mimarlique

8092

1288

77

541

mimarlique 1

14 Sınavların bir bir geçirdiği şu günlerde hele bir de malum bölümü okuyup haftaya da proje tesliminiz varsa hayat gerçekten çok sıkıcı arkadaşlar. Sizlere bugün başımdan geçen bir olayı aksettirmek istiyorum. Mesleki ingilizce diye bir dersimiz var final sınavı olarakta merdiveni ingilizce detaylandıran a3 boyutunda bir döy dağıtıldı bize, yanına da üzerinde sorular bulunan bir kağıt neyse sınava başladık güzel güzel çözdüm, dersi geçtim edasıyla fazla irdelemeden kağıdımı teslim ettim ve çıktım. Uyanma bahanesiyle bir kahve aldım gsf kafeteryasında yaktım da sigaramı keyifli keyifli tarih sınavını bekliyorum yanıma sınavdan çıkan diğer bir arkadaş geldi. Yok efenim arkadaki sorular kazıktı bilmem ne dinliyorum ama ben bir sayfa çözdüm çıktım, bir toplanma oldu o arada bir kız daha dikkatini bize verdi. Sonra ortaya atıldı bir soru sordu aynen iletiyorum. Hangi arka sayfa ? Ulan arkadaşta şakacı bir kişilik knk ne diyosuna gelmeden işin ciddiyetini anladık kızla kaptırdık sınıfa gidiyoruz. Amerikalı bir hoca var önce bir asistan çevirdik derdimizi anlatsın diye hoca anlayışla karşıladı gidiyoruz sınava girecez görevli hocamız bizi kabul etmedi. Hocam o bu şu bu yok çocuklar sorumluluk alamam diyor ingilizceside iyi ikna etti hocayı dedi büte gelirsiniz. Dedim nays, içimde hem nefret hem gülecem gülemiyorum hala aklım almıyor kağıdın çift taraflı olduğunu. Birde o sinirden öğleden sonrakini de saldım artık bütte buralardayız kimin ahını aldık analamadım. Öyle işte dedikodu meclisi hayat bazen anlaki diyip geçmeyi gerektiriyor. Neyse önümüzdeki sınavlara bakacağız herkese başarılar diliyorum. Bu vesileyle omü dedikodu olarak büte kalanlarla ilk iftarı yapalım ado ne dersin :) @admin

mimarlique 2

16 Kahvaltımı yapmış sigaramı keyifli keyifli tüttürürken hazır mutluyum, bende şu son röportaj hakkında fikirlerimi söylemek isterim. Bence olayın önce başlangıcına bakalım, gençler birbirini görmüş beğenmiş ve ilk buluşma diye tabir ettiğimiz klasik olay örgüsünün belki başlangıcı belki de bitişi olacak ilk oturumu gerçekleştirmeye karar vermişler, ilerde önünden geçtiklerinde sövecekleri ya da geri kalan yaşamlarında güzel bir başlangıç tarihi ve anısı olarak kalacak mekana gelirler. İşte olayın özü aslında burada siz bir insan evladıyla bu aşamaya hangi duyguları besleyipte geliyorsunuz? Misal iki tarafta birbirini severek mi buraya geliyor, yoksa tek tarafın bir ilgisi var diğer taraf onu kırmamak için mi geliyor ? Şimdi olayın bencesine gelelim, ben olsam birlikte olduğum arkadaşıma hesap ödetmem ama onunda bir girişim de bulunmasını isterim. Diyelim bulunmadı sadece o hareketinden karaktet analizi yapan arkadaşlar görüyorum bence bu tür önemli konuları bir daha irdeleyin karşınızdaki insanı tam olarak tanıyın ondan sonra buralarda ahkam kesin. Benim sevgilim yok bu röportajında bana tek katkısı burada oluşan ortamdır insanlar iyi kötü görüşlerini paylaşıyor ve site canlanıyor. Ben de o yüzden yazma gereği duyuyorum :) Son olarak yanımda bir teyze torununu gezdirmeye çıkarmış belli daha bebek kafasını turamıyor ama üç top dondurma yiyecek, adam soruyor teyze yiyebilir mi ? Yer yer oğlum biz hep yediriyoruz ona. Burdan da ilk altı ay anne sütü çok önemli mesajını bırakarak siz güzel insanlara iyi günler diliyorum, kırmayın birbirinizi hiç kimsenin hiç kimseden üstün bir yanı yok :)

