişilerdendim. Sınıfımız 2 gruptu, bir taraf 7-8 kişiydi diğer tarafsa geriye kalan herkes. Yakın tarihte de sınıf temsilcisi seçimleri yapıldı ve bizim grubu temsilen benim aday olmamı istediler. Haliyle de açık ara farkla kazandım. Artık herkes başkan diye hitap ediyor, bu da insanlarla aramdaki bağın kuvvetlenmesine sebep oluyordu. Yavaş yavaş şehri de çözmüştük artık. Samsun zaten çok büyük bir yer değil ancak muazzam bir şehir. Hemen hergün gidiyordum okula, çıkınca da arkadaşlarla takılmaya devam ediyordum. İlk günler yaşadığım karamsarlıktan eser kalmamıştı, aksine sanki şehri fethetmiş gibiydim. Öyle böyle koca 1 seneyi devirdim, alttan da sadece 3 dersim vardı toplamda. Şimdi 1. Sınıf arkadaşlara sesleniyorum; karamsarlığa kapılmayın. Gider gitmez de heyecanla sağa sola zıplamayın. Herşeyin yeri ve zamanı var, önce izleyin, gözlemleyin, planlayın ve ona göre hareket edin. Böylece korkmanızı gerektirecek birşey yaşamazsınız. Toplamda 5 sene yaşadım Samsun'da ve umarım devamı da gelir. Tabi devamı gelir diyorum da mezun bir şekilde gelmesi tek temennim. Bugün sadece ilk senemi anlattım, zaten çok da bir atraksiyon yoktu. Gelecek yazılarımda yine parça parça Samsun hayatımı anlatacağım. Devam filmleri her zaman daha heyecanlı olır unutmayın. Selametle...
41 "Öncelikle kimsenin acır gözle yorum yapmasını istemiyorum" .. Herkes uzun uzun yazı yazıyor. Bende hikâyemi anlatayım dedim; Sitede bir kullanıcıyım ama anonim olarak yazmak istedim, Başlıyorum! Fanta gençlik Festivaline gitmiştik. Tam üzerimizde 38 tane havai fişek patladı. Bana dönüp tam 38 tane patlattilar dedi gülümseyerek. Söylediğim veya söyleyebildigim tek şey gözlerinin içine bakarak çok güzelsin demek olmuştu. Beni öpmüştü yanağımdan. Inanabiliyor musunuz artık sevdiğim insan benimdi. Dudakları elleri boynunda ki beni herseyi benimdi. Her şey o kadar mükemmeldi ki. Aylarca dünyanın en mutlu insanıydım. Yüzümden gülücük eksik olmuyordu. Annesi ve babasıyla tanıştırdı beni 9 ay sonra. Çok sevdiler beni oğulları gibi sevdiler. Evliliği düşünmeyen ben. Ondan başkasını görmüyor ve gerekirse evlenirim ya diyordum. Aylarca aynı cafede aynı masada çay icmistik ve cafe sahibiyle bir kaç ay sonra konuşup sürekli oturduğumuz masayı alıp evimize koymuştuk. Çaylarımizi hep o masada içiyorduk, o masayı almak için 2 gun çalışmıştık ikimizde :) ancak bir anda HAYATIM kaydı. Hayatımız kaydı. o kazada sadece sen yaralanmadın. Kalbim yaralandı yüreğim yaralandı. Hastanede yatağının başından ayrılmadım. Yemin ederim 3 gün boyunca en fazla 1 saat ayrılmışımdır. Gözünü ilk açtığında beni görsün hep yanında olduğumu görsün belki iyi hisseder diye hep yanında durdum. Birkaç gün sonra o koyu kahverengi dünya harikası gözlerini açmıştı. Seni seviyorum dedim elini öperek bak buradayım. Hadi kalk masamiz bizi özledi daha çay içmiyoruz diye bize küsmüş dedim. Gözümden yaş geliyordu ama üzüldüğüm için değil gözlerini açtığın için. Çok mutlu olmuştum çünkü.. Ama beni tanımadı. Beni. Herşeyden çok sevdiğim insan beni tanımadı. Kimseyi tanımadı. Ne annesini ne babasını ne de beni. Doktorlar kalıcı hafıza kaybı yaşadığını söyledi. Aldım birami geçtim sahile. Saatlerce ağladım. Saatlerce oturdum sahilde. Artık beni sevmiyordu, hatırlamıyordu :) ne olursa olsun hep yanındaydım, ama eski yerimi edinemedim kalbinde. Yapamadım, olmadı Başaramadım. Bir gece hep beraber yemek yerken aşık olduğunu söyledin bir anda. Allah şahidim elimdeki catalı kalbime saplamamak için kendimi zor tuttum. Herkes aciyan gözlerle bana baktı. Gözüm