twitter’dan geliyorum seri alıntı girerken neden seri omü dedikodulamıyorum diye düşündüm ama istediğin kadar uğraş site korku filmlerindeki boşalmış ıssız kasabalara benziyor korkuyorum ve seri olmak mümkün değil
minik bir bebek insana bayramlık giydirme hevesi anne olma hissini getiriyor ama sonra aklıma işten gelip montla kanepede 2 saat duvar izleyerek kendime anca geldiğim ve hemen üstümü çıkarıp sağlıksız şeyler yiyip uyumaya çalıştığım geliyor ve his kayboluyor
saat 12'yi geçince bana resim yapma perileri geliyor. masa lambamın altında bazen saatlerce resim yapıyorum. İnanır mısınız, en derin konuları, içinden çıkamadığım her şeyi bu anlarda yakalayıp çözüyorum. yine öyle bir gün bu geceydi. aklıma bir an öyle şeyler geldi ki kendimi ne kadar hafife aldığımı, yargıladığımı fark ettim. yeni şeyler deneyip üstüne gittim ve en azından denedim. bahane uydurmadım, başarısız olmayı göze aldım. basketbola başlama cesareti gösterdim, uzun yıllardır içindeyim ve beni en çok mutlu eden şeylerin başında. daha birçok spor dalına, farklı el sanatlarına yöneldim. baktım ki aslında kendime bir şeyler katmak için hiç durmamışım. yapamadıklarına değil de yaptıklarına odaklanmak gerekiyor.neyi yapamadım değil, neleri başardım? kendimize çok yükleniyoruz. kendimize bu kadar yüklenmeyelim ne olur. bir söz var instagram'da sürekli dönen: "sen de bu hayatı ilk defa yaşıyorsun, kendine bu kadar yüklenme."
şunu paylaştığımda acaba kime aşıktım? ahahshhd şaka.. artık kalpsiz bir serseriyim dostlarım…
selam canlarım. böyle uzun uzun yazmak istiyorum ama hiç halim yok, bilin bakalım kim tehlikeli sularda yüzüyor? aaa benmişim. ama su nasıl güzel… :’)
yemin olsun duygu roller coaster’ında ordan oraya savruluyorum; narin, hassas ve pamuk şeker kalbim artık isyan ediyor ama durduramıyorum ismet durduramıyorum… bir gün anlatırım.
hepinizi seviyorum, gözlerinizden öpüyorum. hoşçakalın.
yemin olsun duygu roller coaster’ında ordan oraya savruluyorum; narin, hassas ve pamuk şeker kalbim artık isyan ediyor ama durduramıyorum ismet durduramıyorum… bir gün anlatırım.
hepinizi seviyorum, gözlerinizden öpüyorum. hoşçakalın.
herkese merhaba. çok özür dileyerek söylüyorum ki bir zamanlar ayıla bayıla okuduğum yazılarınızı okumaya asla takatim yok şuan, ben de uzun yazmayacağım. umarım iyisinizdir. ayyy içim sıkıldı her şeyden
toplanın üniversitedeki en büyük vicdan yaptığım olayı itiraf edecem. daha birinci sinifim o zamanlar. tramvaya üniversitenin ordan binbir bir gurle bindim oturmaya yer buldum. bide meydana kadar gidicem, zaten yorgunum hiç yer veremem bugün dedim. neyse yanıma da o zamanlar çok güzel bir kız oturdu. (şimdi muhtemelen göreve başlamıştır) neyse. oh diyorum iyi, en azından yaşlı amcaların sohbetini çekmek zorunda kalmam. neyse daha birkaç durak olmadan tıklım tıklım oldu tramvay. birkaç tane teyze geldi önümde durdu, teyze dedigime bakmayın 40 yaşlarında en fazla. arkadaşlarından geliyorlarmis. bir sürü koltuk boşaldı oturdular ama hala yerlerinden kıpırdamadı teyzelerimiz. İnatla benden yer bekliyorlar. dayanamayıp seslerini yükseltip konuşmaya başladılar. bu zamanın gençleri çok terbiyesiz saygı nedir bilmiyorlar da şudur budur. bikac kişi bu laflarını duyunca yer vermeye kalktı yok inat ettiler. hala bana laf sokuyorlar alttan alttan. ya zaten o kadar yorgun olmasam yer veren biriyim. İlk defa vermeyeyim demiştim. sonra kafamı kaldrdm herkes bana sinirli sinirli bakıyor. dedim nerdeyse dayak yiyecem bu işten siyrilmam lazım. operanın oradayken. aklıma bir şey geldi. önümdeki direklere tutunarak ayağa kalktım. sonra biraz ilerleyip teyzenin kusura bakmayın size yer verilmedi, benim bacağım sakat olmaz ben bile yer verecektim size özür dilerim dedim. sonra kapıya kadar ayağımı sürüyerek geldim. tramvaydaki tüm bakışlar teyzelere döndü. herkes vicdansız gözüyle baktı. kapıdan inip yavaşça tramvayın uzaklaşmasını izledim :) buda böyle bir animdir.
