ikizler

21050

12213

219

842

ikizler 0

19 İyi geceler gençler. Nasılsınız? Benim memlekete gelince ayarlarım kaçıyor yav. Daha toprağına ayak basar basmaz değişiyorum sanki. Bir anda adapte oluyorum buraya. Halbuki adapte olacak şu an için ailemden başka ne var bilmiyorum. Çünkü arkadaşlarımın daha sınavları bitmedi. Normalde en son gelen ben olurdum buraya. Bu sene ilk ben geldim ve 1 haftadır evde sıkıntıdan patlıyorum desem yeridir. Samsunda yurda girmezdim ben. Hiç bir işim olmasa gezginim ile dolaşmaya çıkar sokak sokak dolaşırdım. Ama memleket zaten küçük olunca, arkadaşlar da gelmeyince yapacak bir şeyim olmuyor. Fark ettim ki ben Samsunda kendimi oluşturmuşum. Özgür bir birey olarak orada var olmuşum. Hayatımı orada kurmuşum. Şimdi de diyorum ki iyi ki hazırlık okumuşum. Yoksa okulun son senesi olacaktı bu sene. Allahtan 2 sene daha var. Bir de LYS'ye giriyorum hafta sonları. Basit geldi bu seneki sınavlar bana. O dersleri görmeyeli 3 sene oldu ve hala yapabiliyorsam daha lise okuyan kardeşler hayli hayli yapabilir diye düşünüyorum. Bir de amaçların çok önemli olduğuna inanıyorum ben. Geçen LYS nin birinden çıktım. Gayet iyi geçti sınav. Yani benim hedeflerim ve çalışmalarımın karşılığını tam veren bir sınavdı. Çıktım mutluyum tabi ben. Annem nasıldı dedi. Dedim güzeldi, basitti. Çevredeki teyzelerden de biri de dedi ki. Oğlum herkesin yüzü asık çıkıyor bir seni mutlu gördüm. Ona da dedim. Ben amaçlarımın ve çalışmalarımın karşılığını içerde tam olarak aldığımı düşünüyorum. O yüzden olması gereken oldu ve iyidi dedim. İnsanlar neden çalıştıklarının daha fazlasını beklerler anlayabilmiş değilim. Koca sene yatıp sınav çıkışı üzülenler veya vize, final öncesi işi dalgaya vurup okul bitmiyor diye dert yakınanlar niye üzülürler anlamam. Veya gerçekten üzülürler mi? Neyse nerden çıktı bu kadar sınav muhabbeti ya. Okul bitmiş daha sınav muhabbeti yapıyorum. Ayıp ayıp. Evin en çok sevdiğim yanı da mutfak. Zaten yemek yemeyi seven biriyim. Bundan dolayı yapmayı da severim. Geldiğimden beri tüm yemeklere karışıyorum. Kesme tahtam ve bıçağım elimde olduktan sonra yapamayacağım yok gibi geliyor. Hakikaten bir şeyler doğramayı o kadar özlemişim ki, önüme yığsalar sabahtan akşama doğrayabilirim herhalde. Tabi egede olmam da yansıyor mutfağa. Baharatlar, yaz sebzeleri havada uçuşuyor. Ama bu sene yaz okuluna geleceğim. Kısa sürecek bu sevincim ama olsun. Artık yeni evimde yaparım. Onun için de para biriktirmem lazım. Artık ramazandan sonra çalışmaya da başlarım. Samsundaki ütopyamın her işini kendi emeklerimle yapmak istiyorum. İnşallah nasip olur. Şimdi baktım da hakikaten memlekette boş bir hayat yaşıyorum. Ama inşallah seneye böyle olmayacak artık. Bakalım gerçekleştirebilecekmiyim hedeflerimi. Hepinize mutlu geceler dostlarım. Puslu gecelerin arasından ay dede gülsün yüzünüze :)

