snorlax
snorlax
1 gün
penguenleri çok seviyorum. özellikle yavru penguenleri görünce bile gülümsüyorum. anında. yürüyüşleri, tavırları çok sevimli. özellikle pek çokları yan yana olduklarında. bir belgeselde kreş tanımı yapmıştı bir arada durdukları zaman dilimleri için. çok hoşuma gitmişti. hayvanları küçüklüğümden beri severim. böcekleri sevmiyorum diyorum ama korktuğum için yoksa onların da apayrı bir dünyaları ve muhteşem yapıları var aslında o yüzden onları da seviyorum. fakat yavru ördeklere filan sarılasım geliyor gördüğümde :)bazen kendi adıma acaba çok mu pembe görüyorum hayatı diye düşünüyorum. kırılıp, döküldüğü de oldu kalbimin fakat yine de derinlerde hissettim her şeyin iyi olacağına dair duyguyu. pes ettim dediğim anda bile hiç inanarak söylemedim bunu. hayalperest değilim öyle görünse bile. sadece umudumu yitirmiyorum. bazen kendime ben bile yapma bunu diyorum. kimi zaman kötü olmama sebebiyet veriyor çünkü. İyi mi yoksa kötü mü bu olay? bilemiyorum. eski bir şarkıyı dinliyorum tam da şu an. evli bir çiftin böyle hüzünlü bir ayrılık şarkısı yapmaları aslında egzantirik gelmiyor diyemem. o kadar zaman geçmiştir ki sadece dalıp gidersin ya hani. belki birkaç damla yaş süzülür ama o kadar. İşte öyle bir durumdayım. hatta garip bir gülümseme... sınavları bitmiş bir pokémon olarak devam eden sınavları olanlara kolay gelsin. geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın 🌼
ikizler
ikizler
4 gün
son dönemde olan bazı şeyler kurcalıyor kafamı. ülkemizin ekonomik olarak sıkıntıda olması, artan işsizlik ve enflasyon oranları. vergilere yüksek zam oranları. teknolojik olarak geri kalmışlığımız, ileride olduğumuz, hiç olmazsa kendimize yetebildiğimiz tarım ve hayvancılıkta tükenme noktasına gelmemiz. ortadoğunun kaynaması. tüm bunlar yaşanırken bizde hala ideolojik kavgaların olduğunu, günlük hayatımıza goygoyun hakim olduğu, hala kendimizle alay ve kavga etmemizi anlayamıyorum. sahi neden böyle yapıyoruz biz. niye "yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak" diyen ve bunu bize canı pahasına öğreten büyük gazimizi hala siyasi çıkarlara alet ediyoruz. İyiye gitmiyoruz arkadaşlar. hiç iyiye değil. hepimizin elinde akıllı cihazların olması bizi gelişmiş bir ülke yapmıyor. her gün saatlerce kafelerde goygoy yapmamız bizi refah içerisinde bir ülke yapmıyor. üniversite okuduğumuz halde hala çoğumuzun okuduğu bölüm hakkında ders kitapları hariç kitabı bile yok. maalesef sadece tarihteki büyüklerimizle övünmekle yetiniyoruz. bizim için mete, alparslan, tomris, fatih, atatürk hala anlatıldığında gururlanacağımız tarihi kahramanlar maalesef. gelecek nesil bizleriz. bundan 10-20-30 yıl sonra bu ülkeyi biz yöneteceğiz, çocukları biz eğiteceğiz, ihracat rekorunu biz kıracağız. ama bunu nasıl yapacağız. gamelab da sabah akşam taş döşeyip, rizelide hunharca çay içerek mi. evet haklısınız. şartlar, imkanlar, aileler, çevre her şey bize birer engel. peki allah rasulü davetinden taşlandığı için vazgeçti mi. fatihin sadrazamı dahi bizansa biraz daha dayanın, bir süre sonra kuşatmayı kaldırır gideriz diye mektup gönderdiği halde fatih gecesini gündüzüne katmaktan vazgeçti mi. namlular devletin kalbine yönelmiş haldeyken geldikleri gibi giderler dedikten sonra tüm imkansızlıklar içinde bir halkla destan yazmadı mı mareşal gazi mustafa kemal paşa. cumhuriyetin yıkılmış topraklarından uçak ihraç etmiyor muyduk dünyaya. ama şu anda ülke ikiye bölünmüş durumda. çomarlar ve çapulcular. şu an birbirimizi bunlarla damgalayıp kahve tartışmalarında galip gelmekle meşgulüz. atam atatürk diyen de atatürke ihanet ediyor, atam fatih diyen de. hepimiz aynı gemideyiz halbuki. her şey bu kadar vahim görünüyor. çoğumuz okul bitince ne olacak kaygısında. ama yine ümidim var benim. her şey bitti dendiğinde tekrardan tarih sahnesine çıkıp tozu dumana katmışız. yine yapabiliriz bunu inanıyorum. muasır medeniyetlerin ilerisinde çay içebiliriz, inanıyorum. sadece 3 şeye ihitiyacımız var. amaç, azim, çalışmak...