(bu bir öneri yazısıdır)
önceki yazımda birinci sınıf kardeslerime biraz tecrübe paylaşmaya calismistim. simdi aklıma gelen birkaç şey daha söyleyeyim musadenizle.
1) öncelikle samsuna yeni gelip aksama kadar yurtta yatarsaniz hiçbir şey elde edemezsiniz.
2) yurtta olduğunuz zaman da kitap okuyun, sohbet edin, insanlarla tanisin
3) yurttan çıktığıniz zamanlarda kendinize okul haricinde gideceğiniz bir yer daha bulun, ilgi alaniniza gore bir yer
(İgne deligi gençlik merkezi ne gidip ücretsiz kurslardan ve egitimlere katilabilirsiniz. yada üniversitenin 50 den fazla kulübü(topluluğu) var, omütit (tiyatro) karikatur, yaşayan kütüphaneler vs vs. hepsine bir göz atmaniz gerek en azından neler yaptıklarına. bunlar da olmadı ben dağ bayır gelecem diyorsanız omüdak var dağcılık kulübü doğa yuruyusleri, zirve tırmanışları. kamplar vs yapıyor. bunlar benim gidip belirli zaman geçirdiğim memnun olduğum yerler daha niceleri vardir kim bilir. kalkın ilginiz olan yeri bulun ve aktif olun.
4) benim kuluplerle isim yok bikac arkadaşım olsun onlarla gezeyim tozayim derseniz. İnsanları tanırken hemen guvenmeyin pat diye. sonra bir yanlış bir sürü doğruya mal olmasın. her neyse arkadaş seçiminizi iyi yaparsaniz zaten. en sıkıcı yer bile eğlenceli olur. ama daha da eğlenceli olabilecek yerler bulun.
5) ayrica samsuna kadar gelmissiniz ve bence şunları yapmadan mezun olmayın.
*akdağ'da kayak*
*nebiyan dağı kamp*
*omü gölet piknik*
*vezirkopru kanyon gezisi*
*ladik de hamam*
*amasya ya trenle gitmek*
*bafra kuş cenneti gezisi*
*ordu teleferikten sonra manzaraya karşı cay sigara*
*atakum sahilde gün doğumu izle*
*sinop erfelek selalerine git*
6) yok ben arkadaşlarım olmadığı zaman ne yapacağım diyenler:
*bakku cafe* var samsunda omurevlerinde internetten adresini bulursun zaten kitap&cafe git oraya çayını ic kitabını oku
*hatta ılgın varsa dergi çıkarıyorlar bakkudergi diye yazını gönder, dergi yazarlariyla konuş.
*şiir gecelerine katıl, sinemaya git.
yok ben hala daha yurtta yatıp insanlardan kaçmak istiyorum hayatımın en güzel zamanlarini bisa harcamak istiyorum diyorsan sen bilirsin.
