onumarkamsobee
hey! dün geceki sohbette uyuyakalmışım. kusura bakma @ilahiyatcibay , sesin de güzeldi ama işte uyku gelince bir anlam ifade etmedi.. zor geliyor yataktan kalkmak, bu sıcakta bir yerlere gitmek. kendim kaşındım. ne vardı hafta sonunu da dolduracak? artık yaz geldi galiba. sonunda! hava durumuna bakmadım gerçi. belli olmaz yine yağmurlar meydana çıkabilir. yaz gelmesine rağmen nezle olmak da bana has sanırım. kışın bu kadar sürmedi bu. ya hanımlar ya da beyler bir şey soracağım. alışverişe gittiğinizde mağazada ya da yoldan geçerken denk geldiğiniz vitrinlerde hiç etek tulum gördünüz mü kot? senelerdir denk gelemedim bir türlü. :/
onumarkamsobee
bugün baya eğlendim ben :d. hala hatirladikca gülüyorum bazi şeylere. İşim bittikten sonra, benim scheri alışverişe gelmişti, onun yanina gittim. koştur koştur bulundukları mağazaya daldım. abi bugün ne kalabalikti o mecidiye? hiç mi ev sevmiyorsunuz? gidin az evinizde oturun ya. ben mecbur olmasam çıkmam bu havada. sicak sicak. neyse. koştur koştur bir de onun denediklerine baktım, fikir verdim. en azından güzel oldu ve kiz aldi istediklerini. sonrasi zaten ayri olay. bir oraya bir buraya. sabah uyandigimda zaten kemiklerim, kaslarım ağrıyordu; iyice beter oldum ama keyifli bir beter oluştu bu :) bir ayakkabi icin taa piazza'ya geçtik. yolumuzun üstüydü neyse ki. tabi biz piazza'ya geçeceğiz diye her gideceğimiz yere, "nasilsa piazza'da var gitmeyelim" diyerekten gitmedik. mesela para çekmem lazimdi. baktim kalabalik ve biz ayakta duramiyoruz. "piazza'da var, gel şuraya sahile oturalim" dedim ve gittik yabancilar pazari'nin oradaki sahile oturduk. yazmadan geçemem. orada çalan müziklerin ben taa. siz anlayin. sonra yürü babam yürü. bir de ailesinden ayrilmistik piazza'da buluşmak için. bir ara yol üstündeki viva bar'a girmeyi teklif ettim bizim kiza. o da "hıı annemle babamı da ararız, onlar da gelirler" dedi. ben bunu duyar duymaz "tabi cagiririz. artik şarkı yerine de" deyip bir ilahi hatirlamaya calistim. benim babam seneler evvel zil sesini içinde "arafat dağı dağı" diye sözleri bulunan bir ilahi yapmisti. o ara bunu hatirlayamayinca, "medineniiin" dedim ama devamini getiremeyip kahkaha atmaya başladık. öyle bir ses tonuyla söyledim ki o kelimeyi, tutamadik kendimizi. genelde böyleyiz zaten. tabi daha sonra istesem de olmadi. :d hayir normal bir şeyim yok diğer insanlara göre. bence yaptiklarim bana göre gayet normal. bu normallik anormallik skalasını kim belirliyor ki? neye göre belirleniyor bu? o yüzden bana cikip da "sn nrml dglsn .s" demesin kimse. ağzına ıslak tuvalet terliği ile vurmayı geçer, direkt islak havluyla dalarim. dellendirmeyin benim gibi ponçik bir insani :( pert olmuş bir şekilde yurda döndüm ve sorumluluklarımın başına geçtim. çikolata krizim geldi galiba. ona dadandım. oyh sabahlar olmasın. günaydın!
onumarkamsobee
merhaba.. yine bir hafta sonu ve yol alıyorum da otobüste bir ablaya denk geldim. daha doğrusu yan yana iki kadin, benden taraftakinin kucağında da 4-5 yaşlarında bir oğlan çocuk. belki de 3 yasindadir, bilemiyorum. belediye evleri durağına yaklaşıldığında muavin hatirlatma yaptı. çocuk da kendince bunu söylüyor bana, yanimdakilere ya da kendi kendine. bu fark etmez. ne güzel konuşmaya calisiyor. fakat kucağında çocuk olmayan diğer kadın, sanki çocuk kötü bir şey yapıyormuş gibi, kızarak "şişşşt!" diyor çocuğa susmasi için. o gülen gözler bir anda soldu, cıvıl cıvıl sesler çıkan ağız bir anda sesi kesti. niye böyle olur olmaz şeylerde korkutuyor insanlar çocukları? o yaşta neden özgüvenlerini kırıyorlar? abi salın çocuğu. kötü bir şey yaparsa uyarin. ne zarari var onun? gürültü kirliliği bile yapmıyor. ayar oldum yine sabah sabah.
