Nurella
şu sıralar çok kötü bir dönemden geçiyorum. azcık teselli ve şefkate ihtiyacım var. ailenin alınan bir kararda arkanda olmaması ve sana sırt çevirmesi kadar acı bir durum yokk! onların önceliğinin her zaman çocuğunu düşünmek ve onu anlamak olduğunu sanırdım fakat yanılmışım. eğer birgün anne olursam önceliğim daima çocuğum olacak onun düşünceleri ve hayatı..anlamaya çalışmak gerek bazı şeyleri,bunun için çaba sarf etmek misal...bastırılmışlık ve içinde kalmışlık hissi çok zorr!
karakutuu
bakın burdan melek ablaya yazıyorum o okumayacak çünkü dünyalar tatlısı bir bebisi var onunla ilgileniyor siteden haberi bile yok büyük ihtimal. kendisi yatay geçiş ile omuye gelmiş bir ablamız maviş gözlü temiz kalpli emel sayının imitasyonu. bir kenarda sessiz sessiz not tutuyordu bende gidip hoşgeldin dedim tanıştık ve benim samsunda en büyük destekçim oldu . elmalı pastalar mi dersiniz yoksa borekler poğaçalar mi dersiniz sanki öz kardeşi gibi bakti ilgilendi yardımcı oldu ders bile çalıştırdı hepsi karşılıksız sadece sevdi bisey beklemedi ailesi ile tanıştırdı şimdi evli olduğu sevgilisi ile tanıştırdı her aşure de ben seviyorum diye 5 lt lik evet abartmıyorum tam 5 lt lik aşure hazırladı. elmalı pasta görünce aklıma geldi samsunda bir yerde bir evde benim ablam var kan bagim yok ama o benim ablam çocuğu yiğenim kocası da eniştem 3 unu de çok seviyorum birgün yolumuz kesişecek. sizi seviyorum.
karakutuu
bizim yurtta bir cocuk vardı sevmezdim kendisini ilk taşındık yurda benimle aynı bölümde okuduğunu öğrendim tebrik ettim oda bu bölümü istemiyordum çalışacağım seneye bir daha gireceğim felan diyor küçümsüyor bölümü sevmemiş yanlışlık yapmış istanbulda bilmem ne güzel okulunda okumuş söyle ingilizcesi varmış ütü getirmiş kendine gömleklerini utuluyor akşam 11 de uyuyor oda kapısı çarpıyorlarmış ayakkabılarını hergun boyuyor birgün biri üstüne biri basmış yanlışlıkla geri dönmüş temizlemiş o yüzden geç kalmış sövüyor basana nasil böyle bisey yapabilir diye kendi kendine konusuyor yani cocuk benim eziyet olarak gördüğüm bir ruh haline sahip bunu sahile çağırıyoruz ben ders çalışacağım siz bana engel oluyorsunuz diyor gülüp geçiyoruz neyse 1. donem sonu geldi notlarına bir bakayım dedim (ben ders çalışmam son güne bırakırım daha önce anlatmışımdır )bu cocugu bölüm birincisi diye hayal ediyorum notları benden kötü sınava girdi polislik gardiyanlık lise kpss işte üniversite hepsi başarısız yani bu kadar çalışma konuşma artistlik bu hava noldu bide not felan da vermiyor çakal sadete gelelim geçen karşılaştık bununla hayattan hic ders almamış yine yükseklerden uçuyor böyle samimiyetsiz bir merhaba dedi napıyorsun felan zamanım yoktu sonra ararım dedim konuşuruz .
Sümsük
dolmakla ilgisi var. bardak taşmalı ki verecek birşeyin olsun. önce kendin suya kanmalısın. bahsettiğim şey bilgi ve yaşam doyumudur. gezip görmek para ezmek önemli fakat asıl doyumu getiren hissi yeterlilik diplomasını alabilmekle ilgili. bu nedir derseniz yaşamınızın toplam zamanının en az yüzde ellisini acı hissiyatı, yüzde on beşini gülme ve geri kalan otuzbeşlik kısmınıda uyuyarak geçirmeniz anlamına gelir. yemekleri ne ara yemeli derseniz bir yandan acı çekerken bir yandan çorbanızı için(acılı mercimek çorbası mmm enfes). hissi doyum öyle bir noktaya gelmeliki şahsında bulunan her su birikintisinin en derinlerine dalıp hayatındaki saçmalığın kaynağını bulman ve onu köfte yapıp yemen gerekiyor. sucukta olabilir kafanıza göre takılın. hani birgün oktay ustada çay içmek yerine paltomu sırtıma giyip(paltom yok yalnız) ağzımda bir sigara (sigarayı çoktan bıraktım) sırtımı güneşe dönerek ölümü beklemeyi, karizmanın dibine vurmuş bir halde başım gökyüzünde, gökyüzü göğsümde, göğsümde büyüyen güneş paltomun üstünde parlarken ölmeyi çok isterdim. çok şekil olurdu be ama ben yine çay içeceğim. güneşli geceler dilerim.
