manfredvonrichthofen
konuşmayalı nasılsın baba ? bak bugün dükkana gelip elini öpemedim,boynuna sarılamadım ve seni koklayamadım ya nasıl burnumun direği sızlıyor bir bilsen. 22. yaşımda sensiz geçen ilk sen gününü yani baba gününü, babaların gününü yaşıyorum. aslında buraya yazıp yazmamak arasında çok gidip geldim yine başbaşa olduğumuz benim o hani çizgisiz kalın kapaklı defterim var ya oraya yazacaktım içime birikenleri ama yapamadım. dedim ki ben bunu birçok kişinin görebileceği bir yere yazayım, yazayım ki okuma fırsatı bulabilenler koşup babasına bir daha sarılsın, uzaktaysa bir daha arasın, kadrini ve kıymetini bilsin. İyi düşünmüşüm değil mi baba ? İftar vakti yaklaşıyor gözüm yüzünü kulaklarım sesini arıyor baba. hoca "allahu ekber" deyince sen "hadi allah kabul etsin" demezsen onlarca saat hasret kaldığım suyun bile ilk yudumu boğazımda takılıp kalıyor biraz öksürür gibi oluyorum kendime zor geliyorum.biliyor musun baba sakallarım yüzümü kapatacak kadar çoğaldıkça beni sana benzeten insan sayısı da onla paralel olarak artıyor . halamlar ben ufakken bana "küçük sedat" derdi sanırım benzerlik ben büyüdükçe artarak devam ediyor. en acısı da ne biliyor musun "babana çok benziyorsun" dedikten hemen sonra "ömrün benzemesin" denmesi, sahiden senle yaşadığım acı tatlı tüm olayları bir bir gözümün önüne getiriyor. vallahi baba sanki ayaküstü 3 saniyede senle geçen 21 senem gözümün önünden geçiyor. 47 yaşında ölmek ne kadar kötüyse insanlar ömrün benzemesin diyor işte. neyse baba insan buraya her şeyi yazamıyor ben gece titrek bir ışık yakayım, şu defteri de önüme açayım sen gel masama şenlensin odam baba oğul iyi bir dertleşelim hatta hazır sen gelmişken şu fener'in halini de bir konuşalım. ben buradan her şeyi yazamıyorum ama sen anlatmak istediğim her şeyi anlıyorsun. bu gece masama gelemezsen rüyama bekliyorum; adını hayırla anıyor,sana dua ediyorum ve seni çok seviyorum baba. sen günün,baba günün kutlu olsun.
manfredvonrichthofen
evet, sitenin en fantastik nickli ve sanırım çok uzun zamandır yazmadığı için de en hayırsız üyesi olan manfred'den hepinize kucak dolusu selamlar. :) eskilerden olup bolca yorumlaştığım dostlarımın aklına "bu manfred kesin hayalindeki balık etli,uzun saçlı kızı buldu, ondan uğramaz oldu" diye bir şey geldiyse hemen şimdi unutun onu olmadı öyle bir şey hala müzmin yalnızım. :) şimdi siz bunu okurken bir samimiyet kokusu alıyor musunuz bilmiyorum ama ben şu an yazarken gerçekten ince bir tebessüm ile yazıyorum umarım bu duygu yazıya da geçiyordur. bundan sonra eski günlerdeki gibi daha sık yazmaya çalışacağımı söyleyerek lafı çok uzatmadan kıymetli vaktinden zaman ayırıp bu yazıyı okuyanlara teşekkür eder, oruç tutanlara hayırlı iftarlar dilerim. ayrıca unutmadan bütleri olan arkadaşlara da başarılar dileyerek şimdilik veda ediyorum hoş ve mutlu kalın. :)
manfredvonrichthofen
ülke resmen mayın tarlasına döndü. ne zaman, nerede ne patlayacak bilmeden yaşamaya çalışıyoruz; yaşadığımızı sanıyoruz. lanet olsun!
manfredvonrichthofen
bu ülkeye dair hiçbir şey hiçbir zaman istediğim gibi olmayacak biliyorum. cennet vatanımızda cehennemi yaşıyoruz, kahroluyorum.
manfredvonrichthofen
hepinizin güzel bir hafta geçirmesi dileğiyle merhaba omüdedikodu halkı! :) yaklaşık bir aydan fazladır yazmıyordum ve bu süre zarfında sigarayı bırakıp yaklaşık 9 kilo verdim bakın bunlar önemli gelişmeler ona göre :) bunun dışında sömestrda İstanbul'a gidip ailemle bolca vakit geçirip kadıköy'ün tadını çıkardım ve tüm bunlar olurken şunu fark ettim ben samsun'u özlüyorum hem de baya baya :) şimdi gelişmelerden konu açılmışken daha önceki yazılarımda tasvir ettiğim ideal hatun adayını bulup bulmadığımı merak edenler de olabilir üzgünüm ama o konuda bir gelişme yok sanırım balık etli ve uzun saçlı kızların nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya :) şaka bir yana zaten bu işler aceleye gelmez hayırlısı diyelim :) bugünlerinizin mutlu yarınlarınızın ise umutlu olması dileğiyle hepinize kucak dolusu sevgiler :)
manfredvonrichthofen
tek 1 ders ve eksik olan 2 puan yüzünden annemin cennet kokusunu almaya, kız kardeşimin yanağını ısırmaya ve erkek kardeşime "ben burada yokken işler yolunda mıydı" deyip omzunu sıvazlamaya 1 hafta rötarlı gidicem malesef. eğer bu sabah sınav sonucumun 48 yerine 50 olduğunu görseydim şu an bu yazıyı yurtta pc'den yazmak yerine daha mutlu ve mesut şekilde otobüste telefondan yazıyor olabilirdim. dilimize dolanmış durmuş iyi-kötü ne ile karşılaşsak "vardır bunda da bir hayır" diyoruz ki bundan şüphem de yok bu yüzden vardır bunda da bir hayır diyorum olmuş ve olacağa çare yok sonuçta. şimdiden 1 hafta geç gideceğim için acaba okula bir hafta geç mi gelsem diyerek muhasebe yapıyorum neyse bunun için daha erken. ben 48 veren hocaya nefret söyleminde bulunmadan sizlere iyi geceler deyip hüsnü arkan'ın şiir kitabını elime tutuşturup yatağımın yolunu tutayım en iyisi.
manfredvonrichthofen
