mrspanda
kim size iyi geliyorsa, iyi hissettiriyorsa onunla devam edin yola. aksi taktirde sizi yoran insanlar bir yük olup kalıyor sırtınızda. o yükle yürüdüğünüzde beli kırılan, ayakları şişen siz oluyorsunuz. sırtınızda taşıdığınız her kimse, sadece keyfini yaşıyor. bu böyle, net.
aysed
herkesin hayatına kimse karışmasın arkadaşım.
Sanatçı
kim size iyi geliyorsa, iyi hissettiriyorsa onunla devam edin yola. aksi taktirde sizi yoran insanlar bir yük olup kalıyor sırtınızda. o yükle yürüdüğünüzde beli kırılan, ayakları şişen siz oluyorsunuz. sırtınızda taşıdığınız her kimse, sadece keyfini yaşıyor. bu böyle, net.
trproferss
sitede kimse yok galiba üniversiteye yeni başlayacağım omüye tercih yaptım ve endişelerim var geçim yurt bunlar hakkında bilgisi olan birileri bana tüyo verebilirmi
karakutuu
sarhoş dövüş taktiği diye birşey var ve bu taktikte rakibin senin sarhoş olduğunu düşünerek seni dikkate almıyor yalpalamandan dolayı hareketlerini kestiremiyor ne zaman saldıracağını anlayamıyor ve yüz mimiklerinden dolayı aldigin darbelerin bile acı hissettirmedigini sanıyor ve çaresiz kalıyor çünkü hiçbirşey işlemiyor sanıyor. çalışma hayatı zorludur türlü yavsakliklar dümenler döner bu karakterisin biri beni sarhos sanip tokezledigimi plansiz is yaptigimi onem vermedigimi dusunerek patrona sikayet etmis sonra oda beni ortak wp grubunda bazı şeylerle itham etmiş heralde oda aynı şeyleri düşünüyordu sonra ben deliller ile belgeler ile hesaplar kitaplar ile bir güzel açıklama yaptım sonra da bir gun çalıştığım işle ilgili bisey öğrenmeniz gerekiyorsa benden öğrenin yavsaklardan degil yazdim iki gündür kimse gruba bisey yazmıyor patron da aramadı mekan da sessiz böylesi daha güzel oluyor inanın
Sanatçı
geçenlerde hollanda'nın venlo şehrinde, şehir merkezinde geziyordum, kimse korona falan dinlemiyor çarşı pazar yine kalabalık, ortada var 1 2 adam milletin nerden yürümesi gerektiğini ayarlıyorlar, arkadaş ha ordan yürümüşüm ha ordan, tehlike hep var bir mantik kuramadım, sonra merkezin tam ortasında adamın biri enstrumanıyla yabancı bir şarkıyı çalıyordu insanlarda toplanmaya başlayınca bekçiler harekete geçti, enstruman çalmayı bıraktı adam, bende o ara instagram hikayeme bu anı aldım, paylaştığım anda birde bakıyorum mesajlar yağıyor “orda korona yok mu, bu ne rahatlık” diye, dedim burda koronayı pek takmıyorlar....
karakutuu
unide ev arkadaşım vardı sağlam animeci çocuktu japon kız arkadaşları vardı o derece. yatakla bütünlesmisti yemeği yatağına götürürdük camları kartonla kapatmıştı. her zaman oda karanlıktı haftada bir iyice mallasmasin diye zorla gerçek hayata çıkartır gerçekliğini kaybetmesine engel olurduk okulu nasil bitirdi bilmiyorum ama bu izole durumları en çok ona yaramıştır kimse rahatsız etmiyordur .
Артем
aklıma lisans tezimin teşekkürler bölümüne ölen köpeğimin tam sayfa fotoğrafı ve büyük harflerle kıymetli oğlumun değerli ve sevgi dolu anısına.. yazıp danısman hocama kabul ettirmeye çalışmam geldi.hocalarını sana yardımcı olan insanları yazmalısın demişti.kimseden yardım almamakla birlikte,o ölen hayvanın bana sağladığı desteği,sevgiyi hiç kimse sağlayamadı sağlayamazda tekrardan sinirlendim,ne vardı lan izin verseydiniz,ne olurdu yani.bu sefer yazacağımın teşekkürler bölümüne eşşek kadar “in a loving memory of ....” yazmazsam ne olayım ben.
