Zeze
nasılsınız, iyisiniz İnşaallah 🙈😎
Zeze
yazmak bile hayata tutunma çabasıymış meğer. ya da onu yazmak onun sevgisine tutunma. yazılarımızın bittiği insanlar var artık, umut dünyasından çekiliyoruz.
Zeze
yitirmediklerimiz kadar çocuğuz aslında, kendinizi kaybetmeyin 😉
Zeze
ege’nin aslında eke olduğunu, ama ağızdan dolayı zamanla k yerine g denile denile ege denildiğini biliyor muydunuz ?
Zeze
her şeyin seviyelisinden yanayım. özellikle tartışmaların. birbirine hakarete gidenlere hiç dayanamıyorum. kardeşim bir insan tamamen seninle aynı düşünse, dünyada senden milyar tane olurdu değil mi ? bırak farklı düşünebilelim. onu da geçtim, haklı haksızlı bir tartışmaysa da güzel laf sok ya, ama neden hakaret yani. karşıdakini ezince, o iyice küçük duruma geçince bizde ezilmiş olmaz mıyız ? çünkü o seviyedeki biriyle muhattap olduysan demek ki sen de onunla aynısın derler adama, ben derim. (arkadaş ortamında şakalaşırsın bu ayrı, şuracığa belirteyim de) yani yaşlandım, kafam böyle şeyleri kaldırmıyor 😅
Zeze
b12 önemli arkadaşlar. başta sadece unutkanlığımın bundan olduğunu düşünüyordum. ama bugün yaptığım ufak çaplı bir araştırmada, saçımdaki beyazlaşmanın artma sebebinin de, cildimde ufak lekelerin olması ve uzun süre geçmemesinin de, hatta kansızlığıma yol açmasının da, uyku sorunumun da b12 eksikliğinden kaynaklı olduğu kanaatine vardım. eksikliğinde görülen neredeyse her şey başımdaysa baya yok herhalde bende bundan. gidip tedavimi olacağım, siz de sağlığınıza dikkat edin 🙏🏻 hayırlı forumlar 😉
Zeze
Zeze
bunu yazdıktan yarım saat kadar sonra en korktuğum hayvanla ilk kez karşılaşmam. çığlıkla koşmam, düşmem, dizlerimin kanaması... daha bi şey demem kem gözlünüz kim sizin yaa 😅
Zeze
yolda oradan başka ile geçmeyi düşündük ve şu an hiç aklımızda olmayan bi yerdeyiz 😅 hayat güzel arkadaşlar 💃🏻
Zeze
yolda oradan başka ile geçmeyi düşündük ve şu an hiç aklımızda olmayan bi yerdeyiz 😅 hayat güzel arkadaşlar 💃🏻
Zeze
anlık kararların hastasıyım ya 😅 başka bir şehirde yaşayan arkadaşımın morali bozukmuş. diğerini aradım yarın gidelim mi yanına diye, o da evet dedi. yarın sabah gideceğiz İnşaallah 😂 ölümüne gezmeye kodlanmışım ben bunun başka bir açıklaması olamaz 🙈
Zeze
anlık kararların hastasıyım ya 😅 başka bir şehirde yaşayan arkadaşımın morali bozukmuş. diğerini aradım yarın gidelim mi yanına diye, o da evet dedi. yarın sabah gideceğiz İnşaallah 😂 ölümüne gezmeye kodlanmışım ben bunun başka bir açıklaması olamaz 🙈
Zeze
geçen gün yaşadığım şehrin bi ilçesinde yaşanan, yayın yasağından dolayı ayrıntı veremeyeceğim bi olayla, taciz vs gibi şeylere iyice tahammül edememeye başladım. bunun iyicesi mi olur demeyin oluyor.
sabah kalktım sosyal medyada bir babanın eşi ve çocuğuna uyguladığı şiddeti öğrendim. arkadaşımın patronu (patronu da görseniz dede diyeceğiz adam) tarafından taciz edildiğini. sözlü de olsa taciz sonuçta. amca eşiyle birlikte gelip önce güven sağlıyor, hatta ne iyi insanlar var altında bi şey aramasak mı dedik düşünün ama şerefsiz çıktı amca. toparlayayım, onca taciz tecavüz şiddet varken kadın bunu söylediğinde hala inanmyorlar ya, erkeklerin bi tarafına güven çok olduğundan kadınların diline inanılmıyor. pardon da amcanın, babanın öz kızına tecavüz ettiği bilinen bi kere ülkede hangi gerizekalılar hala onu tanırım ya hayattttaaaa yapmaz diyebiliyor şok oluyorum. allah beyin ve düşünce sağlığı versin cidden.
