felagund
felagund
2 gün
geçenlerde yemek sipariş verdikten sonra neden hiç kadın kurye yok yahu diye düşündüydüm. İki gün önce de canım lahmacun yemek istedi, siparişi getiren kişi kadındı. tanrı'dan bir işaret bu dermişim, ama aslında şaşırılacak bir durum değil yani djdsjskk
felagund
felagund
7 gün
bu bir lanet mi yoksa tanrı'nın bana bir armağanı mı bilmiyorum ama ben kimseyi özleyemiyorum be. yok bende bu özleme özelliği. küçükken, 1.sınıftayken başıma çok sert bir şekilde basket topu çarpmıştı yere yuvarlanmıştım hatta; acaba bir etkisi olabilir mi? jsdjfks
felagund
felagund
9 gün
kardeşlerim, romalılar! daha medeni, daha anlayışlı; bilime, sanata, kültürel aktivitelere daha fazla merağı olan; kişilik haklarının tartışma konusu olmadığı, önyargıların parçalandığı, kadına şiddetin sonlandığı, hayvanlara işkence edecek zihniyetsizlikte insanların diğer saymadığım pek çok sorun gibi ortadan kalktığı: yani işin kısası sevgili dostlarım; daha özgür ve birbirimizle ahenk içinde yaşayacağımız bir dünya mümkün. yeter ki bu işe kendimizden başlamak kaidesiyle çevremize bu ışığı yayalım.
felagund
felagund
9 gün
çoğu kişinin sevgilisi yok. bu sevgilisi olmayan insanlar üçe ayrılıyor. bir, benim de şu an dahil olduğum durumundan memnun olanlar grubu. İki, hislerini icraate dökenler, hoşlandıkları kişiyle ilişkilerini geliştirmeye çalışanlar grubu. bu iki grupla herhangi bir sorunumuz olması mümkün değil yani. lakin üçüncü gruptan artık illallah ettim. bu grubun özelliği de şu: sevgilisi olmadığından dem vurur, bir manitası olmasını ister anlatır da anlatır ama bunları eyleme dökmeye gelince sıfır. oğlum/kızım bir karar ver, istiyorsan git insanlarla tanış. istemiyorsan da bir sus da kafamızı dinleyelim amk. yeter artık. bunların soyunu tüketmemiz lazım el birliğiyle.
felagund
felagund
11 gün
kaynananın nişan öncesi gelin adayının basenlerini görmekte ısrarcı olması ve davalık olmak. ne diyorduk? hah: "samsun'da sıradan bir gün"
felagund
felagund
11 gün
yine bir kendini bilmez, tıp okuyanları toplumun gözünde karalama amacıyla, saçma sapan nefret dolu sözlerle itham etmiş. yavşak bankacı, yavşak ilahiyatçı, yavşak avukat, yavşak tıpçı yoktur: yavşak insanlar vardır. samimiyetsiz hemşire, samimiyetsiz öğretmen, samimiyetsiz çöpçü, bakkal, manav, kasap, tıpçı yoktur: samimiyetsiz insanlar vardır. tıpçılar şöyle, tıpçılar böyle diye kendi kıçınızdan element uydurmayı bırakın artık. toplumun her kesiminde olan şeyleri tıpçıları eleştirmek için kullanmaktan vazgeçin. hiç kimse mükemmel değil. açıkça söylüyorum herhangi bir mesleği bu şekilde ithamlarla lekelemek, bu paylaşımı beğenmek, aynı fikirlere sahip olmak sizin insanlığınızdan götürür. böyle düşmanlıklara prim vermeyin. herkes dostça yaşamayı amaç edinmeli. yıkıcı değil, yapıcı olun. bir arkadaşınızın davranışlarından rahatsızsanız alın karşınıza güzelce kendinizi ifade edin, yanlış olduğunu söyleyin, nazikçe ikna etmeye çalışın. nefret kusarak bunu çözemezsiniz. bunun yolu bu değil, anlayın.
felagund
felagund
12 gün
yalnızlığın tanımı duşa girince sırtını keseletmeye birinin olmamasıdır. evet. mesela bakın şempanzelere, birbirlerini tımar ederler. bir şempanze diğerinin ulaşamadığı yerdeki yani sırtındaki bitleri vs ayıklar yer. sosyalleşmenin tanımı budur. siz de sosyalleşin, yalnızlık iyi değil.
