Kadın Erkek Popüler
0 Az önce yaşadığımız bir olayı paylaşmak istiyorum atakent sahilden beri arkadaşımla yürüyordum saat 01.45 civarları, hayır yani iki kız bu saatte orda yürürken arayış için de olduğunu mu gösteriyor. Üstümüz başımızda gayet düzgün kot gömlek var yani . Arkamızdan bir çocuk geldi ve " Pardon! Biraz vaktiniz var mı?" dedi. Ve bizim cevabımız direk "hayır" oldu. Bunu sormanın amacı nedir acaba? Senin ablan kardeşin yeğenin yok mu arkadaşım ? Allahtan hayır deyince gitti. Bide peşine takılanlar var.
0 bugün öğlen yemeği icin sipariş ettiğim pizza, kızım luna için sipariş ettiğim mamalar ve akşam yemeği yapmak için et sipariş ettiğim kasap aynı anda kapıma geldi. hayatımda ilk defa kapımda erkekler sıraya girdi. ellerinde pos cihazları ile mart kedilerinin sıra beklemesi gibi kredi kartımı beklediler ve işlerini halledip teker teker gittiler. bu da böyle bir anımdı.
1 Kankamın annesi ve benim annem gerek telefonda gerek bir araya gelxiklerinxe birbirlerini fitfitleyerek bize diyolar ki memleketimizden evlenin,buralardan olsun damatlar. Şimdi bakış açımdan bakıyorum,benim adam İç Anadolu'muzun güzide bir şehrinden,bi de üstüne üstlük kardeşcağızın isteği ve kazandığı okul doğrultusunda nereye gidecekleri belli değil-kazanacagı ilk hakkinda da totem yaptim ivvit- ben şimdi nasıl memleketimden :iriyle evleneyim bu şartlar altinda? O zaman da yok ya ben evlenmicem diyorum,onu da kabul etmiyolar yok ya evlenirsin o kadar da degil diyolar. Lan nabiyim ben? Picakliyim mi krndimi? Yakiyim mi? Tabii evlenme gibi bi dusuncem veya istegim yok ama alicam seni yumuduk bunu da burda belirtmek isterim :D insallah amin
1 Bu nasıl bir kafa karışıklığıdır yardım edin yüzünü hiç görmediğim sesini hiç duymadığım dostlarım. Çok seviyorum o da seviyor biliyorum. Ama bir anda sanki tepe taklak oldu ilişkim. Hem de hiç bir şey yokken. Sadece bana o ilk günlerdeki gibi bakmıyor gibi , merak edip sık sık yazmıyor ya da bilmiyorum bana öyle geliyor belki de. Belki de ben büyütüyorum. Bildiğim yek şey kaybetmekten çok korkuyorum allah kahretsin.
8

Bir nekrofilinin günlüğü.
+Rammstein'dan Heirate Mich şarkısını dinlesene.
-Sevmem ama senin için dinlerim.
-Ne anlatıyor şarkıda?
+Ölünce de seveceğim seni onu anlatıyor ^.^

Not: based on true story... Uyarı üzerine konuşma düzeltildi, teşekkürler @dipnot. Takıntına kurban ahsahd

5 Aşırı özlüyorum bır ayı geçti farklı şehirlerdeyiz arada tartışıyoruz ama bu bizim ilk uzak kalışımız başarıyoruz galiba yinede her olayda küçücük kavgada dahi gözlerim doluyor ağlayasım gelıyor sankı kötü bısey olucakmıs gibi geliyor uzaktayken herşey daha zor yakında gelicek görüşücez ama bu 2 sene nasıl böyle olucak bılmıyorum katlanıcaz bısekılde ama cok zor :(
9 Oha Canik Başarı Üniversitesi de kapatılmış. Ne cemaatmiş arkadaş uçak kaldırıyorlar, devlet üniversitesi kadar üniversiteye sahipler, kolejler desen keza öyle. Sağlık sektöründe de vardır bunlar kesin. Vur joker vur!
4

Şuanda en yakın arkadaşımı o kadar kıskanıyorum ki o kadar da seviniyorum onun için. Adama subaylık çıktı ağustos atamasından, memleketine de 4 saat uzaklığa. Ulan adam akşam 5'ten sonra sivil takılacak, 3 bin maaş alacak fıstık gibi. Ben ise tecilli sığır gibi yatıp 27 yaşıma girmeyi bekliyorum, sonra da zaten yaştan dolayı subay olamayacağım. Vay be adam hava asteğmeni oldu :D 

edit: subay sınıfı teğmenlik düzeltildi. 