dolmuştu ama 5 saniye dahi olsa orda duramazdim çünkü gözümden yaş gelmeye başlamıştı. O halimi görsün istemediğim için dışarı çıktım. Atakumdan batıparka kadar koştum. Hic durmadan. Fazla geçmedi aşık olduğu insanla tanıştık. Size yemin ederim çok mutlu oldum. Neden mi. Bana baktığı gibi bakıyordu. Demekki beni de çok sevmiş böyle güzel sevmiş diye düşündüm. Yapabileceğim birsey yoktu çünkü mutlu olmaktan başka :) zaman geçtikçe dayanamayip hayatından çıktım. İnanın bana asla keşke unutan taraf ben olsaydım demedim. Keşke hiç bitmeseydi. Buda benim sinavimdi. Usenmeyip okuyan herkese çok teşekkür ederim :))))
41 Bugün bizim evin bi alt sokağında adam karısını tartaklıyodu. Hemen yardıma koştum, adamı tuttum sakinlikle yaptığın yanlış abi falan dedim. Bu kez adam bana dayılık yaptı sen benim karımla arama nasıl girersin sen kimsin diye. Ben yine sakin kaldım yine alttan alıp ablayı korudum. Taa ki adam bana yumruk atana kadar. Sonrasında ise dayanamadım adama biraz kaba kuvvet uyguladım. Polisi aradım, ablayı alıp yolun hemen altındaki banklara doğru yürüdüm. Olayın neden bu boyuta geldiğini öğrenmek istedim o da saolsun çekinmedi anlattı. Olayın nedeni şuymuş; kadın temizlik yaparak para biriktiriyo ve bu paraları kocasından saklıyo. Adamda içkici ayyaşın biri, mahalleden az çok tanıyorum. Kadının alışverişten geldiğini görüyo ve bunlar nerden çıktı benden para mı saklıyosun sen diyip kadını tartaklıyo. Ulan şerefsiz.. ulan adi... o kadın çocuğuna daha iyi bi gelecek sunmak için, onu iyi besleyebilmek için temizliğe gidiyo, para biriktiriyo. Sen de gidip ayağının altı öpülesi o kadını, o anayı yolun ortasında tartaklıyosun. Herşeyi geçtim kadın ulan o kadın.. Sen bi erkek olarak nasıl o kadına vurursun. Sende bi anneden doğdun, seni de bi anne büyüttü.. Kadınlar olmasaydı erkekler kime deli gibi aşık olurdu, kimi kıskanırdı kimi sakınırdı gözünden.. kimin elinde anne şefkati olurdu, o zarafeti o masumluğu kimde bulabilirdin.. Evini çekip çeviren kim olurdu, hastalandığında baş ucunda duran bi tas çorbayı, sıcak bi ilgiyi bulabilir miydin! Tertemiz çamaşırın, ütülenmiş kıyafetin, işten geldikten sonra eve girdiğinde o huzuru kim sana verirdi! Aslanım dediğin oğlun, meleğim dediğin kızın olur muydu o kadın olmasaydı! Yuvan, ailen, ailece gezmelerin olur muydu! Sana baba diyebilir miydi gerçekten bi evlat! Annen olmazdı, kız kardeşin olmazdı, eşin olmazdı, sen olmazdın lan sen! İşte bu yüzden elini kaldırmadan önce, o küçümsediğin, tartaklamaya, ezmeye çalıştığın o kadına vurmadan önce bunları düşün.. içinde adamlık olsaydı zaten yapamazdın, kıyamazdın.. o ablanın titrek sesi hala kulağımda çınlıyo.. Allah seni affetsin... Beyler.. Siz siz olun ne insanlığınızı ne de adamlığınızı kaybetmeyin.. Rabbim insan kalabilmeyi nasip etsin hepimize.. iyi geceler..
41 Üniversite hocalarının efsanevi özellikleri ;
1) Slayt okuyabiliyorlar.
2) Hiç durmadan 45 dk slayt okuyabiliyorlar.
3) Her hafta slayt okuyabiliyorlar.
Gerçekten inanılmazlar 😱
40 Saçım uzun olabilir dövmem de olabilir ve küpe de takıyor olabilirim ama bu benim zibidi olduğum anlamına gelmiyor insanları dış görünüşleriyle yargılamaktan vazgeçilmediği sürece bu toplumdan hiçbir halt olmaz.
40 Bugun indim sahile saat galiba 15.00 sulari iste besiktas formali bi dayi kosuyor buraya kadar normal ondan sonea bu dayi gitti ellerini havaya kaldirdi auuuuuuu diye uludu daha sonra diz ustu coktu gokyuzune bakti ellerini havaya kaldirdi 😂😂 yeaaaaah dedi.
Adam kesin eye of the tiger dinliyorfu baya gaza gelmisti.
