artemis
artemis
22 gün
bugün aynen böyleydim ayyyynen alsşkfmlaksmnf
artemis
artemis
29 gün
ne garip ya, birinin hayatına giriyorsun onunla arkadaş ya da herhangi bi şey oluyorsun, ona bi kitap öneriyorsun o sana bi şarkı dinletiyor sonra onun hayatından herhangi bi sebeple çıkıyorsun. çıktığını sanıyorsun ama sen onun hayatında bi kitap o senin hayatında bi şarkı olarak varlık sürmeye devam ediyor falan. o yüzden, birbirinize bir şeyler öğretin, birbirinize bir şeyler kazandırın. bi insana ne kadar katkınız olursa o insanda o kadar iz bırakmış olursunuz. saçlarınızın güzelliği,gülüşünüz silinir belki akıllardan ama sizi anımsatan şeyler asla.
artemis
artemis
1 ay
ulan telefon açarız işim var haber göndeririz işim var @chiko

artemis
artemis
1 ay
ahmet kural sılaya bakıyor ❤
Tarihci
Tarihci
1 ay

bir İhtimal daha var
artemis
artemis
1 ay
anneme bi kutu damak çikolata getirdim. bu arada damak çikolata sevmeyen tek insan olabilirim ama inanın tiksiniyorum kendisinden. annemin de en sevdiği şeydir. sonra tv izlerken"çikolata olsa da yesek şimdi ben onu sevmiyorum ya" dedim. gece uyurken yastığımın kenarına en sevdiğim çikolatayı bırakmış. gerçekten cennet annelerin ayakları altında ya.böyle kıyıda köşede hep bi şeyler saklaması beni çok mutlu ediyo.kadın resmen metro toptancı market gibi.metroda insan kafası çıksa şaşırmam demiştim annem de aynı böyle süpermarket gibi kadın.ne ararsan var.canım anam ya ❤
artemis
artemis
6 ay
öfffff eğer bi yerde birden fazla seçenek varsa her türlü yanlış olanı seçiyorum yaa. mesela şöyle ; a seçeneğini seçiyorum = yanlış
şimdi ben hep yanlışı seçiyorum o zaman bunu seçmek istediğime göre diğer şıkkı seçeyim o doğrudur
b seçeneği = o da yanlış. yani hiçbi şekilde şans yüzüme gülmüyo. allahım :):):) ndn :):) bn :):):)
artemis
artemis
6 ay
yeni siteyi görünce ben dskhjhsjsh (temsili)
artemis
artemis
7 ay
hep aynı dertleri görmekten gözlerim bozuldu. ya ne istiyorsanız onu yapın başlıcam taktiğinize hee. İlişkiniz hakkında sürekli 3. kişilere danısmaktan cidden bıkmadınız mı ya ? yazmak istiyorsan yaz konuşmak istiyorsan konuş ne kaybedersin? zaten kaybetmişsin sevdiğin insanı mesela hala yazsam mı etsem mi diyorsun. yaz anladın mı yaz. çabala, gayret et, uğraş. baktın hala olmuyor o zaman vazgeçersin. aşka sevgiye bu kadar taktik yüklemeyin. yeter içim sıkıldı. birinden hoşlanıyosanız da gidin söyleyin ne olacak ? bu kadar korkak olacaksanız da aşık olmayın hoşlanmayın bi zahmet. sizin neyinize sevgi ulannn. sürekli taktik, sürekli ipucu... eehh yeter ama he kafa atcam size.
