Fafatara
dönem boyunca yatıp son hafta mucize bekleyen ben "keşke buradaki 1 dakikanın 1 ay olduğu paralel bir evrene ışınlansam da tüm notları tamamlayıp geri gelsem" diye dua ediyorum. ama tabii bu imkansız. neden? çünkü allah biliyor orada da çalışmayacağımı.
Fafatara
tam uyusam mı diye düşünürken bugün hocanın " bu zamana kadar hiç çalışmadınız mı yani ne diyeyim cesareti severim hahahahahah" dediği aklıma geldi. hadi yat la hadi yiyorsa yat. neyse uyuyan uyumayan herkese iyi geceler.
Fafatara
İyi geceler saç nezlesi olup canı acıyan ponçik sevimli her daim sarılarak sevilmesi gereken ağzı burnu ısırılmalık insanlar😚😚
ve diğerleri😒😒.
Fafatara
hava çok güzeldir insanlar geziyordur ama ben dönem boyunca yattığım için ders çalışmak zorundayımdır. ah kalbim.
Fafatara
bazı görüşler var ya; kapalı ama sevgilisi var kıza bak, namaz kılıyor ama içki içiyor ne anlamı kaldı vs. bu davranışların doğrusu ya da yanlışı beni ilgilendiren bir konu değil. ve bir insan size zarar vermediği sürece işlediği günahlar da sizi ilgilendirmiyor. din sadece kapalı olanlara farz değil ya da namaz kılanlara. açık olanlar ya da erkekler zinadan muaf mı tutuluyor ya da sadece namaz kılanlara mı haram içki. her insan elinden geldiğince dini inancını yaşamaya çalışıyor. İnanıp inanmamak ya da dini nasıl yaşadığı onu ilgilendiren bir şey. demek ki o insan bu kadarını yapabiliyor. madem her şeyi biliyorsun sen ondan daha iyisini yap. sen kendine müslümanım diyorsun ama daha o insanın yapabildiğini yapamamışsın kalkmış nasıl yaptığını eleştiriyorsun. çoğu insan başkalarının nasıl yaşaması gerektiğine dair bir sürü fikre sahip ve onları acımasızca eleştiriyor ancak bu söyledikleri şeylere kendileri uyuyor mu onu bilmiyorum. bir insan nasıl görünürse görünsün ne yaparsa yapsın sana zarar vermediği sürece onu eleştiremezsin. eğer eleştireceksen dön önce kendine bak ben nasıl yaşıyorum diye. İnandığın fikri savunmakta özgürgün ama bu fikirlerinle başka insanlara zarar veremezsin. bu söylediğim örnekler de aklıma gelenler sadece. herkes başkalarını eleştirmek yerine önce kendisini eleştirse kendisine karşı dürüst olsa kötü yönlerini düzeltmeye çalışsa bu kadar nefret olmazdı. başkalarının kusurlarını görmekte muazzam yetenekli bu insanlar kendilerine karşı neden bu kadar kör anlamıyorum.
Fafatara
ruh halimi tanımlayacak bir emoji bulamıyorum. ağlarken gülen ve umursamaz gibi görünüp sinirlenmiş bir emoji istiyorum.
Fafatara
sabah anneme fotoğraf atıp 'bak çok tatlıyım dimi' dedim. göremiyorum dedi. ama görüldü oldu diyorum. ben tatlı bir şey görmüyorum diyor. bir de anneler çocuklarını hep güzel görür derler. diğer anneler allahım iyi ki seni bana vermiş diye dua eder benim annem ben ne günah işledim de allah seni bana verdi diye yıllardır hayatı sorguluyor. neyse tatlı olan olmayan herkese günaydın.
Fafatara
normal insanlar: mutlu olmak için iyi bir işim olmalı, beni sevdiğine gerçekten inandığım ve sonsuza kadar birlikte olacağım bir eş, mutlu bir aile....
sinüziti olan insanlar: lann az önce burnumdan nefes aldım. yemin ediyorum nefes aldım. vallahi bir oksijen geçişi var hissettim. lan çok mutluyum. allahım çok şükür burnumdan nefes alıyorum. ohh be hayat ne güzel. nefes alan bir burnum var. 5 dakika sonra: aha yine alamıyorum.
Fafatara
İnsanları dinlemek çok güzel bir şey. başkalarını dinlerken uzak oluyorum kendime. bazen anlatmaktan sıkılıp biraz da sen anlat diyorlar bana. ben kendime bile anlatamıyorum. size ne anlatabilirim ki? bazı şeyleri hatırlaması bile kötü. hiç düşünmemek lazım. farklı sesleri duyarak susturmalı insan kendi düşüncelerini.
Fafatara
bir gün zamanda yolculuk yapıyorum. daha o zamanlar benedict taşı kaptırmamış, ben de takılıyorum işte. öyle gezinirken baktım adamın biri boş boş geziyor. dedim aha bir işsiz hemen yanına gideyim de konuşayım, ne zamandır konuşmadım canım sıkılıyor. gittim yanına tanıştık. dedim ki: kafam çok dolu hacı ne yesem diye düşünürken gözüm ayağıma takılıyor, orta parmağımı neden baş parmağımı oynattığım gibi oynatamıyorum diye sinirleniyorum. sonra su şişesini masanın sağ tarafına koydum diye sinirleniyorum. sonra birden diyorum ki keşke bükücü olsaydım, oynardım ateşle suyla. hem o zaman okumama da gerek kalmazdı. İşte ben böyle aklımdaki düşünceleri söylerken adam ağlamaya başladı. dedi ki; ben seni normal düşünerek anlayamıyorum, sen nesin? adam öyle deyince bir kez daha anladım konuşmamam gerektiğini, ayrıldım yanından. sonra yazmışlar ki felsefe antik yunanda thales ile başlamıştır.