*** son olarak: hep o meşhur soz vardır ya(sırt çantamı alıp çekip gitmek istiyorum her şeyi arkada bırakıp ) diye. heh işte ne zaman bunalirsan yap onu. sadece sosyal medyaya yazıp bırakma. hiçbir seye ihtiyacın yok nefes alabiliyorsan. bir tek inanman ve istemen lazım. nereye istersen gidebilirsin otostopla çekinceleri ön yargıların varsa hicbirini yapamazsın. facebook tan interrail türkiye otostop grubu var girin bakın 50 binden fazla genç neler yapmis gorun. sözlerimi otostop grubunun sloganı ile bitiriyorum.
yola çık yol açık.!
(yapmak isteyen her yol açık hemde)
önceki yazımda birinci sınıf kardeslerime biraz tecrübe paylaşmaya calismistim. simdi aklıma gelen birkaç şey daha söyleyeyim musadenizle.
1) öncelikle samsuna yeni gelip aksama kadar yurtta yatarsaniz hiçbir şey elde edemezsiniz.
2) yurtta olduğunuz zaman da kitap okuyun, sohbet edin, insanlarla tanisin
3) yurttan çıktığıniz zamanlarda kendinize okul haricinde gideceğiniz bir yer daha bulun, ilgi alaniniza gore bir yer
(İgne deligi gençlik merkezi ne gidip ücretsiz kurslardan ve egitimlere katilabilirsiniz. yada üniversitenin 50 den fazla kulübü(topluluğu) var, omütit (tiyatro) karikatur, yaşayan kütüphaneler vs vs. hepsine bir göz atmaniz gerek en azından neler yaptıklarına. bunlar da olmadı ben dağ bayır gelecem diyorsanız omüdak var dağcılık kulübü doğa yuruyusleri, zirve tırmanışları. kamplar vs yapıyor. bunlar benim gidip belirli zaman geçirdiğim memnun olduğum yerler daha niceleri vardir kim bilir. kalkın ilginiz olan yeri bulun ve aktif olun.
4) benim kuluplerle isim yok bikac arkadaşım olsun onlarla gezeyim tozayim derseniz. İnsanları tanırken hemen guvenmeyin pat diye. sonra bir yanlış bir sürü doğruya mal olmasın. her neyse arkadaş seçiminizi iyi yaparsaniz zaten. en sıkıcı yer bile eğlenceli olur. ama daha da eğlenceli olabilecek yerler bulun.
5) ayrica samsuna kadar gelmissiniz ve bence şunları yapmadan mezun olmayın.
*akdağ'da kayak*
*nebiyan dağı kamp*
*omü gölet piknik*
*vezirkopru kanyon gezisi*
*ladik de hamam*
*amasya ya trenle gitmek*
*bafra kuş cenneti gezisi*
*ordu teleferikten sonra manzaraya karşı cay sigara*
*atakum sahilde gün doğumu izle*
*sinop erfelek selalerine git*
6) yok ben arkadaşlarım olmadığı zaman ne yapacağım diyenler:
*bakku cafe* var samsunda omurevlerinde internetten adresini bulursun zaten kitap&cafe git oraya çayını ic kitabını oku
*hatta ılgın varsa dergi çıkarıyorlar bakkudergi diye yazını gönder, dergi yazarlariyla konuş.
*şiir gecelerine katıl, sinemaya git.
yok ben hala daha yurtta yatıp insanlardan kaçmak istiyorum hayatımın en güzel zamanlarini bisa harcamak istiyorum diyorsan sen bilirsin.
*** son olarak: hep o meşhur soz vardır ya(sırt çantamı alıp çekip gitmek istiyorum her şeyi arkada bırakıp ) diye. heh işte ne zaman bunalirsan yap onu. sadece sosyal medyaya yazıp bırakma. hiçbir seye ihtiyacın yok nefes alabiliyorsan. bir tek inanman ve istemen lazım. nereye istersen gidebilirsin otostopla çekinceleri ön yargıların varsa hicbirini yapamazsın. facebook tan interrail türkiye otostop grubu var girin bakın 50 binden fazla genç neler yapmis gorun. sözlerimi otostop grubunun sloganı ile bitiriyorum.
yola çık yol açık.!
