ikizler
ikizler
2 gün
yanımda nevalem. karşımda koca bir gökyüzü. samsun'un, sahilin parlayan ışıkları. kulaklığımda rumeli türkülerinden başlayıp karışıp giden türküler zinciri. şafaktakiler, bozdoğan, deniz üstü köpürür, selanik türküsü ve daha bir çok türkü. hayaller, gerçekler, yaşanmışlıklar, yaşanmayı bekleyenler hepsi bu gece benimle. ve gökyüzümden gelen bir hayaller silsilesi. ve huzurun beni çepeçevre kuşatması. daha ne diyebilirim ki. huzur bir insanı nasıl uyuştururmuş, daha doğrusu nasıl kendine getirirmiş, onu öğreniyorum bu gece...
ikizler
ikizler
5 gün
ders çalışmalarımızın çoğu bilgiye hakaret bence. bilgiye diyoruz ki ben seni şimdi öğreniyorum ama sınavdan sonra ben sağ sen selamet. bilgiye ana avrat sövsek daha iyi. bilgi hayatı güzelleştiren bir şeydir. eğer ders çalışırken yüzünüz gülüyorsa o hayatı güzelleştirmek için öğrenilen bilgidir. eğer söve söve, oflaya puflaya çalışılıyorsa hayata yararı olmayan sövmelik bilgidir. şu yaz okulunda çalıştığım dersler maalesef oflayıp puflatıyor ve bu benim çok zoruma gidiyor. utanıyorum bilgiye karşı. aslında gülümseyerek çalışacağım şeyleri benden istenenler yüzünden yüzüm asılarak çalışıyorum. hem de saatlerce. yarım saat önce aynanın karşısından geçerken gördüm kendimi yaşam enerjim sönmüş. korktum kendimden. hemen müslüm oynatma listesini açtım. biraz enerji depoluyorum. müslüm enerji verir mi diyebilirsiniz. hem de ne biçim cevabını veririm. mesela acıktığımı hissediyorum şu an. odada bir şey yok. kantin de kapandı. ne yapacağım şimdi ben. bir ayran olsa içilmez miydi veya makarna olsa gömülmez miydi şimdi. bakayım kafamdaki sesleri bastıran müslüm karnımdaki sesleri bastırabilecek mi. neyse ben kaçayım. hepinize musmutlu geceler dostlarım. yıldızları müslüm eşliğinde izleyin... :)
ikizler
ikizler
7 gün
İyi geceler gençler. nasılsınız? yaz okulu olan kardeşlerim vizeler ile kıvranırken diğer kardeşler neler yapıyorlar. benim bu vize dönemi baya sıkıntılı geçeceğe benziyor. çünkü başıma baya sıkıntı bir olay geldi. hani eve çıkmıştım ya. İşte o evden ayrılmak zorunda kaldım. odamı masmavi boyatmıştım, kitaplıklarım gelmişti, onları kurup yerleştirmiştim, odama halı bile beğenmiştim, bir sürü temizlik yapmıştım ama olmadı. olmamasının sebebi de maalesef ev arkadaşım. çok sevdiğim ve saygı duyduğum birisi kendisi. ama evde bir iş yapacağımız zaman şu an param yok ama yaparız kardeşimden ileri gitmedi ortak yapacağımız işler. anlarım, insanın başına her türlü şey gelebilir ama param yok diyen adamların her gün sigaraya nasıl para bulduğunu anlayamıyorum. ve bu sigaranın yaşamsal ihtiyaçlarımızı etkilemesi artık dayanamayacağım boyuta gelmişti. ben de mavi odama veda etmek zorunda kaldım. yaz okulu için bir yurda geçtim, sene içerisi için de ev-yurt konseptli bir yer ile anlaştım. o odayı bir tek maviye boyayamayacağım ama geri kalan tüm hayallerimi gerçekleştirebileceğim. bu işlerle uğraşmak zorunda kaldığım için de vizeler sıkıntılı geçeceğe benziyor. hayırlısı olsun inşallah. geceleri kampüs ne güzel oluyor. gökyüzü tüm saflığı ile üstümü örtüyor, böceklerin sesleri her yeri kaplıyor. seviyorum kampüsü. geçen snorlax anlatmıştı ya kampüsün doğasını. İşte o doğayı seviyorum. bir de gezgini r11 ile çıkarabiliyorum geceleri kampüse. aşağı salarken de takıyorum kulaklığı bağıra bağıra eşlik ediyorum kulağımdaki ezgilere. tek sıkıntı sivrisinekler sanırım ama o kadar kusur kadı kızında da olur değil mi. gezgin geçen gün dağıttı. tamire götürdüm. 2 yıldır bende. İlk defa ciddi bir tamir geçirdi. fren balataları ve dış lastiği değişti, iç lastiğe yama yapıldı. yeniden şahlandı küheylanım. hayat onunla daha güzel. hayat çoğu şeyle daha güzel. şu ev süreci bana iki şey öğretti. birincisi tecrübe hayatta kazanılması en acı olan şeydir. İkincisi ruh ikizini değil ruh eşini bulunca musmutlu oluyormuş insan. ruh ikizi bir yapbozun aynı parçaları gibi. aynı resme aitler, aynı şekildeler ama tek sıkıntı birbirini tamamlamıyorlar. ruh eşi ise aynı yapbozun birbirini tamamlayan iki parçası gibi. birbirlerini tamamlayınca ortaya çıkan resme bakmaktan gözlerinizi alamıyorsunuz. tüm bu ev süreci bana öğretti ki hanımefendi benim ruh eşim. evi inşa ederken de evden ayrılırken de eksik kaldığım her yerimi tamamladı. beni güzel bir tablo haline getirdi. bunun için musmutluyum. İyi ki diyebildiğim için. bir de arkadaşlarım var. sağolsunlar bugün evi taşırken çok yardımcı oldular. onlar olmasa ben nereye taşıyordum o evi 2 saatte. allah razı olsun hepsinden. neyse ben derse kaçayım da sınavlardan çakmayayım değil mi. umarım hepinize iyi ki diyebileceğiniz bir musmutluk ve dostlar nasip olur dostlarım. hepinize mutlu geceler... :)