ikizler 11

18 İyi geceler dostlarım. Egeye giden otobüsün içinden selamlar hepinize. Yine bir gidiş ama bu seferki çok farklı. Anlatacağım bekleyin :) Bütleri bitirdim. Yeni evime taşındım. Dostlarım ile vedalaştım. Aslında bugün gitmek istemiyordum. Çünkü son 3 günde 8-9 saatlik bir uyku ile ayaktayım.Hem de memlekete gitmeden önce arkadaşlarımla iftar yapmayı, çay ocağında son bir çay içmeyi, sahilde son bir sohbet etmeyi, gezgin ile son bir tur atmak isterdim. Ama cumartesi Lys var. 2. Üniversite diye tutturan ben miyim. Al işte. Neyse Son 4 günde önemli şeyler oldu hayatımda. Öncelikle hani diyordum ya Samsundaki en yakın arkadaşlarımdan birisi evlenecek diye. Davetiyesi ile geldi. İlk defa kendi ismimin yazılı olduğu bir davetiye aldım. Çok mutlu oldum. Hem arkadaşımın mutluluğu için hem de davetiye için. Temmuza düğün var. Bu gün de o arkadaşla oturup konuştuk 1 saat. Eskilerden bahsettik. Şimdiye baktık. Güzel şeyler değişmiş çok şükür. Artık düğünü de anlatırım. :) Asıl olaya gelince. Hani diyordum ya bir hanımefendiye aşık oldum galiba diye. Sonra da anlatmıştım içimden gelenleri 2 defa. Sonunda hanımefendi de karşılık verdi ve hayatına bir ikizler girmesini kabul etti. Tabi kolay olmadı. 1 ay sürdü bu süreç. Ama olsun. Kolay olsa bu kadar güzel şeyleri yaşayabilecekmiydim. 2 mektubumsu şeyden sonra biraz daha anlatmam gerekti. Ve kapılarını ikizlere açmayı kabul etti. Artık ormanımın, gezginimin, 01:51 in tanıdığı kadın hayatımda. Kelimesinin muhatabı olmakla mutluluğuma mutluluk katılıyor. Şimdi ise en büyük hedef yüzündeki gülümsemenin sebebi olabilmek. Artık tüm gücümle bunun için uğraşacağım. Hepinize mutlu geceler dostlarım. Gittiğiniz yollar mutluluğa çıksın... :)

ikizler 1

17 Bugün bir arkadaşa iftara davetliydik. Ben de atladım gezginime, taktım kulaklığımı, çıktım yola. Geçen snorlax'ın yazdığı bir yazıda L.EJ'i görmüştüm. Zaten dinlediğim bir gruptu tekrar baktım şarkılarına. Bu sefer de Hip Hop Mashup şarkılarına taktım. 2 gündür de gezemiyordum zaten gezginimle. Müziğin ritmine göre pedallara asıldım ve geldim yenimahalleye. Beraber gideceğimiz arkadaşı aradım. Gelmesine daha 20 dakika vardı. Ben de bir yandan şarkıyı dinleyip bir yandan bisikletimle sokakların arasında gezinmeye başladım. Bisiklete binince kendimden geçiyorum ben. Bir de bisikletin üstünde dansımsı hareketler yapmayı da, hızımı da ritme göre ayarlamayı çok severim. Neyse ben böyle hem geziyorum hem arkadaşı bekliyorum. Ama şöyle bir şey oldu sanırım. Bizim hanımefendiye yakalanmış olabilirim. Aslında emin gibiyim, çünkü giyim tarzı ve yanındakilerinin giyim tarzları da benziyordu onlara, uzaktan gördüğümde de benziyordu. Zaten yurdu da o civarda. Ama ben bisikletle kendimden geçtiğimden tam da emin olamıyorum. Diyebilirsiniz ki insan bakmaz mı o mu değil mi diye. Bir kaç defa karşılaştık aslında ama ben kendimi bisiklete ve müziğe kaptırdığımdan aklıma gelmedi bile diyebilirim. Acaba ne yapıyor bu deli demiş midir? Eğer dediyse baya gülerim çünkü. Şarkının hareketli yerlerinde de deli gibi sürdüm. Ondan da kormamıştır umarım. Bir de sakalsız halimi gördüyse tamam.Ben kendimi her gördüğümde gülüyorum o da gülmüştür herhalde. Alıştım aslında sakalsızlığa, hatta hoşuma bile gitmeye başladı diyebilirim. Eğer ilerde olumlu bir şey olursa bu günü kesinlikle soracağım. Gülün, eğlenin, sürün, sevin, dinleyin gençler. Hayat böyle güzel. Hepinize mutlu sahurlar... :)