bugün kısa süreliğine yurttan dışarı çıkıp hava alma niyetiyle r11'e binip tramvay durağına doğru yola koyuldum. her şey normaldi kulaklığımı çıkarıp müzik dinleyip telefona not aldığım alacaklar listeme bakıyordum kız kardeşime hediyesini buradan mı alıp gitsem, İstanbul'a gidince mi alsam diye muallaklı bir durum içindeyken birden telefonum çaldı cennet kokulu anneciğim arıyordu orta kapının önünde ayakta gidiyordum ve annemle konuşurken bir yandan da kulaklığı cebime tıkıştırmaya çalışıyordum işte tam o sırada görme engelli bir adam otobüse binmeye çalışıyordu ama ben annemle konuştuğum için birazcık geç fark ettim neyse ki biri yardımına koştu ve bindirdi. annemle konuşmaya devam ederken içimde garip bir vicdan azabı oluştu ben daha yakındım ama fark edemedim diye ama olan olmuştu tramvay durağına geldik ve otobüsten ayrıldım. yaklaşık bir buçuk saat sonra işlerimi halledip dönmek için tramvaya bindim ancak içimde hala o vicdan azabından kırıntılar vardı ve üniversite durağına yaklaştıkça acısı tazeleniyordu derken karşımda oturan amca kalkmak için yardım istedi onu kaldırdım ve koltuğun arkasında cama yasladığı poşetlerini alıp onu karşılayacak tanıdığına kadar yolcu ettim gündüz yaşadığım acıya bir nebze olsun su serpmiş oldum. bana bu fırsatı verdiği için yaşlı amcaya teşekkür yaradan'a şükür olsun.
manfredvonrichthofen
svgml, svegilm, sevgml.. nasıl yazıldığını unutmuşum resmen.. durum bu kadar vahim arkadaşlar aslına bakarsanız yalnızlık uzun zamandır karmaşık olan hayatım yüzünden benim tercihimdi hatta bazen "bekarlık sultanlık" diyerek kendimi kandırıyordum ama sultanlık derken resmen imparatorluğa terfi ettim. şimdilerde kendimi yeni bir ilişkiye hiç olmadığı kadar hazır hissediyorum ve eminim ki uzun zamandır nadasa bıraktığım kalbim ufak bir sevgi tohumu ekilmesi halinde karşımdaki kişiye büyük bir aşk hasatı verecektir.
manfredvonrichthofen
bugün itibariyle annemi, kız ve erkek kardeşimi görmeyeli tam 94 gün oldu. akşamları annem ile izlediğimiz belgesel ya da programlar üzerine sohbet etmeyi, bu esnada kız kardeşimin bize çay ikram etmesini ve bilgisayar başından kalkıp bize eşlik etmediği için annemden azar işiten erkek kardeşimi sahiden çok özledim. tüm bu özlemlerin içinde babamı anmamak olmaz tabi. tabutunu omuzlayıp seni defnedeli 132 gün olmuş baba. 22 yaşımda olmama rağmen nispeten yaşıtlarıma göre artan ak saçlarım arkadaşlarımın dikkatini çektiği zaman o gün geliyor aklıma hani şu kavurucu ağustos günü. İşte o günden sonra kırılan kanadımdan ötürü olacak ki saçlarımda aklar baş göstermeye başladı. aslına bakarsanız ben de yağan kar sonrası kartopu oynamayı ya da yaklaşan yılbaşı için plan yapmak isterdim ama içimden gelmiyor bir türlü. ancak güzel şeylerde olmuyor değil samsun gerçekten bana huzur veriyor ve gün geçtikçe daha iyiye gidiyorum hele bir de finaller iyi geçer de bir an önce İstanbul'a gidersem değmeyin keyfime. eve gittiğimde annemin yaptığı böreği yiyip çayımı yudumlarken de yaşadığım mutluluğu sizlere anlatmaya çalışacağım dostlar, şimdilik esen kalın.
manfredvonrichthofen
bugün pazartesi sendromunu okulu asarak bertaraf ettim. uyanmam gereken saatten daha geç kalktım ve izlemeyi daha önceden planladığım "firar hikayeleri" belgesel serisini izlemeye başladım. sanki final haftası gelmeyecekmişcesine ders harici tüm aktiviteleri yapıyorum. tabi biraz daha kendimi şımarttıktan sonra ders çalışmaya başlamayı da düşünüyorum. umarım tatilim bütlerin gazabına uğramaz ve bir an önce İstanbul'a giderek aileme kavuşurum.
manfredvonrichthofen
bir gece de karnım acıkmasa; kıyamet kopar, merkür venüs'e çarpar, uranüs neptün'ü boğazlar, ay dünya'ya hareket çeker. neyse sonuçta gece bir şeyler atıştırmak zararlı olsa buzdolabına lamba konulmazdı hadi site halkı bir şeyler atıştıralımmm! :)
manfredvonrichthofen
arkadaşlar bu arada 19 aralık doğum günümdü geçti ama yine de yazayım dedim belki aynı gün ya da yakın günde doğduğum insanlar vardır. şimdi burç meraklısı kızlar "aa bu çocuk yay burcu bundan uzak durmak lazım" diye konuşmaya başlamışlardır bile ama ilk yazılarımı okurlarsa bende yay yerine yükselenim olan terazinin karakterime çok daha fazla etki yaptığını görürler hemen yargısız infaz yapmayın. :) ( hoş bu yay burcundan kızların neden korktuğunu da anlayamadım ama bu konuya ilgili bir arkadaş varsa ve beni aydınlatırsa sevinirim. :) )
manfredvonrichthofen
23 günlük bir aranın ardından tekrar merhaba omudedikodu halkı :) sadece yazmaya değil yazılanları okumaya dahi fırsatımın olmadığı günlerden sonra kendimi buraya yazarken buldum sanırım bir hayli özlemişim. bu yazıyı yazdıktan sonra ben yokken yazılanları gücüm yettiğince okuyup bilgim olan konularda fikirlerimi söyleyeceğim. herkese mutlu hafta sonları :)
manfredvonrichthofen
keşke içimizdeki bitki örtüsünü çürümeye terk etmek zorunda kalmasak. kendimizi emanet edebileceğimiz kişiyi bulana kadar canımız çıkmasa.
manfredvonrichthofen
daha önceki gibi şiir düzeninde paylaşılmasını adminlerimizden rica ederek doğduğum ay olan aralık& #39;ın şerefine yazdığım şiiri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

