sakurashisi
sakurashisi
9 gün
zordur bu dünyada kadın olmak! dünyanın her yerinde her saatinde! yüzyıllar öncesinde de böyleydi amerikasında afganistanında türkiyesinde de böyle! yaratıcılık vasfının tanındığı tek varlık olan kadının 'savunmasız' kategorisinde görüp 'erkeklik'duygularının hegomanyasında kadına karşı 'şiddet' uygulamak tabi ki erkeklerin 'evrimsel' aşamalarından biri olan hayvanlık içgüdülerine tam da yaraşır bir eylem. kadınlar saklansın kadınlar korunaksız varlıklar korunsun kadınlar erkeklerin himayesinde kalsın bla bla bla... bugün afganistanda hiçbir dini açıklamaması olmasına rağmen burka içerisinde saklanan kadınlara karşılık evlerinde eşinden zulüm gören, genç yaşta evlilik ve hamilelikle birlikte ölen,boşanmış kadına fahişe yaftasıyla bakan kendi aileleri olan ve hatta bu yaftadan korkup dinde her ne kadar mübah olsa da boşanmayıp hayatının zulmüne mecburen katlanan kadınlar... ve biz ülkemize bakalım, evde getirdiği limonatanın şekeri yerinde değil öldürülesiye dövülen kadınlar,aldatılan kadının en doğal hakkı olan boşanmayı yediremeyen 'adam'ın eski eşini saçından tutup yerde sürüklemesi, geç saatte otobüste tek başına olan kadının elleri kesilerek yakılarak vahşice öldürülmesi,eşinden kaçıp polise sığınıp polisin'aileni yıkma'diyerek geri gönderdiği kadının eşi tarafından 2 gün içinde öldürümesi ve en son 17 yaşındaki gencecik kızın sevgili terörüyle öldürülmesi vs vs... sözüm bizatihi tüm erkeklere değil elbette ama bugün baktığımız zaman birçok suç birçok savaş birçok huzursuzluk birçok eziyet birçok kuraklık, ya erkeklerin hırsı ya da erkeklerin üstün olma merakından gelir. kadınların da vardır elbet içerisinde iyiliği olmayanların. belki bireysel düşünmek lazımdır ancak dünyadaki acılara bakarsak yüzde 80 oranı erkek kaynaklı! bir cinsel organın duygu ve düşüncelere böylesine hakimiyet kurabilen ve 'erkeklik vasfının' salt söz geçirme olarak algılayan bir insan türü olarak kadınları aşağılaması yermesi toplumdan soyutlaması ve kadınları bir hizmetçi olarak görmesi,her dinin temelinde veyahut inanmayanlar için varoluşcu felsefenin temelinde insan olmanın gayesinde dünyanın hiçbir zamanında ve yerinde kanıksayabileceğimiz bir vahşet olmamalı. salt kadın cinayeti ve şiddetine değil, güçlünün kendinden daha savunmasız olarak gördüğüne karşı üstünlük kurmasına karşı gelmeliyiz ki,bugün var olan acılar bir nebze olsun dinsin.
sakurashisi
sakurashisi
14 gün
trolleme amaçlı fal bakıyorum diyip 3 kişinin de baktığım fallarında dediğim her seyin çıkması :/ siz siz olun fal falan baktırmayın,bakanın geceleri sefa topsakalın da dediği gibi haram geceler oluyor :d
sakurashisi
sakurashisi
15 gün
teori:ders çalışırken yoğurt etmek ciddi anlamda insanın direncini arttırıyor.
sakurashisi
sakurashisi
16 gün
otobüsler insanı ciddi anlamda çok yoruyor olmasına rağmen ekspreslere binince sosyalleştiğini düşünen bir tek ben miyim acaba😂
sakurashisi
sakurashisi
17 gün
herkes istanbulda yaşıyor mübarek,şu şehir 15 milyonu kabul etti de bir beni mi kabul etmiyor anlamıyorum :/
sakurashisi
sakurashisi
17 gün
hayatın merkezine ve algısal odak noktasına ne kadar tek olan düşünceler eklenirse o kadar takıntı haline gelip bir o kadar da hayal kırıklığına uğruyor insan,bu yüzden mümkün olduğunca yapılması gereken işler varken fikir sarayınıza kral olarak, ayrıldığınız sevgilinizi ya da size yanlış yapan insanları ya da hayatta zerre önemsenmeyecek bir problemizi ilan edip düşünme vaktinizi boşa harcamayın :)
sakurashisi
tatil bitiyor :( yine depresyon time :/ pazar sendromunu 1 hafta öncesinden yaşamaya başlayan var mı ki acaba :(
sakurashisi
önceliklerimiz gerçekten her insana göre öyle farklılıklar gösteriyor ki, kimi kariyer peşinde kimi gönül işinde, herkesin gerçekten kendi derdi kendine :) hayat güzel yine de, bazen acıda olsa zevk almayı bilmeli insan, üzülmeyin sevip de kavuşamayanlar ya da sevgilisi olmayan büte kalanlar ya da hala sınavı olanlar, her sey insanlar için :)
sakurashisi
vize haftası insan gerçekten bunalıma giriyor, işin garip tarafı telefon ve boş duvarlar bir değişik anlam kazanıyor.... sanki yıllardır vize haftası gibi..