ikizler
ikizler
17 gün
mutlu geceler gençler. nasılsınız? yaz okuluna gelenler beri gelin beri. daha doğrusu şu ders programlarını ayarlayanlar. onlar bir beri gelsin. bu nasıl ders programıdır anlamadım gitti. derslerde çakışan çakışana. bir de normalde yoklama almayan adamların yoklama alacam diye diretmesi. ne olacak bilmiyorum. haftaya değişecek diye duydum ama hayırlısı. benim asıl derdim bu değil. daha büyük bir derdim var. okula yine bisikletle gelip gidiyorum. İlk defa yaz okuluna geldiğim için yeni görüyorum sanırım. sahilde 60 yaş üstü dayılar üstsüz bir şekilde koşuyor, spor yapıyor, bisiklet sürüyor. tek sorum neden? kaç gündür ıstakoz gibi yanmış dayı sırtı görmekten ciğerim soldu. samsunu fedonlar bastı sanırım. bir gün birini kenara çekip sorsam mı. dayı neden diye. bilemedim şimdi. neyse. bugün her şey üst üste geldi. tüm kargolarım bugün geldi ve hepsi ben evde yokken geldi. arkadaşla eve gelmiştik. çıktık evden 2 dakika sonra kargocu aradı. kargoları getirdim diye. evde kimse olmadığı için geri gitti kargolar. okul çıkışı bisikletle 2 kitaplık, 1 ütü, 1 erzak kolisi taşıdım. yoruldum ama başardım. artık onları cumadan sonra kuracağım inşallah. çünkü cuma günü odam boyanıyor. bugün evlenen arkadaşım geldi okula. dönmüşler samsuna. hoş beşten sonra evine bir kaç parça eşya baktı. ben de benim aldıklarımı gösterdim. bakarken dedi ki altımızda araba da var hadi tekzene gidelim. gittik ders arası tekzene. o ampul, elektrik bantı gibi sadece babamın elinde gördüğüm şeyleri alırken ben gidip bahçe salıncaklarına oturuyorum. halılara bakıyorum. tam evli-bekar tablosu gibiydik. bizim arkadaş aile babası moduna girmiş. İyi iyi. ailesini önemsemesi muhteşem bir şey. sonuç olarak onlar iki öğrenci değil bir aile. neyse orada baktım boya da var. bulmuşken aldım ve cuma günü de odanın boyanması var. İnşallah bu mavi odam ilerideki mavi kütüphanemin bir hazırlığı olacak. İnşallah hepsinin altından kalkacağız. hepinize mutlu geceler dostlarım. mavi odalarınızda huzurla dalın uykularınıza... :)
ikizler
ikizler
21 gün
mutlu geceler gençler. nasılsınız? geldim samsuna. ama bu sefer kavuştum mu demeliyim yoksa hadi hayırlısı mı bilemedim. eve çıktım. İyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum. aslında iyi yaptım. ben özgürlüğüne düşkün adamım. gece 11 de yurt kapanıyor ben de 4 duvar arasına mahkum kalıyordum. gece deniz ayrı güzel kokar, yollar ayrı fısıldar insana. bunu kaçamak yaptığım günlerde öğrendim. şimdi ise istediğim vakit görebileceğim denizi. ve hayalimdeki kütüphanenin bir minyatürünü şimdi odamda oluşturacağım. kitaplıkları sipariş ettim. bir kaç gün sonra odam da boyanacak. yavaş yavaş inşa edeceğim. bunu yaparken tek başıma yapmayacak olmak ise en büyük mutluluğum. çünkü odamı hanımefendi ile dekore ediyorum. kitaplıkları, renkleri birlikte kararlaştırdık. daha da yapacağım şeyleri de kararlaştırırız ve hayallerimin minyatürü gerçeklerimin en güzeli ile inşa ederim. aklıma gelmezdi ki ikizler evini dekore ederken gecelerini aydınlatan kadınla dekore edecek. aslında çok iş var. boya, temizliğin dışında daha yatak bulmam lazım. odama uygun bir halı bulmam lazım. okuma köşem için posterleri çerçeveletmem, okuma koltuğu almam lazım. ve tüm bunları en az masrafla yapmam lazım. kötü mü yaptım dediğim ise sessizlik. yurtlarda sırf insan sevgimden 4-5 kişilik odalarda kalırdım. en güzel yurt odam da mecburiyetten dolayı 1 ay kaldığım 10 kişilik odaydı. şimdi ise bu sessizliğe nasıl alışacağım bilmiyorum. ev arkadaşım da var aslında ama odamda tek kalmak canımı sıkar mı diye düşünüyorum. hayırlısı artık. bir yola samimiyetle çıktın mı allah yardım eder değil mi. gerçekten en önemli şey samimiyet. en çok ihtiyacımız olan ve en çok istismar edilen şey. hakeden kişilerle samimi olduğunuz geceleriniz olsun dostlarım. mutlu geceler... :)