gitmişsin geceden belli

gönül kapımda var bir aralık

koparmışsın kasım& #39;dan kalanları

takvimde de var bir aralık

kulaklarımda kıyametçe bir çınlama

bu bir ayrılık

ve bügün aralık& #39;ın ilk günü

ayrılığın biri
manfredvonrichthofen
yazmak... yazmak beni sokaklara tüküren kıro yaptı. başka kitaplarla, başka başka oyunlarla kendimle yalancıktan arkadaş oldum. vedakar oldum dostlarıma. oturmuş içimi yalayan bir sığınak kusuyorum. baksana inanmaya bile inanır oldum bugünlerde.
manfredvonrichthofen
burada yazan birçok kişi geçmişine takılıp kalmış ve hayatına girmek isteyen insanlara ambargo uyguluyor. ancak şunu unutmayın yeni aşklar tetris gibidir. doğru insanı doğru yere koyabilirsen geçmişi yok edebilirler.
manfredvonrichthofen
rönesans döneminde michelangelo'nun elinden çıkan tek kusurlu fırça darbesi gibi hissediyorum kendimi. garip bir şekilde sevgilim sonbaharla kafayı yemiş durumdayım. dökülürken esrarını bir türlü çözemediğim yapraklar, tıpkı kendileri gibi beni de süzüle süzüle toprağa götürüyor.
manfredvonrichthofen
İnsan; ilgisini, sevgisini, mutluluğunu paylaşabildiği ve derdini, sıkıntısını, sevincini anlatabildiği birinin varlığına ihtiyaç duyuyor.
manfredvonrichthofen
kan tutmuş gözler.. sertleşmiş sakallar.. tekdüze bir gün.. miskinleşene kadar uykulu.. bedbinleşene kadar uykusuz.. zamandan soyutlanmışçasına renksiz.. efsunlanmış gibi cansız.. yaşıyor maskesi takmış yalancı.. öylesine bekleşen zifiriye bulanmış gasilhane.. çırpınan bir beden.. mutlak varoluşuma ve benim hikayeme hoşgeldiniz..
manfredvonrichthofen
manfredvonrichthofen
@manfredvonrichthofen
2015 Girişli