ikizler 17

11 Şimdi benim aklımda 2 soru var.
1-Ben sakallarımı niye kestim?
2-Ne zamana kadar uzar :/

ikizler 1

16 İyi geceler gençler. Nasılsınız? Özledim sizi kaç gündür. Finaller bitince bir de ramazan başlayınca yurda girmez oldum. Kaç defa yazmak istedim ama zaman olmadı. Bu geceyi ise yurtta geçirmeye karar verdim. Toplam 3 saatlik 3 tane de videom var. Nevale de aldım sırf onlar için. Kahvemi yapıp başlarım artık. Siz neler yapıyorsunuz? Nasıl geçti finalleriniz, nasıl geçiyor ramazan? Ben hani demiştim ya büt bırakmayacam diye. Bütsüz öğrenci mi olur ya. 13 dersin 4'ü büt. Hem de tam kıl payı kaldım. Ulan bir de vizeleri yüksekti. Niye böyle oldu anlamadım ama işime geldi benim. Şu güzel şehirde daha fazla anlar yaşıyorum. Akşamları iftarı yaptıktan sonra atıyoruz kendimizi dışarı. En erken 00:30 gibi yurttayım. Yurt 11 de kapanıyor ama arkadaşlar açıyor sağolsunlar. Hatta geçen arkadaşa iftara gittik Türk-iş'e, sonra sahilde gezerken saat 2 oldu. Bir de sahur yaptık. Menemen yapalım diye domates falan aldık. Doğrama işine atladım hemen. Özlemişim lan yemek yapmayı. Bir menemen yapıp gömdük ve sonra gittim yurduma. Gece 3:30 da, sahilde kimse yok. Kulaklığımı da taktım gezginle beraber aktım yurda doğru. Bir başka gece de arkadaşların öğrenci evi kapanıyordu. Terasında son bir gece geçirdik. Nevale, muhabbet diyesiye sahur oldu yine. Ramazan arkadaşlarla daha başka bir güzel oluyor. Geceleri daha da bir güzel. Ama gündüzlerinden biraz muzdaribim. Sabah 9-10 gibi kalkıyorum yine. Daha fazla uyuyamam zaten. Ama yapacak şeyler bitiyor hemen. Kitap okuyorum. İnternette geziyorum. Bütlere çalışıyorum. Ama daha çok vakit kalıyor. Geriye kalan zamanda ne yapacağımı bilmiyorum. Aslında biliyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. Hayat çok hızlı gidiyor be. Allahtan hazırlık okumuşum diyorum. Daha 2 yıl var okulun bitmesine. Başka bölümlerde okuyan arkadaşlarım bu sene mezun olacaklar. Ben istemezdim daha. Yapacak çok şey var. Hatta 2. üniversite istememin bir sebebi de bu diyebilirim. Bir 4 yılda kendime daha iyi zaman ayırabilirim gibi geliyor bana. Bugün öğlen taktım kulaklığı uzandım 2 saat hayal kurdum. Gecelerimi elimden alıyorlar ramazanda. Herkes ayakta olduğu için gecelerim ile vakit geçiremiyorum. Ben de onu gündüzleri hallediyorum. Oradan oraya gitti hayallerim. Yeni bisikletim, çıkacağım ev, sevmek istediğim kadın ve daha fazlası. En son aptal gibi sırıtıyordum yatağın içinde. Bir de sanki istediğim şeyler için daha fazla mücadele etmem gerekiyor gibime geliyor. Yeteri kadar ediyorum aslında ama niye daha fazlası olmasın. O yüzden bugün daha fazla mücadele kararı da aldım. Daha savaşçı daha özgür. Tabi bu finaller sonrası dönemde 2. yazı olayından da bahsetmiştim ya onu da hayata geçirdim. Video çekecektim ama o dönem ki hava şartlarından dolayı olmadı maalesef. Belki de hayırlısı buydu. Bu sefer 4 sayfalık bir şey yazdım ve düşünmeye davet ettim. Korkularıyla ve evhamlarıyla savaşmak istediğimden bahsettim. Artık düşünsün bakalım bakalım. Ben Dostoyevsky, S.Ali, Tolstoy ile düşünürken bakalım o kimlerle düşünecek. Ben bir Rus hanında, bir Fransız birahanesinde, Sırça bir Köşkte düşünürken bakalım yolları buraya düşecek mi. Sabrın sonu selamet artık. Neyse ben bir duş alayım da videolarıma geçeyim. Hepinize mutlu geceler dostlarım. Bereketli sahurlarınız olsun... :)