ikizler
ikizler
1 ay
genelde sakin bir insanımdır. çevremde de sinirlenmemem ve panik olmamamla bilinirim. çoğu şeyi sinirlenmek için sebep olarak görmem. çünkü sinirlenmektense sinirleneceğim durumu sakince ortadan kaldırmaya çalışırım. ama hani derler ya uysal atın çiftesi pek olur diye. İşte çiftem de pektir. sinirleneceğim çok az şey vardır. sinirlendim mi direk yıkarım her şeyi. o anki tek hedefim sinirlendiğim şeyi yok etmektir. bu gece yine öyle bir şey oldu. sinirimi bir anda zıplatan bir şey oldu ve yıktım bir anda. sinirlenmekte de haklıyım yerden göğe kadar. ama dedim ya normalde sakin biriyim diye. şimdi benim bu çıkışım o anki çevrem tarafından tuhaf görülüyor. yaptığın yanlıştı gibisinden. yaptığım da karşımdakinin dediklerine karşı ettiğim tek bir küfür. ettiğim küfür de ne şahsına ne de başkasına. sadece söylediklerine. 1 tane küfürden dolayı suç bende de var şimdi. sakin biriyim diye sinirlenemezmiyim ben. duygularım arasında çok az da olsa sinir olamaz mı. basmayın kardeşim o zaman damarıma. sonra da benden durumu düzeltmem için bir şey beklemeyin. kalbini kırmış olabilirim ama benim kırılan kalbim, daralan yüreğim yok mu. bu niye önemsiz görülüyor. bilmiyorum. bazen bilinmezliğin kasvetine gömülüyorum...
ikizler
ikizler
1 ay
hafta sonu yine büyük bir olay yaşadık. evlenecek diye bahsettiğim arkadaşım vardı ya. İşte artık o dünya evinde. başardılar. okurken evlenilmez diyenlere inat başardılar. çok şükür. allah daim etsin mutluluklarını. beraber geçirdiğimiz soğuk gecelerin, dinlediğimiz arabesklerin, hüzünlü şarkıların, saatlerce konuştuğumuz hislerin mutlulukla noktalanması muhteşem bir şey. arkadaşın yüzündeki mutluluk görülmeye değerdi. nasıl mutlu olmasın adam. sevdiği ile bir ömür mutlu olacaklar inşallah. gerçekten sevgi insanı güzelleştiriyor. bir adama en çok sevmek yakışıyor. zaten bu yüzden en yakışıklı zamanları düğünlerdir adamların. tüm dünyaya bir haykırıştır o mikrofona söylenen evet sözcüğü. bunu en yakınlarımda görmek de daha da mutlu yapıyor beni. ve daha fazla hayal kurduruyor. onları öyle görünce ben de bir düşündüm. acaba sevdiğim kadınla birlikte ben de bir gün böyle bir arabanın arka koltuğuna biner miyiz diye. sonradan aklıma o geldi ve içimi bir sekinet ve güven kapladı. evet bizi o arka koltukta görebiliyordum. görünce mutluluğum daha da arttı. ve tek bir dua ettim. rabbim nasip et. hani şikayet ediyoruz ya arkadaş düğününe gitmekten ciğerim soldu diye. işte orada kendi ruhunuza bakın. sevdiğiniz, seveceğiniz adamı, kadını hatırlayın. ve hayal edin. o zaman o düğün sizin için daha farklı olacak ve dünyanız daha da güzelleşecek. böyle işte gençler. eskiden bu sitede genelde derbeder bir hava vardı. site yeni sürümüne geçtiğinden beri duygular, hisler, yaşanmışlıklar, hayaller artık dile getirilmiyor sanki. omü eğlence portalı diyordunuz. artık gerçekten bir eğlence portalı oldu :) . olsun canım bu siteyi ve müdavimleri her hali ile seviyoruz. hepinize hayırlı geceler dostlarım. adminin sohbeti açtığı geceler uyanık olmanız dileği ile... :)
ikizler
ikizler
1 ay
az önce dükkanda yaşadığım bir olayı anlatıyorum.
ben kitap okuyorum dükkanda. müşterilerin gelmediği zamanlarımı böyle geçiriyorum. gelen bir müşteri kitabımı gördü sordu.
müşteri:ne okuyorsun?
ben: sırça köşk, sabahattin ali
m: kimlerden bu? (mensup olduğu aileyi soruyor.)
b: bilmem. kavaslardandır herhalde. (burada bir sülale kavaslar.)
müşteri güldü. fotoğrafına baktı bir daha sordu.
m: darbeci,cuntacımıymış bu.
ben şaşırdım tabi ne darbesi ne cuntası.
b: yok abi edebiyatçı bu adam. roman, hikaye falan yazar.
m: abdülhamite karşı darbeci bir paşa var. ona benzettim.
b:nereden benzettin abi.
m: dizisi var ya. orada bir paşa vardı. abdülhamide isyan ediyordu hain.