karakutuu
ben okurken ayda 2 kez memlekete günübirlik gidip dönüyordum biletimi önceden gidiş dönüş olarak alirdim özgül bafra beni üniversitenin önünden alır yine aynı araçla geri dönüş yapardım. neyse birgün araç nasil olduysa beni unutmuş otogara geçmiş araç yok yetiş diye aradılar tamam da ne ile araba yok taksi kim bilir ne kadar yazar gece saat 12 otostop çektim aracın biri beni otogar sapağına kadar bıraktı ordan bi otostop daha çektim dorsesiz bir scania durdu korka korka bindim içerisi hafif dumanlı doste 3 tane parlement 2 tane redbul kuruyemişler 3 tane telefon neyse tanıştık durumu anlattım yetişmem lazim diyorum ama kendim inanmıyorum yetisecegimize kamyon sonuçta ne kadar hızlı gidebilir ki sonra bu abi sanki benim ic sesimi duymus gibi sen canını sıkma kardeşim ben seni yetiştireceğim daha olmadı ankara yolunda yakalariz dedi bi bastı ibreyi sonra gördüm inşallah ölmeyiz diyorum kafamda milyon tane fikir hayatım gözümün önünden geçti gitti film şeridi gibi neyse daha bitmedi onu da başka zaman yazarım
malifalitiko
"valla çiftçilik yapıyorum köyde yaşıyorum ama yarışmaya başvuru yaparken mesleğiniz nedir sorusuna seçeneklerde çiftçilik olmadığı için işsizim çalışmıyorum seçeneğini işaretledim." evet yanlış okumadınız ahali 3 hafta önce kim milyoner olmak ister adlı yarışmaya katılan emre akça nın ağzından dökülenler bunlar. sözde tarım ülkesiyiz ama köylüye çiftçi ye o kadar değer vermiyoruz ki mesleklerini meslek seçeneği olarak dahi görmüyoruz. köylü milletin efendisidir. umarım bunu birgün gerçekten idrak edebiliriz ve o zaman iş işten geçmemiş olur.
Артем
gene sinirlendim...neden çünkü karşımda ki bir çocuk ama nasıl ve ne çocuğu orasını söylemeyeceğim...ayıp olm ayıp ben insan gibi davrandıkça üstüme geliyorlar birgün çok fena patlayacağım ama ne zaman bilmiyorum umarım tez vakitte samsundan gidersin yoksa ben gidicem ahmet kaya değilim ağzına sıçar öyle giderim insan olmaktan anlamıyorsun çünkü...
Tuhaf Ama Gerçek
olur da birgün ünlü bir futbolcu olursanız, minik hayranlarınız ile karşılaşınca ne yapmalısınız? jesse lingard'dan öğreniyoruz.

omuluarkadas
az önce rastladığım bu yazı üzerine size fen edebiyat fakültesinde olan bir olayı anlatmak istiyorum.. birgün dersteyiz neyse işte vakit geçsin diye hocayla muhabbet ediyorduk. hoca 'geçen yıl ile bu yıl arasında ne gibi farklılıklar var' diye soru sordu herkes söz falan aldı konuşuyoruz. konu ders nasıl işlenmeli anlıyor musunuz gibi şeylere geldi ve oradan bir arkadaş söze atıldı : siz anlatıyorsunuz böyle şeyleri ben bazen anlamıyorum ama arkadaşlar anlatınca anlıyorum dedi. hoca sence ne yapmamız gerekli diye sordu ve çocuk söze atladı : bence böyle şeylere gerek yok dedi (hocayı ve tahtayı göstererek) hoca afalladı nasıl falan diye sordu ve çocuk tekrar etti siz anlatınca anlamıyorum ama arkadaşım anlatınca anlıyorum yani bunlara gerek yok dedi djdjdj
Dostay
birgün aşklar biter geriye kyk kredi borçları kalır :(
Omü Giller
birgün derste uyumuştum hoca uyuyanlar çıksın dedi ben de tamam deyip çıktım çıkarken ismimi sordu tevfik fikret dedim hoca hala sınıfta tevfik fikret'i arıyor,
Zeze
birgün konuşuyoruz..
ben : cahit’in kitabını alacaktım ama hangisi alayım karar veremedim o yüzden almadım ya 😣
bir zaman sonra...
o : 👇🏻
(çook teşekkür ederiim) @gamsizbaykus
Ismail Kucukkaya
2017’de yılın manşetini mediacat jürisi seçti. önce 165 manşet, sonra ilk 10 seçildi. birgün manşeti de yılın manşeti seçildi.
Bak ne demiş ?
"birgün bensizlik çalar kapını. benli dünleri düşünür, avunursun. sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun." - nazım hikmet
Bak ne demiş ?
"düşmana inat birgün daha fazla yaşayacaksın." - nazım hikmet
BanuGuven
gazeteci tunca öğreten ve birgün çalışanı mahir kanaat neredeyse 1 yıldır cezaevinde. #TuncaVeMahirNedenHapiste alttaki linkten okuyunuz. https://twitter.com/ben_gazeteciyim/status/9377228...
BBC Türkçe
bbc türkçe'nin görme engelli stajyeri yunus tarık: birgün tek başıma dünyayı gezebilir miyim? neden olmasın? http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-42212160 #3AralıkDünyaEngellilerGünü

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)