persephone
persephone
anlayamama yaşama güdüsünü devre dışı bırakır. hayat sorgulanmaması gereken şeyler bütünüdür. İnsan salt güdülerinin denetimi altındayken hayat belkide çok daha güzeldi. kolaya kaçmak denilir mi bilmem? kurallar belli, sınırlarımız ortadaydı. avlan, çiftleş ve üre. ama iş zihinsel boyutun ilerlemesiyle farklı bir hal aldı. artık temel görevlerini aksatmayan ama bunun ötesinde kendisine yönelik bilinç geliştiren bir canlı türüne dönüştük. ben kimim sorusuyla başlayan ben neyim sorusuna dönen yüzlerce soruluk bir sorgulama döngüsünün içine düştük. kimisi dinlere inanmayı seçip sormanın yarattığı ızdıraptan kendini muaf tutmayı başardı, cevabına inanmayı seçerek. bu çoğunluğu oluşturur. bu nedenle dünyada asla doğmatik fikirlerin değer kaybetmeyeceğini, hiç bir saf aklın eleştirisinin doğmatizmi yenemeyeceğini düşünüyorum. velakin bazı insanlar bu soruları ısrarla sormaya devam ederler(bende belki öyleyimdir). hayatları boyunca bitmeyen bir inatla hep aynı sorular içinde mekik dokuyup cevap bulamamanın ve sınırlı aklımızın çelişkiye düşmesinin yarattığı umutsuzluğa dönüşür. bu bir süre sonra öyle bir duruma gelir ki cevapsızlık yaşama iradesinin yadsınmasına yol açar ve insan anlayamamanın getirdiği acizlikle kendi hayatını cehenneme cevirir. yazmak üzere olduğum şeyler aslında her bireyin hayatının dönüm noktalarından. bu dönemleri atlatıp kendinden çekip gitmek zor bir vaka lakin üzerinde çalışılmış bir olayı sonuca bağlamak gerek. bu yüzden hala yaşıyoruz.

Cevaplar

persephone
persephone
evet dogmatik düşüncere inanıp düşünme yetisini kullanmayan farkındalığın verdiği rahatsızlığı yaşamayanlar yaşamsal güdülerine devam ederken, bu sorgu bütününün içinde kaybolanlarsa yaşamsal güdülerine son verirler. tabiri caizse hafif sıyrık felsefeciler genelde intihara meyillidirler.