b:bilmiyorum abi, İzlemiyorum ben o diziyi.
m:peki sen tarih bilir misin?
ben artık gitse de rahatlasam diye
b: az bilirim abi.
m:o zaman abdülhamide isyan eden bilmem kim paşa hain miydi?
b:bilmiyorum abi.
m:e atatürk de böyle böyle yapmış diyorlar doğru mu?
sinirlendim artık.
b:abi sen kafayı böyle şeylere fazla yorma. sonra konuşuruz.
dedim ve gönderdim. niye böyle oluyor. İnsanlar niye tarihi dizilerden, televizyon programlarından öğreniyor. nasıl bir edebiyatçıya sorduğu soru darbeci mi cuntacı mı oluyor. abdülhamid de bizim tarihimiz atatürk de. niye illa bir yarış içerisine sokmaya kalkıyoruz. hepsini geçtim bilmediğimiz, ilgilenmediğimiz konularda ordan burdan duyduğumuz şeylerle niye konuşmaya çalışıyoruz. mazlum. bana mazlumu getirin...
ikizler
ikizler
1 ay
mutlu geceler gençler. nasılsınız? sitemizin yeni tarzında ilk destanımı yazıyorum. heyecandan elim ayağım titriyor bak. sıcaktan da olabilir bak bilemedim şimdi. bu nasıl sıcaktır yav. haberler asfaltta pişen yumurtaları göstereceğine, dükkanda pişen beynimi gösterse olmaz mı. ben yaz mevsimini seven adamdım. ama yandım. allahtan yarın 30 dereceye düşecek sıcaklık da rahatlayacağız biraz. bir de dükkanda daha da tuhaf oluyor bu sıcaklar. İşin yoğun olduğu saatler sıcak olsa da hissetmiyorum. ne zaman durgunlaşıyor, o zaman beni de basıyor bir sıcak. yazın çalışmayı seviyorum. evde yatmaktan sıkılıyorum çünkü. bir gün yine çılgınca far cry oynuyorum. stg-90 ile allah ne verdiyse dalıyorum. bir telefon geldi. 3 sene önce yanında çalıştığım telefoncu abi arıyor, kardeşim bir planın yoksa gel diye. benim de arayıp da bulamadığım şeydi. 3 sene sonra ilçenin çarşısına hızlı bir giriş yaptım. tabi 3 yılda saçlarım da uzadığı için bazı yaşlı müşteriler beni kız zannetmişler. ne yapsınlar gariplerim gözler zaten sıkıntılı, uzaktan da görünce öyle zannetmişler. İyi anlaşıyoruz ama. zaten insanlarla iletişim kurmayı acayip severim. bu da bana fırsat oluyor. her gün çeşit çeşit insanla karşılaşıyorum. bu beni daha fazla ben yapıyor. kendimi daha fazla keşfetmemi sağlıyor. seviyorum çalışmayı. ama fark ettiğim bir şey de var. ben samsunda tamamen istediğim gibi bir dünya kurmuşum ve orada baya mutlu yaşıyormuşum. zaten yaz okulundan bir hafta bir önce geleceğim samsuna. çıkacağımız evin bazı işleri varmış onları halledeceğiz. artım hayalimdeki odanın bir minyatürünü kurabileceğim. bu yüzden o kadar mutluyum ki. şimdiden aacağım eşyaları araştırıyorum. hayat sıcakla, çalışmayla, hayallerle geçiyor. bu seneki tatilimin en güzel kısmı da hayallerim ile gerçekten konuşabiliyor olmam. :) hayat iyi bir şey be. mücadele ve hayaller ile geçen bir hayatın güzelliği. neyse fazla gitmeyeyim. son olarak site gerçekten çok güzel. emeği geçen herkesin eline sağlık ama sitede tek bir şey eksik. bizim @onumarkamsobee eksik sitede. nerede bu kız, hukuk finallerinin altında mı kaldı, denizlinin horozu ile kavgaya mı girdi. sitedeki aradığım tek eksik oas bence. dostum neredesin bilmiyorum ama özlettin kendini. biz buranın eski günlükçüleri gibi bir şeyiz. daha fazla özletme kendini. hakikaten ilk 2014 de üniversiteyi kazandığımda gelmiştim bu siteye. o zamanlar üyelik sistemi falan yok. baya bindik bir alametimsi bir ortam. sonra üyelik geldi. tema değişti. o zaman da çok hoşumuza gitmişti. üyelikleri alırken ikizleri almışım ve iyiki almışım. seviyorum ismimi. şimdi de isimlerimizin altında yazıyor ya 2015, 2016, 2017 girişli diye. 2015 girişli yazdığını görünce içim bir gururla kaplanıyor. gerçekten bu site hayatımda önemli bir yere sahip. ve seviyorum bu siteyi. seviyorum sizi müdavimler. eski olsun, yeni olsun, gidenler olsun, az, çok yazanlar olsun. neyse bitereceğim dediğmin üstünden kaç satır geçti yine. hepinize mutlu geceler dostlarım. rüyanızda sivrisinekler sizi ısırmasın... :)
ikizler
ikizler
1 ay
sevdiğim kadınla konuşurken bile müslüm baba dinliyorum. adam artık içime nasıl işlemişse en mutlu, efkarlı, huzurlu anlarımda kulaklığımda bir numarada. güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki, deli gibi sevmek ruhumuzda var. kadeh kadeh sevgilim, seni kalbime gömdüm. böyle şeyleri söyleyen biri nasıl işlemesin ki değil mi. zaten bir stefan zweig bir de müslüm baba...