ikizler 8

14 İyi geceler gençler. Nasılsınız. Son final haftasına girdiğimiz bu günlerde hüzünlendim şimdi. Samuray jack final yaptı. Hem de ne final. Ashi öldü. Aslında ölmedi, yok oldu. Ulan tam da Aku öldürülmüş, Jack ile de evleneceklerdi. Ama her varlık beraberinde bir yokluk getiriyor. Aku'nun yok olması Ashi'yi de yok etti. Sigara içsem kesin yakardım bir tane. O derece efkarlandım. Onun yerine Eylem abladan Söyleyemedim'i açtım. Jack'e ağıt yakıyorum. Sınavım var mı. Elbette. Ama bir sıkıntım var. Nereyi çalışacağımı tam olarak bilmiyorum. Kitapları notları falan hep çalıştım. Ama bir şey eksik gibi. Bulamıyorum onu. Bir de ben nasıl ders çalışacağımı yeni keşfettim. Tablo yaparak. Konuyu Word'de tablolaştırıyorum. Hem tablo yaparken çalışmış oluyorum. Hem yaptıktan sonra çalışması daha kolay oluyor. Geçen sadece 1 ders için 19 tane tablo hazırladım. 1 günümü aldı ama eğlenceliydi baya. Tavsiye ederim. Ama hala okulda mantığını çözemediğim birkaç şey var. Bakalım onları ne zaman çözeceğim. Bugün hava ne tuhaftı değil mi. Alıştım artık ama kırk yılın başı ceket almadan gezginle çıktım. O da yağmur yağdı yav. Normalde çıkmayacaktım ama bir gelişme oldu. Seneye eve çıkıyorum sanırım. O evi görmeye gittik. Baya geniş olacak odam. Bir de ev sahibi evin içinded istediğimiz gibi tadilat yapmamıza izin veriyor. Şimdiden hayalimdeki odayı kurabileceğim bir odaya sahip oluyorum diyebilirim. Çift kişilik yatak almayı düşünüyorum mesela. Geniş geniş yatarım. Kitaplık yaptırmayı düşünüyorum. Artık kitaplarım yurttaki dolapların üstünden taşmayacak. Adamakıllı bir kitaplığım olacak. Duvarın birini komple resimlerle, posterlerle donatmayı düşünüyorum. Kafkanın posterleri dolabımda çürümesin, Duvarımı şenlendirsin değil mi. Bir de bir keyif koltuğu koymayı düşünüyorum. Bakalım nasıl bir koltuk bulacağım. Masaüstü bir bilgisayar toplamayı düşünüyorum. Fotoğraf, video gibi işleri ilerletmeyi düşünüyorum. Odayı Edebiyat ve Teknoloji üssüne döndürmek hedefim. Zaman içerisinde yapabilirim hepsini ama ben yapacağım. İlk defa kendi yaşam alanımı kendi kararlarım ve emeklerimle inşa edeceğim. Bu yüzden de çok mutluyum, baya da heyecanlıyım. Hayalimdeki mavi odaya kavuşabilecekmiyim bakalım. Belki bu odanın şansı bana hanımefendiyi de getirir. Hani diyordum ya bir video yapmayı planlıyordum diye. Bir kısmı yağışlardan dolayı iptal oldu maalesef. Ekipmanı yağmurdan koruyacak ekipmanım yok maalesef. Ama videonun yarısını çekebilecek ve yapabilecek imkana sahibim. O kısmı video yapacam, diğer kısmı da yazıya dökeceğim. Güzel ve değişik bir sunumla da sunmayı planlıyorum. Çarşamba veya perşembe iletirim sanırım. Dua edin veya iyi şan dileyin dostlarım. İhtiyacım var buna. Zaten bugün yurda geri gelirken de yağmura yakalandım. 3 saat önce dopdolu olan sahil yağmur başlayınca bomboş kalmış. Bomboş kalmadı bana ve gezginime kaldı aslında. Kulaklığımı taktım ve nizami hızda 10 km bir sürüş yaptım. Bir yandan şarkı söyledim, bir yandan havayı içime doldurdum, bir yandan hayal kurdum, bir yandan sırılsıklam oldum. En son hem gezginin hem benim her yerimizden sular damlıyordu. Ama musmutluyduk. Huzur ve sekinet yağmur ile bahşedildi. Bakalım yeni gün neler getirecek. Hepinize mutlu geceler dostlarım. Gece sırılsıklam duygularla karşılaşın ... :)