karakutuu
beyler uzun süredir tesiste mazot eksiliyor nasil önlem alırsam alayım önüne geçemiyorum. özel ilgi alanı olan var mı bu konuyla ilgili 24 saat şarjlı ad karta kayıt yapabilen gece görüşlü bir kamera lazım ışığı felan olmaması lazım kimse yakalamak istiyorum . bi el atın.
ozlem
bu aralar moralim çok bozuk uzun zamandır konuşmadıgım bi arkadaşıma dogumgününde ona msj attım hem aramızı düzeltmek için hemde dogumgününü kutlamak için ve ben onu çok özledim ama kendisi benim gibi düşünmüyor bana yoruldugunu ve kalbinin çok kırıldıgını söylüyor benimde kırıldı ama ben bunu dile getirmiyorum..bu durumda benim ne yapmam lazım onu geri,kazanmak için bana yardımcı olucak kimse varmı 😔😔😔😔
maestro
yarın resmi tatil kimse okula gitmesin. iyi bayramlar
mavibulut
"24 yaşındasın ama daha kalbini platonikten başka kimse çarptırmadı...o da imkansız...etrafına baksan zaten seni fark edecek kimse yok...son sınıftasın ve boş bir geleceğe doğru gidiyorsun...bu saatten sonra da seni önemli hissettirecek kimse çıkmaz karşına...dışarıdan bakanlar seni çok vurdumduymaz sanıyor ama sen içten içe bi böcek gibi kendini yiyip tükediyorsun..." iç sesim sus artik!!!
karakutuu
okulu uzatmayla alakalı bisey okudum. yorum yazacaktım sonra bu yorumu herkes okumalı diye buraya yazmak istedim. ben 2 sene uzattım okulu bizim sınıfta bi dallama vardı o mezun oldu 4. senede çalışkan zeki biri canlanmasın gözünüzde yalakanın önde gideni milliyetçi hocaya türk bayrağı hediye eder müptezele hap bulur sarhoşa şarap getirir kopyanın anasını ağlatır kimse görmez böyle bir orman çocuğu. neyse bu 2 sene boyunca bizi rahat bırakmadı geliyor bitmedi mi diye soruyor yok ben o dersi ilk sene verdim diyor parlementi gözümüze sokuyor böyle beni dövün diye yalvarıyor resmen neyse okulu bitirdim ise başladım 4 ay sonra da bulunduğum yerde işletme müdürü oldum altıma bi araç çektiler ev kiramı verdiler yemek içmek onlardan aldığım maaş da çabası telefonum bile şirketten faturasını onlar ödüyor. samsunda bir danışmanlık şirketinden görüşmeye geleceklermiş aradılar gelebilir miyiz dediler gelin dedim. oturdum odama çay içiyorum gazete okuyorum mynet haberler felan bunlar geldiler kapıda güvenlik karşılamış beni aradı müdürüm gelenler var diye gelsinler dedim odaya girdiler bi baktım bizim dallama beni görünce cocuk şok oldu yüzünün aldığı ifadeyi görmeniz lazımdı bi kamera olsa da kaydetsem dediğim bir andı.
theseus
kimseyle hiç bir konuda yarış halinde değilim. kimseden iyi, kimseden yakışıklı, kimseden zeki yada kimseden çalışkan olmak gibi bir iddiam yok. kimse için "en" değilim. kimse için "daha" da değilim. ama bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım.
Le Petit Mami
bugün 11 eylül ve kimse "bush did it" esprileri yapmıyor. ne kadar üzücü :(
mimarlique
suratlarına sövemiyorsun, insta, twitter desen üzerine alınacak bi ton insan var gelip buraya yazıyorum, sinir atıyorum kimse görmüyor zaten, neyse küfürsüz de dökemiyorum gidip uyuyayım
Eleni
saat akşam 9 sularında yaşanan bir olaydır.