artemis
artemis
1 yıl
ya kendinizi birinden üstün tuttuğunuz şu yazılarınıza çok afedersiniz bi yerimle gülüyorum. ne gerek var bu kadar egoya o insanı dışarıda görmicen ki. hadi etkinliklerde bi cafede falan gördün diyelim ,büyük ihtimal senden önce o senin suratına bakmaz sen kimsin gerizekalı alskdjjd napıyonuz cidden ya ne bu kin, ne bu nefret bi baltaya sap olamamış muhtemel kişilikler bir ego kasıyor sanki kendisi bana kıvanç tatlıtuğ yok efendim dünyanın en saygın insanı. bak midemi bile bulandırdı ıyyy yazarken kusucam
artemis
artemis
1 yıl
ya siz gerçekten astrolojiye inanacak kadar manyak mısınız 2016'da yaa? hatta 2017de. ulan evindeki modemin, kettle ın elektromanyetik alanı evrenin öbür ucundaki yıldızdan daha etkili senin üzerinde akshsjsk “hmm büyük ayı sağa kaydı bu hafta dikkatli olun.” ulan büyük ayı sağa kayalı belki de 20 yıl oldu da ışığı sana anca ulaşıyor. sen neye göre neyin talimatını veriyorsun teallam ya
artemis
artemis
1 yıl
üçüncü kişiler eski erkek arkadaşınızı ya da şimdiki kız arkadaşınızı hiç hiç tanımadığı halde size ikinizin arasındaki ilişki hakkında sağlıklı bir fikir veremez. bu gerçeği görmezden gelip, sırf fikri soruldu diye size çok bilen insan gibi davrananları ciddiye almayın.İki gram iyiliğinizi istiyor olsalar “senin bilmediğin şeyi ben hiç bilemem” der ve konuyu kapatırlar. ben bunun üstlenilmemesi gereken, büyük bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. “sen olsaydın ne yapardın” sorusu çok saçma. ben olsaydım karşımdaki insanın karakterine, ayarına, davranış şekline göre bir tavır belirler ve o tavrı sürdürürdüm. ne sen bensin, ne de senin karşındaki kişi benim karşımdaki kişi. dolayısıyla her ne kadar çaresiz düşersen, her ne kadar değişik bir fikre ihtiyaç duyarsan duy üçüncü kişilerin senin ilişkilerinde söz hakkı sahibi olması dünyanın en gereksiz hareketi olur, buna izin verme. İnsanlara konuşma hakkını bir kere tanıdığınızda onların fikirlerini sormadığınız zamanlarda bile konuşmaya devam ederler, önünü alamazsınız. bugün fikrini sorduğunuz insan yarın hayatınızdaki kişi hakkında kötü bir şeyler dese siz de “sen kimsin, ne hakla konuşuyorsun” deseniz “dün fikrimi sorduğunda kimsem hala oyum canım yhaa :):)” gibi de bir yanıt alabilirsiniz. bu durumda söyleyebileceğiniz hiçbir şey olmaz o insana karşı. kişilere bu esnekliği tanımayın. kimseyi kendi aklınızla, kendi kararlarınızla, kendi kalbinizle karşılık vermek yerine,üçüncü kişilerin verdiği bilinçsiz fikirlerle yaklaşacağınız kadar hafife almayın. ve bazı insanlar, genellikle onlara fikir danışıldığında bir anda o konunun uzmanı kesilirler. fikrine değer verildiğini hissetmek iyi bir duygudur, bazen sırf bir şeyler söylemiş olmak için konuşurlar, ne durumda susulması gerektiğini ne durumda müdahaleden kaçınılacağını, hadlerinin neye yeteceğini falan unutuverirler. tabi bu istisnai bir durum genelleme yapmıyorum.
artemis
artemis
1 yıl
ya ikide bir şurda bayan vs kadın mevzusu görüyorum yapmayın etmeyin eylemeyin...önce algıları ve davranışları değiştireceksin kardeşim. İsim işin bahanesi.bu sonra kendiliğinden gelecek zaten. bir insanın kadına ve kadınlığa duyduğu saygı konusunda o insanın kelimelerinden çıkarım yapamazsın. doğru çıkarım yapamadığın bir şeyi düzeltme hakkın da yoktur dolayısıyla :) kadınlara ya da bayanlara nasıl yaklaştığını bilmediğin bir insana “bayan deme kadın de”diye düzeltmeye hakkın yok-tur. bu kadar basit ya.
bir insan bana “oradan bir bayan bana mendil uzattı” dediğinde benim kafamda ezik, “oradan bir kadın bana mendil uzattı” dediğinde benim kafamda yüce bir dişi imgesi uyanmıyor. “kadın” dendiğinde kafamda kirli, “bayan” dendiğinde kafamda temiz bir ayrım da oluşmuyor. dolayısıyla ha bayan denmiş, ha kadın denmiş beni hiç alakadar etmiyor çünkü bana ne denirse densin ,ben her şeyden önce insanım, hayatımın sonuna kadar belirli isimler takılacak bana zaten. hayatınızın her anında dilinize çok dikkat ediyor, cinsel kimliklere fevkaladenin fevkinde saygı duyuyor, bu kuramları hayatınızın her alanına uyguluyormuşsunuz gibi kadın vs bayan şovunu yapmayın artık.
artemis
artemis
1 yıl
şimdi sizlere bir hikaye yazacağım.ve bundan çıkan ana mesajı iyice düşünmenizi isteyeceğim.yunan mitolojisini bilirsiniz belki.bir medusa vardır,gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, çirkin bir dişi canavar.ama medusa böyle doğmamıştır.güzeller güzeli olan medusa, kendisine aşık olan poseydon tarafından athena tapınağına kaçırılmıştır. bunun üzerine athena kıskançlık krizine girmiş ve medusa'yı saçları yılan, sivri dişli, gözlerine bakanı taşa çeviren bir canavar haline getirmiştir.