ikizler 8

22 Kahve. Hayat iksirim. Acı acı aldığım her yudumunda bünyemin dirilişi. Beynimin her kıvrımında, vücudumun her sinirinde hissediyorum onu. Sevincimde, efkarımda her anımda yanımdaki dost. Zamanı yok benim için. Kahvaltı sonrası, yemek arkası, ders arası, ders çalışırken, müzik dinlerken, okurken, gezerken, yatmadan önce.Evet iflah olmaz bir kahvekoliğim. Yakında direk çekirdeğini çiğnemeye başlayacağım herhalde. Kesmiyor beni bunlar. Koca kupa bitiyor hemen. Bir daha istiyorum ama tutuyorum kendimi. Ama bu gece ihtiyacım var. Hem de çok. Kafam çok meşgul. Finallerden dolayı değil. Onlar en basiti. Benim olay farklı. Hani aşık olmuştum dedim ya. Hah işte onla alakalı. Ama durun kahvem bitti yine. Tazeleyip geleyim. Hah tamam. Şimdi olay şöyle kardeşler. Hanımefendi daha benim ismim geçmeden kimseyi istemediğini söylüyordu ilk başta. Ama sonra 5 sayfalık bir mektubumsu bir şey yazdım ve ilettim. Ondan sonra baya yumuşadı düşünceleri. Yakın arkadaşlarından bile olumlu tepkiler aldım. Normalde biraz zordur kızın kankalarının eleğinden geçebilmek. Ama başarmıştım. Şimdi ise sıkışıp kalmış iki düşünce arasında. Olumlu bir şeyler söylemek istiyor gibi ama korkularından korkup geri çekiyor kendini. Benim derdim de onu bu durumdan nasıl kurtarabilirim? Mektubumla ilk savaşı kazandım. Şimdi sıra ikincisinde. Şimdi diyebilirsiniz Burnu havada bir tip mi bu diye. Hayır değil. Sadece ilk defa böyle bir şey başına geliyor ondan. Benim de ilk defa başıma geliyor. Ama ben okuma sevgimden dolayı 1 adım öndeyim. Böyle şeyleri çok okuduğum için yaşamasam bile başıma geldiğinde nasıl davranmam gerektiğini az çok kestirebiliyorum. Bir de ben korkmayı bırakalı çok oldu. Ne olursa olsun üstüne gidip yüzleşiyorum direk. Şimdi ise kafamda bir video hazırlama fikri var. Şu anda bilgisayarımdaki photoshop biraz düzgün çalışmasa da elimdeki imkanlarla bir video hazırlayacağım ve gireceğim ikinci savaşı kazanmaya çalışacağım. Teker teker savaşacağım korkularıyla. Üzülüyorum aslında. Böyle düşüncelere sıkışıp kalmasına. Sevdiğim insanı sıkıntıya sokmak sıkıntıya sokuyor beni. Dediğim gibi onda bir cevher olduğunu düşünüyorum. Ve bu cevheri yitirme ihtimali korkutuyor beni. Korkularını atlatıp yanına gidebilsem gösterebilecem ona her şeyi. Ama sabır. Ne demişler. Sabreden derviş muradına ermiş. Çok şeye sabrettim bugüne kadar. Buna da sabredebilirim. Acaba başka nasıl yenebilirim korkularını. Ne dersiniz? Kahvem bitti yine bak. Finaller döneminde anlattığıma bakın değil mi. Hepinizin finalleri güzel geçsin dostlarım. Vatana hayırlı insanlar olmanız için geçmeniz gereken yollar olsun bu finaller size. Unutmayın tüm umut biziz. Mutlu ve başarılı geceler dostlarım ... :)