Ulkemde saykolar cogaliyor jeaaaah 😂
40 Bizim acımıza ve sizin acılarınıza dönüp şöyle bir bakın isterim. Şehit Kardeşi olarak onurla, gururla ve sabırla anlatayım. Abim.. Şehit PÖH İ.K... Uludağ üniversitesinde Tarih bölümünü okudu, bölümünü dereceyle bitirdi. Ama ne yazıkki atanamadı. Polis olacam ben dedi ve oldu Her gariban gibi.. Ekmeğinin peşindeydi.. 24'ünde evlendi. Bir oğlu oldu.. Doğu görevi bitmişti. 26sında da bir kızı oldu ki 10. gününde Diyarbakır'a görevlendirildi. Annem, babam, eşi ayaklarına kapandı gitme oğlum bizim paraya ihtiyacımız yok.. Bak ikinci çocuğun oldu .. Nolur gitme.. Ama nafile.. O yine dik duruşu ile Siz beni şerefsiz mi ilan edeceksiniz ben vatani görevimi bırakmam. Önce vatan millet sonra ana ve yar.. Diyerek gitti.. 31.03.2016 olay tarihi 17.45.. Kızı daha 15 günlüktü, oğlu her gece babasının sesi ile uyurdu ki biz o gün ne ses aldık ne bir haber.. Biz o gün Abimi aradık aradık ulaşamadık.. Biz o gün.. Anlatamam.. Yıkılsın o Diyarbakır. Lanet olası kahpelerin düzenlediği patlamadan dolayı o kara haberi bize de gönderdiler.. Biz de gördük televizyonda Abimin ve diğer 6 Özel Harekatçı yiğidimizin ismini.. Yıkıldık.. Yandık.. İçi kavrulur mu insanın? Biz o gün kavrulduk.. Ve dur durak bilmeyen bu terör belası ile yine Şehitlerimiz var.. Yaralılarımız var.. Ateş düştüğü yeri yakar bu doğru. Güç bela ayakta kalmaya çalışır aileler, emanetlerine sahip çıkabilmek için..
Mutluluk gibi acılarda paylaşılmalı.. Acımıza destek olun, ortak olun.. Bizimle olun.. Yılmaz bu Millet, Yıkılmaz bu Ülke, Dinmez bu Ezan, İnmez bu Bayrak.. Ölmedikçe son kuzu.. Demişti Abim..
Tekrar dert edindiğiniz şeylere dönün bakın.. Okul mu? Sevgili mi?..
Hepsi sizin olsun.. Kuzuların gittiği bir dünyada..
39 Gerçekten boşuna yaşıyoruz. Girdiği mekanla övünen, bindiği arabayla hava atan, okuduğu bölümü elli bin defa överek anlatan, çevresindeki dostlarıyla(!) dalgasına yaşayan, aptal aptal nedenler yüzünden insanların kalbini kıranlardan, yanındakine verdiği değeri ailesine vermeyen karakter yoksunlarından, peşindeki kızları/erkekleri sanki mükemmel bir şeymiş gibi gururla söyleyen, tipine güvenip bi halt edebileceğini zanneden gerzeklerden bana gına geldi. Çünkü gerizekalısınız. Yemin ediyorum malsınız. Daha bi şeylerin farkında bile değilsiniz ama sorsak güya en kral en sevilen en havalı sizsiniz. Boş boş işlerle uğraşıyorsunuz. Ben herkesi affetmiştim mesela ama bazı gerizekalılar mal mal atar yaptı bana burda. Sonra tükürdüğünü yaladı şuan. Tam bir gerzek. O konuya girmek dahi istemiyorum benim için bir önemi yok ama insanlarla bitireceksen bağını karakterli bir şekilde bitireceksin. Belki o son konuşman olacaktı? Bunu bilemezsiniz. Neyse ne aşk acısı, ne okuduğun okul, ne kariyerin, ne geniş çevren, ne de girdiğin mekanın önemi var. Hiç birinin yok. Belki bir nebze diyebilirim. Ama yok yaa. Bugün benim annem yerine koyduğum insan öldü. Ve ölürken bile öyle güzeldi ki. Şimdi hepinizde sahte yüzler. Ve bu kadın kocasının yanında gözlerini yumdu. Kocaman bir aşktı.Kocasının ondan başka kimsesi yoktu. Kadın hep bana bakarak "bizim zamanımızda böyle güzel kıyafetler makyaj falan yoktu benim adamı etkileyecek sadece bir kalbim vardı o da zaten beni bu zamana kadar sevmesine yetti "derdi... Yemin ederim boşuna yaşıyoruz. O an var ya aşk okul kariyer dost falan hepsi boş geldi bana. Bomboş. Şuan kimseye kızamıyorum. Ölümden çok korkuyorum. Ya size yalvarıyorum kıymet bilin. Allah rızası için kıymet bilin. Çevre, etkileme çabaları, hava atma durumları falan boş işler. Lütfen karakterli olun ve insanlar sizin kalbinize aşık olsun paranıza, jöleli saçınıza, mesleğinize ya da çevrenize değil. Ve bunların övünülecek seyler olmadığını en kısa zamanda anlayın insallah. Ben bugün ailemi ve sevdiğim adamın değerini anladım ağlayarak sarılmak istedim üçüne de. Anneme babama ve gelecekteki allah nasip ederse elbette yuva kuracağım insana. Allah sizi başımdan eksik etmesin. Yemin ederim sizi son nefesime kadar başımın üstünde taşıyacağım.