onumarkamsobee
merhaba.. bu duyurudaki "gece" hangi gece acaba? yani hangi saat araligi? yanlış anlaşılma olmasin, sohbeti beklemiyorum. oturup ödev yazmam lazim. ama evren bana resmen "amaaan zaten 15 puan alamayacaksin. ne ugrasacaksin?" der gibi ya baş agrisi yolluyor ya da başka bir şey. evet su an migrenim tuttu. ben sözde bu gece oturup bu ödevi yazacaktim. anlamadigim olay bir de bu ödev taratilacak. niye el yazisi hocam? neden yani? madem her türlü kalacagimizi söylüyorsunuz, bizi niye ugrastiriyorsunuz? anneanne usulü kafama bi yazma bagladim ve yataktan kalktigim gibi ödev başına. uyumak da fayda etmedi. bir tane de ilaç içtim çantadan bulduğum. bakalım.. hastayim zaten. evrencigim üzgünüm ama her türlü ben bu ödevi yapacağım!
onumarkamsobee
saate aldırmadan yine bir yol uzatma moduna girmiş bulunmaktayım. scherilerdeydum bugün. İlaç içip de gitmiştim. giderken de yolda kırtasiyeye uğrayıp kağıt, kalem aldık. niye? çünkü ödevlerim var. en geç pazara son ama ben daha bu gece başlayacağım. aksi gibi hasta oldum ve geceleri ayakta duramiyorum çok fazla ilaç alırsam, almazsam da halsiz oluyorum. bu gece durmam lazım. neyse. sonra gidip uzanmıştım ki uyumuşum. ne kadar uyudum bilmiyorum. maksimum 40 dakikadir ama. geçse geçse beş dakika geçer onu. ama o süre içinde rüya içinde rüya gördüm. tam rüyadan uyandığımı düşünüyordum ki aslinda ben bir rüya daha görüyormuşum da ondan uyanmışım. rüyamda can çekişen bir adam, çatlak bir baba, kisacasi çatlak bir aile var ve beni kaciriyorlar. tabi bu ruyamin içindeki rüya. o rüyamda kaza yapiyoruz. ben gözlerimi aciyorum, scherilerde uyuduğum koltuktayım. "oh be uyandım" demem ile aslinda gerçekte uyanmadigimi fark ediyorum. ne demek yaşar amca görüntülü olarak benim konusmadigim ve onun tanimadigi bir çocukla konuşmak? hayir hayir, bir tarafim da acik değildi. ben rüyasinda rüyada oldugunu fark eden tayfadanim. fakat korkacagimi, aci çekeceğimi bile bile de devam ederim. merak da. İnsanoğlu meraklidir. sonunu istiyorum. genelde "bu sefer ne şekilde ölüme gidecegim acaba?" sorusu ile devam ederim. neyse. üşüdüm. yol da daha var. azicik korkak olsaydim ne olurdu acaba? çok az ya. kulaklik düştü ve hala sesini duyuyorum. :d korkaklığı her zaman zayiflik olarak görmüşümdür. hele bir de bu korkaklik belli ediliyorsa dis dünyaya.. oh yeme de yaninda yat. günaydın!
onumarkamsobee
birkaç bir şey söyleme isteği ile geldim, söyleyip kaçacaktım ama ne söyleyeceğimi de bilemedim şimdi. ne dediğimi bilmez bir haldeyim. çünkü hastayım. azıcık bir rüzgar yemem ile üşüttüm galiba. etrafı pek de duyduğum söylenemez. ateş mi? birazcik da ondan var. onun dışında beni bekleyen iki ödevim var. ben bir ödevi iki sayfa sanarken, o aslinda yüz sayfa çıktı ve bana gol oldu. diğeri deseniz bildiğiniz kanun yazacagiz. a bir de hafta sonu sunumum var. bir galatasaraylı olarak koyacak bana genç fenerbahçeliler'in tarihini anlatmak ama olsundu, yenilmeseydim oyunda :(. günaydın. uyuyunca geçer belki her şey. hiçbir şey yok ama neyse :d
onumarkamsobee
yazıyordum ve gitti. bir daha alalım o zaman baştan. merhaba.. birkaç kez içimden yazma isteği gelse de yazmamış, yazmak yerine kendi kendime konuşmayi tercih etmiştim. sonuç mu? hiç. cidden koca bir hiç. hala ölmek istiyorum ama olmuyor. son birkaç gündür yine "hadi benim zamanim dolmuş olsun" diyorum ama anlaşılan dolmamis. kim belirliyor bunu ve neden bize sormuyor? sorsa da biz de istediğimiz zaman doldursak zamanımızı. kolay yol, biliyorum ölümü seçmek kolay yol. hiç dikkat etmem kendime neredeyse. dikkat etmem ki olacaksa olsun bir an önce artik olmasi gereken. ama olmaz. niyesini hala bilmiyorum. şimdi de durmuş kararimi vermiş olarak önüme bakıyorum. biliyorum. hem de adım gibi biliyorum ki ipler kopacak bir gün. hatta cok kisa bir zaman varmış gibi. siz cabalarsiniz aslinda ama kimse sizin cabaladiginizi görmez. sevmem ben yalanı. sevmem ama gerek görürsem de söylerim yalan. sonrasında güven yikilacagini bile bile söylerim. eğer aciklamami dinleyecek kisi varsa da aciklarim. tabi şu durum da var. ben aciklasam bile bir gram inanmayacagini düşündüğüm kisi kim olursa olsun aciklamam. evcil olmadigimi bir kez daha gördüm şu son birkaç günde. ben eve bagimli bir insan değilim. ben kişilere bagimli biri de değilim. evet. merkezime birini/birilerini koyuyorum ve koyulan kişiye/kişilere çok fazla değer veriyorum. yeri geliyor elim kolum yapıyorum. ama şu da var ki kişiye ailesinden daha yakin kimse olmadigi düşünülür. hah işte. olaya öyle bakinca benim yakinimda kimse yokmuş gibi duruyor. ben kimseye baglanmazmisim gibi duruyor bir bağ ile. anlatamiyorum su an aslinda. kisaca beni evden alin, benimle hiçbirini konusturmayin ama ben yadirgamam. bunu bile bile bağı koparmamak icin uğraşmak yoruyor beni. susmak da yoruyor aslinda. neyse. günaydın!