(yapmak isteyen her yol açık hemde)
oturun hele birinci sinif kardeşlerim bir iki şey söyleyeyim belki aklınıza gelir.
öncelikle kimse aynı hayatı yaşamıyor bende oldu diye sizde olacak değil. ama şunu unutmayın. üniversite hayatın son tatilidir diye bi lafla geldim üniye. ve öyle olduğunu da dusunuyordum. 4 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını da yaşadım en acı zamanlarıni da. aci derken. gercekten acı. sadece sevgili acısı degil. babamı kaybettim en değer verdiğim insanları kaybettm gozlerine bakmaya koyamadigim sevdiğimi kaybettm. koca bir omurdu üni benim için. yüzlerce hatta binlerce insanla tanıştım. samsuna karış karış gezmekle kalmadim. üni den önce pek il disina cikmamis biriyken unide 48 tane il gezdim. turkiyede gitmek istediğim neresi varsa gittim gordum. zengin olduğum için değil ama. zenginlerin bile sahip olamadığı zamana sahip olduğum için. ve hep şunu prensip edindim. bir hayalin varsa peşinden koş. asla denemedigin icon pişman olma. param yoktu otostopla gittim. kalacak yerim olmadı çadır kurdum. konuşacak kimsem olmadığı zamanlar oldu aldım kağıtla konuştum. en çaresiz hissettiğim anda yalnız kaldım ama yine ayağa kalktım. 4 yıl boyunca öyle bir hayat yaşadım ki bir ömre denkti. anlatmaya kalksam saatler surer. ama anlatamayacagim hiçbir şey de yasamadim çok şükür. kızları bir nesne değil benim gibi insan olarak gordum. onların da abisi babası var diye düşündüm. sevdim ama gozyasi dokse ben boğulur gibi hissederdim öyle sevdim. kısaca önünüzde bir daha asla bulunmayacak bir 4 yılınız var ve inanın hayatınızın en güzel yaşları. görmek istedgniz neresi varsa gorun. yapmak istedgniz ne varsa kimseye zarar vermeden yapmaya çalışın. hayallerinizin peşinden koşun. gunlerinizi sabah akşam peste batakta geçirmeyin. eve kız atmak için eve çıkmayın. kızlara obje gözüyle bakmayın. İnsanlarla konuşun ama dertlerine yardımcı olmak için konuşun. kimseyi kifayeti yada konuşması dili rengi yüzünden yargılamayin. edebi edepsizlerden öğrenmek zorunda kalmayın. unutmayın. bugün yaptığımız her davranış yarın çocuklarımızı yetiştirecek nesli etkiliyor. eve attiğimiz her kız, bi gelinliği çöpe attırabiliyor. ey delikanlı kardeşim. kızına nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran kizlara. ey güzel kız kardeşim hayatını yaşarken evlenecegin insanı da dusun. babani da anneni de çocuklarını da. kadın erkek eşit değil maalesef sen daha değerlisin. ama bu değerini ayaklar altına aldırma. her neyse ahlak bekçisi degilim ancak kendi yapmadigimiz şeyleri başkalarından bekliyoruz. her geçen gun iyice saga sola saldırıp güzel bir gelecek güzel bir nesil bekliyoruz. biz düzgün olmazsak eger. gelecek nesil insanlığı unutacak. son sözüm şudur ki hayatını yaşarken cesur ol ve insanlara saygılı ol. empati nedir iyi kavra. bir hayalin bir geleceğin olsun. bir gün ömrün kaldıysa. birine faydan. somurtkan bir yuzde gamzen olsun. biz toplum olarak her şeyi çok biliriz ama yine de bunlar aklında bulunsun :) saygısızlık ettimse affola. hayırlı geceler.
