karakutuu
çok iyi bir kimya prof vardı bölümde ben deste yokken düşmüş vefat etmiş allah rahmet eylesin bölüme anı defteri koymuşlar bende biseyler karalayım diye gittim baktım kızın biri yazıyor daha önce görmemiştim sende mi bizim bölümdensin felan derken söz sözü açtı konuştuk biraz satranç oynuyormuş bende severim dedim kulüpde gorevliymis gittik birkaç el buna değişik matlardan yaptım sonrasında canım sıkıldıkça gidip satranç oynamaya başladım kızla da orda rast geliyoruz konuşuyoruz. kulüpte birde görevli cocuk var ben orda oynaya oynaya onunla da samimi oldum sonra bu eleman bana aşk hayatını ortamını felan anlatmaya başladı erasmusta bir kızla tanışmıştım sevgili olduk felan diye anlatırken bende salla bakalım nereye kadar diye yüzüne karşı ti ye aldım. bana ispatlamak için çıkardı telefondan bir video gösterdi içerik +18 erasmuslu dediği kızda benim tanistigim kız hafif bir şoka uğradım ama çocuğa belli etmedim tanımıyor gibi yaptım. ertesi gün kızla tekrar karşılaştım ve daha 1 haftadır tanışıyor olmamıza rağmen bana izleten biri herkese izletiyordur diye düşünerek kızın bunu bilmeye hakkı olduğunu düşündüm. ama nasıl konuşacaktım sonuçta kötü bir durum ve ağır tramvalara yol açabilir. neyse önce çocuktan bahsettim sonra aranızda bisey var mıydı diye sordum eski sevgilisiymis biraz anlattı biseyler sonra konuyu kapatmak istedi bende çok üzüleceğini düşünerek bisey söylemedim söyleyemedim. içimde kalmıştı anlattım kurtuldum .
karakutuu
oy le bir sektörde çalışıyorum ki savaş bile çıksa ben çalışmaya devam atom bombası atsalar yine iş devam ediyor bayram seyran tatiller farketmez insanoğlu nesli tükenmedikçe bizim işler de devam bugün iki yada üç saat rüzgar altında kaldım millet korona diyor ben basim ağrıyor diyorum lanet girsin bir yandan da seviniyorum sonuçta hiç bitmeyecek bir isim var
karakutuu
ben okurken ayda 2 kez memlekete günübirlik gidip dönüyordum biletimi önceden gidiş dönüş olarak alirdim özgül bafra beni üniversitenin önünden alır yine aynı araçla geri dönüş yapardım. neyse birgün araç nasil olduysa beni unutmuş otogara geçmiş araç yok yetiş diye aradılar tamam da ne ile araba yok taksi kim bilir ne kadar yazar gece saat 12 otostop çektim aracın biri beni otogar sapağına kadar bıraktı ordan bi otostop daha çektim dorsesiz bir scania durdu korka korka bindim içerisi hafif dumanlı doste 3 tane parlement 2 tane redbul kuruyemişler 3 tane telefon neyse tanıştık durumu anlattım yetişmem lazim diyorum ama kendim inanmıyorum yetisecegimize kamyon sonuçta ne kadar hızlı gidebilir ki sonra bu abi sanki benim ic sesimi duymus gibi sen canını sıkma kardeşim ben seni yetiştireceğim daha olmadı ankara yolunda yakalariz dedi bi bastı ibreyi sonra gördüm inşallah ölmeyiz diyorum kafamda milyon tane fikir hayatım gözümün önünden geçti gitti film şeridi gibi neyse daha bitmedi onu da başka zaman yazarım
psikodok
geçen çalıştığım firmanın sahibi seminer için samsuna gelmişti. adamın beni ilk gördüğünde tepkisi seni hiç böyle hayal etmemiştim oldu. "nasıl hayal etmiştin abi?" dediğimde ise "ne bileyim en azından daha uzun bekliyordum" dedi. sen beni görebildiğine şükret aslanım diyemedim. patron sonuçta.
bimecnun