onumarkamsobee
uzun zamandan sonra bir şey hakkında uzun uzun düşünmem bekleniyor benden. ben ise içimdeki sesi dinleyecek gibiyim yine. bana oyun oynamaktansa direktman güvenmediklerini söyleseler bu şekilde canım yanmayacak benim. evet yanacak ama bu kadar da olmayacak. ben biliyorum ama bir de ağızlarından duymak istiyorum. seneler önce biten güvenlerini bir de bana söyleyebilecek cesaretleri olsun istiyorum. kendim cesaretli değilim aslında. hala birilerini kaybetmemek için bir taraflarımı yırtıyorum. ne gerek var aslinda, değil mi? sonuçta siz agzinizla kuş tutsanız yaranamayacak, gözlerindeki sizi degistiremeyeceksiniz. daha siz kabul edememişsiniz sizle ilgili birçok şeyi ve bir de kabul edemediklerinizi savunmanız isteniyor sizden. yoruluyorsunuz da yapacak bir şey yok. gözlerinizi gecelere yumup, gündüzlere açmalısınız ve güçlü gözükmelisiniz. güçlü duracaksınız ki kaybolmayasınız kurak topraklarda. güçlü olun ki kendinizi ayakta tutup sağlam kalın. bir halt yediniz madem bunun da sorumlulugunu alın. ben bile bile lades oldum. :d bir gün duyulacagini bile bile yaptim ve şimdi diyorum ki "iyi ki de yaptım". neden mi? çünkü bildiklerim bir bir yüzüme tokat gibi tekrardan vuruldu ve ben bir kez daha haklı olduğumu gördüm. birçok konuda haklı olmayı istemeyen biriyim ben. bu konu da onlardan biri. lades olduğumu ilk öğrendiğimde aglayamadım bile. onun yerine sarıldım. sımsıkı sarılıp, o bayildigim kokusunu içime çektim. sağ olsun, o destek verdi aslinda. o böyle boncuk boncuk bakip gülümsedi, sarıldı ve yolcu etti beni. yeter da, daha ne yapsın? :d. neyse. şimdi de önüme üç seçenek koyuldu. gerçi dün akşama kadar ikiydi bu seçenek, akşam üçe çıktı. üçü de birbirinden beter ailem için. bana kalirsa ilk seçenek çok güzel. hatta istediğim bir şey. zaten şu anda da ilk seçenekten baskasi seçilebilecek gibi değil. aile üyelerinden birini silmem ben. silmeyecegim gibi de okulumu bırakmam. evet. bir seçeneğim okulu bırakmam yönünde. İlk seçenek ise ileride düşünülen bir şeyin zamanini erkene aliyor sadece. peki madem her sey ortada ben neyi düşünüyorum? ben... ben bu seçimimden sonra bana seçenek sunan kişiyle aramda olacakları düşünüyorum. çevreye değil de bana guvenmediklerini ne zaman kabul edeceklerini düşünüyorum. günaydın! bu gece de ölümü ağırlar miyiz koynumuzda?