ikizler
ikizler
1 ay
siteyi işe başladığım gün güncellenmesi ameriganın bir oyunu değilse ne. yarın işten erken çıkınca ben de gelip eğlenecem burada. girecem siteye, basacam tuşlara :/
ikizler
ikizler
1 ay
neler olmuş böyle...
ikizler
ikizler
1 ay
bizim burada balkon kültürü vardır. avlu kültürünün modern yansıması diyebiliriz. yan apartmandaki dairelerden birinin balkonunda biri gitar çalıyor. diğerleri söylüyor. bayram bayram bildiğin canlı müzik. biz diğer aileler de balkondayız. hem onları dinliyoruz hem muhabbet ediyoruz kendi aramızda. kimse bir şey demiyor. herkes anın tadını çıkarıyor. ege güzel yer. bayram olunca daha da bir güzelleşiyor sanki. seviyorum burayı. hepinize mutlu bayramlar dostlarım :)
ikizler
ikizler
2 ay
İyi geceler gençler. nasılsınız? benim memlekete gelince ayarlarım kaçıyor yav. daha toprağına ayak basar basmaz değişiyorum sanki. bir anda adapte oluyorum buraya. halbuki adapte olacak şu an için ailemden başka ne var bilmiyorum. çünkü arkadaşlarımın daha sınavları bitmedi. normalde en son gelen ben olurdum buraya. bu sene ilk ben geldim ve 1 haftadır evde sıkıntıdan patlıyorum desem yeridir. samsunda yurda girmezdim ben. hiç bir işim olmasa gezginim ile dolaşmaya çıkar sokak sokak dolaşırdım. ama memleket zaten küçük olunca, arkadaşlar da gelmeyince yapacak bir şeyim olmuyor. fark ettim ki ben samsunda kendimi oluşturmuşum. özgür bir birey olarak orada var olmuşum. hayatımı orada kurmuşum. şimdi de diyorum ki iyi ki hazırlık okumuşum. yoksa okulun son senesi olacaktı bu sene. allahtan 2 sene daha var. bir de lys'ye giriyorum hafta sonları. basit geldi bu seneki sınavlar bana. o dersleri görmeyeli 3 sene oldu ve hala yapabiliyorsam daha lise okuyan kardeşler hayli hayli yapabilir diye düşünüyorum. bir de amaçların çok önemli olduğuna inanıyorum ben. geçen lys nin birinden çıktım. gayet iyi geçti sınav. yani benim hedeflerim ve çalışmalarımın karşılığını tam veren bir sınavdı. çıktım mutluyum tabi ben. annem nasıldı dedi. dedim güzeldi, basitti. çevredeki teyzelerden de biri de dedi ki. oğlum herkesin yüzü asık çıkıyor bir seni mutlu gördüm. ona da dedim. ben amaçlarımın ve çalışmalarımın karşılığını içerde tam olarak aldığımı düşünüyorum. o yüzden olması gereken oldu ve iyidi dedim. İnsanlar neden çalıştıklarının daha fazlasını beklerler anlayabilmiş değilim. koca sene yatıp sınav çıkışı üzülenler veya vize, final öncesi işi dalgaya vurup okul bitmiyor diye dert yakınanlar niye üzülürler anlamam. veya gerçekten üzülürler mi? neyse nerden çıktı bu kadar sınav muhabbeti ya. okul bitmiş daha sınav muhabbeti yapıyorum. ayıp ayıp. evin en çok sevdiğim yanı da mutfak. zaten yemek yemeyi seven biriyim. bundan dolayı yapmayı da severim. geldiğimden beri tüm yemeklere karışıyorum. kesme tahtam ve bıçağım elimde olduktan sonra yapamayacağım yok gibi geliyor. hakikaten bir şeyler doğramayı o kadar özlemişim ki, önüme yığsalar sabahtan akşama doğrayabilirim herhalde. tabi egede olmam da yansıyor mutfağa. baharatlar, yaz sebzeleri havada uçuşuyor. ama bu sene yaz okuluna geleceğim. kısa sürecek bu sevincim ama olsun. artık yeni evimde yaparım. onun için de para biriktirmem lazım. artık ramazandan sonra çalışmaya da başlarım. samsundaki ütopyamın her işini kendi emeklerimle yapmak istiyorum. İnşallah nasip olur. şimdi baktım da hakikaten memlekette boş bir hayat yaşıyorum. ama inşallah seneye böyle olmayacak artık. bakalım gerçekleştirebilecekmiyim hedeflerimi. hepinize mutlu geceler dostlarım. puslu gecelerin arasından ay dede gülsün yüzünüze :)
