Fafatara
az önce bir tane ders kitabını elime aldım. sınavda dahil olduğumuz konuları bulmaya çalışırken kitabın sonuna gelmişim. bunu fark ettikten sonra gözlerim boşluğa daldı, hayatı sorguladım bir süre. sonra dedim ki: kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek, yat zıbar bari uykusuz kalma. herkese iyi geceler.
Fafatara
dışarıda yemeğe harcadığım paralarla malzeme alır evde bir sürü yemek yapardım. ve daha güzel yapardım ama işte yurtta kalmak diye bir şey var.
Fafatara
çok gıcık anlar var bu hayatta. vize konularının finale dahil olması gibi. neden, neden bu eziyet, az mıydı vizeden sonra işlediğin konular? yetmedi mi vizede yaptıkların? al tahta silgisiyle vur kafama, daha az acır canım. vicdansız hoca.
Fafatara
sıradan bir günde gözlerin öylesine bir yere daldığında bir koku, bir ses ya da gördüğün herhangi bir şey seni geçmişte çoktan unutmuş olduğun bir zamana geri götürür. o an zamanın ne kadar da hızlı geçtiğini anımsar ve seni geçmişe götüren şeye kimsenin fark edemeyeceği bir anlam yüklemiş olursun. bu da hafif bir tebessüm oluşturur insanın yüzünde.
Fafatara
korku filmi izlerken arkadaşım korkunca ben: ya gerçekten korkuyor musun yani gerçek hayatta böyle bir şey olabilirmi sence. lütfen biraz mantıklı ol. sanki gerçekten oluyor, bir de onun karşısında kaç kişi var. gülüyorlardır muhtemelen. çok aptalca kim böyle uydurma şeylere inanır ki.
gece yattığımda ben:merhaba yatağımın altındaki garip şey ben yatağa uzaktan atladım kızmadın dimi kesinlikle ayağımı tutarsın diye değil ben öyle seviyorum. gece üşürsen yorganı da verebilirim. sen bana dokunma yeter. ben şimdi dua edicem de kötü ruhlar çarpılsın diye sen üstüne alınma tamam mı hadi iyi geceler.
Fafatara
ders çalışamama nedenim:
ben:tümel olumlu önerme doğru kabul ed...
beynim:ne, ne oluyor ya ben daha hazır değilim bir dakika.
ben:ya lütfen sınavlara az kaldı hadi çalış azıcık.
beynim:acıktım. ben: ama yeni yedik.
beynim: o tuzlu bir şeydi tatlı istiyorum şimdi.
ben:hayır önce ders. beynim:acaba ilkokul 1. sınıftaki hocam hangi şehirde öğretmenlik yapıyordur? ben:bilmiyorum ve banane ya, sen beni dinle tümel olumlu diyoduk. beynim: ya bu duvarların rengi neden böyle? ben: sanane ya sanane napcan duvarın rengini konuya odaklan.
beynim: ya acaba bugün gördüğüm çocuğu bir daha görür müyüm?
ben: vallahi tokatlayacağım kendimi beni dinle öğrenmemiz lazım bunları. beynim: ay uykum geldi ya bakamıyorum yok olmuyor dizi mi izlesek.
ben: allah seni kahretsin çıkarıp suya koysam daha rahat olurum off neyse ne izleyelim? ve ders tümel olumlunun doğru olduğu kısımda kalır.
Fafatara
yürümek için hiçbir çaba sarf etmiyorum resmen. rüzgar beni yürütüyor. bir de etek sorunu var tabi. marilyn monroe görse aferin kuzum beni çok iyi örnek alıyorsun diyecek.
Fafatara
yurt hayatının zor tarafları: çamaşır yıkamak , çok çamaşır yıkamak, çok çok çok çamaşır yıkamak...
Fafatara
neden kilo veremiyorum?
spor yaparken: allahım acı çekiyorum insanlar bu hareketleri nasıl yapıyor ya. bir daha zararlı, kilo aldıran şeyler yemiycem hep sağlıklı şeyler yiycem. artık yemek için yaşayan değil yaşamak için yemek yiyen biri olucam.
yemek yerken... arkadaşım: ekmeğini alıyorum yeme, kilo aldım diye ağlıyosun sonra. ben: ya salak salak konuşma ekmek kilo mu aldırırmış kim uyduruyo bunları ekmek yemezsem nasıl doyucam çabuk o ekmeği bana ver yoksa seni ısırırım.
Fafatara
bazı ilişkilerde insanların kalpleri birleşip bir kum saati oluşturuyor sanki. bir taraf daha çok seviyor daha çok fedakarlık yapıyor. tüm duyguları yavaş yavaş karşıdaki kişinin içine dökülüyor. gittikçe yorulmaya başlıyor sonra. tüm duyguları tükendiğinde ise her şey bitmiş oluyor. belki ters çevirseydi kum saatini karşıdaki kişi, iki tarafin duyguları eşitlendiğinde de yan tutsaydılar birlikte. hiç bitmezdi birbirlerine olan sevgileri.
Fafatara
çoğu kez asıl düşündüğümüz şeyi saklar başka şeyler söyleriz karşımızdakine ve asıl düşündüğümüz şeyi anlamasını bekleriz. anlamadığında da sinirleniriz. bu ya kırılmamıza ya da onu kırmamıza sebep olur. belki asıl düşüncemizi söyleseydik daha az kırılır ya da daha az kırardık.
bazen kaybetmekten korkarız bazen yalnız kalmaktan. bir şekilde çekiniriz bir şeyleri söylemeye. ama bir korkuyla söyleyeceklerimizden vazgeçmek bir zaman sonra o korkunun gerçek olmasına sebep olabilir. korkmamak lazım o yüzden. biriktirmeden söylemek lazım.
Fafatara
eliza graves filmini izledikten sonra bir adet dr. edward newgate istiyorum. amin amin amin
Fafatara
sabah sabah dün gece yarıda bıraktığım notre dame de paris müzikalinin devamını da izledim. bitirdikten sonra bazı düşünceler meşgul etti beni. okulu bırakıp tiyatrocu olsam, dünyayı gezsem, farklı kültürler tanısam... ben böyle düşünürken aniden gelen bir ses dedi ki : nereye gidiyon lan baban kemiklerini kırar salak. çok saol iç sesim yaşam enerjimi söküp aldın. neyse kalkıp okula gideyim bari.
Fafatara
hayatımızdaki en değerli kişiler bazen sevmediklerimizden daha çok mutsuz ediyor bizi.