medusa da bu yaşadığı haksızlıktan dolayı, içinde kalan iyiliği tamamen unutmuş ve ruhen de bir canavara dönüşmüştür.
medusa isteyerek dönüşmemiştir bu hale dönüştürülmüştür.hepimiz iyi kötü şeyler yaşıyor ve bazen isteyerek bazen de istemeden dönüşüyoruz. şekil değiştiriyoruz, dönüştürülüyoruz.kötü çirkin suratsız biri oluyoruz.dilimizde küfürler aşağılamalar.önemli olan hangi durumda olursak olalım dilimize ve hareketlerimize dikkat etmek.lütfen bunu unutmayalım güleryüzlü,sevgi dolu bir kalp büyütelim.hadi öpüldünüz 😙😌

artemis
artemis
1 yıl
İnsanların hayatını, yaptıklarını, fiziksel/karakteristik özelliklerini sorgulama cüretini nerden ve nasıl buluyosunuz çok ilginç ya. kafanızı çevirip yolunuza devam etmek varken beğenmediğiniz şeyleri dillendirerek orda burda söylemeniz beni yıl-dır-dı.
artemis
artemis
1 yıl
merhabalarrr şimdi size nasıl mutlu olduğumu açıklayacağım.ben önceden en ufak şeylere bile üzülen biriydim.kafede mesela elimden peçete düşünce rezil oldum diye ağlardım.düşmemeliydi.ciddiyim böyle biriydim.ama artık o kadar mutluyum ki şükürler olsun.peki ben o kadar sorun içinde nasıl mutluluğa koştum hemen anlatıyorum bana odaklanın lütfen.kendime düzenli olarak; “İyi de bu ne kadar umrumda? -amaan banane bunu neden önemsemeliyim ?” diye sordum ve umursama sırasına göre üzüntülerimi bir deftere yazdım. hepsine birden nasıl üzüleyim ama değil mi? tabi ki üzülmenin de bir müsait zamanı olmalı*,* bu hafta sonu akşama doğru boşum, o zaman şuna üzülebilirim.” ya da “cidden hiiiç vaktim yok, bu sayfaya hiç üzülmeyeceğim bunu geçelim" dedim.İnsan kendini üzen şeyleri düşündüğü sürece değil yazdığı ve zihninden kısmen atar gibi yaptığı zaman daha az sıyrıkla atlatıyor yaşadıklarını.cidden bakın bu böyle.ama demek istediğim günlük tutmak, hislerini farklı bir şekilde yansıtmak ya da şifrelerle acılarını yazıp tazelemek değil.üzüleceği şeyleri yazıp ben buna ne kadar üzülmeliyim ,beni ne kadar etkilemeli,hayatımda bu üzüntüye yer var mı" diye düşünmeli.sonuç elbette ki hayır olacak.ben "üzüleceğim şeyler listesi”adı altında topladığım maddeleri ve bunca zamandır bu listeye eklediğim her neyse yazdığım an unuttum ve üzülmedim.bende işe tamamiyle yaradı sizde sonuç ne olur bilemem ama bence faydası olabilir *,* hepinize mutlu geceler :')
artemis
artemis
1 yıl
bak arkadaşının hayatında ikinci planda olursun sevgilinin hayatında ikinci planda olursun ulan belki annenin bile hayatında ikinci planda olabilirsin ama insan kendi hayatında 8. planda olur mu ya bu ne?
artemis
artemis
1 yıl
yeri gelmişken bir şeyler demek istiyorum.bu platformda baya denk geldim ya da arkadaşlarım bahsediyor.mesela birini seviyorsunuz hoşlanıyorsunuz ama bu duygular karşılık bulmadığında "sevmedin beni lanet karı,çok kötü biriymişsin allah belanı versin,kalpsizsin vs." gibi şeyler söylüyorsunuz.ben bile sevilmediğimde "kardeş sıkıntı yapma sileriz :):)" derim yani.çok rahat derim.bakın herkes sizi sevmek zorunda değil tıpkı sizin de herkesi sevmek zorunda olmadığınız gibi.biri sizi sevmeyince duygularınıza karşılık vermeyince onu hemen vicdansız, kötü biri,kıymet bilmez biri ilan etmeniz saçmalık. eğer biri sizi sevmeyince suçlu oluyorsa bi de sizin sevmediğiniz karşılık vermediğiniz insanlar tarafından bakalım?
