Sözlük Başlıkları

krzywy domek
görüldüğünde 'önemli olan iç güzellik' lafzını çağrıştıran bina
8 gün
atari oyunları oynamış efsane nesil
tsubasa hiç izlemedim lakin tsubasa'nın atari oyunu çok sarıyordu. oyunun dili japonca'ydı hem de, anlamadan basıyordum seçeneklere swh
9 gün
gıda intolaransı
muhtemelen en yaygın tipi laktoz intoleransıdır. laktoz, sütte bulunan bir karbonhidrattır ve bazı insanlarda bunu sindirecek enzimler ya gerektiğinden az üretildiği ya da hiç üretilmediği için süt ve sütten elde edilen besinleri yedikten sonra bir takım komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
9 gün
tüketeceği yemeğin yahut içeceğin fotoğrafını paylaşan insan
anlam veremediğim insandır. yemek güzelce hazırlanmıştır, üstten çeker fotoğrafını paylaşır. arkadaşlarla alem yapıyordur içkileri dizerler markaları görünecek şekilde, paylaşırlar. illa içki olmasına gerek de yok, kahve de olur, çay da olur. genellikle fincanda kahve çekenler kendini profesyonel fotoğrafçı da sanır, o da ayrı bir tez konusudur. kısaca söylemem gerekirse abicim amacınız ne sizin? o kahvenin, o biranın reklamını yapmak size mi kaldı yav. tamam ciddi ciddi reklam sektöründeysen bu işi yap, yahut arkadaşlarla belki sevgilinle masadasın hepinizi kadraja alacak şekilde fotoğraf çekinin o zaman yemek de içeçek de görünür ona da eyvallah. ama gidip şunları tek başına çekmeyin yav. insanlar yerine ben utanıyorum özellikle o içki şişeleri kutuları paylaşıldığında.
13 gün
ilk kimin aklına geldi diye merak edilen şeyler
odaya biri girdiğinde uyuyormuş taklidi yapmak ilk kimin aklına geldi meraktayım
19 gün
sevgili için yapılabilecek fedakarlıklar
bir örnek olarak: dansçı sevgilinin* birlikte dans ettiği grubun baş dansçısı olabilmesi için diğer günün sabahı girmesi gereken bir seçme olması ve yurt dışında prestijli bir okulda dans eğitimi almış bir rakibinin olması. akabinde rakibinin sabah olan seçmeye gidememesi için o rakip hatunu ayartmak ve gece bol bol alkol içirip sevişmek, sabah kalkamayacak duruma getirmek. sabah kalkamaması için de çalan alarmını kapamak. sonucunda sevilen şahsın baş dansçı olması. büyük fedakarlık bence.

*:aslında o an sevgili değil ama onunla sevgili olabilmek için bu yapılan fedakarlık.
14 gün
iyilik yapıp denize atmak
başlığın ilk girdisinde bir yanlışlık var. zira mavi balinalar 33 metreye ve 190 ton ağırlığa ulaşabilmelerine rağmen krill denilen küçük karideslerle beslenirler. günde 3.5 ton kadar yiyebilirler. lakin balık, fok vs gibi şeylerle beslenmezler. ya haber yalan ya da fokları yiyen şey mavi balina değil.
14 gün
et tu, brute?
"et tu, brute?" ya da kelime anlamlarıyla "ve sen, brutus?" ve bundan daha ziyade ise "sen de mi brutus?" olarak bilinen, romalı senatörler ve yakın arkadaşı brutus tarafından suikaste uğrarken sezar'ın ettiği son sözlerdir. william shakespeare'in julius caesar isimli oyununda kullanılmıştır ve günlük hayatta hala en yakınından darbe yiyenler tarafından şaka maksatlı da olsa kullanılmakta. gerçekte ise sezar'ın 23 tane bıçak darbesini alırken bir cümle kuramadan öldüğünü yahut romalı tarihçi suetonius'un aktarımıyla son nefeslerinde yunanca "καὶ σὺ, τέκνον" dediği söyleniyor. bu sözün anlamı ise "sen de mi oğlum?". en yakın arkadaşı belki de oğlu olarak gördüğü birinden böyle bir ihanete uğramak adama ne derece koymuştur hayal edemiyorum. gerçi 23 kere bıçaklanınca da acısı pek sürmemiştir. ışıklar içinde yat ulu sezar!
14 gün
intihar etmek
kişinin; kendi hayatından nefret etmesi, sıkılması, çektiği acılara dayanamaması, güçlü uyuşturucu madde etkisi altında olması, bunu yaparsa kendini daha iyi bir yerde bulacağı (misal cennet) sanrısı ile bomba patlatması vs gibi sebeplerle kendi hayatına son vermesi eylemidir.