snorlax
snorlax
9 gün
eve dönerken tıp fakültesi durağında bir aile bindi otobüse. küçük kız oturmaya yanaşmadı ayakta çevresini izleyerek yolculuğuna devam etti. camın arkasında kendisini izleyen beni fark etti bir süre sonra. çekimser bir gülümseme kapladı yüzünü belki de aynı şekilde karşılık vermeyeceğimi düşünerek. daha rahat olsun diye daha içten gülümsedim ben de. hemen yansıdı ona da bu olay tabii. ara ara kaçamak bakışlarını yakaladım bir oyun gibi oldu aramızda kısa süren bu yolculukta. o an başım fena halde ağrıyordu ve biraz da grip etkisi vardı ama yine de en güzel şekilde karşılık vermek istedim o küçük kıza. gülümsemek zor değil dedikodu meclisi. evet pek çok şey hayatımızda var çok fazla zorluklar... fakat gülümsemeyi unutuyoruz fark ettim de. genellikle akşam üzeri türkiş civarında kuşlar dans ediyor fark eden oldu mu hiç bilmiyorum. yüzden fazla kuş hakikaten dans ediyorlar. şahane bir görüntü oluşuyor ve bunu görünce mutlu oluyorum. fakat çevreme şöyle bir baktığımda gökyüzüne bile bakmayıp elindeki telefona bakarak yürüyen insanlar görüyorum. abartıyorum belki de kimilerine göre ya da tahmin edemeyeceğim şeyler yüzünden söylemesi kolay geliyor gibi görünebilir ama bazı şeylerı kanıksıyor ve bazı şeyleri unutuyoruz. gününüzün kalan zamanı güzel geçsin. sınavlarda başarılar şimdiden. kolay gelsin. esen kalın, gülümseyin ve mutlu olun 🍃👧
snorlax
snorlax
1 ay
okulun içinde yalnız kalabileceğim bir yerim vardı fakat orası inşaat olduğu için gidemiyorum artık ne yazık ki. şu an daha önce defalarca gördüğüm fakat hiç oturmadığım bir yerdeyim. çok fazla insan var diye önyargılarım vardı rahat edemem diyerekten. ama güneş' in de tatlı sıcaklığı eşliğinde gayet güzel bir yerde olduğumu fark ettim. önyargılar hakikaten çok kötü bir şey. çabucak hüküm veriyoruz çoğu zaman halbuki bir durup sakince düşünmeliyiz. yazılarım arasında zaman farkı oldukça yazma isteğim ve yazabilme olayım yitip gidiyor sanki garip bir his. gününüzün kalan zamanı güzel geçsin dedikodu meclisi. kendinize iyi bakın. esen kalın 👧
snorlax
snorlax
1 ay
evden çıkarken ceketi giymeyim sıcak olur dedim. sonra yok ya hava kapalı görünüyor dedim çıktım. tramvay durağına gelince güneş birden teletabilerdeki gibi göründü sıcak oldu. sıcak oldu işte almasaydım iyiydi dedim. okula geldim buz gibi. kazak giysem de olurmuş dedim. bu durum paranoyak ediyor insanı resmen 😂 bir saate kalmaz da yağmur yağar muhtemelen zira şemsiyemi unutmuşum. her unuttuğumda yağar bugün de bekliyorum merakla. şuraya imagine dragons - believer şarkısını iliştirip çay içmeye gideyim. gününüz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın 👧🍃
snorlax
snorlax
1 ay
termosumu alıp bir ağacın altına geçip yağmuru izlemek istiyorum. o sakinleştirici sesi eşliğinde birkaç sayfa okuyup hayallere dalmak sonrasında ise ayaz mı ayaz havada ellerim ceplerimde bir türkü tutturmak istiyorum. baştaki flüt sesini anımsadınız değil mi? bu şarkıda insanı mutlu eden bir şeyler var sözleri hüzün barındırıyor olsa da. naif çok naif... sıcak bir çay, kahve veya bir zencefil ile içiniz ısınsın bu serin günde. kendinize dikkat edin dedikodu meclisi. esen kalın🍃☂
snorlax
snorlax
2 ay
samsun' da özlenen havalara kavuştuk. serin hava beni dinç hissettiriyor. şu an bademciklerim eller havaya demiş olsa da dakikada 58 kere hapşırıyor olsam da halimden memnunum aslına bakarsanız. sonbaharın ben geliyorum dediği bu günlerde her şeyin güzel olmasını temenni ediyorum. gününüz güzel geçsin dedikodu meclisi üyeleri. esen kalın, zencefili ihmal etmeyin👧
snorlax
snorlax
2 ay
tost ile meyve suyunu eşdeğer sürede hiç bitiremedim. bunu yapabilen insanlara saygım sonsuz...