felagund
felagund
22 gün
demin sokakta yürüyorum, 3 yaşlarında bir çocuk babasının elinden tutmuş minnak minnak yürüyor, markete gidiyorlar. sokaktaki bir dayının da sevgisini göstermek için sarf ettiği sözler şu: "nereye gidiyon laan? oy senin bacaklarına köpek sıçsın, kerata seni." sjdjdkdk
felagund
felagund
22 gün
çok çevreci bir hükümetimiz var. %40 mtv zammı geldi, çünkü insanları toplu taşıma araçlarına yönlendirmek istiyorlar. naylon poşetler artık ücretli olacak, çünkü doğayı kirletiyor. mehmet şimşek karbon salınımından vergi alınmasını önerdi dün, küresel ısınma konusunda kesinlikle atılması gereken bir adım bence de. ama bir de ağaç katliamlarına bir son verebilsek güzel olacak ve 2011 verilerine göre çin tek başına dünyanın karbon salınımının %27'sini, amerika ise %17'sini sağlarken ve toplamda ilk 20 ülke bu salınımın %80'ini sağlıyorken türkiye ise ilk 20'nin içinde değil. %1'den daha az salınım yapıyoruz. keriz yerine koyulduğumuzu düşünen bir ben değilimdir herhalde djjdkdk
felagund
felagund
23 gün
üniversitemizin bir saykoluğundan bahsetmek istiyorum. tıpta (diş ve veterinerlikte falan da olabilir, emin değilim) ders seçimi diye bir olay yok-tu, bu sene getirdiler. yapmamız gereken de sisteme girip zaten halihazırda zorunlu olarak girmemiz gereken dersleri seçmek. ulan alttan ders kalması diye bir şey yok, üstten ders almak diye bir şey yok, seçmeli ders adı altında birkaç ders var ama onları da biz seçmeyecekmişiz kendileri bizi kafalarına göre bir derse koyacakmış, hele yaa ben bu dersi x hocadan almak istemiyorum y hocadan almak istiyorum diye bir şey hiç söz konusu değil. o zaman geriye şu soru kalıyor: bu sistem neden var arkadaş, bizim gireceğimiz dersler zaten belli, seçim hakkımız zaten yok, o zaman niye sistemde otomatik olarak ayarlamıyorsunuz bunu acaba? böyle bir rezillik olabilir mi sjskskdk
felagund
felagund
24 gün
@mayk anasayfamda takip etmediğim birilerinin gördükleri kişileri tarif ettikleri paylaşımları (seni yoga kursunda gördüm, üzerinde tayt vardı, gönlüm bir hoş oldu, beni bul falan gibi) görmek istemiyorum, şu akış algoritmasını bu yönde modifiye etmek mümkün mü djjdkdkd
felagund
felagund
25 gün
türkiye'ye sex'in yeni geldiği, tomurcuklanmayla ürediğimiz yıllardan bir şarkı


felagund
felagund
27 gün
yağmur ve gökgürültüsü sesi eşliğinde zifiri karanlık bir odada uyumak gibi huzur verici bir şey yok dünyada
felagund
felagund
27 gün
bu mavi renk bence siteye hiç gitmemiş @mayk . ayarlar kısmına bu renkleri modifiye etme seçeneği koysan olmaz mı? mesela ben gökkuşağı istiyorum; dedikodu yazan bölüm kırmızı, yolla gitsin yazan kısım turuncu, duvar sarı, bildirimler yeşil, mesajlar mavi, ben lacivert, menü de mor olsun. çok şey mi istiyorum acaba?
felagund
felagund
1 ay
bizimkilerin genlerinde sulugözlülük olduğu için beni de etkiliyor. liseden beri uzakta okuyorum, insan 8 senede alışır evladından uzak kalmaya ama yok alışmıyor annem. tatilde 1 hafta falan evde kalınca pek etkilenmiyor ama yazın uzun süre birlikte vakit geçirince ayrılık zor oluyor, otogarda beni uğurlarken yalnızca gözleri dolsa iyi araçtan dışarı bakıyorum ağladığını yüzünü gözünü sildiğini görünce ben de dayanamıyorum bazen hahah. hatta bir keresinde, sanırım lise 2'deyken, okulum da İstanbul'da tabi trenle sirkeci'ye geçiyordum oradan vapur falan yolumu buluyordum. neyse, annem uğurlamaya geldi tabiki, ağladı yine, sonra trene bindim tren hareket etti ben de dayanamadım başladım ağlamaya. ühü ühü diye ağlamıyorum tabiki sessiz sedasız ağlıyorum, trende bir amca da beni gördü diyor ki oğlum sen kayıp mı oldun niye ağlıyorsun sjskksks bazen kendi kendime karar alıyorum bir daha beni yolcu etmesine izin vermeyeceğim böyle olmaz diye ama uygulamaya koyamıyorum sjskksks
felagund
felagund
1 ay
öğrenci işleri asla ve kat'a eleştirilemeyecek derecede kutsal bir müessesedir. orada görevli kişiler kendini bu işe adamış birer fedaidir. mesela olayın ciddiyetini daha iyi anlamanız için örnek vereyim, başımdan geçen bir olay bu:

üniye yeni başladığım zamanlarda, 18'imi de doldurduğum dolayısıyla sigortam yoktu, okula başlayınca sigortam ne durumda acaba diye merak ettim. öğrenci işlerine gittim, orada görevli olan kadına okula başlayınca otomatik olarak sigortalı oldum mu ben şimdi diye sordum belki konu hakkında bir bilgisi vardır diye. kadın bana zorunlu alınması gereken dersleri anlatmaya başladı. edebiyat, İnkılap tarihi, İngilizce falan; uzem'den bahsetti. 5 dk boyunca bunları anlattı, ben de tabi ciddiyetle kendisini dinledim, sonra teşekkür edip çıktım. çünkü o an bir aydınlanma yaşamıştım, o kadın bedenen oradaydı evet ama ruhen başka alemlerde dolaşıyordu, daha yüce amaçları olduğu kesindi. yoksa sigorta sorusuna uzem anlatma imkanı yok yani hsjdkdk

şaka bir yana cidden bazen çok yoğun çalışmaları gerekiyor sanırım, böyle otomatiğe bağlayabiliyor bir insan gelen geçen aynı soruları sorup defalarca aynı şeyi anlatınca, bıkkınlık geliyordur insana. o yüzden biraz hoşgörülü ve sabırlı olmanızı tavsiye ediyorum.