jean valjean kurgusal bir karakter ve victor hugo'nun 1862 romanı sefiller'in baş kahramanıdır. ve bunu sefiller kitabını okuyanlar iyi bilir.bu zatı muhterem aç kalan yegenleri ölmesin diye bir ekmek çalar ve hapse düşüp 19 yıl kürek mahkumu olur .böylece olaylar başlar .roman biterken insan düşünüyor bu doğru yoldan ayrılmayan adamın yaptığı iylikleri söylememesi neden? romanın sonunda o da açıklanıyor ve iyilikler diyor karşılığını bu dünyada bekliyerek yaptığım şeyler değil diyor.gerçekten de öyle yani insan iyilik yapıyorsa içinden geldiği için yapmalı tabii bu içine konulmuşsa ama bu günümüzde de oluyor mu yani mesela tamam ekmek çalanlar o kadar uzun süre hapse atılmıyor ama iyilik yapanlar bunu söylemiyor mu veya bir yerlerde paylaşmıyor mu ? veya iyilik yapanlar gerçekten iyi olarak mı görülüyor yoksa enayi yerine mi konuluyor? düşündürücü .en iyisi iyilik yapmak ama karşılığını bu dünyada beklemeden mesela kimse göremesede yaralı bir kediye bakmak gibi veya sırf sokakta ihtiyacı var diye düşündüğün insana cebinde ki son 10 tl yi vermek gibi , velev ki o insan dilenciliği meslek edinmiş olsa bile . sonuçta elimizde temiz kalan pek az şey kaldı iyi ve adaletli olmak gibi .
Zeze
‘ölüm de yaşamın bir parçası forrest’ ı üzülmek de yaşamın bir parçası diye kullanmak istiyorum. sonuçta her şey herzaman istediğimiz gibi gitmeyenilir. anı yaşamanın bir tarafı da hüznü yaşamaktır. bu illa mutlu anlar için gerekli değil ki. üzüntü de an değil mi ? yaşanması gerekenler ertelenmemeli bence. yoksa arkasından gelecek olanı da erteleriz. yanisi hayatta her an her şey olabilir ve boşver, sallama, takma laflarına gerek yok. eğer yaşnması gereken bi şey varsa, can acıtıcı bile olsa bırakalım yaşansın :) mutlaka o öyle olması gerektiği için oluyordur 🌸
13. Burç
koç: kendi düşüncelerinizin en doğrusu olduğuna inanarak, inatla burnunuzun dikine gitmeniz, bir gün başınıza fena bir dert açabilir. biraz daha aklı başında hareket etmekte yarar var. size akıl veren kişilerin de bir bildiği vardır sonuçta değil mi? ilımlı olmaya çalışmalısınız.
13. Burç
İkizler: kalabalık içinde olmak, popüler yaşamak arzunuz oldukça yoğun ancak sakin ve konforlu bir yaşamı buna tercih etmek konusunda da şüpheleriniz var. kendi alanınızı gözler önüne sermek biraz da tehlike arz ediyor sonuçta. yine de yol sizin, istediğiniz şekilde çizin.
Tuhaf Ama Gerçek
sapık, sapkın dediğimiz kişiler de bir zamanlar masum birer çocuk değil miydi? aile bakanlığı'nın görevi, bu masum çocukların bu hale gelmesine zemin hazırlayan unsurları ortadan kaldırmak değil mi? ceza hikaye. ha suç işlemiş bir sapık, ha işlememiş bir sapık. sonuçta sapık.
Zeze
son zamanlarda sayıları iyice artan dilencilerden bahsetmek istiyorum. biraz da akıl almak.
eskiden hepsinin gerçekten muhtaç olduğunu düşünüp mutlaka verirdim bi şey. sonuçta neden yalan söylesin ki diye bi düşüncem vardı. sonra iyice arttıklarını ve bikaç tanesinin aynı şeyi söylediğine şahit olunca hayır vermemem lazım, kandırıyorlar dedim ve vermemeye başladım. kandırılmak ağırıma gitmiş olabilir. çünkü bunu çocuklar da yapıyor ve ağırıma gidiyor masum sandığım çocuğun yalan söylemesi. sonra tekrar düşündüm. zeze dedim, önemli olan onun yalan söylemesi değil, senin o durumda nasıl davrandığın. sen zezesin onun gibi değil kendin gibi davran ve yardımcı ol, yalan söylemesi onun problemi sonuçta. son zamanlarda da tekrar düşünce gündemimde bu konu var. çünkü böyle yaparak artmalarına vesile olduğumu düşünmeye başladım. eli ayağı tutan da yapmaya başladı çünkü ve gerçekten çook fazlalar. hatta geçen teyze gençti yaşın kaç teyzecim, neden yapıyorsun bunu dedim. tabiki bi ton şey sıraladı. merak ediyorum siz ne düşünüyorsunuz ? yardımcı düşüncelere ihtiyacım var 😣 gerçekten ihtiyacı olan insanları ayırt edemememize sebep olan bu insanlara nasıl davranmalı ?
çArşı
her şartta, her sonuçta, her yerde arkandayız.
bu semtte sokaklar yine denize çıkacak.
bu takım şampiyon, yine şampiyon olacak.
aldırma!
#Beşiktaş #KenetlenBeşiktaşlı #ŞampiyonBeşiktaşOlacak

