98model
arkadaş sanıp elinden tuttuğunuz onu dostlarınızla tanıştırdığınız biri düşünün siz onun yanına giderken vurulsanız sonra oda arkamızdan "seni kim vurdu" diye şarkı çıkarsa naparsınız ?
bimecnun
jean valjean kurgusal bir karakter ve victor hugo'nun 1862 romanı sefiller'in baş kahramanıdır. ve bunu sefiller kitabını okuyanlar iyi bilir.bu zatı muhterem aç kalan yegenleri ölmesin diye bir ekmek çalar ve hapse düşüp 19 yıl kürek mahkumu olur .böylece olaylar başlar .roman biterken insan düşünüyor bu doğru yoldan ayrılmayan adamın yaptığı iylikleri söylememesi neden? romanın sonunda o da açıklanıyor ve iyilikler diyor karşılığını bu dünyada bekliyerek yaptığım şeyler değil diyor.gerçekten de öyle yani insan iyilik yapıyorsa içinden geldiği için yapmalı tabii bu içine konulmuşsa ama bu günümüzde de oluyor mu yani mesela tamam ekmek çalanlar o kadar uzun süre hapse atılmıyor ama iyilik yapanlar bunu söylemiyor mu veya bir yerlerde paylaşmıyor mu ? veya iyilik yapanlar gerçekten iyi olarak mı görülüyor yoksa enayi yerine mi konuluyor? düşündürücü .en iyisi iyilik yapmak ama karşılığını bu dünyada beklemeden mesela kimse göremesede yaralı bir kediye bakmak gibi veya sırf sokakta ihtiyacı var diye düşündüğün insana cebinde ki son 10 tl yi vermek gibi , velev ki o insan dilenciliği meslek edinmiş olsa bile . sonuçta elimizde temiz kalan pek az şey kaldı iyi ve adaletli olmak gibi .
nar
eee ne zaman şöyle hep beraber muazzör bir kahvaltı yapıyoruz ?
maestro
atakumda yani?
Salvador
tam şu an her şeyi bırakıp bi' sahil kasabasında kafa dinlemek istiyorum.
98model
benim de kedim olsun eve girdiğimde bana böyle baksın bende suratını avuçlayıp koala gibi sarılayım ona olmaz mı
Fafatara
ruh halimi tanımlayacak bir emoji bulamıyorum. ağlarken gülen ve umursamaz gibi görünüp sinirlenmiş bir emoji istiyorum.
Fridakahlo
bu gençlik nereye gidiyor modundayım, oturup insanları izliyorum. 70 yaşında teyze gibiyim bugün.
oturdum, bunu düşünüyorum şuan evet. nereye gidiyor bu gençlik?
morfinaltkat
Lavaş Center
menülerimize hem sevgi, hem de anne eli lezzeti kattık. bu lezzete doyamayacaksınız!

whatsapp sipariş: 0 553 673 51 00

nicksiz0
buralar çok değişmiş ya
hiç itiraf göremedim, bu kadar yorulduk mu yani?
Salvador
tam şu an her şeyi bırakıp bi' sahil kasabasında kafa dinlemek istiyorum.
shaggy
herkese merhaba,

