Mona lisa
gözlemlerime göre bir minübüs şoförü çok üstün yeteneklere sahiptir. minübüs kullanırken telefonla konuşabilmekte,aynı anda para alıp para üstü vermekte, yol tarif etmekte ve para üstünü alamayan var mı diye bağırabilmektedir.
Mona lisa
eşyalarımızı, elbiselerimizi gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar mı? onları sık sık değiştirmek isteyişimiz bundan kaynaklanıyor olabilir mi? biz istediğimiz kişi olabilmek için önce dış görünüşümüzü düzeltmeye çalışıyoruz. olmak istediğimiz tarzda olmaya çalışıyoruz. onlardan asla vazgeçemiyoruz. hatta benzemek istediğimiz insanların kıyafetlerinden alıyoruz, onun gibi giyiniyoruz vs. (özellikle ünlülerden) örneğin; takım elbiseli bir adam gördüğümüzde ciddiyet ve resmiyet anımsatır. ama deri ceketli salaş giyinmiş elinde kask olan birini gördüğümüz de daha rahat bir insan olduğunu düşünebiliriz.kıyafetler aslında sözsüz iletişim aracıdır. büyük ön yargılara rastlarız çoğu zaman. hepimizin hayatında tanıştıktan sonra '' ya aslında hiç düşündüğüm gibi biri değilmiş...''dediğimiz çok olmuştur. kıyafetler insanlar üzerinde etki yaratıyor. siyah oje, siyah ruj sevmediği halde dışardan istediği tarz bir insan gibi gözükmek için siyah oje süren siyah ruj süren insanlar gördü bu gözler.ya da bir ortama girmek için olmadığı biri gibi giyinip, olmadığı biri gibi davranmak gibi.bunlar tabi ki şahsi fikrim ...
Mona lisa
ana kampüse gelince, kendimi yabancı bir ülkeye gelmiş turist gibi hissediyorum.
Mona lisa
ben mi çok sessiz sakinim, insanlar mı çok konuşkan, enerjik çözmedim. bir gün birini durdurup '' neden bu kadar enerjiksin ha neden '' diye soracağım. keşke biraz banada bulaşsa.
Mona lisa
saçlarımı şekilden şekile soktum. her türlü örgüyü denedim. yine ders çalışmamak için her türlü yolu deniyorum.
Mona lisa
sheraton otel samsunun heryerinden görünüyor derlerdi de inanmazdım. tekkeköy yel değirmeni müzesine gittim. bilenler vardır baya yüksekte biryer. samsunun yarısı gözüküyor. arkası dağ ağaçlık, deniz tarafına bakınca gözünüze direk sheraton takılıyor. baya net olarak gözüküyor. o kadar manzarada gözünüz sheraton a kayıyor evet. adamlar öyle bir yere yapmış ki, her yerden görünebiliyor. bu efsaneye inanın.