ikizler
ikizler
2 ay
İyi geceler dostlarım. egeye giden otobüsün içinden selamlar hepinize. yine bir gidiş ama bu seferki çok farklı. anlatacağım bekleyin :) bütleri bitirdim. yeni evime taşındım. dostlarım ile vedalaştım. aslında bugün gitmek istemiyordum. çünkü son 3 günde 8-9 saatlik bir uyku ile ayaktayım.hem de memlekete gitmeden önce arkadaşlarımla iftar yapmayı, çay ocağında son bir çay içmeyi, sahilde son bir sohbet etmeyi, gezgin ile son bir tur atmak isterdim. ama cumartesi lys var. 2. üniversite diye tutturan ben miyim. al işte. neyse son 4 günde önemli şeyler oldu hayatımda. öncelikle hani diyordum ya samsundaki en yakın arkadaşlarımdan birisi evlenecek diye. davetiyesi ile geldi. İlk defa kendi ismimin yazılı olduğu bir davetiye aldım. çok mutlu oldum. hem arkadaşımın mutluluğu için hem de davetiye için. temmuza düğün var. bu gün de o arkadaşla oturup konuştuk 1 saat. eskilerden bahsettik. şimdiye baktık. güzel şeyler değişmiş çok şükür. artık düğünü de anlatırım. :) asıl olaya gelince. hani diyordum ya bir hanımefendiye aşık oldum galiba diye. sonra da anlatmıştım içimden gelenleri 2 defa. sonunda hanımefendi de karşılık verdi ve hayatına bir ikizler girmesini kabul etti. tabi kolay olmadı. 1 ay sürdü bu süreç. ama olsun. kolay olsa bu kadar güzel şeyleri yaşayabilecekmiydim. 2 mektubumsu şeyden sonra biraz daha anlatmam gerekti. ve kapılarını ikizlere açmayı kabul etti. artık ormanımın, gezginimin, 01:51 in tanıdığı kadın hayatımda. kelimesinin muhatabı olmakla mutluluğuma mutluluk katılıyor. şimdi ise en büyük hedef yüzündeki gülümsemenin sebebi olabilmek. artık tüm gücümle bunun için uğraşacağım. hepinize mutlu geceler dostlarım. gittiğiniz yollar mutluluğa çıksın... :)
ikizler
ikizler
2 ay
bugün bir arkadaşa iftara davetliydik. ben de atladım gezginime, taktım kulaklığımı, çıktım yola. geçen snorlax'ın yazdığı bir yazıda l.ej'i görmüştüm. zaten dinlediğim bir gruptu tekrar baktım şarkılarına. bu sefer de hip hop mashup şarkılarına taktım. 2 gündür de gezemiyordum zaten gezginimle. müziğin ritmine göre pedallara asıldım ve geldim yenimahalleye. beraber gideceğimiz arkadaşı aradım. gelmesine daha 20 dakika vardı. ben de bir yandan şarkıyı dinleyip bir yandan bisikletimle sokakların arasında gezinmeye başladım. bisiklete binince kendimden geçiyorum ben. bir de bisikletin üstünde dansımsı hareketler yapmayı da, hızımı da ritme göre ayarlamayı çok severim. neyse ben böyle hem geziyorum hem arkadaşı bekliyorum. ama şöyle bir şey oldu sanırım. bizim hanımefendiye yakalanmış olabilirim. aslında emin gibiyim, çünkü giyim tarzı ve yanındakilerinin giyim tarzları da benziyordu onlara, uzaktan gördüğümde de benziyordu. zaten yurdu da o civarda. ama ben bisikletle kendimden geçtiğimden tam da emin olamıyorum. diyebilirsiniz ki insan bakmaz mı o mu değil mi diye. bir kaç defa karşılaştık aslında ama ben kendimi bisiklete ve müziğe kaptırdığımdan aklıma gelmedi bile diyebilirim. acaba ne yapıyor bu deli demiş midir? eğer dediyse baya gülerim çünkü. şarkının hareketli yerlerinde de deli gibi sürdüm. ondan da kormamıştır umarım. bir de sakalsız halimi gördüyse tamam.ben kendimi her gördüğümde gülüyorum o da gülmüştür herhalde. alıştım aslında sakalsızlığa, hatta hoşuma bile gitmeye başladı diyebilirim. eğer ilerde olumlu bir şey olursa bu günü kesinlikle soracağım. gülün, eğlenin, sürün, sevin, dinleyin gençler. hayat böyle güzel. hepinize mutlu sahurlar... :)
ikizler
ikizler
2 ay
şimdi benim aklımda 2 soru var.
1-ben sakallarımı niye kestim?