onumarkamsobee
yemedi.. o filmi izlemeyi galip ömer tevfik'im yemedi. nasıl yesin ki? ben duygu konusunda git gelleri olan bir insanım (bu cümleyi tamamlayabilmek için yaklaşık olarak bir buçuk saat bekledim. niye? çünkü teyzem aradı :d). bugün malumunuz bolca uyudum ben. sonrasında kalkıp biraz kitap okudum ve açlığım kendini gösterdi. dışarı kahvaltıya çıktım. bakın saat 15:30'larda ve ben kahvaltıya lahmacun yemeye gidiyorum. yadırgamamam lazım aslında bu durumu. normalde kahvaltı da etmiyorum ben. samsun'da kaldığım zamanlarda da öğleden sonra herhangi bir saatte yapıyorum. neyse. sonra gelip bir film indirmeye başladım. hint filmi. "befikre" adında bir film. filmin adı "özgürlük" anlamına geliyor. biraz saçma bir film ama benim dansa olan tutkumu depreştirdi. yıllar yıllar önce tangoyla tanışmıştım ben. hatta 23 nisan mevzusu yüzünden yapmıştık da basit halini. şimdi yine merak saldım ona. utangaç bir insanım bu konularda ben ama olacak ! İkna edeceğim ve olacak ! neysee o film inekoysun, ben de kitabımı okuyakoyayım. okudum da. bir bölümü daha bitirdim ve uykum da yok. bu gece biraz daha ilerletirim kitapta kendimi. her ne kadar birileri bana o ibne gülüşü atıp "göreceğiz bakışı" şey etse de.. -.- :d şaka bir yana bir iki aydır elimde sürünüyor kitap. boş kafamla oturup okuyamıyorum çünkü. kafam illa ki dolu oluyor. ama artık dolu olsa da fark etmeyecek şekilde keyif alarak okuyorum. beni onunla tanıştıran kişiye buradan teşekkürler. İsim vermeden anlar o :d. film inince izledim gitti de çok saçmaydı. yani bir parça. en azından eğlendirdi. ranveer tutkum yüzünden izledim de kadını sevmedim -.-. sonrasında o bir taraflarımın yemediği filmi açtım, daha ilk on dakikada dramı bastı. ulan ben nasıl izleyeyim onu? :( bu üzgünlükle kapatıp, buraya yazı yazmaya başlamıştım işte. sonra teyzemle olan konuşmamız var. döktüm ona olanları. kaç seferdir kızlarla neden olmadığımı soruyordu. bu sefer geçiştirmedim, anlattım mevzuyu. kafasına onu da taksın istemiyordum çünkü. hayır yani ne gerek var takmasına? ama ben malımı biliyorum. ben takıyorum diye, o da takar. kadın hepatit olabilirim diye kan tahlili yaptırmamı istedi arkadaşın hastalığını duyar duymaz. ama mevzu kendiyle ilgili olunca da bana bir şey demek veyahut dedirtmek yok. ne ala memleket ya -.-. öyle uzun uzun olan konuşmadan sonra ben bir çamaşır atıp, kendi halime bürünüp duş alıp rahatlamalıyım. @ikizler sen cips dedikten sonra oldu bu olayların hepsi. o cipsi aklıma soktun ve ben kendimi market yollarında buldum kahvaltımdan sonra. ama olsun. bayadır yememiştim, özlemişim. :d aa minna! unutmadan bir otobüs ne kadara tutulabilir aşağı yukarı? galiba seneye mezuniyetime sülalem gelecek. teyzemle sayınca en az 10 kişi geliyordu da. gerçi bu 10 kişide kalır, artmaz. rahatları önemli o gelecek olanların. :d şimdiden durmuş neyi düşünüyorlar? acaba ben ölecek miyim o zamana kadar? niye bunu kimse düşünmüyor? mesela ben o vakte kadar ölüp kurtulmayı planlıyorum bu dünyadan :d.
onumarkamsobee
öküz gibi uyudum. ara ara uyanmalarımın dışında yataktan kalkmak gibi bir delilik yapmadım. sanki hafta içinin acısını çıkartıyorum. bir de saftrik saftrik rüyalar görüyorum ama olsun. onlar sayesinde saat kavramimi da kaybettim. malum perdeyi de açmıyorum. neyse hadi ben az daha uyku denemesi yapacağım. o kadar kurmaya calistigim düzen yine yerle bir. bence bu da benim düzenim.
onumarkamsobee
bugün günlerden "...". dünkü sessizlik bugünün habercisi.. tırnak içindeki noktalı kısım sizin doldurmanıza emanettir. ben öyle birakmayi tercih ettim. ardından ise ne anlayacağımı bilemez bir şekilde mevzuya karambole bir giriş yapmayı uygun bularak, "naber?" diyorum. beni sormayin, benden iyilik sağlık. sağlık yok gerçi. bu yaşımda annemde bulunandan daha çok hastalığım var galiba. onun disinda gayet iyiyim. kafamda iki ay sonra eve nasil gideceğime dair dolanan düşünceler de mevcut. o otobüs yolculuğu nasil çekilecek? tabi bunun disinda ben bir kek yapmışım.. ama yapamamışım. dibi yanmış. bence fırından kaynakliydi (gözleri yukarida, kendi beceriksizligini içten içe kabul eden ama etmiyormus gibi davranan kişi bakışı).. bir dahakine daha güzel olacak o ya. yaparim ben. başka başka şeyler de denemek istiyorum ama mümkünse içinde fırın ihtiyacı bulunmayan şeyler olsun. bulunacaksa da benden uzak olsunlar. ayrica çokça da uyuyorum. sinavim vardi hafta sonu ve sonucunu hala öğrenmedim. neyin sürprizini istiyorsam? :d şöyle bir bakinca genel anlamda iyiyim aslinda ben. tek sıkıntı kendimi derslere verememek olsa gerek. onu da halledecegim. tabi önce sapiens bitecek. bitmeli. bu gece sapiens gecesi. bugün çok uyudum. yol yormazsa sapiens yorsun. a bir de ne güzel kız kesenler var öyle? yaklaşık 20 dakika önce falan, belki de 30, atm'den para çekmeye gidiyordum. kuyruğun sonunda bulunan muhterem bey, kuyruktan çıkan şortlu kızın bacaklarına bir bakti ki ben dibi düştü, çene gitti sandim. tamam ben de kestim kizi ama caktirmadan kesme yetisini hala edinemedin mi yavrucum sen? "kesme" demiyorum. yine kes. ben bile kesiyorum ama çaktırma bari. :d neyse ben gidiyorum. daha bir sürü bir sürü planlarimiz var bizim. durmak yok, yola devam! günaydın!
