ucuncunesilsaglikci
hayatımda denk geldiğim en saçma şeylerden biri de tıp fakültesinin yanında olan kütüphanenin ziraat fakültesinin yanına taşınmış olmasıdır.
ucuncunesilsaglikci
bugün seçmelide bir kız 'kvc seçmelisi çok zormuş bir de küçük sayı seçip onu seçmiş insanlar çok değişik' falan dedi. sonra öğrendik ki aynı kız seçmelilerin seçildiği gün 'ben 1i de seçsem son numarayı da seçsem kvc'ye giderdim' diye gruba yaymış 😂 allahıımm nasıl bir yapının ortasına düştük yarabbiiimm 🙏
ucuncunesilsaglikci
kalan hayatımın ilk günü. İnsan hayatı ne kadar ilginç,sanki sürekli bir dönemeçten geçiyoruz,sürekli bir şeylerle sınanıyoruz. bazen kazanıyoruz bazen kaybediyoruz. bazense bile bile yeniliyoruz.
evet bence yarın kalan hayatımın ilk günü,yeni bir dönemeç. belki kazanıcam belki de bilerek kaybedicem. ya da belki sadece eve gelince panda gibi yatıp yuvarlanırım. kim bilir?
ucuncunesilsaglikci
'bir fırlatsam kederimi göğe, düşer eski yerine göğsüme oturur'
ucuncunesilsaglikci
tam 13 yıl önce bugün ölümün ne demek olduğunu bilmeye başladım. çoğu insanın katlanamayacağı şeyler yaşadım. karşılaştığım her zorlukta oturup ağlasam da güçlü ve dik durmayı başarabildiğimi düşünüyorum. ama bazen çok katlanılmaz oluyor her şey. attila'nın aysel'i bile fayda etmiyor, ne yana dönsem canımın bir yeri acıyor. hayatımın belki de en zor çıkmazındayım.
ucuncunesilsaglikci
aylardır yokum buralarda. hep içimi dökmeye gelirdim, yine o sebeple burdayım; ama neyi nereye nasıl dökeyim seçemiyorum. eskileri hatırlayıp duruyorum, nerelerden nasıl geldiğimizi ne badireler ve ne fırtınalar atlatıp bugüne çıktığımızı düşünüyorum. buraya kadar gelmişken diyorum böyle devam etmeli. peki ya hükmümüz geçersizse? peki ya sevdadan deliye dönsen bile elinden bir şey gelemeyecekse? yine kendi içimde kördüğüm oldum kaldım, nasıl çözülür nasıl çözebilirim maalesef bilmiyorum. sadece şunu biliyorum:üç yıldır bir yangın var ve ben o yangından bütün kuvvetimle kaçtım. ve sevgilim, canım mavİm seni bu dünyadaki tüm mavilerden daha çok sevdim 💙
ucuncunesilsaglikci
ucuncunesilsaglikci
küçükken kreşe gitmem için annem beni kaldırırmış, sonra ben koşarak yatağa geri dönermişim ama yer yatağı olduğu için annem onu çoktan toplamış olurmuş. yatağın olduğu yere yatıp ağlarmışım. şimdi de içimde aynı ruh hali var. yarın sabah hiç kalkasım yok, İzmir'den dönesim yok. mavİ'mi bırakasım hiç mi hiç yok zaten. tam da şu an zamanın durmasına çok ihtiyacım var.
ucuncunesilsaglikci
biri var. sevgili harbiyeli'm, mavilerin en güzeli. gelişi için gün sayıp, daha gitmeden eksik kalmaya başladığım. sarılmayı bıraktığım andan itibaren özlediğim. bir insan bir insana ancak bu kadar hasret kalabilir. ama şöyle de bir şey var:bir yıl kadar önce bu yıl bu kadar mutlu olacağımı hayal bile edemezdim. hele o'nunla olacağını söyleseler inanmazdım. ama oldu. o'nunlayım ve çok mutluyum, huzurluyum. yani diyeceğim o ki her zaman her şey için bir umut vardır, hiç olmayacak sandığınız şeyler bile bir bakmışsınız olmuş.
bu yazıyı da neden yazdığımı pek bilmiyorum aslında. sadece şey demek istiyorum:duyanlara duymayanlara soranlara sormayanlara ben onu sevİyorum çok 💙
ucuncunesilsaglikci
dolu ringe binemeyince 'boş ring gelse de binsem' diye düşünmemle birlikte boş ringin gelmesi bir oldu. ne mübarek insanım yarabbim 🙏😇
ucuncunesilsaglikci
bazı acılar var,zaman aşımına uğrayamayıp ne zaman aklıma gelse ilk günkü gibi canımı yakan.