Mona lisa
bir daha gamze bir yüz kusurudur deyip karşımda uzun uzun anlatan biri olursa uçan tekme atmayı düşünüyorum. karşımdaki kişinin anlatmasını dinliyorum. uzun uzun yüzümde bir kusur olduğunu bana inandırmaya çalışıyor. cümlesi bittiğinde yıllardır yüzümde olan şeyin adını ve nasıl oluştuğunu biliyorum. evet bir kusur deyip geçiyorum.hayır böyle diyorum ama ben seviyorum ve memnunum. kimsenin ne dediği önemli değil. ama böyle olunca sinirlerimi bozmuyor değil. birde daha da ayrıntıya giriyorlar ya bitiyorum orda. sen demesen ben bunu asla öğrenemeyecektim çok teşekkür ederim demem bekleniyor. ve cümlenin sonu ama çok güzel, sana çok yakışıyor. sakın yanlış anlama demezler mi🤦‍♀️İyi niyetli olunabilir, ama az mantıklı olsalar, gelmişim 20 yaşına bunu bilmiyor olamam normal olabilir mi. bir arkadaşım ilk kez şöyle böyle diye, böyle bir konu geçtiğinde birşey demeden geçtiğinde ona bunu sormadığı için teşekkür ettim. bu şey gibi senin gözlerin mavi, senin boyun kısa, senin çok fazla kiloların var...ama sana yakışıyor vs. ya mavi göz ne kadar güzel birşey insanlara yakışıyor. ama bunu şöyle söyleyen insanlar yok var . '' mavi gözlör aslondo rengsizdörr. '' adamın gözü mavi yada değil ne fark eder. İllâ da söylemen mi lazım.çok güzel de geç. görme engelli birinden dinlediğim bir konu var, sen nasıl görme engelli oldun? doğuştan mı sonradan mı diye. İnatla öğrenmeye açıklamaya çalışıyor. bu adamın gözleri görmüyor ne fark eder önce mi sonra mı eden adamın üstüne gidiyorsun. İnsanları olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini anlayamıyoruz ve gereksiz üstlerine gidiyoruz. fiziksel özellikler seçilebilen birşey değil. hepimiz farklıyız, farklı özelliklerdeyiz.bizi biz yapan etkenlerden biride bu.
Mona lisa
'' neyi feda edersen, o sana ihsan edilir. neye kıyamazsan, onunla sınanırsın. ''
şu söz bir kenara yazılmalı. özellikle bir şeyi çok istersen yada seversen, istekli olursan o şeyin olmama gibi bir huyu vardır ya. İşte bu tam o.
Mona lisa
beni okumak yormuyor. yurtta kalmak, eşyaları taşımak, anlayışsız katı yurt yöneticileri beni yoruyor. her bavul taşımam da ankaraya geçiş yapmadığıma pişman oluyorum. paunım fazlasıyla yetiyordu. yine bugün pişman günümdeyim... oturup ağlamak istiyorum.
Mona lisa
arkadaşlarımın yüzlerini yakından çektim. böyle bir anda ön kamera açılmış gibi. sticker yaptım. 🤭 ciddi bir konuşma arasında bile yolluyorum. arkadaşlarımın sinirleri çok bozuk. çok sinir bozucu, gıcık, lanet bir arkadaş oldum. :)
Mona lisa
spinoza " kimseyle alay etme, acıma, küçümseme, sadece anla " diye bir cümle kuruyor ve f. pessoa günün birinde şöyle diyor ;
“ kimseyle alay etme, asla kimseyi küçük düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir !"
Mona lisa
apartmanın giriş katında iki tane teyze oturuyor. karşılıklı daireleri var. hani şu dizilerde filmlerde falan gördüğünüz meraklı herşeyi soran, bilmek isteyen teyzeler var ya işte tam onlardan. yaşlı kadınlar herhangi bir saygısızlık yapmak istemiyorum. annemde uyarıyor yanlış bişey söylemeyeyim diye. ama artık gerçekten rahatsız ediyorlar. bütün apartmanı sorguya çekiyorlar. kapıdan içeri girdiğin an kapıyı açıp '' nerden geliyorsun'' diye soruyorlar. ailevi özel şeyleri bile öğrenmeye çalışıyorlar. sabah çıktın nereye gittin. geç kaldınız. bu saatte nereden geliyorsunuz gibi sorgu sual. bir bilgi öğrendiler se bütün apartmana komşulara söylüyorlar. gece 3 te çıksak ondan bile haberleri var. bütün apartman rahatsiz artık.yaşlılık mı insanları böyle yapıyor, karakterleri mi böyle anlamadım. daha önce karşılaşmadığım türden insanlar. keşke herkes kendi hayatı ile meşgul olsa, üstüne vazife olmayan şeylere burnunu sokmasa ne güzel olurdu. anlayışlı olmak her insana nasip olmuyor malesef.