13. Burç
koç: duygu yoğunluğu yaşadığınız anlarda bunu biri anlayacak diye ödünüz kopuyor. duygularınızı belli etmemeye çalışıyorsunuz ki dik duruşunuza zarar gelmesin. bu kadar dik tutmayın kuyruğunuzu, duygularımızı gösterebildiğimiz kadar insanız sonuçta.
çArşı
her şartta, her sonuçta, her yerde arkandayız.
bu semtte sokaklar yine denize çıkacak.
bu takım şampiyon, yine şampiyon olacak.
aldırma!
#Beşiktaş #KenetlenBeşiktaşlı #ŞampiyonBeşiktaşOlacak

kültürİstanbuL
“her yol kişiye varır sonuçta / kişinin kendisine”
13. Burç
terazi: kimin bir derdi,sıkıntısı olsa size koşuyor. biliyorlar ki siz hep dinlersiniz, yol gösterirsiniz. yargılamadan hemde,en ılımlı şekliyle. bu burcun en iyi temsilcileri ebeveynler kadar abi ve ablalar da :) sonuçta insanı ailesi kadar içtenlikle başka kim kucaklar ki?
13. Burç
koç: geçmişte yaptığın hataların sonuçları yüzüne tokat gibi çarpabilir.hiç dövünüp yerinmenin sırası değil şimdi. hataların insanlar için olduğunu düşünüp yoluna bakabilirsin. hem kimse çok da masum değil sonuçta, öyle değil mi :(
Simerazzi
şu açık öğretim belasını başıma sarmasam eyiydi. neyse hukukun temel kavramlarını geçersem twitter bioma "hukuk okudum" yazarım o da bi kazanımdır sonuçta.
alien
İki saattir delice aşağıdaki 'daha fazla yükle' butonuna basıp basıp yazılanları okuyorum. en sonunda bu olayı yaşarken aklımdan geçen fikirleri buraya da yazayım dedim.

bir iki iniyorsun, okuyorsun, he! bu normal dedikodu tayfası diyorsun, biraz aşağı iniyorsun bir abla var, gündemle alakalı bir şeyler anlatıyor. neden yapıyor bilmiyorum ama sanırım deneysel bir şey, neyse güzel o. biraz daha iniyorsun, biri yine tramvayda biriyle gülüşmüş ve sarı montu siyah kotu olan biri yine. bu yetmiyormuş gibi biri de bir altta kırmızı rujlu biri demiş. kajshasf kırmızı rujdan nasıl bulabileceğini düşündüyse burada bi sallasa zaten 100' kişi üzerinden 80 kişiyi mimledi. güzel fikir. neyse inmeye devam ediyorum, aha! o da ne. acı, keder, karamsarlık ve bunalım temalı bir arkadaş. profilini yan sekmede açıp diğer paylaşımlarına bakıyorsun, duvar ağlıyor, duvar sızlıyor. duvar yıkılıyor kanka. ben bu tarz yazanların duvarlarına hep bakmışımdır. neden bilmiyorum, belki benim ruhumu yansıtıyordur. evet, bu konu uzadı. neyse aga inmeye devam. aga ne amk ığğkk! biri facebook'taki gibi bilmeceli bişi paylaşmış, bi aşağısında; kırmızı gül, silah ve afilli bir sözden olaşan görüntülerden farksız bir görsel paylaşmış.

sonuçta burası da bir sosyal paylaşım çöplüğü oldu demek istiyorum. bu bir başarı ama gerçek bir heyezan mı ona da siz karar verin. :* öptüm sizi.
Yıldız Tilbe
belki cumartesiyle pazar yer değişmiştir haberimiz yoktur ,özgür günler sonuçta
Zeze
‘kahve içer misin bebeğim ?’ dedim. annem ‘hayır, sabaha kadar uyuyamam’dedi. ama ben kuşa sormuştum 😅 kuşa sorduğumu öğrenince de hemen ‘mikrop’ diyor 😅 benim suçum ne ya, anne demedim ki sonuçta 🙄

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)