mimarlique 10

21 Dün özsütte masada pembe çakmak buldum. Sahibi bana ulaşmasın hazır çakmağım yoktu sahiplendim hakkını helal et.

mimarlique 3

17 Her gün oturduğum simit center, her zaman oturduğum masa şuan yerle bir. Denizevlerinde bir kaza oldu araba kaldırımı süpürüp simit centera girdi. Allah yardımcıları olsun yaralı olanların.

mimarlique 3

13 Yazmıyorum, yazamıyorum veyahut yazasım yok. Öyle işte iş, güç, proje git gel yapıyoruz ve şu sıralar işim gücüm proje olmuş hiçbir şeyi de gözüm görmüyor, saatlerce çalışmak istiyorum, başında bir dakika oturmak zor geliyor bazen, her yer de bir karamsarlık nasılda beni yansıtıyor. Okulundan başka hayatın yok mu? Diyeceksiniz.. Artık yok be! Olmasa da olur diyoruz bazı yaşantılara, yaşamasak da olur. Neden mi, yaşamak için can attığım bir çok şeyin gerçekleşmeyeceğini yaşarken öğrenmek koyuyor be, insanlar yazıyorya heyecanlı heyecanlı: onu gördüm, onu sevdim, aşık oldum felan he işte o heyecanı kaybettim ben yok olmuyor artık, sanki bir daha hiç olmayacakmış gibi. Öyle işte onun yanında gülünç şeyler de yaşıyorum mesela geçen gün dolmuş sandığım bir fabrika servisi durdu önümde, acelem var bakmadım bile bindim, bir öğrenci dedim, bir sessizlik orada bile bir garip baktı insanlar bana halbuki komik bir durumdu ama bakıyorum da sadece ben değil insanlarda yitirmiş yaşama sevincini, gülemedim ben de ondan sonra, çünkü o artık yok, hiç gelmeyen birini nasıl tarif edebiliriz, mesela bir babasın çocuğun olacak hem de ilk göz ağrın ama eşin düşük yapıyor ve kavuşamıyorsunya yavruna. Ah yazmayacaktım bunları, iki saattir okuyorum öyle ama kırmak lazım bazı duvarları siz de hiç yazmıyorsunuz, sanki sizde mi kaybettiniz heyecanınızı son olarak bir şarkı bırakıp gidiyorum. Zaten kırılmış bir erkeksin. Seviyorum sizi dedikodu ailesi iyi ki varsınız, bu arada @admin etkinlik istiyoruz :)

mimarlique 5

13 Yaşanmamış çocukluğum var ah rüyalarımda, bu yüzden karamsar bu yüzden huzursuzum, güldüğüme de bakma aslında çok umutsuzum.. Demiş Velet. Eşittir hayatımın özeti. İki gün mutlu oluyoruz sonra sen gel 3-2 den 3-4 yenil yakıştı mı şimdi nasıl uyku girecek gözlerime, ado da yayın açmıyor tarif edebiliyor muyum bu acıyı hı? Soruyorum size bu acı hiç geçiyor mu? Omü Dedikoduuuu...