ikizler 3

18 Çay ocağına geldim. Ders çalışıyorum. Normal insanlar gidip kütüphanelerde çalışır değil mi. Ama ben burada çalışmayı seviyorum. Açık hava, çay, sevdiğim ortam. Niye çalışılmasın değil mi. Bir yandan dayılar ve diğerleri muhabbet ediyor. Adamlar bir ara bilgisayar muhabbeti yapıyordu. Sonra muhabbete başkalarının dahil olmasıyla konu işsizliğe kaydı. Şimdi ise fetödeler. Bakalım nereye gidecek sohbetleri. Ben de çalışırken 8 yaşlarında bir kız çocuğu geldi.Dedi
-Abi sen kız mısın erkek misin? (Saçlarım uzun ya)
-Erkeğim. Bak sakallarım var.
Bir saçımı elledi, bir sakalımı. İkna oldu herhalde.
-Niye saçını uzatıyorsun?
-Berbere gitmedim. Uzadı ondan.
Hoşuna gitti herhalde. Sonra bir çocuk gülüşüyle güldü gitti. Teşekkürler çocuk. Normal geçen bir günümü şenlendirdin. Dünya daha güzel senin sayende. Umarım büyüyünce de güzelleştirirsin dünyayı. Şimdi ise muhabbet ios-android muhabbetine döndü. Hunharca, fütursuzca, umarsızca, konudan konuya. Neyse ben de derse döneyim. 13 dönem dersi var. Geçilmeli bunlar... :)

ikizler 6

19 Kafam rahatladı be. HaHaaa. İşte bu. Sakin kafaya yazabilirim şimdi. Nasılsınız güzel insanlar? Sizin de rahat mı içiniz. Şu andaki ruh halimi büyük bir çatışmadan galip olarak çıkmış ve bir sonraki çatışmayı hırsla bekleyen askere benzetebilirim. Cuma gününden beri gezgin efendi ile gezememiştim. Bugün beraber gittik okula. Yağmur yağacak diye kalın giydim biraz ama yağmadı. Sağlık olsun ne diyeyim. Derslere girmedim. Gittim kütüphaneye ders çalıştım. Benim bu dönem işi finallerde bitirmem gerekiyor. O yüzden erken başladım çalışmaya. En sonunda bitirdim çalışmamı ve ormanıma gittim. Bu sefer oturmadım ama. Yürüdüm sadece. Sağa baktım, sola baktım, kaplumbağalara seslendim, bitkilere şaşırdım. Hakikaten ne ara bu kadar büyüdü bu otlar ya. Yürürken yeni kitabıma da başladım. Tezer Özlü- Yaşamın Ucuna Yolculuk. Öncelikle özür dilerim. Önyargılı yaklaştığım için. Sırf merakımdan almıştım. Beğenmeyebilirim diye düşünmüştüm. Ama yanılmışım. İlk iki sayfasını okudum. Çarpılmışa döndüm. Rabbim bu muhteşem bir şey. Hani muhteşemliği karşısında dehşete düşersiniz de kaçarsınız ya. Merakıma yenik düşüp iki sayfa daha okudum. Ya Rabbi. Bu kadın bunları nasıl böyle muhteşem kelimelerle anlatmış. Bir keyiflendim ki. Artık sevdiğim bir dostum daha oldu. Ormandan çıkıp saldım gezgini aşağıya. Bugünkü şansımıza E1 ile yarıştık. Geçtim tabi ki. Biliyorum yaptığım çok salakça. Ama o hız, heyecan tarif edilemez bir haz veriyor bana. Denizevleri sahiline kadar geldim. Baktım benim bankımda bir dayı oturuyor. Sinirlendim biraz. Benim yerime nasıl oturur diye. Nerden benim yerimse artık. Bende biraz ilerdekine oturdum. Baktım çocuk parkında oynuyor çocuklar. Bazıları da maç yapıyor. Keyiflendim yine. Bir anne gördüm. 3 tane çocuğunu getirmiş. Oynuyordu onlarla birlikte. İleride bir arkadaş grubu keyifli bir sohbete dalmıştı. Birkaç sevgili grubuda muhabbet ediyordu. Daha da mutlu oldum. Ama sen kim köpek böyle kolay mutlu olacan lan dedim. Aç kitabını oku tezer ablanı. Ondan sonra. Açtım ben de. Okudukça okudum. Her satırında, her cümlesinde başka bir şey. Bir süre sonra bulutlardan ordular dağların üzerinden istila ettiler gökyüzüne. Daha da okudum. Baktım baya olmuş gittim artık yurduma. Yemek yedik. Arkadaşlar dedi hadi çıkıyoruz. İki dostumla birlikte çıktık. Çay ocağında birer çay içip geçtik sahildeki çay ocağına. Özlemişim sohbetlerini. Birkaç gündür görşememiştik çünkü. Benim durumlar diğer arkadaşların durumlar konuşuldu. Bana çok iyi geldi. Ve benim diğer iş. Ulan baya tuhaf noktaya gitti o ya.Şu andaki durum benim ifade etmek istediklerimi yazmam. Ama bilmediği bir şey var. Ben ikizlerim. Yazmak en sevdiği şeylerden biri. Kafamda 8 sayfada anlatırım ben demiştim. Sonra da 8 çok lan diyip 5 e düşürdüm. Sığdırmaya çalıştım 5 sayfaya içimde ne varsa. Sonra aracı olan dostuma okuttum aga bu olur mu diye. Baya beğendi. Hatta eşine de okutmuş. O da baya beğenmiş. Hüzünlenmiş biraz da. Şimdi bunu ulaştırmak var sırada. O garibim de yarım sayfa veya en fazla 1 sayfa bir şey gelecek zannediyordur. Daha ikizlerin kim olduğunu bilmiyor. Ama öğrenecek. Umarım öğrenir. Neyse gençler. Geceniz güzel olsun. Mutlu geceler hepinize... :)