2-ne zamana kadar uzar :/
ikizler
ikizler
2 ay
İyi geceler gençler. nasılsınız? özledim sizi kaç gündür. finaller bitince bir de ramazan başlayınca yurda girmez oldum. kaç defa yazmak istedim ama zaman olmadı. bu geceyi ise yurtta geçirmeye karar verdim. toplam 3 saatlik 3 tane de videom var. nevale de aldım sırf onlar için. kahvemi yapıp başlarım artık. siz neler yapıyorsunuz? nasıl geçti finalleriniz, nasıl geçiyor ramazan? ben hani demiştim ya büt bırakmayacam diye. bütsüz öğrenci mi olur ya. 13 dersin 4'ü büt. hem de tam kıl payı kaldım. ulan bir de vizeleri yüksekti. niye böyle oldu anlamadım ama işime geldi benim. şu güzel şehirde daha fazla anlar yaşıyorum. akşamları iftarı yaptıktan sonra atıyoruz kendimizi dışarı. en erken 00:30 gibi yurttayım. yurt 11 de kapanıyor ama arkadaşlar açıyor sağolsunlar. hatta geçen arkadaşa iftara gittik türk-iş'e, sonra sahilde gezerken saat 2 oldu. bir de sahur yaptık. menemen yapalım diye domates falan aldık. doğrama işine atladım hemen. özlemişim lan yemek yapmayı. bir menemen yapıp gömdük ve sonra gittim yurduma. gece 3:30 da, sahilde kimse yok. kulaklığımı da taktım gezginle beraber aktım yurda doğru. bir başka gece de arkadaşların öğrenci evi kapanıyordu. terasında son bir gece geçirdik. nevale, muhabbet diyesiye sahur oldu yine. ramazan arkadaşlarla daha başka bir güzel oluyor. geceleri daha da bir güzel. ama gündüzlerinden biraz muzdaribim. sabah 9-10 gibi kalkıyorum yine. daha fazla uyuyamam zaten. ama yapacak şeyler bitiyor hemen. kitap okuyorum. İnternette geziyorum. bütlere çalışıyorum. ama daha çok vakit kalıyor. geriye kalan zamanda ne yapacağımı bilmiyorum. aslında biliyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. hayat çok hızlı gidiyor be. allahtan hazırlık okumuşum diyorum. daha 2 yıl var okulun bitmesine. başka bölümlerde okuyan arkadaşlarım bu sene mezun olacaklar. ben istemezdim daha. yapacak çok şey var. hatta 2. üniversite istememin bir sebebi de bu diyebilirim. bir 4 yılda kendime daha iyi zaman ayırabilirim gibi geliyor bana. bugün öğlen taktım kulaklığı uzandım 2 saat hayal kurdum. gecelerimi elimden alıyorlar ramazanda. herkes ayakta olduğu için gecelerim ile vakit geçiremiyorum. ben de onu gündüzleri hallediyorum. oradan oraya gitti hayallerim. yeni bisikletim, çıkacağım ev, sevmek istediğim kadın ve daha fazlası. en son aptal gibi sırıtıyordum yatağın içinde. bir de sanki istediğim şeyler için daha fazla mücadele etmem gerekiyor gibime geliyor. yeteri kadar ediyorum aslında ama niye daha fazlası olmasın. o yüzden bugün daha fazla mücadele kararı da aldım. daha savaşçı daha özgür. tabi bu finaller sonrası dönemde 2. yazı olayından da bahsetmiştim ya onu da hayata geçirdim. video çekecektim ama o dönem ki hava şartlarından dolayı olmadı maalesef. belki de hayırlısı buydu. bu sefer 4 sayfalık bir şey yazdım ve düşünmeye davet ettim. korkularıyla ve evhamlarıyla savaşmak istediğimden bahsettim. artık düşünsün bakalım bakalım. ben dostoyevsky, s.ali, tolstoy ile düşünürken bakalım o kimlerle düşünecek. ben bir rus hanında, bir fransız birahanesinde, sırça bir köşkte düşünürken bakalım yolları buraya düşecek mi. sabrın sonu selamet artık. neyse ben bir duş alayım da videolarıma geçeyim. hepinize mutlu geceler dostlarım. bereketli sahurlarınız olsun... :)
ikizler
ikizler
3 ay
İyi geceler gençler. nasılsınız. son final haftasına girdiğimiz bu günlerde hüzünlendim şimdi. samuray jack final yaptı. hem de ne final. ashi öldü. aslında ölmedi, yok oldu. ulan tam da aku öldürülmüş, jack ile de evleneceklerdi. ama her varlık beraberinde bir yokluk getiriyor. aku'nun yok olması ashi'yi de yok etti. sigara içsem kesin yakardım bir tane. o derece efkarlandım. onun yerine eylem abladan söyleyemedim'i açtım. jack'e ağıt yakıyorum. sınavım var mı. elbette. ama bir sıkıntım var. nereyi çalışacağımı tam olarak bilmiyorum. kitapları notları falan hep çalıştım. ama bir şey eksik gibi. bulamıyorum onu. bir de ben nasıl ders çalışacağımı yeni keşfettim. tablo yaparak. konuyu word'de tablolaştırıyorum. hem tablo yaparken çalışmış oluyorum. hem yaptıktan sonra çalışması daha kolay oluyor. geçen sadece 1 ders için 19 tane tablo hazırladım. 