evde otururken polis sireniyle ayaklandık. binanın önünde duran polis araçtan inerek binanın kapısına yöneldi. yöneldikten en az 2 dk sonra tekrar araca binip sokağın köşesine doğru ilerledi ve tekrar dönüş yapıp binanın önünde durdu. az çok duyulan seslerden sesi genç olmayan, yetişkin veya yaşlı olduğunu düşündüğümüz bir şahısla diyalog haline girdi. polis diyalogta şikayette bulunulduğunu ve şikayet eden kişinin kendisi olup olmadığını sordu. verdiği cevabın net anlaşılmadığı şahıs polisin "binanın kapısını açamadık." cümlesine "zillere rastgele basarsanız kapıyı açan olacaktır" dedi. diyaloğun ardından yaklaşık 5 dk sonra kapımız çalındı. hem durum karşısındaki şaşkınlığımız, hem de saat gerekçesiyle ben içeri geçtim ve kapıyı erkek arkadaşım açtı. polis aralık kapıdan evi süzerek "evde sizden başka biri var mı?" sorusunu yöneltti. erkek arkadaşımın "kız arkadaşım var" demesi üzerine "perdeleriniz neden açık?" sorusuna maruz kaldı. evin perdeleri stor perde olduğu için açık olan pencerelerin neden olduğu esinti stor demirlerinin duvara çarpıp durmasına ve sürekli olarak tekrarlanan rahatsız edici bir sese neden oluyor. bunu aynı şekilde açıklayan erkek arkadaşıma şikayet geldiği ve komşuların perdelerin açık olmasından rahatsız olduğu, perdeleri kapatmamız gerektiği söylendi. burada değinmek istediğim birkaç konu olacak. bunlardan ilki hava sıcak, perdeleri açık bırakmak en doğal hakkımız. perdelerin sürekli çarpma sesine katlanmak zorunda değiliz. daha da önemlisi evde yanlış olan hiçbir şey yokken rötgencilik yaparcasına evimizin içi göründüğü için şikayette bulunulması söz konusu olmamalı. ne polise böyle bir durum için şikayette bulunması söz konusu olabilir, ne de polisin ciddiye alıp da kapımızı çalması. kimsenin yobaz düşüncelerine katlanmak zorunda değiliz, kimse katlanmak zorunda değil. yapılan şikayete özel haneye tecavüz suçuyla karşılık verebiliriz. bizim perdelerimiz açık olabilir ama kimsenin evimizin içine bakıp da hanemize burnunu sokmaya hakkı yok. özel hayatımızın gizliliği sırf perde açık diye kimseye özelimize gözünü yumup ağzını açıp dahil olma hakkı tanımıyor, tanıyamaz. gülünesi aptalca bir olay ve bu olayı yaşamamıza sebep olan yobaz insanların en kısa sürede yok olması en büyük temennim.
Le Petit Mami
mami ve alıntı serisi bölüm 1 :

" her gün birlikte olmak gereksinimi duymaksızın yeni dostlar ediniriz. papaz okullarında olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası sayarız ve onlar da yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. biz görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar , canları sıkılır. çünkü efendim herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. ne var ki hiç kimse kendi kendisinin hayatını nasıl yaşaması gerektiğini bilmez. tıpkı şu, düşleri gerçeğe dönüştüremediği halde düş yorumculuğuna kalkışan cadı gibi."
omuluarkadas
günün en sevdiğim vakti. düşün düşün dur şimdi. geceyi benden çok kimse sevemez herhalde !.. gündüz vassaf ın da dediği gibi "yaşamın anlamı gece duyumsanır ve sorgulanır,kimse bunu öğle yemeğinde tartışmaz. yaşam gecenin konusudur."
thor
usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. büyük usta, öğrencisini uğurlamış. çırağına ” yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş.

“resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.

öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.

öğrenci resmi yeniden yapmış.usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.

fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.

yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. öğrenci denileni yapmış. birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. sevinçle ustasına koşmuş.

usta ressam şöyle demiş:

“İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.

İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. yapıcı olmak eğitim gerektirir. hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.” alıntıdır.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)