sakurashisi
sakurashisi
10 ay
whatsapta belli süre konuşup sonra engellemeyi oldukça saygısızca buluyorum:/ yapmayın etmeyin karşınızdaki adam yerine koymicaksanız konuşmayın arkadaşım..:d
sakurashisi
sakurashisi
10 ay
sevmeyi beceremeyenler bu işlere kalkışmasın, seven de adam gibi sevsin bir öyle bir nöyle olmuyor bu işler, bir taraf daha fazla sevince de yürümüyor arkadaş, değer vericeksin saygı duyucaksın en basitinden saygı dahi duymuyorsun boş yapmicakson ufaktan gidiceksin, bu ne arkadaş millet vazgeçemiyor kendisinin sevilmesinden ama diğer yandan en ufak bir değer vermek yok, özellikle erkekler seven kızların duygularıyla oynamayın bak giden geçip giden zamana oluyor...
sakurashisi
sakurashisi
11 ay
en çok özlenilen insanların başında gerçekten yeğenler geliyor:/ hele minikse, telefonda tüm galerinin yüzde 80 i onun fotoğraflarıyla doldurulur, memlekete gidince okula döndüğümde bakıp bakıp severim diye onlarca çekilen fotoğraflar :) en güzeli de şu ki memlekete gittiğimde kapıyı açtığımda karşımda penguen gibi paytak yürüyen bir kızın halasını görünce o gülümsemesi :d her şeye bedel, yeğenimi çok özledim. allah herkesi özlediği insanlara kavuştursun :(
sakurashisi
sakurashisi
11 ay
sözüm erkeklere, bir kaç defa gördünüz bir kızla sosyal medyada konuşup sonradan birlikte bir seyler yapmak istediğinizde aslında kızı beğenmediğinizi(fiziksel olarak) farkedip kızı alıştırdığınız o hoş sohbetleriniz sonrasında kıza pskolojik yıkıntı olarak geri dönüyor, yapmayın etmeyin fikriniz ve zikriniz ne olursa olsun, ya beğendiğiniz biriyle konuşun ya da konuştuğunuzu beğenin.. (sonrasında teselliyi çevresindekiler vermek zorunda kalıyor:/)
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
umutsuzluklarınızın üstesinden nasıl geliyorsunuz? ya da çaresizliklerinizin, inancınızı kaybettiğiniz anda ne yapıp kendinizi toparlıyorsunuz ?
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
okul başlayıp yurda gelince, evlensem de gitsem moduna giriyorum.. bir insanın hayat enerjisi hiç mi olmaz :/
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
burdan mezun olanlara bu sözlerim... zamanın gerçekten hızla geçmesi için ne yapmak lazımda bir gün bizde mezuniyetimizi görelim:/
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
pişmanlıklarm var hayata dair, kurtulamadığım huzursuzluklarım... çalkantılı günler yaşıyorum hayat bana zor geliypr.evet allah kimseye katlamanayacağı bir yük vermezmiş ama çoğu zaman güçsüz hissediyorum kendimi hatta öyleki bazı ufak sorunları kafamda devleştirdikçe daha acizmişim gibi geliyor. ne okuduysam ne ettiysem kafi gelmedi. İleri boyutta insan olmak bile bana zor geliyot çoğu zaman. çok absürt bir olay yaşadım mı hayır ama herkesin sorunları başkadır ya hani kimisi sevgilisinden ayrılır diye ağlar kimisi annesini kaybetti diye.. benimki de çok başka bir sey.. ama ne ettiysem şu içimdeki huzursuzluğu atıp kendime gelemiyorum gittikçe yalnızlaşıyorum.. beynimi söküp atmak istiyorum ama düşünceler kemiriyor uyuyamıyorum yiyemiyorum.. en kötüsü de sabredemiyorum :(
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
bir r11 muhabbetidir gidiyor yahu, normal otobüs bulup binemeyen var, tranvayı kullanamayan var, her sabah 20 25 dk otobanda yürüyen var :d az şükür be azizim ne memnuniyetsiz insanlar var :/
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
düşünmek beynin içini kurtların kaplaması, görülmeyen ama hissedilen karatının farkındalığı, içsel huzursuluğun ta kendisi, memnuniyetsiz olmak nasıldır bilir misiniz? kıyına çekilip, içmeye ve sigaraya da bel bağlamadan yaşamak hiçbir dayanağın olmadan kabuğuna çekilmek, dayanma ve tahammül sınırını zorlamak... batmış olan her seyde elini ayağını çekip ayağa kalkmak ve tekrar yürüyebilmek için güç beklemek, sızıntıların arasından geleceğe umutla bakamamak süreki o kurtların beynini ve düşüncelerini köreltmesi ve odağının kararması, sürekli bunalımlara girmek ve hayatsal fonsiyonlarının aksaması belki de tamamiyle sembolist bir hayat tarzı sürmek ya da gotiklere imrenmek, harbi nasıl oluyor bu ilgisizlik çevreye nasıl bu kadar soyut kalınabiliyor düşünmemek nasıl bir eylem ?
sakurashisi
sakurashisi
1 yıl
karanlık bir ses işitir gibi olur ya insan hani, kaybeder kendini boşluğun tam ortasında,uzar gider bu derin simsiyah gölgeler, dalar sonra insan uçsuz bucaksız hasretliklere..bir an gelir gözünün önüne kıpırdamaya başlar, sabretmeyi öğrenir bu esnada ya da yılmanın ne demek olduğunu... kimi zaman da kabullenmeyi benimser, alışkanlıklar vücudunu daha da sarar, titretir insanı, bu sefer vazgeçmeyi öğrenmede sıra..insanız ya biz vazgeçmeyi de öğreniriz kabullenmeyi de alışmayı da sabretmeyi de beklemeyi de ve en çok özlemeyi çok iyi öğreniriz ya da öğrenmek zorunda kalırız.. leyla ile mecnunda ismail abi demiş ya hani eskiyi özlüyorum diye..