1 günümü aldı ama eğlenceliydi baya. tavsiye ederim. ama hala okulda mantığını çözemediğim birkaç şey var. bakalım onları ne zaman çözeceğim. bugün hava ne tuhaftı değil mi. alıştım artık ama kırk yılın başı ceket almadan gezginle çıktım. o da yağmur yağdı yav. normalde çıkmayacaktım ama bir gelişme oldu. seneye eve çıkıyorum sanırım. o evi görmeye gittik. baya geniş olacak odam. bir de ev sahibi evin içinded istediğimiz gibi tadilat yapmamıza izin veriyor. şimdiden hayalimdeki odayı kurabileceğim bir odaya sahip oluyorum diyebilirim. çift kişilik yatak almayı düşünüyorum mesela. geniş geniş yatarım. kitaplık yaptırmayı düşünüyorum. artık kitaplarım yurttaki dolapların üstünden taşmayacak. adamakıllı bir kitaplığım olacak. duvarın birini komple resimlerle, posterlerle donatmayı düşünüyorum. kafkanın posterleri dolabımda çürümesin, duvarımı şenlendirsin değil mi. bir de bir keyif koltuğu koymayı düşünüyorum. bakalım nasıl bir koltuk bulacağım. masaüstü bir bilgisayar toplamayı düşünüyorum. fotoğraf, video gibi işleri ilerletmeyi düşünüyorum. odayı edebiyat ve teknoloji üssüne döndürmek hedefim. zaman içerisinde yapabilirim hepsini ama ben yapacağım. İlk defa kendi yaşam alanımı kendi kararlarım ve emeklerimle inşa edeceğim. bu yüzden de çok mutluyum, baya da heyecanlıyım. hayalimdeki mavi odaya kavuşabilecekmiyim bakalım. belki bu odanın şansı bana hanımefendiyi de getirir. hani diyordum ya bir video yapmayı planlıyordum diye. bir kısmı yağışlardan dolayı iptal oldu maalesef. ekipmanı yağmurdan koruyacak ekipmanım yok maalesef. ama videonun yarısını çekebilecek ve yapabilecek imkana sahibim. o kısmı video yapacam, diğer kısmı da yazıya dökeceğim. güzel ve değişik bir sunumla da sunmayı planlıyorum. çarşamba veya perşembe iletirim sanırım. dua edin veya iyi şan dileyin dostlarım. İhtiyacım var buna. zaten bugün yurda geri gelirken de yağmura yakalandım. 3 saat önce dopdolu olan sahil yağmur başlayınca bomboş kalmış. bomboş kalmadı bana ve gezginime kaldı aslında. kulaklığımı taktım ve nizami hızda 10 km bir sürüş yaptım. bir yandan şarkı söyledim, bir yandan havayı içime doldurdum, bir yandan hayal kurdum, bir yandan sırılsıklam oldum. en son hem gezginin hem benim her yerimizden sular damlıyordu. ama musmutluyduk. huzur ve sekinet yağmur ile bahşedildi. bakalım yeni gün neler getirecek. hepinize mutlu geceler dostlarım. gece sırılsıklam duygularla karşılaşın ... :)
ikizler
ikizler
3 ay
kahve. hayat iksirim. acı acı aldığım her yudumunda bünyemin dirilişi. beynimin her kıvrımında, vücudumun her sinirinde hissediyorum onu. sevincimde, efkarımda her anımda yanımdaki dost. zamanı yok benim için. kahvaltı sonrası, yemek arkası, ders arası, ders çalışırken, müzik dinlerken, okurken, gezerken, yatmadan önce.evet iflah olmaz bir kahvekoliğim. yakında direk çekirdeğini çiğnemeye başlayacağım herhalde. kesmiyor beni bunlar. koca kupa bitiyor hemen. bir daha istiyorum ama tutuyorum kendimi. ama bu gece ihtiyacım var. hem de çok. kafam çok meşgul. finallerden dolayı değil. onlar en basiti. benim olay farklı. hani aşık olmuştum dedim ya. hah işte onla alakalı. ama durun kahvem bitti yine. tazeleyip geleyim. hah tamam. şimdi olay şöyle kardeşler. hanımefendi daha benim ismim geçmeden kimseyi istemediğini söylüyordu ilk başta. ama sonra 5 sayfalık bir mektubumsu bir şey yazdım ve ilettim. ondan sonra baya yumuşadı düşünceleri. yakın arkadaşlarından bile olumlu tepkiler aldım. normalde biraz zordur kızın kankalarının eleğinden geçebilmek. ama başarmıştım. şimdi ise sıkışıp kalmış iki düşünce arasında. olumlu bir şeyler söylemek istiyor gibi ama korkularından korkup geri çekiyor kendini. benim derdim de onu bu durumdan nasıl kurtarabilirim? mektubumla ilk savaşı kazandım. şimdi sıra ikincisinde. şimdi diyebilirsiniz burnu havada bir tip mi bu diye. hayır değil. sadece ilk defa böyle bir şey başına geliyor ondan. benim de ilk defa başıma geliyor. ama ben okuma sevgimden dolayı 1 adım öndeyim. böyle şeyleri çok okuduğum için yaşamasam bile başıma geldiğinde nasıl davranmam gerektiğini az çok kestirebiliyorum. bir de ben korkmayı bırakalı çok oldu. ne olursa olsun üstüne gidip yüzleşiyorum direk. şimdi ise kafamda bir video hazırlama fikri var. şu anda bilgisayarımdaki photoshop biraz düzgün çalışmasa da elimdeki imkanlarla bir video hazırlayacağım ve gireceğim ikinci savaşı kazanmaya çalışacağım. teker teker savaşacağım korkularıyla. üzülüyorum aslında. böyle düşüncelere sıkışıp kalmasına. sevdiğim insanı sıkıntıya sokmak sıkıntıya sokuyor beni. dediğim gibi onda bir cevher olduğunu düşünüyorum. ve bu cevheri yitirme ihtimali korkutuyor beni. korkularını atlatıp yanına gidebilsem gösterebilecem ona her şeyi. ama sabır. ne demişler. sabreden derviş muradına ermiş. çok şeye sabrettim bugüne kadar. buna da sabredebilirim. acaba başka nasıl yenebilirim korkularını. ne dersiniz? kahvem bitti yine bak. finaller döneminde anlattığıma bakın değil mi. hepinizin finalleri güzel geçsin dostlarım. vatana hayırlı insanlar olmanız için geçmeniz gereken yollar olsun bu finaller size. unutmayın tüm umut biziz. mutlu ve başarılı geceler dostlarım ... :)