thyke

6837

2668

75

362

thyke 0

5 Bugün yaşadığımı hissettim.Kitap fuarına gittim.Beş tane kitap aldım. @ikizler sende sağol.Kendi içeriğinde iş bankası ve can yayınlarını tavsiye etmiştin.Birde ben bu beş kitaba 75 lira verdim.Sen o kadar kitaba kaç lira verdin, düşünmedim değil.Tabi kitaba verilen para hiçbir zaman boşa gitmez, bu da ayrı konu.Neyse sonra biraz önce arkadaşlarla bisiklet sürdük.Bugün keyfimi baya yerine getirdi.Bisiklet sürmeyi çok seviyorum.Kaç durak uzaklaşıyorum hiç fark edemiyorum.Ama Yoruldum mu?Aslında evet ama böyle aktivitelerde bulunmayınca ruhum yorgun düşüyor.En azından fiziki yorgunluk dinlenince geçiyor.Ama şuan başımın ağrısı geçer mi bilemiyorum.Şuan kafamın üstünden tır geçmiş gibi.Yani bir günümde de bir pürüz çıkmasın.Yok yok başımın ağrısına rağmen güzeldi.Bir şey demiyorum.

thyke 1

9 Yenilikler için bir perde çekmişim ve o perdenin arlığından bazen bakıyorum ama bana çok uzak.Öyle bende cesaret felan aramaz.Korkuyorum işte, kendi karanlığımda oturuyorum.Bazen huzursuz kılsada, daha güvenilir geliyor işte.O perde açılsa ışık belki de gözümü alır ve daha da bocalarım diye korkuyor da olabilirim.Ah bir kabuğumu kırabilsem.Bendeki bu özgüven sorunu ile o zaman baş edebilirdim belki.Kendimden köşe bucak kaçmasam da gerçeklerle bir yüzleşsem ya.Belki de birgün sevebilirim kendimi.

thyke 3

13 Hayat, kırılmış umut parçacıklarının batmasından korkmaktan umudunun olmamasını yeğlemek midir?Bilemedim şimdi.

thyke 5

12 Bu dünyaya bir ayak uyduramadım.Galiba bu dünya ya ait değilim.Acaba diyorum yeni bir dünyaya geçiş yapsam daha mutlu olur muyum ki?

thyke 9

6 Bende bir ara acayip unutkanlık vardı.Mesala kaldığım odayı unutuyordum, üç senelik oda arkadaşlarımın isimlerini unutuyordum, dikkat dağınıklığım vardı.Sonra nörolojiye gittim ve %60 oranında B12 eksikliği çıktı.İlaç felan geçmişti.Şimdi ise kafam çok donuklaştı.Düşünceye dalmak bile yoruyor.Müzik dinleyesim yok, yemek yiyesim yok, uyumak isteyince uykum kaçıyıyor, uyumamam gerektiğinde uykum geliyor, dikkat dağınıklığım çoğaldı, kulağımda sık sık çınlamalar eşlik ediyor, her an bayılacakmışım gibi bir his var, baş dönmesi v.s. En yakın zaman tekrardan nöroloji ye gitmeyi düşünüyorum.Off cidden bunaldım ya.Bune böyle bir hastaneyle işimiz bitmedi.

thyke 1

11 Kendini kanıtlama çabası bataklık gibi çabaladıkça batıyorsun.Eğer kendin olup başka düşünceleri umursamıyorsan işte o zaman ipler senin elinde oluyor.İplerini başkalarının eline verme.(Bunu size söylüyormuşum gibi oldu ama bu kendimle konuşan bir iç sesin yansıması.Yanlış anlaşılmasın)

thyke 7

18 Arkadaşlarla gayet güzel.Gülüyoruz, neşeliyiz.Fakat gözüm yaşardı.Birden durgunlaşıp yatağa geçtim.Hıçkırarak ağlamak geliyor.Şuan dolmuşum gibi hissettim, nedensiz.

thyke 2

8 Demek ki neymiş? Herkese kaldırabilecekleri kadar değer veriyormuşuz.Yoksa onlar o değeri kaldıramıyor bizi sarsıyorlar, en kötüsüde o değerin altında ezilip yok oluyorlar.Ama hiç kıyamam ki :)

thyke 5

14 Neden hep ulaşılmayan tatlı gelir?Elimizde olanlanların kıymetini bilmemek nedendir?Oysaki elimizde olanla yetinmeyi bilsek, mutlu da oluruz.Ama elimizden yitirince anlıyoruz değil mi?Mesela sağlığımızın değerini hastayken anlıyoruz.Halbuki sağlığımız varken imkanlar doğrultusunda güzel olan her şeyi yapmaya çalışsak.Hep elimizdekini değersiz kılıp, sağa sola saldırmasak.İlla değerini anlamak için kaybetmek mi gerek?Tamam hedeflerimiz olsun, hayâllerimiz olsun zaten olmazsa yitik ve umutsuz bir hayat olur.Belki kiminin hedefi yüksek makam mevki olur ki bana kalırsa öyle hedefler can sıkıcı yani o hedefler için tırmalanırken asıl hayatı kaçırmak saçma geliyor.Yani elindekinin kıymetini bilerek yavaş yavaş ilerlemek daha hoş olsa gerek.Böyle kimseye muhtaç olmadığım, sevdiklerimle birlik içinde, bazense kafa dinleyebileceğim, mütavazi, huzur dolu neşeli bir hayat isterim.Tabi bir şeylere ulaşırken emeksiz yemek olsun demiyorum."Şunu istiyorum" pat önünde felan buda değil.Belli emek karşılığında ulaşılan hedefe sahip olduktan sonra onun kıymetini bilmek gerek diye düşünüyorum.Sırf hedeften keyif almak istersek alamayız zaten hedefe gidene kadar ne iştah nede o istek kalır,hedefe ulaşmanın yolunu keyifli hale getirip, arada güzel molalar ile yorulmadan ulaşmak daha güzel ve manâlı gelmiyor mu?Birde doyumsuzluk bilgiye olunca güzel mala mülke değil.Bir insanın kalbi zengin olsun eğer kalbi fakirse ne mümkün onu doyurmaya.(Şimdi kalp sadece kan pompalar diyenler gelmeden kaçayım)Tabi bunlar benim görüşüm katılmayan katılmaz.İyi geceler :)

thyke 16

7 Ateş böceği mezarlığı'nı halâ izlemeyeniniz yoktur herhalde.Yani olmamalı.Yok değil mi?😕