per aspera ad astra
buradaki eski yazilarima baktikca kendimdeki degisimlere inanamiyor hala yasayabildigim icin kendimle gurur duyuyorum.insanlar geldi gecti, hayatmdaki donemler geldi gecti,
cezaevi olaylarim oldu ama hepsi geldi gecti.sevdiklerim kaldi ve tum nefrete ofkeye karanliga melankoliye, inthar egilimine ragmen kirinti kadar kalmis umutlarim ve 1 tanecik dostum ile bugun hala hayattayim.isin en ilginci hayat aslinda istediklerimi verdi, cok guclu olmak istedm-akil sagligm test edildi, rahat bir is istedim, cnnet gecirecek kadar test edildigim, adeta tecavze ugruyormus gibi hissettigm halde yine de icime atarak sabrettigm, ust uste gunde 4 5 saat uyku uyudugm ve yetersiz beslendigm yine de tum bunlara dayandigim anlardan gectim cok sukur kendi islerimizi benm sabrim, kiz kardesimn ve annemin fedakarliklari ve biricik dostumun sevgisi ile kendi acimdan bilgisayardan telefondan halledicek kivama getirdik, seytandan beter babam her gun yanina cagirir baski kurar her seyden nefret etmeme sebeb olur icimi kinle doldururdu ama o anlardaki sabrim sayesinde bugun daha iyiyim, kendimi psikopat ve sosyopat sanirdm aslinda sadece muhtemelen asperger sendromundan muzdarip olan, surekli psikolojik siddet gormekten, sevgisizlikten, ilgisizlikten, yoksulluktan kaynaklanan asaglk duygularni saplantli sadist dusunceler ile ustnluk kompleksine cevirmeye calisan bir cocukmusum.ekonomk krizde hayatmda uzun zaman sonra ilk defa proteinli beslenebiliyorm, kaliteli giyinebiliyorum, ilk defa kaliteli 2.el olmayan telefon kullaniyorum normalden biraz hizli yaslandim, kilo aldim erkek tipi sac dokulmem ilerledi, kekemeligm artti ama hayatmda ilk defa mutluyum ve maddi acidan en mutlu donemimi yasiyorum.dahasi ekstradan kendi islerimi kurmayi planliyorum
tum bu tecrubelerden cok dersler cikardim, cezaevinde kogusta konustugm kisilerden aldigm hayat dersleri olsun, sabrimin gercekten mukafatni aldigmi hissetigm bugunler olsun, insanin her seye ragmen icindeki cocugu korumasi, ruhunu korumasi, herkesin cikari icin, hirslari icin gozunun dondgu, seytana donstgu bu dunyada umutlu olabilmesi, iyi kalabilmesi, nefretten tamamen kurtulamasa da nefretinin hakimiyetinde olmamasi, nefretiyle eyleme gecmemesi kaderini ve kimligini belirliyor
tum bunlari neden yaziyorum cunku bir gun hayatm tamame iyilestiginde buraya yazacagma kendmi ikna etmistm ve ilk defa melankolik ben umut ediyorum, istiyorum, inaniyorum ve cabaliyorum ayrica burada tanisip 8 yil once 1 kere yuz yuze bulustugum birini ruyamda gordum bu sanirim bir isaretti
evet agir ateist ben artik isaretlere ve sanirim birazda tanriya inaniyorum.nefretle dolu dusuncelerimi tamamen asamamis olsamda olumlu dusunmeye calisarak beynimi yeniden kablolamaya calisiyorum, umut hissediyorum, benim icin hala hicbir sey mukemmel degil hala tamamen %100 duzelmedim, ama boyle olmak zorunda da degil zaten hicbir sey boyle degil,
hayat cogu kisi icin etrafimizdaki seyleri umutla cabalayarak kendi dusuncemizdeki mukemmel kalibina uygun hale getirmeye calisirken harcadigmz zamanda tecrube ettiklerimiz sayesinde ogrendiklerimiz ile hissettiklerimizden ibaret degil mi.kimse mukemmel olmak zorunda degil ve zaten kimse mukemmel degil bu dunyada ogrendigm bir sey varsa onemli olan kimsenin kalbni kirmamak bedduasni almamak en kotu olaylarda bile tecrubeyi dersi alip kotu hissettiren anlari unutmak cunku hicbir kotu kimse, hicbir kotu ani, hicbir aci surekli dusunulerek ust uste yasanmayi hak etmiyor, insanin kendi kendine yaptigi bu iskenceyi kimse kimseye yapamiyor.umarim herkes iyidir, iyi degilse de iyilesiyordur, umarim burasi hic kapanmaz buradaki yazilarmi komple tarihleriyle alip bir cesit ani defteri yapmak istiyorum, ilk yazdigm yazilari, ilk hissettiklerimi, her seyi hatirliyorum bu nostaji hissi, gecmisi hatirlama hissi, huzun hissi bence herkesin zaman zaman buna; kendni hatirlamasi, kendnin farkina varabilmesi, degistigni, buyudugunu, zamani, yasadiklarini anlayabilmesi icin ihtiyaci var
bence sözlük girdilerini editleyebilmeliyiz yani bir tanecik harfi eksik yazmışım moralim bozuldu bak şimdi :(
selam yine ben frank.(size slm yoh.) başlangıcı az önce yaptığım bir olayı anlatmakla gerçekleştirmek istiyorum. bilirsin beni, deli hallerimi. dengesizliğimin zirve bulduğu, yeri geldiğinde aslan kesilen, yeri geldiğinde pisiciğe dönüşen tavırlarımı. kitap ayracım vardı bi dane. (ewt sadece 1 tane.) fazla kitap ayracı bulundurmam, bir tanecik kitap ayracım olur mesela tüm kitapları gezer. hepsinin kokusu siner üstüne. ben o kitap ayracımı kafa dağıtmak için kaybolmayı tercih ettiğim bir zaman diliminde unuttum. kendim kaybolmaya çalışırken ayracımı kaybettim. sonuç? sonuç olarak; ayraçsız kalan bir “ben”(kişi zamiri olan ben) söz konusu oldu. böyle olunca da doğal olarak okuduğum kitaplarda nerede kaldığımı ayırt edemez oldum ve sayfalar arası dejavu geçişleri yaşadım. en son dayanamadım, “yok yani olmaz böyle” dedim.(başka bir şey de demiş olabilirim, hatırlamıyorum!) sallama çayın ipli kısmını dişimle koparıp(beni gidi yamyam.) kendime kitap ayracı yaptım. bence fazla güzel oldu. nostalji kokan eskimiş bir şapkam, yamalı bir paltom olmayabilir ama garip bir ayracım var artık. (sizi trip-canlar-sular size de selam lan.) ewt. başlangıcı yaptım şimdi başka başka konulara geçiş yapalım. havalar soğudu mesela(bize ne havadan), suların kireç oranı ise yüksek(uff). senelerdir samsun’dayım ama alışamadım birkaç şeye. tabii bunun yanı sıra alıştığım şeyleri de mevcut değil, değil.(anladın mı bu cümleyi frank? çok karışık oldu gibime geldi bir an. kısa bir alt yazı geçeyim derken bir hayli uzattım ama demek istiyorum ki; alıştığım şeyleri de var.) sonunda kapatabildim parantezi, neyse biz devam edelim.
~
😝
~
~
😝
~
Omü Dedikodu