artemis
artemis
1 yıl
ya ben feminizmi sadece erkek düşmanlığı olarak algılayıp yakışıklı bulduğu kim var kim yoksa iletişim kurmaya çalışan ya da "oo çok tatlıymış keşke sevgilm olsa.oha ne kadar yakışıklı seni yerim" tarzında davranan zekasızlara çok kızıyorum.hayır bir şeyi yanlış bile savunuyorsan arkasında durmalısın.
duramıyorsanız zaten savunmayın. hep söylerim bunu normal hayatta desteklediği ve inandığı ideolojinin gereklerini yerine getiremeyen insanlar hiçbir ideolojiye sahip olmasın bence.bu kulağa daha hoş geliyor.şimdi size ne diyeceksiniz.elbette banane ama işte narin kalbim ve vücudum dayanamıyor buna.....
artemis
artemis
1 yıl
çölde bir yudum suyu hak etmeyen ama adam gibi biriyim diye geçinen salaklar için üzülmekten kendimizi öldürüyoruz yavaş yavaş.ya üzüldüğümüze değse eyvallah diyeceğim, "artemis şu adamın kapısında yattı" desinler ama bu bahsedilen adam onu hak etsin ki ben alnım açık bir şekilde “hak ediyordu benim sevgimi.” diyebileyim.ama yok.hayatıma her giren insan bunu haketmedi(sonuncusu hariç) ki zaten onun için kendimden çok ödün verdim.ya cidden biriniz haketsin ya.birileri bana "ya sen bu bey için bunu bunu yapmıştın,kendini çok yıpratmıştın" dediğinde "evet çünkü bunları haketti o çok iyi biriydi ve pişman değilim :)"diyebileyim.ama diyemiyorum hepsini kötü bir şekilde anıyorum.ve özlediğim onun için her şeyi yapabilecegim tek bir kişi vardı.onun dışında seni sevdim dediğim insanların hiçbiri bunu haketmedi.çok kötü,karakter yoksunu insanlarsınız ve bunun tedavisi yok.yazık.
artemis
artemis
1 yıl
çok güzel şeyler oluyor ve bir an için güzel şeylerin hâlâ mümkün olduğuna inanıyorsun. sonra aslında hiçbir şey olmadığını anlayıp başa dönmek istediğin o anda, işte o anda yürüdüğün yolun sonuna gelmiş olduğunu anlıyorsun. yolun başına dönemiyorsun da, ancak kaldırımın kenarına oturup ağlıyorsun.elinden o an hiç bir şey gelmiyor boş boş etrafına bakıp şu kalbini kimlerin kırdığını listeliyorsun kafanda.mesela içimizden geçen fay hatları var, gömdüğümüzü zannettiğimiz insanlar ya da olaylar o fay hatlarını oluşturuyor.bence o fay hatlarında bazen kırılmalar gerçekleşiyor, bizim bitirdiğimizi zannettiğimiz şeyler bir anda dirilip sarsılıyor, kırılıyor, bir şeyler oluyor.İçimizdeki fay hatları içine içine kırılıyor, ismini bilmediğimiz doğa olayları yaşanıyor, içimizde oluyor, şahit oluyoruz ama anlatamıyoruz.mesela yemek falan yerken birden bir sarsıntı yaşayıp elindekini masaya düşürüyorsun, kendini bir noktaya dakikalarca hareketsiz bakarken buluyorsun.bak yemek yerken diyorum.gözlerin doluyor yaşlar akıyor.o kadar kırılmışsın ki olur olmadık yerde kendini tutamayıp ağlıyorsun.alışveriş yaparken bile ya.bugün kahve içtiğim bardağı yıkarken telefonuma mesaj geldi ve ben hiçkimseyi bulaşık yıkarken mesajına cevap verecek kadar sevmediğimi fark ettim.tamamen silmişim herkesi kendi kabuğuma çekilmişim.İnsan değer verecek çok sevecek birini elbette ki istiyor.milyonuncu kez görse bile yine aynı heyecanla kalbinin milyonuncu kez atmasını istiyor.ona ev olmak istiyor.birine pek çok söz verebilirsiniz ama birine ev olmak.birine ev olmak hepsinden daha büyük bir sözdür, daha güzel ve daha sıcak bir hayaldir.ve çok üşüdüğümüz şu son iki ayda ısınacağımız bir sese sığınmak daha sıcak, daha güzel.göze almaya değiyor.öyle hissediyorsun.çünkü paylaşmaya değecek çok fazla şey var dünyada ve onları paylaşmak istediğin birini bulduğunda o anda ellerini değil kalbini ısıtması yetiyor.İnan yetiyor.