İntihar kişinin sorunlarına kökten bir çözüm sağlıyor doğrudur. lakin bu eylemi yapan kişi için artık bir problem olmaktan çıkıyor ve geride kalanlar için bir problem haline geliyor. İntihara karşı değilim ama kendi sorunlarından kurtulurken başkalarını ateşe atmaya karşıyım. kendi kendinize daima şunları deyin ve moral verin: "geri çekilmek yok! pes etmek yok!"
18 gün
the young pope
jude law hazretlerinin genç, karizmatik, zeki, otoriter, gizemli, tahmin edilemez, küçük yaşta yetim kalmış ve çok acılar çekmiş bir papa rolünde başrolde olduğu dizi.

papanın bir sonraki adımı ne olacak, ne amaçlıyor vs diye düşünürken dizi su gibi akıyor. olayların genelinin vatikan'da geçmesi dolayısıyla da oradaki çeşitli mekanları ve içerdikleri sanat eserlerini görmek çok hoş. ayrıca dizinin müzik seçimleri de çok iyi. dizinin yaratıcısı paolo sorrentino muhteşem bir iş başarmış, kendisini ayakta alkışlayarak tebrik ediyoruz efenim.
20 gün
telefon numarası isteme yöntemleri
'telefonumu kaybettim buralarda, sizinkinden arayabilir miyiz belki duyar buluruz' deyip kendi telefonunu aratmak bunlara bir örnektir.
1 ay
yatır
münevver ayaşlı yurdunun altında bir (ya da birkaç tane) bulunduğu ve geceleri yakınlardan gelen çığlıkların binlerce yıl önce orada tanrılara kurban edilen insanların sesleri olduğu rivayet edilir. karanlık yurt koridorlarında gülüşüp koşan çocuk sesleri duyduğunu iddia edenler de vardır. geceleri lavaboya gidince aynaya bakmamak tavsiye olunur.
1 ay
rimel sürdükten sonra hapşırmak
tahminime göre rimelin göze biraz bulaşmasıyla vücudun bu yabancı maddeyi göz yaşı vasıtasıyla gözden uzaklaştırmaya çalışması sonucu rimelin içindeki maddelerin gözyaşı kanalı vasıtasıyla burun içine ulaşması ve bu yabancı maddeyle vücudun alerjen reaksiyon göstermesi dolayısıyla oluşan hapşırıktır.
1 ay
korkutucu olaylar
uyanırken gözleri açmak ama vücudunu hareket ettiremediğini, konuşamadığını hatta soluk alıp veremediğini farketmek.

hareket etsen edemiyorsun, yardım edin diye bağırmaya çalışsan bağıramıyorsun. İlk kez bu durumla karşılaşınca insan korkuyor. şu ana kadar bana 3 kere oldu, yaklaşık 5-10 sn sürüyor ve düzeliyorsun. uykudan uyanıklığa geçerken oluşan sinirsel bir durum, uyku felci de deniyor. gece vakti karanlıkta olana halk arasında karabasan deniyor.
1 ay
ilginç klipler
aralarından biri de bu olabilir bence:


1 ay
starbucks
hiç gitmediğim belki de hiç gitmeyeceğim mekan. kahveyle aram yok, yalnızca buna değil diğer kahvecilere de gitmedim zaten swh
2 ay
söylenen en farklı iltifat cümlesi
-sen harcanıyorsun buralarda evladım.

genelde dalga geçmek için kullanılan bir cümle. (en azından ben o amaçla kullandım hep swh) yalnız ilkokulda hafta sonları kursa giderdim, okulun kursuydu. matematik, fen vs dersleri oluyordu. matematik derslerinde problemler çözüyorduk, matematik hocam soruları çözmekteki başarımı görüp bunu söylemişti. bana söylenmiş en iyi iltifat bu sanırsam swh. dış görünüş konusunda iltifat yazılmış başlığa hep, farklı bir örnek vereyim dedim swh.
2 ay
cumali ceber
bugün vizyona giren; türü bok, teması bok, konusu daha da bok olan yapım.
2 ay
öğretmen lakapları
ortaokulda fen öğretmeni deli cevdet'imiz vardı, bulgar göçmeni garip bir tipti. kızdıran öğrenciye tekme tokat dalardı swh. derste bir fıkra anlatmıştı, aktarıyorum: "bir adam dolmuşta arkalarda oturmuş gidiyormuş, ayağa kalkmış bağırmış: 'topumu kaybettim bulamıyorum!' diye. dolmuştakiler aramışlar taramışlar topu bulamamışlar, aramaya devam ederlerken bu sefer adam: 'tamam tamam aramayın daha, ben yenisini yaparım', demiş ve elini burnuna götürmüş." swh

lisede yatılı okudum, belletmen hocalarımızın da birinin lakabı çubuk birinin de kasap'tı swh. okuldaki hocalarımızdan kimya hocamızın lakabı zübük'tü, bıyığından dolayı; biyoloji hocamızın lakabı yamuk'tu, adamın bir kaşı hafif yamuk duruyordu swh; tarih hocamızın adı oktay lakabı da oktyson idi, adam bir öğrenciye yumruk atmıştı swh.
3 ay