öncelikle kimse aynı hayatı yaşamıyor bende oldu diye sizde olacak değil. ama şunu unutmayın. üniversite hayatın son tatilidir diye bi lafla geldim üniye. ve öyle olduğunu da dusunuyordum. 4 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını da yaşadım en acı zamanlarıni da. aci derken. gercekten acı. sadece sevgili acısı degil. babamı kaybettim en değer verdiğim insanları kaybettm gozlerine bakmaya koyamadigim sevdiğimi kaybettm. koca bir omurdu üni benim için. yüzlerce hatta binlerce insanla tanıştım. samsuna karış karış gezmekle kalmadim. üni den önce pek il disina cikmamis biriyken unide 48 tane il gezdim. turkiyede gitmek istediğim neresi varsa gittim gordum. zengin olduğum için değil ama. zenginlerin bile sahip olamadığı zamana sahip olduğum için. ve hep şunu prensip edindim. bir hayalin varsa peşinden koş. asla denemedigin icon pişman olma. param yoktu otostopla gittim. kalacak yerim olmadı çadır kurdum. konuşacak kimsem olmadığı zamanlar oldu aldım kağıtla konuştum. en çaresiz hissettiğim anda yalnız kaldım ama yine ayağa kalktım. 4 yıl boyunca öyle bir hayat yaşadım ki bir ömre denkti. anlatmaya kalksam saatler surer. ama anlatamayacagim hiçbir şey de yasamadim çok şükür. kızları bir nesne değil benim gibi insan olarak gordum. onların da abisi babası var diye düşündüm. sevdim ama gozyasi dokse ben boğulur gibi hissederdim öyle sevdim. kısaca önünüzde bir daha asla bulunmayacak bir 4 yılınız var ve inanın hayatınızın en güzel yaşları. görmek istedgniz neresi varsa gorun. yapmak istedgniz ne varsa kimseye zarar vermeden yapmaya çalışın. hayallerinizin peşinden koşun. gunlerinizi sabah akşam peste batakta geçirmeyin. eve kız atmak için eve çıkmayın. kızlara obje gözüyle bakmayın. İnsanlarla konuşun ama dertlerine yardımcı olmak için konuşun. kimseyi kifayeti yada konuşması dili rengi yüzünden yargılamayin. edebi edepsizlerden öğrenmek zorunda kalmayın. unutmayın. bugün yaptığımız her davranış yarın çocuklarımızı yetiştirecek nesli etkiliyor. eve attiğimiz her kız, bi gelinliği çöpe attırabiliyor. ey delikanlı kardeşim. kızına nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran kizlara. ey güzel kız kardeşim hayatını yaşarken evlenecegin insanı da dusun. babani da anneni de çocuklarını da. kadın erkek eşit değil maalesef sen daha değerlisin. ama bu değerini ayaklar altına aldırma. her neyse ahlak bekçisi degilim ancak kendi yapmadigimiz şeyleri başkalarından bekliyoruz. her geçen gun iyice saga sola saldırıp güzel bir gelecek güzel bir nesil bekliyoruz. biz düzgün olmazsak eger. gelecek nesil insanlığı unutacak. son sözüm şudur ki hayatını yaşarken cesur ol ve insanlara saygılı ol. empati nedir iyi kavra. bir hayalin bir geleceğin olsun. bir gün ömrün kaldıysa. birine faydan. somurtkan bir yuzde gamzen olsun. biz toplum olarak her şeyi çok biliriz ama yine de bunlar aklında bulunsun :) saygısızlık ettimse affola. hayırlı geceler.
eşref-i cemâl sahipleri, hakiki zerîn mûy-ı serdir.