snorlax
snorlax
3 ay
okulumuza hoş geldiniz diyeyim yeni arkadaşlara öncelikle. şahane 4, 5, 6 seneleriniz olur inşallah. bölüm bölüm farklı diye dedim tabii ki bunu yoksa dönem uzatmanızı istemem. bizden sınava girenler vardı burada onlar ne yaptı merak ediyorum. umarım iyidir. ben ise bu sene gireceğim . o kadar sene sonra tekrar sınava girmek garip olsa da bu konuda içimde bir şey kalsın istemiyorum. ondan mütevellit çalışmaya çalışıyorum. yeni gelenlere söylemek istediğim bir şey var ki okulumuz güzeldir. nasıl bir beklentiyle geliyorsunuz bilmiyorum ama doğayla iç içedir ve çok fazla uzaklaşmadan bile yorulduğunuzda veyahut canınız sıkıldığında bir ağacın altında oturup dinlenebilir ya da kitap okuyabilir ya da müzik dinleyebilirsiniz. başta sevmeme ihtimaliniz var kendinize göre çeşitli sebeplerden dolayı fakat geçici bir şey genelde bu. çevreniz olduğunda ve alıştığınızda gitmek bile istemeyebilirsiniz. hayırlı olsun tekrar. gününüz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın, mutlu olun 👧
snorlax
snorlax
4 ay
... bakır bardağı suyunu içtikten sonra masanın üzerine koydu. şu saat olmasına rağmen elinden boya kalemlerini bırakmak istemiyor. ne zaman içine kapansa kendini bu kalemlerle bulur. uyku olayı yine uçtu gitti şu sıralar. yavaşça sağ taraftaki perdeyi açtı sanki birini uyandırmak istemez gibi. sessizliğin de sesi olurmuş diye geçirdi içinden. birkaç cırcır böceğini duydu. bir de kurbağaları. nereden geldiği belli olmayan bu sesler gecenin sesi aslında. gönlünden gelen sesleri ört bas ettikleri için bir kez daha teşekkür edip masasına geri döndü. biraz hayal biraz gerçek. biraz huzur biraz sükunet ile yeni diyarlara yolculuğu başladı bu gece de. bazen bitsin istemiyor bu yollar fakat ne çare?..
snorlax
snorlax
4 ay

günaydınlar olsun dedikodu meclisi 👧

snorlax
snorlax
4 ay
küçükken salıncakta en tepeye çıkınca kollarımı açıp boşluğa atlar üç beş saniye uçuyorum hissine kapılıp mutlu olurdum. siteye girince ilk olarak o hisse benzer bir şey oldu bende teşekkürler böylesi bir duyguyu hatırlattığınız için 😂 geceniz güzel geçsin. esen kalın 👧
snorlax
snorlax
5 ay
... aslında basit şeyler istedikleri. yani öyle olmalı en azından. huzuru görmek istiyor. mesela ağaçlık alana bakan bir oda. toprağın uyandığını haber eden çiçekleri görebileceği. kışın yağan karın ağaçlarda birikmesini izleyebileceği bir oda. pencerenin önünde uzunlamasına bir koltuk hemen yanında çok büyük olmayan bir kitaplık. üst raflara uzanabilmesi için kenarda bir tabure. çayını ya da kahvesini koyabileceği bir sehpa hemen yanı başında. köşede bir radyo ama şöyle eski olanlardan. onun yanında bir menekşe. bazen oturup kitabını okusa. bazen de sadece hayallere dalsa orada. sanki gizli ve kendisine ait bir dünyaya kapılarını açacak bir oda. çok büyük bir istek değil sanki, değil mi? ve evde sesi güzel olmasa dahi şarkılar mırıldanan biri. balkondaki çiçekleri ya da ekilen şeyleri sularken şarkılar söyleyen hatta dans eden. kenarda durmuş muhtemelen tebessümle izleyen bir yazar. türkü veyahut sanat müziği seven biri olsa evde bunlar söylense güzel olur mesela diye düşünüyor. yani kısacası huzur diyor. çok mu acaba diye düşünmüyor değil. sonra neden olsun ki diye aklından geçiyor. bu aralar düşünüyor kabuğuna çekilse daha mı iyi olur acaba? uzaklaşma isteği oluyor. garip garip şeyler işte. ansızın var, ansızın yok...