mimarlique 13

17 Burdan o mübarek insanın doğum gününü kutluyorum, o hepinizi tanıyor, biliyor.. O da içimizden biri, evet @admin nam-ı diğer ado nice mutlu senelere yaş otuz beş yolun yarısı :)

mimarlique 1

11 Güneşli bir Samsun sabahı ama ben güneşi göremiyorum.. Ulan bir saat okula gideyim dedim herkes bi havalarda, yürürken bir anda sarılmalar, asistanların koridordayız iki sevgili farklı köşelerden bibirlerine yürüyüp öpüşüyorlar neyse yarına kadar lol oynamayı düşünüyorum bugünü atlatsak yeter.

mimarlique 0

11 Yarım saat anahtar aradıktan sonra yan cebimden çıkmış gibi bir sabah ve gerçekten az önce bunu yaşadım. Pazar günü on yedi saat oyun oynarsan olacağı buydu. Halisulasyon görmeye başladım ama peşine on üç saat uyku iyi geldi. Bu hayatta zevk aldığın şeyleri dolu dolu yasayaksın sonrası için vakit olmayabilir çünkü okul başladı. Pazartesi sendromu bu olsa gerek.

mimarlique 3

15 Sizlere odamın anahtarını memlekette unuttuğum için iki gündür salonda yattığımı söylemişmiydim. Tamam yer ayırmıyorum hatta normal zamanda bile odamda uyumayıp salonda uyumayı seviyor da olabilirim fakat bir gerçek var, çok unutkanım bazen kendimi kaybedip bambaşka bir mekana geldiğim bile olmuştur. Peki Samsun'a geldik ne yapıyoruz? Tüm günüm oyun oynamakla geçiyor. Evet kolsuz da lol oynayabiliyorum. Neyse sadece sabahleyin kahvaltı için dışarı çıkmam dışında güneş yüzü görmedim denebilir halimden memnun muyum? Nötr diyebilirim okul başlasa da olur başlamasa da ama bir iki kıpırtı lazım gibi hep aynı şeyleri yapmak bir noktadan sonra cidden sıkıyor. Son zamanlarda 101 oynamayı hayıflasam da şuan herhangi birinin bile yancısı olabilirim, nasıl diyeyim bir gözüm ekranda bir gözümde telefonun üstünde, hani belki Samsun'a gelen olur da arar buluşuruz diye yorgun ve düşünceli olarak bekliyor. Peki siz ne yapıyorsunuz Omü Dedikodu ailesi, benim gibi memleketten sıkılıp bir an önce Samsun'a gelmek isteyip Samsun'a geldiğinde de sıkılma işlemini devam ettirenlerden misiniz? Yoksa memleketten memnun ve Samsun'a gelmeye dudak bükenlerden misiniz? Ne olursa olsun eğer mutluysanız yer ve mekanın önemi yok. Neyse ben de artık sıkılmak yerine yalnız başıma bir sahil turu yapayım hem emanetleri de görmüş olurum. Onlar ne mi? Kimi herkesin bildiği bir iskele kimisi yerini sadece benim bildiğim deniz kabukları veya sahipsiz bir köpek, benim için bir anlamı olan her nesne hayatıma kazınmıştır mesela kederlendiğim de iskeleye giderim en sonuna, hırçın denizden başka bir şey göremediğin en uç noktaya.. Akışına bırakırım, dalgalar eşliğinde nefes alır veririm, o yüzden sevmem durgun denizi, ne zaman dalgalar duracak o zaman öleceğim diye şartlandırdım kendimi. Düşünceli olduğumda deniz kabuğu toplarım bazıları eşsiz olur, eşsiz parçayı bulana kadar dolaşırım, bulduğuma inandığım vakit bir dilek tutar gömerim onu, kimsenin bilmediği bir yere.. Bazende mutlu oluyorum işte o zamanlar tamamen doğaya bırakırım kendimi, bir köpek sever, beslerim, bir çiçek koklarım çünkü onlar bana zarar vermezler, onlar var oldukça ben mutlu olurum. Ayrılmak istemem onlardan çünkü ne zaman canlıların yanından ayrılsam insan denilen aciz varlık üzer beni.