onumarkamsobee
annemin dediği oluyor şu an. "gece yatmak, sabah kalkmak bilmezsin oas" der bana. o zaman gece yatiyordum oysaki ama bu gece uyumadim. şu an da kalkmak bilemiyorum yataktan. İşin ilginç yanı derse gideceğimi de söylemiştim arkadaşa. kiz uyanmayacagimi bildiğinden ariyor. abi hic gitmemisim, bir kere olsun gideydim iyiydi. ayılmam lazim ama önce gözümü acabilmem lazim. neyine senin sabaha kadar dert dinlemek acaba? :/
onumarkamsobee
bazi şeyler vardir. özlenir. bugün de özlediğim bir şeyleri fark ettim. abi yerine koyduğum biri vardir benim. mesela onunla muhabbet etmeyi özlemişim. çok sık konuşmayız ama gözüme bakar, anlar ve "gel" der. giderim. gider az buçuk anlatirim. bazen anlatmaya hazir olmam, susar gülümserim. konuşma işini hazir olmaya birakiriz o zaman. bir dostum daha var. o da bakar. bir durur, iki durur, iyice acayipsem döner "ne oldu la" gibisinden sorar. bugün ikisiyle vakit geçirdim. kaşık almış eve kız. kaşık oyunu oynadık. bizim yörede vardir o oyun. ama çok sık oynanmaz. benim aile de pek oyuncu değildir. ben de oynamam çok fazla. beceremiyorum. daha doğrusu becermek için ugrasmiyorum. üçlü ne güzel oynadik ama :d şimdi de durmuş abiye verdigim sözle yapmayacağım şeyi yapip ana yoldan yurduma gidiyorum. normalde birakirdi da gerek yok ki. ben sessizligi sevdigimden aradan geçer giderdim yurduma. İçi rahat etmedi. "ölümü gör" demese iyiydi. dediğinden sapamadim zaten bir sokağa da olsa. bugün de böyle olsun be abi. napak :d günaydın! İlgileneceğim iki ya da üç kişi var şu fakültede. diğerleri yalan dolan. onlari da kaybetmemek için uğraşıyorum. fakat bu aralar cidden farkli bir alemdeyim. kendimi kaldiramiyorum yattigim uykudan. deniyorum ama olmuyor. size "günaydın" dememe aldirmayin. aslinda kendime diyorum onu. ama gördüğünüz gibi hala uyanamadim. uykuyu çok sevdigim doğrudur ama bu uyku başka uyku. gereksiz yere yattim bence bu uykuya ben. beynime bunu kabul ettirsem, şu an bu halde olmazdim. beynim, bebeğim hadi ama! gelmedi mi vakti daha? hadi gavatoz hadi lan! ben sıkıldım böyle dolaşmaktan. gerçi bir tek doğru var: mutluyum ahsgsgsh
onumarkamsobee
saat yine olmuş 04:49. peki ben? ben yine durmuş bir şeylerle uğraşıyorum. çoğunluk boş şeyler. bu gece sabahlamayı düşünmüyordum aslında. ama iyi de olmuş gibi. uykum var. ama uyumak da istemiyorum. saate bakınca uyursam sınava gidemeyecekmişim gibi hissediyorum. yersiz bir korku aslında. İçimde olan diğer korkular gibi. onların da hepsi yersiz bence. aslında tüm korkular yersiz olabilir. en fazla ne olacak ki? en fazla ölüm değil mi olacak olan? ölüm de aslında bir kurtuluş değil mi? bence öyle. sonuçta bu saçma sapan hayattan kurtulmuş oluyorsun ve öldükten sonraki hesaplaşmaya da inanıyorsan da daha fazla günahın olmuyor. oh ne güzel. bazen düşünüyorum. beni bebekken hastaneye yetsitirmeselerdi ne güzel olurdu aslında. değil mi? yani bebeksin. sabi sübyan :d. bu dünyanın derdiyle hiç tanışmadan gideceksin. ben isterdim. beni bu dünyaya getirmemesini isterdim annemin. ama malum, bizim isteklerimizin bir önemi yok o konularda. akıl yerine geldikten sonra biraz biraz önemi oluyor. bakın tamamen hiçbir zaman önemi olmuyor. hep bir engel çıkarılıyor öne. ben böyle düşünüyorum en azindan. yine böyle şeylere dalmam iyiye işaret değil. ne güzel goygoyu bol muhabbetler ediyordum ben. migrenim tutmuştu belki ama iyiydi. elim kolum bağlanmamıştı en azindan. sonra ne olduysa oldu ve aklıma soramadığım hesabım geldi. sonra bir kez daha anladım ki insanlar beni mutlu sanıyor. derdi de sevdiği çocuğun onu sevmemesi ve kafasinin yillarca ona takılacağını düşünüyorlar. la alt tarafı karşı cins. elden gelen yapilir ve olmuyorsa yola devam