snorlax
snorlax
7 ay
... gecenin en sevdiği saatlerine ulaşmıştı bir kez daha. masasını toparlayıp, dede yadigarı eski gaz lambasını aldı yerinden kalkarken. onun sıcaklığı ve ışığı ile kendisini huzurlu hissediyordu. odadaki sessizliği tahta sandalye bozdu kısa süreliğine. pencereye doğru giderken yatağın ucundaki kitabını aldı. çok oturmuş olsa gerek bacakları ağrıyordu yine. lambayı pencerenin önündeki biraz solgun çiçeğin yanına koyup, sallanan sandalyesine geçti. camda bir kaç damla görünce yağmurun eşlik edeceğini fark etti bu gece kendisine. kitabının kapağını yavaşça açıp, derin bir nefes alarak okumaya başladı. fakat bir zaman sonra bıraktı. İçindeki yangını ne yazmak ne de bir şeyler okumak geçiriyordu. çiçeğe baktı. tek tük kalmış renkli yapraklarının bir tanesi daha düşmüştü toprağına. yavaş yavaş hepsi dökülüyordu. lambanın salınan ateşinde cama düşen zerreleri izlemeye karar verip biraz daha yaslandı. bir süre sonra da yarının neler getireceğinden habersiz gözlerini kapatıp başka diyarlarda hayallere daldı.
snorlax
snorlax
7 ay
bahçesinde kiraz ağacı olan bir evim olsun isterdim. baharın geldiğini pembeli, beyazlı çiçekleriyle haber eden bir kiraz ağacı. başka başka ağaçlar da... sıkılınca ya da sadece eğlenmek için en tepeye çıksam eskiden olduğu gibi. İlla müstakil olmasına da gerek yok iki ya da üç katlı bir bina, komşularımın olduğu küçük ve samimi bir mahalle. tıpkı bundan 14-15 sene önceki mahallem gibi. akşamları büyükler çay içip sohbet ederken çocukların saklambaç oynadığı. özlüyorum o zamanları ne yalan söyleyeyim. mesela bir de su tulumbası olsa bahçede buz gibi sularımızı oradan alsak. belli bir alan olsa ve orada yeşilliklerimizi yetiştirsek. hatta karpuz, kavun. taze soğan yapraklarını akşamüzeri gidip toplasam yemekte yiyebilmek için. kokusunu aldınız mı? çiçekler olsa rengarenk. bir sürü kuş yuvası olsa mesela onların sesleriyle uyansam erkenden. müstakil ev olsa tavuklar olsun isterim misal. zira marketten alınan tavuk ve yumurtalar ile doğal yumurta ve tavukların karşılaştırılamayacak derecede olduğunu çok iyi gözlemledim. eskiden stres, gerginlik neden bu kadar az iken şimdi hepimiz mutsuz ya da ruhsuz davranabiliyoruz çoğunlukla? İnsanlar toprakla uğraşır, çalışırlarmış. akşam 22.00 civarında yatar, sabah ezanıyla kalkar çalışmaya başlarlarmış. televizyon, internet yok ama aile ile örtmede ( ya da balkon) oturup hasbihal edilirmiş. önemli şeyler bunlar aslında düşünürsek. İleride böyle bir yerde yaşayabilir miyim acaba? nasip :) özlemden bahsedilince bir yazıda bunlar olduğunu fark ettim denizi izlerken. bir de kuşumu çok özledim otururken yanıma kadar gelen bir güvercini görünce hissettim bunu. bir kuşun kalbini dinlediniz mi hiç? ben 12 sene boyunca her gün evine koymadan önce tuttuğumda minik kalbini dinlerdim. yumuşacık tüylerini hissederken pıt pıt atan minicik bir kalp... sonra burnunun biraz üzerini başının ön tarafını ve kanatlarının üzerini öper evine koyardım. normalde bu şekilde tutulmaktan nefret eden şeker topağı bu anlarda hiç ses çıkarmaz sakince beklerdi. İyi geceler derdik birbirimize galiba :) bugün o güvercini de öyle sevmek istedim ama yapamadım. tamemen kaçıp gitmesinden korktum çantamdaki çubuk krakerleri ufalayıp önüne serptim. afiyetle yedikten sonra minik ama koşar adımlarla uzaklaştı :) gülümseyerek izledim ama kalbimi ateşe tutuyorlarmış gibi hissettim. değişik bir histi yani :) daha önce de bahsettiğim gibi duygular da renkler gibi. ara bir duyguyu yaşadım o an. bu özlemime hiç bir zaman kavuşamayacağım ama mutlu anılarımı zihnimde hep canlı tutacağım. İyi akşamlar dedikodu meclisi. esen kalın, mutlu olun 👧