kavimler göçü

odin
odin
neresinden tutsan elinde kalıyor. biz bunla övünüyoruz ama tam tersi aslında çinlilerin övünmesi lazım. türkler orta asya'yı bağımsızlıklarına düşkün oldukları için yeni yurt arama ihtiyacıyla, yani çin'in baskılarından yılarak göçe başlıyorlar. çin büyük abi, bunu cebe koyuyoruz. türkler de yabana atılacak millet değil, karadenizin üstünden avrupa'ya giriş yapıyorlar. karşılaştıkları barbar kavimler düzenli orduyla savaşabilecek düzeyde değiller. düzenli dediğim profesyonel askerlik mesleğiyle uğraşan insanlardan bahsediyorum. her türk asker doğar önermesinin çıktığı yerde tam olarak burası. her türk öncelikle askerdir, hayatını at sırtında savaşarak kazandığı için "atlı" olarak da anılmışlardır. her neyse türkler avrupa'ya giriş yaptığı sırada barbar kavimler türklere direnemiyorlar roma imparatorluğuna doğru kayıyorlar. roma ise sınırlarına dadanan barbarların akınlarına dayanamıyor ve parçalanıyor. günümüzdeki avrupa milletlerinin ataları ortaya çıkıyor.

şimdi olaya baştan bakalım, çin bizden güçlüydü bizi itti, biz avrupalı barbarlardan güçlüydük onları ittik, onlar da roma'yı ittiler ve roma kaldıramadı ve dağıldı. olaya çin'in açısından bakınca adam orta asya'dan çocuğu koyuyor, çocuk katalonya'dan denize dökülüyor. işin komik tarafı ise yüzme bilen şaka şaka denizcilikten anlayan saksonların adaya çıkması ve günümüz britanya'sını oluşturması.

özetle enteresan bir hadise.