edilir. bunu senelerce niye kafamiza takalim? her iki cins için de geçerli aslinda bu durum. mutlu olmak. hem de disaridan öyle olduğuna inandirmak milleti. vay be. ben neymisim öyle. :d geyik muhabbetleri ile geçen bir hayatim olduğu düşünülüyor. gülsem mi? ağlasam mi? bilemedim. gülmek istiyorum. çünkü bu algiyi ben yarattim. ben ördüm etrafa duvarlarimi ve sonuç olarak da bunu aldım. gülmek istiyorum. çünkü cidden mutluyum ama içimde kapanmayan o hesapla da gün geçtikçe daha çok karşı karşıya kalıyorum. ağlamak istiyorum. çünkü her halti gözardı eden ben, bu hesabi gözardı edemiyorum. ağlamak istiyorum. çünkü bam telimin bu kadar saçma bir konu olmasini kaldiramiyorum. daha doğrusu kabullenemiyorum. hele bir de benim karşıma geçip "herkesin bir imtihanı var. bu da senin imtihanın, kaderin" demiyorlar mi? öyle bir ifrit olup çıkıyorum ki öfkem katlaniyor, kahkahalara dönüşüyor alaycı gülümsemem. bu dünyada her halta da "kader be gülüm" denilmez ki dayı. az şu çuvaldızı kendisine batirsin bu insan müsveddesi de kendi seçimlerinin sonucu olduğunu kabul etsin. sen seçim yaparsin ve hayatin buna göre şekillenir. aha o benim imtihanım olarak nitelendirilen şey de yıllar önce bir seçim yaptı. seçimi ne mi oldu? beni hastane odasında bırakıp gitmek oldu :d. ne kadar ironik ya. millet annenin ve babanın evlat sevgisinin her şeyin üzerinde olduğuna inanıyor ama bana göre öyle değil. bana göre annenin ve babanın sevgisine bile bel bağlamamak lazım. hani bir söz vardır, bilir misiniz? "evlattır. atsan atılmaz, satsan satılmaz". hah işte ben buna pek de inanmam. bakınız çok da güzel atılıyor. yıllarca onunla ilgili hiçbir şey merak edilmiyor ve bir gün gelip de rahatsizlanildiginda "benim x'im var. bana bakar" demeyi çok iyi biliyor kişi. tabi o x de bu lafı bekliyor ya, koşmayla gidecek o kişiye :d. tabi bundan bir müddet sonra da geberip gidiyor. x'ten de ardından dua etmesi isteniyor. "mekanı cennet olur inş .s" demesi bekleniyor ve hatta açık açık isteniyor bu. hah! vay be. peki niye yapsın x bunu? "babadır. hata yapar, affetmek lazım" diye mi düşünsün? :d yahu yok öyle bir dünya. kimse kendisine yararı dokunmayan biri için iyi şeyler hissetmez. hele bir de kendisini bırakıp giden biri için içinde nefretten başka bir duyguyu barındırmaz. bu yaşına kadar eksik büyümesini sağlayan kişiyi tanıdığını bile belli etmez. huh! neyse da. ne ara buraya geldiğim bilinmez. ama bu halimden memnunum. yani fitili ateşleyen o zat olmuş, sonrasini ise ben ilmek ilmek işlemişim. bu hale gelene kadar ne yapmışsam ben yapmışım. fitili ateşleyene çok da suç bulmamak lazım. ama bu kin, nefret beslemeye engel değil :d. günaydın mi diyeyim? yoksa iyi geceler mi? 100 kelime olmadan yatağımla buluşma olanağımız pek yok. huzur bulduğum kollara da gidebilme şansım yok. en iyisi işime döneyim ben. zaten siparis etmek istediğim şeyden de stokta yokmuş :(. bir de pazartesi günkü operanın bileti kalmamış. beni bir hüzün almış gidiyor. bu 100 kelimelik metin yazmak mı koyacak bana? :/ hi minna ! İyi günler !
onumarkamsobee
kulağımda kulaklık. evet dayanamadım, yine bir ttec aldım kendime. kafami da dayandim cama, akıp giden manzarayı izliyorum. basimda ise hafif bir ağrı var. uyuyacagim sanirim yurda gittiğimde. bilemiyorum. uyumak yerine başka bir şeyler daha yapabilirim. mesela ders çalışabilirim. çok severim ya ders çalışmayı, ondan. yarın sınavım var. aslinda yoruldum. yorgunlugumun sebebini ise tam bilemiyorum. ama her şeyi rafa kaldirma isteği oluşturuyor bende. ben ise bu isteğe boyun eğmemeye calisiyorum. basarabilirim bence. bu kadar zaman durup da şimdi niye pes etsin ki kişi? şu yağmurda uyusam, dinlenir miyim acaba? belki dinlenebilirim.