Mona lisa
sümeyye boyacı kadınlarda 44.74'lük derecesiyle gümüş madalyanın sahibi ve ikinci , aynı yarışta sevilay öztürk 50.54'lük derecesiyle 8'incilik elde etti. beytullah eroğlu 50 metre sırtüstünde 39.84'lük derecesiyle yarışı 6'ncı sırada noktaladı.
bakın bu insanlar doğuştan kolları olmayan, insanların tarafından hiç birşey yapamayacaklarını düşünülen insanlar. ama onlar dünya şampiyonu ve gururumuz gencecik çocuklar. sümeyye boyacı 'nın resimde ki başarıları sergileri de beni çok etkilemişti. onlar gerçekten başarmak isteyince hiç birşeyin engel olamayacağını bize gösteren insanlar. gerçekten başarmak isteyince oluyor. kabul etmek gerekir ki biz tembel insanlarız. başarmak için çok çalışmak ve azim etmek gerekiyor. onlar başardılar. böyle başarıları görmek gururlandırıyor. çok ünlü şarkıcılar ile tanışmak değil , böyle başarılar elde etmiş insanlarla tanışmak isterdim. İnşallah nicelerini görürüz. ve bizde başaran insanlar arasında olabiliriz.
Mona lisa
dokunduğum her şeye, herkese elektrik çarpıyorum. bana dokunan çarpılıyor. bir de olur olmadık kişileri bile çarpıyorum. birşey alırken para veriyim derken, karşımdaki mutlaka çarpılıyor. geçmiyor da anlamadım.dün akrabamızı dokunmamla '' one gız elektirik mi çarpıyon sen'' deyince üzgün emoji bakışı attım. cama dokundum öyle bir ses çıktı, baya şiddetli çarpıldım elim uğuştu. toprakta bir kaç tur atsam iyi olacak sanırım
Mona lisa
yolda servis aracı gördüm. İçinde çocuklar birbirleriyle şakalaşıyorlar, gülüşüyorlardı. üstlerinde okul forması, ilk gün heyacanında olduklarını çok belli ediyorlardı. azıcık ileride okul gördüm. oradada okul bahçesinde , top oynayan çocuklar gördüm. eve geldim, üst komşumuzun çocuğu okuldan gelmiş. kendinden ağır çantasıyla okuldan dönüyor. İlkokul yıllarımı hatırlatan o kadar çok şeyle karşılaştım ki, bugün sürekli o yılları düşündüm. servisten eve dönerken günün bitmesinin neşesi, servis arkadaşlarımla sohbetlerim aklıma geldi. okul bahçesinde basket oynardık hep, oynamalara doyamazdık. çocuk olmanın kıymetini bilemedik. İyi yada kötü bir çocukluk fark etmez.çocuk olmak başka bir şey. büyüdükçe dert, kaygı, kafamızdaki düşünceler daha fazla artıyor. o yılları ne kadar çok özlediğimi farkettim :(
Mona lisa
alıntıdır.
georges perec, günümüz insanını tarif etmiş : '' sabırlısın ama beklemiyorsun, özgürsün ama seçmiyorsun, müsaitsin ama hiçbir şey seni harekete geçirmiyor. hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey talep etmiyor, hiçbir şey de dayatmıyorsun. hiç dinlemeden duyuyor, hiç bakmadan görüyorsun. ''
Mona lisa
günümüzün yeni modası evlenmek arkadaşlar. sosyal medyada ortak hesap açıp, sevgili olma tarihinden tutunda bilmem bir sürü tarihe kadar yazmak için evleniyorlar. aksini iddia edenin sevgilisi ile ortak hesabı vardır.
Mona lisa
bütlerin uygulanmayacağı fakülteler :

mühendislik fakültesi
yaşar doğu spor bilimleri fakültesi
turizm fakültesi
mimarlık fakültesi
ziraat fakültesi
İktisadi ve idari bilimler fakültesi

yine yırttık:) , mağdurlara geçmiş olsun. :(