felagund
felagund
1 ay
biraz da genel kültür kasalım. roma'nın kuruluş destanında, roma'nın kurucuları olacak olan ikiz çocuklar remus ve romulus'u bir dişi kurdun besleyip büyüttüğü efsanesi var. tarkan filmlerinden tanıdık gelmiştir herhalde bu efsane? zira bizim de böyle bir efsanemiz var. hadi len oradan kurt hiç bebek emdirir mi, besler mi, efsane işte he de geç dediydim; ama latince "lupa" kelimesi hem dişi kurt hem de orospu anlamına geliyormuş. aslında bir kurt değil, bir fahişe tarafından büyütülmüş olabilirlermiş. aynı zamanda mesela İngilizler dişi köpek için "bitch" derken, biz türkler de "kancık" diyoruz. farklı farklı kültürlerin aynı kelimeyi kullanırken bir bildiği olmalı bence sjskks. bu sene de kral arthur filminde, kral arthur efsanesinden farklı olarak arthur bir genelevde büyütülüyordu. acaba senarist buna bir gönderme mi yapmıştı yoksa tesadüfi mi oldu merak etmiyor değilim :d

bu arada yunan tanrıçaları eklesin hsjsksk
felagund
felagund
2 ay
genelde neşeli bir insanım, demirel'in söylemiyle sorunları sorun etmediğimden ortada sorun görmeyen biriyim. ama tabiki bu küçük meseleler, yani kendim* ve çevremle** ilgili şeyler için geçerli (*:aşk dışında tabi, insanın kimyası biraz değişiyor o durumda, şu an öyle bir durum yok ama) (**: çevremde gerçekleşen olay toplumsal bir sorunun parçası değilse). lakin büyük meseleler için de üzüntü duymuyorum, büyük mesele dediğim kişisel meseleler değil, insanlığı ilgilendiren şeyler. İnsanlığın, toplumun, ülkemizin yaşadığı içler acısı durumlar beni öfkelendiriyor. ama bu yanlışları düzeltmek için her yere ulaşmam, herkesi kontrol edebilmem tabiki mümkün değil; ancak çevremdekilere tavsiye verebilirim. sonuçta marcus aurelius'un dediği gibi: dış kaynaklı olaylar üzerinde değil, kendi zihnimiz üzerinde otoritemiz vardır ve ancak bunu anlarsak kendimizde güç buluruz. yani diyeceğim o ki gidin hayatınızı yaşayın, neşelenin; osuruktan konuları kendinize dert edinmeyin. yalnız insan olun, sizden ekstra bir şey istenmiyor, iyi bir insan nasıl olunur ki diye üzerine uzun uzun düşünmeyin ve gidin iyi bir insan olun. hadi bakalım kış kış.
felagund
felagund
2 ay
lisedeyken okuldan çıkarken duvardan atlardık, kafeye falan giderdik geri gelirken yine duvardan tırmanırdık. çıkış kapısı uzakta kalıyordu. bir gün yine duvardan okula tırmanıyorum, kadının biri beni gördü ve dedi ki: "oğlum sen laz mısın, niye kapı varken duvardan tırmanıyorsun?" jdkdkdkdk dedim: "abla yaklaştın, karadenizliyim de laz değilim." hskdkdkdk
felagund
felagund
3 ay
ülkemiz çok güzel bir istikamette gidiyor, iki öğrencinin aynı odada kalması sakıncalıymış.