onumarkamsobee
"bugün günlerden pazartesi.." diyerek girmek isterdim fakat maalesef bu şarkı sözü için şu anki gün uymuyor. teknik olarak cumartesi günündeyiz çünkü. üzgün değilim. neyse. alışkanlık edinmek ne kadar kolay bir şeydir aslinda. hele bir de siz farkinda olmadan ediniverirsiniz ya, bir saskinlik gecirmenize yol açar bu farkina vardigiz an. ondan sonrasi zaten uçurum gibi bir sey. neyse ne. alışın bir şeylere. ama öyle de ahım şahım alışmayın. dozunda alışın. sonrasinda sizi sıkıntıya sokacak şekilde alısmanin da bir manasi yok. aha aklıma duman geldi. "manası yok" isimli sarkilari. neyse. ben uyuyamadim da. saçmalama evreme girmiş bulundum uyuyamayınca da. bir de azicik kafama taktigim hafta sonu girecek olduğum sınav var. ondan bunlar hep. a tabi usb kablosuni da unutamam. şarjı dolması gereken telefonun sarji ya sabit kaliyor ya da azaliyor. hala muallakta olan bir durumun içindeyiz kendisiyle. günaydın !
onumarkamsobee
merhaba.. İnsafa gelen bir ben. neden geldiğini düşünen bir beyin. oturmuş fotokopisini çektirdiğimiz notun aslından sıkıntılı yerleri yazıyoruz. niye mi? lanet olasica renkli kalemler yüzünden. fotokopi siyah beyaz olunca bazilarini göstermemiş. 200 küsur sayfa not ve ben çoktan sıkıldım. renkli kalemleri sevmezdim, şimdi iyice sevmez oldum. sevmeme puanım yükseldi. mavi ve siyah neyinize yetmiyor? :/ defter da bu. bir de kırmızı eklersin olur biter. niye bu kadar renklisiniz? :/ normalde siyah beyaz severim ama deftere de sadece siyahla olmuyor işte. neyse ben gideyim. bir de buradan usb kablolarına saygılarımı iletiyorum. orjinal de olsan, çakma da olsan dayanmıyorsun be gülüm.
onumarkamsobee
ben ne güzel şuracıkta uyuyacaktım. ne vardi da üzerime su attın anne? sana ne zararim vardi yani? ne güzel esiyor hava. buz gibi maşallah. evet.. esiyor esiyor. bir yandan rüzgarın ağaç dallarini oynatmasindan dolayi kipirdayan yapaklarin sesi doluyor kulaklarima, bir yandan da üzerimdeki namerne çatının tepesinde hareket esen kurumus yapraklarin sesi.. tabi unutmamak lazim, iceriden de cekirdek citleme sesleri geliyor. :d ben ise oturmus yeni kitaba başlamış idim. fakat bu güzel havada beni bir uyku bastirdi. ben de uzandim, uyuyacağım. ama buna izin verilmiyor. içeride yatacakmisim. yahu iceride yatacak olsam, dışarıya niye örtü yazip uzanayim ben? öyle bir akşam geçiriyorum işte. bu siralar akşamlarım, tabi estigi zamanlar havanin, kapinin önündeki betona örtü serip uzanarak veyahut da o örtünün üzerinde kitap okuyarak geçiyor. güzel de oluyor hani. telefonu da kapatıp şarja takıyorum. ondan da ses seda çıkmıyor. biraz kafa dinliyor insan. hafif bir halsizlik var üzerimde. birkac güne gider sanırım. iyi aksamlar. bir sohbet mi etsek ki şu güzide mesajimin altinda? :d
onumarkamsobee
yine geç kalan bir otobüs dramı yaşıyorum şu an. hayır ben geç çıksam, o erken geçmiş olur. ben erken saatinde durakta oluyor, zat-ı muhterem gelmiyor. ağaç olmaya alıştım. dün halledemediğim işimi hallettim ve bir türk kahvesi yapmışım ama var ya.. ben övmedim kendimi, başkası övdü. asıl olmasi gereken de budur zaten, değil mi? :d yalnız herkes şekerli içiyor diye uğraşmamak için kendime de şekerli yaptım. şu karin ağrısı ile hiç de hoş olmadi. bu arada ottobüscüğüm geldi. şükür. o sıcak havadan bir müddet de olsa kurtuldum. bir şey soracağım, kahveyi şekersiz ve kahvesi bol içmek zararli midir? ben sahsen hem nescafeyi hem de türk kahvesini kahvesi bol içerim. şu siralar nescafe de kesmediginden türk kahvesine daha cok sardım. zararliysa da artik yapacak bir sey yok ama yine de sorayim dedim. neyse, kararini veren birinin rahatligi ile devam ediyorum. bir insan kararini kesinlestirince ne kadar da rahat oluyormus öyle. :d kac gündür sabaha karsi uyuyorum ama sıcak yüzünden erkenden uyaniyordum. bugün ise öğlene kadar mis gibi uyumuşum. bu arada siz siz olun aç karna kahve içmeyin pek. bazen bünye error verebiliyor. evet hanimlar beyler merdivenden kayanlar, ben artik yolculuğumun keyfine varmak istiyorum kulağımdaki şarkılar ile. tünaydın. :d
onumarkamsobee