ikizler 1

21 Stefan Zweig ve Sylvia Plath. Beraber bir defa bile olsa aynı ortamda bulunmak istediğim iki insan. Yaşayışlarına, fikirlerine, yazdıklarına hayran olduğum iki insan. Bu iki insan sayesinde açılıyor gözlerim, duygularla doluyor yüreğim. Yazdıkları her satırda bir şey buluyorum. Ne zaman dara düşsem koşuyorum satırlarına. Beni bir anne şefkati ile kucaklamalarını, baba merhameti ile korumalarını bekliyorum. İlk birkaç sayfada doluyorum, sonraki birkaç sayfada kendimi tutuyorum, ama birkaç sayfa sonrasında ne kadar duygum varsa içimde taşıyor dışarı. Durdurmuyorum artık onları. Ne varsa taşsın artık. Taşıyor taşıyor. En sonunda bitiyor her şey. Gidiyor tüm fazlalıklar ama bitiriyor beni. Bakıyorum etrafıma. Her taraf ne ara temizlendi? Nerede bu taşan duygular? Geriye sadece karanlık bir gökyüzü, batmak üzere olan bir ay ve sepsessiz koca bir şehir kalıyor. Oturuyorum o karanlık sessizliğin içinde. Taşan duygularımı arıyorum. Karanlık odadaki dilsiz, siyah bir kediyi arar gibi. Katilin kurbanını son bir defa daha ziyaret etmesi misali görmek istiyorum onları. O anda ya Zweig'in ya da Plath'ın fotoğrafları takılıyor gözüme. Vazgeçiyorum aramaktan. Fotoğraflara karşı bir kahve yapıyorum. Kafeini damarlarımda çözünürken kendimi onların şefkatine ve merhametine bırakıyorum. Artık nereye kadar giderse. Yine böyle bir gece. Zweig Clarissa'sı ile yanımda. Kafein damarlarımda. Duygularım saflaştı. Ay batıyor. Artık her şey daha net. Daha kesin. Bu sene balkonda olup da üşümediğim ilk gece. Uzun bir gece. Bir Zugzwang paragrafı gibi. İmkansız bir teorinin kağıt üstündeki zerafeti gibi...