Fafatara
uyuyamıyorum. ne yapsam acaba? kalkıp duvara kafa mı atsam? belki bayılırım da azıcık dinlenmiş olurum.
Fafatara
düşünceler yaşamama izin vermiyor. fark etmiyorum; nasıl hissettiğimi, zamanın nasıl geçtiğini, gerçekten nasıl yaşamak istediğimi. sadece nefes alıyorum.
Fafatara
ben: ya bu gece erken uyuyacağım çok uykum var.
beynim: ay şaka mı bu? seni dört gün hiç uyutmayan ben erken uyumana izin verir miyim lan?
ben: hiç şansın yok. park beni sen de dinlen yarın daha güzel uğraşırsın benle.
beynim: hatırlıyor musun küçükken tüp bebek lafını duyunca bebeklerin tüpün içinde olduğunu sanmıştın da gidip kontrol etmiştin tüpten ses geliyor mu diye. sınıfta öğretmene anne diye bağırmıştın da ağlamıştın, sınıftaki herkes gülmüştü sana.
ben: bunları pişirip pişirip getiriyorsun zaten, alıştım.
beynim: peki, bunu sen istedin. yıllar önce akraba düğününde yaptığın danssss.
ben: hayırrrrrrr, hatırlamak istemiyorum. off çok utandım.
Fafatara
sevgililer günü olması sebebiyle arkadaşımla hadi iki yalnız oturup dedikodu yapalım dedik. önceden konuştuğum çocuk aklıma geldi. gıcıklık olsun diye gece 3 4 gibi kalkıp son görülmemi değiştiriyordum. sabah olunca tartışıyorduk sonra bir şekilde üste çıkıp trip atıyordum. sevgili de değiliz istediği tepkiyi veremiyordu. psikolojisini bozmuştum çocuğun. cahillik işte. böyle yaparak cehenneme vip üyelik kazandım.
Fafatara
özel güçlerim arasında konuşarak insanları hayattan soğutmak var.
Fafatara
birileri doğum günün kutlu olsun diye bağırıyor. tam da uyuyacaktım. şimdi pasta yiyecekler. ben de pasta istiyorum. azıcık bana da versinler. kremasından bir parmak alayım. niye bu kadar bağırıyorlar ki. normal sesle kutlayınca kabul olmuyor mu doğum günü? aklımda pasta varken nasıl uyuyayım? pasta, pasta, pasta... seni yemek istiyorum. kapatayım gözlerimi, uyuyayım da hemen sabah olsun. gidip pasta alayım. kocaman pastalar... aslında lahmacun yemek istiyordum. önce lahmacun yemeyi hayal edeyim sonra pasta. lahmacun; dünyanın en lezzetli yemeği. söylemesi bile güzel. söylerken son hecede dudakları büzülüyor insanın. pasta da güzel. uyumam lazım. herkese iyi geceler, bol tavuk dürümlü geceler ya da börekli, pastalı,sucuklu yumurtalı... açım.
Fafatara
az önce kitaplığımı düzenlerken yere bir kağıt düştü. çok heyecanlandım. genelde filmlerde o kâğıtta kişiyi çok şaşırtacak onun hayatını değiştirecek gizemli şeyler yazar. öyle bir düşünceyle kağıdı elime alıp baktım ve yazan şey; domates çorbası tarifi. hayaller ve hayatlar deyip susuyorum.
Fafatara
ders programına bakınca ben: ya pazartesi ders mi olur? depresyona ne zaman girelim? salı günü ders mii? ne kadar da saçma. ya çarşamba gününe uymuş mu bu ders? perşembe mi? perşembe gününün gün olması bile saçma niye ders oluyor ki. cuma. aman yarabbi mübarek gün ders mi olur? yanacağız bu gidişle.
Fafatara
çocukluk fotoğraflarıma bakarken annem 'diğer çocuklar ağır olduğun için seni gezdirmek istemezlerdi hep abini alırlardı' dedi. baktım tüm fotoğraflarda yanaklarım pofuduk pofuduk. kıyafetlerime de hiç sığamamışım; ya düğmeler açılmış ya da ucundan tutuyor. ben de sanıyorum ki bu kıyafetlere sığamama durumunu sonradan yaşamaya başladım. artık kabullendim ben şişko bir insanım. zayıf insanları da kıskanmıyorum. hıh hiç de istemem zayıf olmak. zayıf insanlara zaten sarılmak eğlenceli olmuyor. kollarımın yarısı boşta kalıyor. çok da sarılamıyorsun kırılırlar diye. ben şişko poncik bir insan olarak doğduğumdan beri mutluyum. ayy beni taşıyınca yoruluyorlarmışmış. sanki ben çok meraklıyım. kendi başıma gezerdim ben. onlar da çok güçsüzmüş. ben mi dedim alın beni kucağınıza gezdirin diye. küçükken de çok düşmüşüm yere. kesin yoruldukları zaman bir yere sallamışlardır beni. sinirlerim bozuldu.
Fafatara
İstenilen bir şeyi yaptırmak için insanları gıdıklamak kötü bir şeydir. bir insan pofuduk diye onu gıdıklamak kötü bir şeydir. 'yaa çok hoşuma gidiyoo' deyip insanları gıdıklamak kötü bir şeydir. gıdıklanınca isteyerek gülmüyoruz vücut öyle salak bir tepki veriyor. canımız acıyor bizim. akşama kadar odun taşıyan bir insan bulaşıkları yıkasın diye gıdıklanmaz.bu sadistçe yöntemden vazgeçin.