merhaba.. ben bir kitap bitirdim fakat hala ben mi onu bitirdim yoksa o mu beni bitirdi emin değilim. çok hoş bir kitaptı bu. her zamanki gibi tek bir yerde durmadı. yİne birçok yeri gezdirdi bana. kahramanlarla beraber bir dağa tırmandım, kutsal bakire ile ilgili şeyleri dinledim. bİr adamın aşkı için maneviyatla ilgili olan yeteneklerinden vazgeçişine şahit oldum. bir kadının ise yeniden inanç duyup, adamın maneviyatla ilgili olan görevine yardım etme kararlılığına şahit oldum. aslında ikisinin de istediği yıllar sonra birleşmeleri idi. İkisi de doğru olanı yapmak istiyordu kendilerince. ama ikisinin doğrusu da bir türlü denk düşmüyordu. en azından sonunda ikisi de kendi doğru yollarına girdiler. İnancım zayıftır benim. bununla ilgili de bir sıkıntı yaşadım diyebiliriz. tam da o sıralarda gidip almışım kitabı. ben sanıyorum normal bir aşk hikayesi. ama olur mu hiç? İlla ki bir şeyler olmalı içinde. :) İyi de oldu. :) kendime gelmem lazım, bir dakika. bu sıcakta doğru düzgün bir şey de düşünülmüyor. deniyorum ama yok yani :d bu sıralar beynimi şarkılarla meşgul ediyorum. acaba şu telefonu kenara atsak ne olurdu? uçak modu da uygun kaçar aslında. yani amacıma uygun olur. mesele kafa dinlemek. telefonu mp3 gibi kullanmam, kafa dinlememi engellemez bence. bu arada kitaplığıma yeni kitaplar eklemeye gideceğim yarın. kararımı verdim. belki de film eklerim. anime filmlerinden. daha önceleri izlediğim filmleri buldum çünkü d&r'de. :d beni batıracak olanlar sanırım kitaplar ve eski filmler. ama olsundu.. ne olacaktı ki sanki? para ona gitsin yeter ki diyerekten kendime moral veriyorum :) şey bir de ben yine bir şarkı buldum. hoşuma gitti yani :d sibel alaş - adam. korkuyorum... farkındayım yazının gidişatı ile alakası olmayan bir şey söyledim şu an. bu da benim huyum işte. buraya kadar okumayanlarınız olur belki. ona güvenip yazdım diyebiliriz. malum ben iç dökmekten çok, içimin etrafında gezinenlerdenim. cümle aralarına sıkıştırılmış bir iç döküş oluyor genellikle benimki. güvensizliğimden mi kaynaklı acaba bu? yoksa geçmişimin ve şu anımın burada olmasından mı? olabilir.. pek fazla içindekileri anlatmayan bir insanım çünkü. her insanın içinde açılmaması gereken gizli bir yeri olduğuna inananlardanım ben. İçten içe inanıyorum buna. bundandır belki de cümle aralarına saklanışlarım. bundandır belki de bazen susup izlemem denizi. deniz demişken, gün sayıyorum denize gitmek için. beni acımasızca dövmesini istiyorum. belki akıllanırım o zaman? ondan kaçamıyorum. gize inanırım ama onun her şeyi görebildiğine de inanıyorum. yani ondan hiçbir şeyin saklanamayacağına. o yüzden temiz bir dayak atar sanırım bana. :d tamam yahu.. kızmayın yine ç.evresinden dolandım. biliyorum. boş bir anımda korktuğumu söyleyip, başka yerlere daldım. kaybetmekten korkmuyorum ama bu sefer. çünkü bu sefer kaybetmeye hazırlıyorum kendimi. bir gün olur da kaybedersem, beklemediğim bir darbe olmayacak bu. İnsanı beklenmedik darbeler alt edermiş. beklenilenler beklenmeyenler kadar zarar veremez bir insana. ama yine de içimde tarif edemediğim bir korku var. eskiden yaptığımı yapıp, koltukların ardına saklanabilsem yine. ama hayır. yapamam. ya da birine beni sıkıştırdığı zaman kafa atabilsem. önceden çok güzel yapardım bunları. ama bunlar 5-6 yaşlarındaydı. o zamanki kız annesi sabah işten gelmesine rağmen, annesini "ezan okunuyor anne. uyumaman lazım" gibi saf bir düşünceyle uyandıran kızdı. çünkü ona ezan okunurken yatılmayacağı öğretilmişti. elinden biberonunu eksik etmeyen kızdı. korktuğunda anneannesine sığınan kızdı. koşar gider onunla uyurdu. anneannesi onu yalnız bırakmazdı. o korurdu onu. bİldiği bilmediği tüm kötülüklerden korurdu. sonra teyzesi vardı. o da korurdu onu. hele ki iğneden bile koruyan dayısı vardı onun. peki şimdi? şimdi kim koruyacak? anneannesi nerede? teyzesi nereye gidiyor? hepsini geçelim, o korunmaya muhtaç olan kız mı artık bu kız? o kız gibi saf mı? dayısının transitini yanlışlıkla vitesi boşa alıp da geri geri gitmesini sağlayan ve onu durdurmak için kapının oradan ileriye ittirmeye çalışan kız mı? koskoca transit lan o manyak kız! sen nasıl engelleyebilirsin onun geriye doğru gidişini? bu kız o kız değil. üzgünüm. o yüzden de kendi kendini koruyacak sanırım. ama neyden? o da bilmiyor. ama olsunduuu. ne demiştik? kuşlar uçuyor. :d