Zeze
Zeze
genelde vaktimi ev ortamında geçiren bir insanım ya da arkadaşlarımla park, çay bahçesi gibi sakin yerleri tercih ederiz. maksat sohbet muhabbet çünkü, duyabilmeliyiz birbirimizi. bir de son zamanlarda fazlaca yalnız yaşadım, hep sakindi yani hayatım. ondan kaynaklı mı bilmiyorum ama dün arkadaşımla çarşıya indiğimizde fena gerildik. İnsanların yüzünde insan sıfatı yok arkadaşlar. herkes dik dik bakıyor, garip davranışlar sergiliyorlar. tahammül edemedim o kalabalığa yani. kendimi emekliliğe ayrılmış dedeler gibi falan hissediyorum. toplu insan gruplarına dayanamayacak duruma gelmişim anlaşılan ya da gerçekten gördüğüm herkes bi garipti 🤦‍♀️
Zeze
telefonumdan instagram ve twitter’ı sildim. üstelik telefonumdaki bir problemden dolayı geri indiremeyeceğimi unutarak. hayat bazen zor görüyorsunuz 😭 olsun fizik var, olsun edebiyat var, olsun (o iğrenç pislik) coğrafya var. onlarla mentionlaşırım artık 🤦‍♀️
Zeze
hayatımda hiç arka arkaya bikaç gün ders çalışmadım, hayatımda hiç arka arkaya 5-6 saat bile çalışmadım. çalışıyorum arkadaşlar, bunu başarıyorum artık 😅 iyi misin diye soranlar oluyor iyiyim diyorum, iyiyim çünkü. bu cümleyle birlikte emin olamadım tabi ama olsun😣
Zeze
bundan 3 yıl 8 ay önce ahmet hamdi tanpınar’ın şiir kitabını almıştım. açıp ‘ ne diyorsun sen ahmet ya ‘ deyip kapattım, beğenmedim, okumadım.
bu yaz o kitabı tekrar açtım. ’ ahmet sen neler demişsin öyle ya ‘ diyerek okuyorum. hatta okumuyorum sadece, onunla konuşuyorum. üstü yazılarla doldu. şiirin sonunu beğendiysem sonraki seferde başı bitiriyor beni. orası etkiliyor. sanki bi şiire farklı yaşanmışlıklar sığdırmış. tecrübeler galiba bu. ben de her yeni tecrübemde şiirin başka mısrasında buluyorum tabi kendimi. bu zamanda kendinle aynı fikirleri paylaşacağın, beynini açacak dost bulmak zor tabi, sağolsun şimdilik tanpınar var. galiba böyle şairlerimiz olduğu için şanslıyız.
Zeze
adam kalkmış cin ali okuyor o diye eleştiriyor (mesela), kendisi onu da okumamış ama. ya da birisi kendi işine yarayacak bi şey icat etmiş bununla mı uğraşmış diyor, kendisi ne yapmış hiç hiç hiiiç. vallahi hiçbir şey yapmayıp sadece eleştirenlerden bıktık ya. daha iyisini yapmayan eleştirmesin kardeşim, ben eleştirenleri eleştirdim çünkü ben daha iyi eleştirebiliyorum. birinin haklarını savunması lazımdı 😅
Zeze
sait faik’in de dediği gibi ‘ yazmasam deli olacaktım ‘ .
Zeze
şöyle bi hikaye var belki duymuşsunuzdur. çocuk öğretmenine gidip, okuduğu kitabın aklında kalmadığını, karakterin ismini bile unuttuğunu anlatıyor. öğretmeni de ona bir hurma yedirip, kemiklerine fayda oldu hissettin mi diyor, çocuk da hayır diyor. öğretmeni açıklıyor. nasıl ki yediğin hurmanın faydasını hemen hissetmedin ama var, kitaplar da böyledir. o an hissetmezsin ama özümsersin diyor.
şimdi bundan sonra ne anlatacağım sırada o var. kitapların faydası onu okumak için okumazsan var aslında, özümsemek için okursan yani. ki bu da onun üstüne düşünmekten geçiyor, onu alıp beyne atmaktan değil. çok kitap okumasına rağmen cahil kalanlar gördüm ben, neden biliyor musunuz ? onu içindeki hikayeyi merak ettiğinden okumuş, hiç düşünmemiş üstüne. birini öylesine dinler gibi... hayat da kitap aslında. özümsemek için okursan tecrübe edinebilirsin, ama sadece yaşarsan bi sonuca varamazsın. İşi özü düşünmeye geliyor. o kadar çok şey yaşayıp hala olgunlaşamamış insan da gördüm. çünkü yaşadıkları üstüne hiç düşünmemiş, sadece yaşamış geçmiş. o yüzden bizi olgunlaştıran şeylerin yaşadıklarımız değil düşündüklerimiz, bizi bilgili yapan şeylerin de okuduklarımız değil onun üstüne düşündüklerimiz olduğunu düşünüyorum. yoksa okuduğumuz yazar olmamız gerekirdi değil mi ? düşünelim, fazla olmasa da azıcık da olsa...
Zeze
geçenlerde yağmur yağıyor diye otobüsten erken inip ıslandım. baya fazla ıslandım ama nasıl mutlu oldum anlatamam. küçük bi şeyle mutlu olmuşum gibi olsa da hayır bu büyük bi şey. ben istediğim an yağmur yağdıramam, elimde olmayan bi şey nasıl küçük sayılabilir ki ? ben ancak yağmur yağdığında onun keyfini çıkarabilirim. fazlası gelmez elimden. toplumumuzda insanların uğraşarak yapabileceği şeyler büyük sayılırken, ne kadar uğraşırsak uğraşalım yapamayacağımız şeyleri küçük sayma var. mesela birine ev hediye edilse ya da bütün yıl sınava çalışsa ve kazansa sevindiğini görsek büyük şeylere sevindi diye düşünürüz. hayır, bu küçük bi şey. çünkü istenilse ‘bi şekilde’ elde edilir. artık o kadar kavramlarımız iç içe geçmiş ki bunları bile karıştırır olmuşuz. uğraşmadan gelen her şeyi küçük sayar olmuşuz. halbuki uğraşarak elde ettiklerimiz kolay, basit ve küçük. çünkü bizim elimizde... her şey gibi bunların da yerini değiştirmeyi başarmışız, üzgünüm...