2 Biraz uzun bir yazı olacak ama fikir almaya çok ihtiyacım var. Çok iniş çıkışlı bir ilişkim var 4 senelik üniversitedeyken sınıf arkadaşıydık 1.sınıfta sevgili olduk arada her çift gibi arada problemlerimiz oldu ama üniversite bittikten sonra erkek arkadaşım çok değişti. Memleketine gitti doğru düzgün arayıp sormadı beni sadece yaz tatili bittikten sonra eylülde görmeye geldi. Gelmesi için çok ısrar ettim özledim ağladım ama hep bana kpss var ona hazırlanıyorum dedi. Ders çalıştığını söylediği için pek mesaj atmadı sabah akşam dershanedeydi. Şehirlerimiz birbirine yakındı ama benim onun yanına gitmem mümkün değildi ve zaten hiç bir zaman benim gelmemi istiyormuş gibi bir talepte bulunmadı. Ben de gitmedim zaten. Gittikçe aramız açıldı kavga gürültü ayrılıklar .... Ben çok soğudum ondan halbuki çok aşıktım. Ayrıldık barışmak için her şeyi yaptı ama hala beni görmeye gelmedi. Her seferinde bana çok aşık olduğunu benim ondan başka hiç kimseyle olamayacağımı ayrılsak bile buna izin vermeyeceğini söyledi durdu. Ben ilişkim için çevreme bir şeyler anlatmam ilişkim hakkında ama mutsuzluğumu herkes görüyordu. Ve onun beni görmeye gelmediğini de herkes biliyordu herkesten sürekli ayrıl seni sevmiyor gibi sözler duydum ama kimseyi dinlemedim herkesin sözünü duymazdan geldim . Ama gittikçe uzaklaşıyordum sevgim azalıyordu sanki çok ilgisizdi ayrılmak istersem ilgilendi sadece. Derken kpss ye girdi sınav bittikten 1 ay sonra yanıma geldi. Yani tam olarak 10 ay sonra beni görmeye geldi şehirlerimiz arasındaki mesafe 5 saat onu söyleyeyim baştan. Gelince mutlu oldum ne yalan söyleyeyim ama hep ona sarıldığımda elini tuttuğumda içim titrerdi kalbim çarpardı artık çarpmaz oldu. 1 hafta kaldı konuştuk görüştük ama ben eskisi gibi değilim artık. Heyecanlanmıyorum onunla konuşurken 1 hafta önce ayrıldık benim isteğimle ama asla benden ayrılmayı kabul etmiyor . Ona aşık olmadığımı söyledim çok kötü oldu ama bana aşık olmasan da ben seni istiyorum dedi. Ben dün liseden bir arkadaşımla konuştum (erkek) uzun zamandır görüşmemiştik ve lisedeyken birbirimizden hoşlandığımız halde söyleyemediğimiz için sevgili olmamıştık. Sonra ben sosyal medya hesaplarımı kullanmadığım için ulaşamamıştık birbirimize beni ekledi bir sosyal medya aracılığıyla ve konuşmaya başladık onunla konuşurken kalbim yerinden çıkacakmış gibi oluyor resmen bir heyecanlanıyorum ki sormayın. Çok mutlu hissediyorum kendimi. Peki benim erkek arkadaşım ne olacak ? Bir yanda hiç bir şey hissedemediğim zorunluklarla istemeden devam ettirdiğim bir ilişki diğer tarafta konuşmayı hiç bırakmak istemediğim onunla konuşurken mutluluktan uçtuğum biri. Erkek arkadaşım iyi biri aslında ailem de biliyor herkes biliyor onun ailesi de ama şimdi ben mi suçluyum ? Ne onun kötü olmasını ne kendim kötü olmayı istemiyorum. Ama onunla mutlu değilim ve o da biliyor sevmediğim halde bu ilişkinin devam etmesini istiyor. Ne yapmalıyım ben 
5 Bugüne dair, ta ki uyuyuncaya kadarki, hiçbir şeyi hatırlamak istemiyorum. Beynimin içindeki her şeyi temizleyip bütün benliğimi; kirletilmiş her bilgiden, her duygudan, herkesten, belki biraz da kendimden arındırmak istiyorum. Beynimi malum şeklinden çıkarıp, tıpkı kokoreç yaparken bağırsaklara yaptıkları gibi, silindirik bir yapıya çevirmek, taşlara vura vura içindekileri dışarıya dökmek istiyorum.

Çok narinim. Ufacık bir rüzgarda, dalından kopmaya hazır, düşmeyi bekleyen bir yaprak gibi; kırılmaya, vazgeçmeye, hatayı kendimde aramaya, sonunda da özür dilemeye hazır bir şekilde o hafif esintiyi bekliyorum.

Deliriyorum.

Bir yanım ondan bir an önce kurtulmak için yanıp tutuşurken; bir yanım onu kaybetmekten ölümüne korkuyor ve daha ilginç bir yanım onu çok severken; bir diğeri de ondan sıkılıp bundan birkaç hafta önce onu çoktan kapının önüne koymuştu bile.

Deliriyorum. İkinci kez kavga ettik ve ben bilmem kaçıncı kez ayrılmayı diledim içimden. İçimdeki akıllıdan. Ama her derin bakışında ya da tutkun öpüşünde bilmem kaçıncı kez ondan özür diledim, kendime lanet ettim, ettiğim haksızlıktan, ona, bu eşsiz anlara kıydığım için kendime küfrettim. Ağzıma alamam şimdi. Hem de kaç kez.

Ölümünü bekleyen bir fani gibi, ya da yağmurdan sonra güneşin açmasını bekleyen bir gökkuşağı gibi bekliyorum sana kavuşmayı. Belki de idamını bekleyen mahkum gibi.