naber gelmedi senden bir haber merak ettim diyen ünlü düşünür hande yenerin sözleriyle giriş yapmak istedim… gidiyoruz geliyoruz ve her şey bıraktığımız yerde. bayılıyorum bu siteye seni hiç yormuyor üzmüyor. şimdilerde twitter’da ütücülük yapsam da zamanında burada kafa ütülediğim kadar iyi işçilik çıkaramıyorum :((( ay çok yaşlandım ya üzüntüden bayılasım falan geliyor bazen. utanmasam 30 yaşında olacağım… benim için tam bir hayal kırıklığı. 27 yaş sonrasını yaşamak zorunda kalmam kıyamet falan kopar sanmıştım. rezalet gerçekten!!! allahım hesap sormak gibi olmasın ama bizim bir kıyamet vardı??? neyse şimdi benim yaş bunalımım yüzünden yeni evlenecek genç arkadaşlar ve yaşamaktan mutlu insanlar mağdur olmasın. kıyameti manifestlemiyorum rahat olun. bu arada manifestin yeni şarkısı süper olmamış mı? soru sormadım sakın cevap vermeyin. ajda pekkan olaaaay olmuş. sizi seviyorum (hepinizi değil) hoşça kalın 💋
İnsanın kendine söylediği en büyük yalan bu boş yere kendi kendine yalan söyleyip can sıkıyorsun
düğün davetiyesini görüp siteyi hatırladım… hayırlı uğurlu olsun minarliqueeee. İnşallah birbirinize güven ve huzur verdiğiniz mutlu bir yuvanız olur🤲🤲🤲 evlilik çok korkunç bir şey ama beraber üstesinden geleceğinize inanıyorum💪 allah yar ve yardımcınız olsun🌟🌸💜
cümleten selamlar, hepiniz iyisinizdir inşallah, senelik girdimiz bugüne nasipmiş. yıllar önce, hiç görmediğimiz insanlarla, sabahlara kadar güldük, eğlendik, çok güzel vakitler geçirdik, bugün oldu haftaya gerçekleşecek nikahıma davet ediyorum bu insanları, buraları hep hatırlamak ve bugün olduğu gibi her daim içimizi dökebilmek ümidiyle vesselam herkes iyi olsun, herkes için hayatta en iyisi olsun inşallah.
öncelikle sitemizdeki yeni anne olmuş veya olacakları sonra tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.
cümleten selamlar, hepiniz iyisinizdir inşallah, senelik girdimiz bugüne nasipmiş. yıllar önce, hiç görmediğimiz insanlarla, sabahlara kadar güldük, eğlendik, çok güzel vakitler geçirdik, bugün oldu haftaya gerçekleşecek nikahıma davet ediyorum bu insanları, buraları hep hatırlamak ve bugün olduğu gibi her daim içimizi dökebilmek ümidiyle vesselam herkes iyi olsun, herkes için hayatta en iyisi olsun inşallah.
şu yazıyı yazdığım anı asla hatırlamıyorum, benim b12 sizlere ömür galiba
old but gold bir uye olarak ben de soyle bir iki kelam edeyim sahuru beklerken. İlk hesabimi acali 10 bu hesabimi acali 8 sene olmuş en son 7 ay once bu yasta aska inanmadigima karar vermisim, düşün ki o bunu okuyor sozluk girdimi yazali 3 sene olmus 4e yakin da olabilir onu anlayamiyoruz ama bana cok cok daha eskiden yazmisim gibi geliyor, 20 li yaslarimin hem en mutlu hem en mutsuz gunlerini yasarken hayatimda bu site vardi, su anda en yakin arkadaşlarimdan biri bu siteden tanistigim biri, en son bu siteden tanistigim biriyle hem en guzel hem de en sıkıntılı flortlerimden birini yasamistim, depresyona girer girer buralara yazilar yazardim, bazilarinizin sevgililiklerine ayriliklarina evliliklerine cocuk sahibi olmalarina şahit oldum, daha aklima gelen gelmeyen bir sürü sey var gercekten cok degisik ve guzel bir tecrube oldu bu site bana, birine anlatsaniz anlayabilecegi degil sadece sizin benim burada yasadiklarimizla birinci elden tecrubelerimizle anlasilabilecek bir durum, keske hep oyle cocuk kalsaydim ama simdiki aklimi da yanimda goturebilsem iyi olurdu
4. yüzyıl roma dönemine ait "apicius - cookery and dining in imperial rome" adlı kitabı okuyorum. mükemmel yemek tarifleri var. mutlaka deneyin.
reklam değildir.
reklam değildir.
Omü Dedikodu