ucuncunesilsaglikci
birinci sınıftayken abim tatil için erkenden gelmişti. gelme sebebi de sevgilisi terk etmişti ve güçlü durmaktan yorulmuştu. sahile indik bi akşam, saatlerce yürüdük, saatlerce anlattı. gidene dur denemeyi öğrendim o gün ondan. bir de hüseyin nihal atsız'ın eski bir sonbahar'ını. şiirin tüm dizeleri hala ezberimde.
hayatımda ayrılırken en zorlandığım kişi abim olmuştur, yolcu ederken hüngür hüngür ağladım haliyle; akıttığım her damlada içini acıttım. dedi ki:"bu ayrılıklar ayrılık değil abim".
bu aralar o kadar çok özlüyorum ki abimi ve de yum'u-bazılarınızın bildiği haliyle harbiyeli'yi- sürekli kendime bu cümleyi kurmak zorunda kalıyorum: bu ayrılıklar ayrılık değil.
ve de büyümek istemediğimi bir kez daha söylemek istiyorum, bu gidişleriniz beni büyütmeye yetmez sayın herşeyiminyarısı.
ucuncunesilsaglikci
sabah 8 buçukta okuldaydım; beklemekten başka hiçbir şey yapmadım. ya bileklerimi kesicem ya da okulu yakıcam. belki de sadece eve gidip uyurum. henüz tam karar veremedim 😶
ucuncunesilsaglikci
stajın ilk haftasına öyle yoğun bir program koymuşlar ki dün sınavda yediğim vurgunu atlatamadan yenisine başlıyorum. ve de buna ek olarak bu haftaya bir sürü yapılacak iş yığdım ve en yakın arkadaşlarımdan biri-zaten 2 3 tane anca var- şu an havza'da ama benim onunla görüşebileceğim uygun bir günüm yok. şu an iyi gelebilecek tek şey yerde yuvarlanırken aynı zamanda dondurma gömçürmek sanırım 😒
ucuncunesilsaglikci
bir hafta önce alt kat komşumuzun bir yakını vefat etti, her gün içli içli ağıt yakarak ağlıyor. yani diyeceğim o ki ölüm var arkadaşlar, çok da şeyapmayın.
ucuncunesilsaglikci
hangi derste ne anlatıldığından habersiz insanları görünce stajı geçme umutlarım artıyor 💙
ucuncunesilsaglikci
İlkokuldaki sınıf arkadaşım olan kızın 2 olan çocuk sayısı 3e çıkmış. ben de işte eve gelince 3 saat uyudum şimdi de ders çalışmaya çabalıyorum.
ucuncunesilsaglikci
İneceğimi görüyor yoldan çekilmiyor, 'geçebilir miyim' dediğimde uffluyo. napiyim? sen yol vermeye eriniyorsun diye derse mi girmiyim, okula mı geç kaliyim? güzel ve sakince yola çıkıyorum, okula gelmeden sinir tepeme çıkıyor. yapmayın böyle arkadaşlar. ringlerde arkanıza, önünüze bakın bi; inecek olanlara yol verin.
ucuncunesilsaglikci
o kadar tahammülsüzüm ki bu aralar. bir saniye beklemeye tahammülüm yok, insanları dinlemeye tahammülüm yok, birilerini anlamaya ve kendimi anlatmaya çalışmaya tahammülüm yok. günde 86 defa ani sinir çıkışları yaşıyorum. bir de şey var sanırım: bu aralar aşırının aşırısında memnuniyetsizim. hele ki şu hasta sunumları şeysilerinden, saatlerimi alan ve hiçbir işime yaramayan angarya işlerden.
ama durup düşününce ne fark ettim biliyor musunuz? kim olursa olsun gereksiz konuştuğu tek bir kelimeye tahammül edemezken onunla konuşurken lafı kendim uzatıyorum, sinirliyken onda yatışıyorum ve bir tek ona öfkeli kalamıyorum. tek bir gülüşü yetiyor. o gülüyor ve dünya daha güzel bir yer haline geliyor. 💙
ucuncunesilsaglikci
uzun süredir yokum buralarda. kimse de 'üçüncünesil iyi misin, nerelerdesin, okul nasıl gidiyor' falan filan dememiş. yazuklar olsun bee 😂😂
bunlar hep şaka tabii. zaten pek de vaktim yok. öyle bir gireyim,kendi kendime biraz eğleneyim dedim. ve de gidiyorum. dikkat edin kendinize, imkanınız varsa benim yerime de bol bol uyuyun,yatın ve de yuvarlanın. 👋
ucuncunesilsaglikci
ucuncunesilsaglikci
@ucuncunesilsaglikci
'Bekleyenlerin hatırına koş sen'
2016 Girişli