prometheus

odin
odin
olimposun ve en taşşaklı tanrısıdır.

pro-metheus açılımı vardır. önceden bilen anlamına da gelir. bu bilgiyi koyun cebinize. olaya girelim.

bir gğn olimposta tanrılar şarap içip don, taşak yan yatıp üzüm yerken insanlar soğukla, hastalıkla, karanlıkla mücadele ediyordu. prometheus ise bulunduğu ortama baktı ve ateşin etrafında alem yapan tanrılardan tiksindi. kaptığı gibi ateşi olimpostan insanlara doğru koştu "alın ulan size aydınlık, karanlıkta da artık gündüz gibi yaşayacaksınız, hastalanmayacaksınız, eti az pişirin çok pişirmeyin ki protein girsin vücudunuza evrimleşin, beyninizi kullanın pis fakirler" der. prometheus'un bu yaptığı zeus'un hiç hoşuna gitmez. düşünen, sorgulayan, kendisine güvenen insanlar zeus'u sikler miydi? siklemezdi. haliyle zeus protmetheus'u cezalandırdı. 30 bin yıl boyunca her gün ölüp ölüp diriltti. her gün bir kartal prometheus'un kalbini yerdi ta ki zeus'un isyankar oğlu tahminimce herkülün yardımıyla o kartalı yakalayıp kartalın kalbini yiyene kadar. prometheus tüm bunların başına geleceğini, işkence göreceğini bile bile insanlara aklı ve bilimi sunmuştur. karşılıksız hizmet, adam gibi tanrı anlayışını ortaya koymuştur. yememiş ama çalışmıştr. matematik dediğiniz ismin babası da kendisidir. ismindeki metheus meth/math'tan çıkmadır.

olimpos tanrılarını sevmesem de aralarındaki en sevilesi, tapılası ölümsüz mahkum prometheus'tur.