biraz başınızı ağrıtacağım kusuruma bakmayın lütfen.
anonim olarak yazmanın içini dökmenin en keyifli yerlerinden biriydi burası benim için. sıkıldıkça sevindikçe yazdım ama hayatımda hiç bu kadar zorlandığım bir dönem olmadı ve yaklaşık 3 yıl aradan sonra tekrar yazmak sizden yardım istemek istedim. özellikle kadın arkadaşlarımdan.
3 yıldır yürütmekte olduğum bir ilişkim vardı. gözümden sakınır gibi herkesten her şeyden sakındım.
hayatıma ilk defa birini almaya cesaret etmiştim. daha doğrusu bir anda girdi hayatıma , ben de onun hayatına o hızla girdim.
bir insan bir insanı ne kadar fazla sevebilirse o kadar sevdik bir birimizi. benim için kaldı geldi istanbula ülkesini bıraktı , ailesini bıraktı . benim yanıma geldi. ben de elimden ne geliyorsa yaptım kpss yi bıraktım işe girdim iki yıldır 7/24 çalışıyorum yıllık izin bile kullanmadan. maddi manevi ne varsa verdik birbirimize. nisan ayında evlilik teklifi etmek için yüzük bakarken subat ayında kıskançlık ve yanlış anlama uğruna , ağıza alınmayak küfürler ettim. tehdit ettim . daha doğrusu etmişim farkında değilim sonradan mesajlarımı okuyunca farkettim. ben bunları farkettiğimde her şey için çok geçti.
bitirmişti.
çok pişmanım çok utanıyorum.
yalvardım yakardım, evine gittim çiçekler aldım , salya sümük ağladım geri dönmedi.
son kez ayaküstü bir kere görüşmeye müsade etti ama ne kadar pişman olduğumu söylesemde benden geçti . herkes kendi yoluna dedi ve gitti.
hayatımda ondan daha çalışkan daha iyi niyetli daha açık sözlü ,istediğini bilen gurur naz yapmayan birini tanımadım.
şimdi onu kaybetmiş olmayı kabullenemiyorum.
allah aşkına bana bir şey söyleyin .
kurbanlar adadım sadakalar verdim. pişmanım çok pişmanım . onu kaybetmek istemiyorum .
ne yapacağımı şaşırdım . ölü gibi işe gidip geliyorum .
akıl verin lütfen bana çok ihtiyacım var buna.
morfinaltkat
şu ortam da bide onur mete olacaktı ki... hele sen bide o zaman gör dünyayı :):)
Eleni
özet geçeyim: özet geçmiş.
maestro
ricardoveritas
2.5 gol alt dediğim maç, +7 bitmiş gibi bir gün.
Fafatara
sabah anneme fotoğraf atıp 'bak çok tatlıyım dimi' dedim. göremiyorum dedi. ama görüldü oldu diyorum. ben tatlı bir şey görmüyorum diyor. bir de anneler çocuklarını hep güzel görür derler. diğer anneler allahım iyi ki seni bana vermiş diye dua eder benim annem ben ne günah işledim de allah seni bana verdi diye yıllardır hayatı sorguluyor. neyse tatlı olan olmayan herkese günaydın.
maestro
özet geçeyim: konsere gitmiş.
Gamsız Baykuş
arkadaşlar çok mutluyum. ama nasıl mutluyum bir bilseniz. çok uzuun bir zamandır böyle güzel mutlu olmamıştım. deli gibi eğlendim. sürecin başı da çok heyecanlıydı. şimdi olaylar şöyle gelişti. mabel matiz'in bugün konseri vardı burada. ben de özellikle öyle kolaysa'yı çıkardığından beri bu adamı canlı dinlemek istiyordum. bu hayale bugün ulaşabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi çünkü bana kalırsa baya mucize gibi bir şey oldu. konser ilanını gördüğümde direkt saatine, bilet fiyatına bakmıştım zaten. sonra beni biraz aşar bu diye düşünüp bir kenara koydum bu fikri ama tamamen de vazgeçmiş değildi hâlâ. geçen haftalarda tekrar bakmıştım ve biletler tükenmişti. dedim başka zamana artık, vazgeçtim. zaten bilet kalmamış vazgeçmeyip ne yapacaktım değil mi? neyse ben mabel matiz'in facebook sayfasında bir duyuru gördüm iki gün önce. samsun konserine iki kişilik bilet hediye ediyorlarmış. dedim ya nasip bir şansımı deneyeyim. ama hiç ümidim olduğundan falan değil ha. bendeki de ne şans. hâlâ inanamıyorum o biletin bana çıktığına. bir yandan şeyi de düşünüyorum, lan fake mi acaba, mail geldi ama ya konser alanına gittiğimde böyle bir şey yok derlerse falan ben hâlâ böyle bir olayın başıma gelebileceğine inanmıyorum. ta ki konser mekanını kapısından girdim, o zaman inandım. sanki zaman mekan algılarım falan kapandı. ya diyorum nasıl olur ben buradayım şu an ve benim 24 saat öncesine kadar katılmak gibi bir düşünce aklıma gelmezdi. bilenler bilir mabel'e olan daha doğrusu şarkılarına olan hayranlığımı. hatta çok kez bu platformda sizlerle de paylaşmıştım bazı şarkılarını. konser çok güzel geçti benim adıma. bağıra bağıra eşlik ettim her şarkısına, bu yüzden yarın sesim bile kısılabilir. sabahtan beri zihnimin arka planında "fırtınadayım" şarkısı çalıyordu. girişi bu şarkıyla yapınca ayrı bie sevindim. olay aslında sadece konser meselesi de değil benim için. uzun zamandır, yani yaklaşık bu eğitim öğretim yılı başladığından beri üstümde bir ağırlık vardı. ya resmen canlandım şu etkinlikle. bana hiç bu kadar iyi geleceğini tahmin etmiyordum. belki de beklemediğim bir anda olduğu için bu kadar sevinmişimdir bilemiyorum. ama her açıdan çok güzel bir anı oldu benim için. giderim sakin sakin müzik dinlerim gelirim diye düşünürken deli gibi hareket ettiğim için kollarım, bacaklarım, her yerim ağrıyor. zaten boyum kısa diye ara sıra parmak uçlarıma yükselmek zorunda kaldım o da yordu. neyse ki önümdeki kız tüm konseri elindeki telefonuyla yüksekten çekti de onun telefonundan izleyebildim sahneyi(!) yani arkadaşlar okuyamadım durumumuz yoktu diyenler için özet geçeyim. eminim ki yukarısı çok karışık olmuştur ama hislerimi sizinle hemen paylaşmak istedim. mutlu oldum arkadaşlar. çok güzeldi be her şey benim adıma. dilerim ki sizin de benden daha çok mutlu olacağınız zamanlar olsun. hayatınızda böyle kısa da olsa güzel anlar olsun. seviyorum sizleri, kendinize iyi bakın. güzel geceleriniz olsun dedikodu ahalisi.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)