limos
yeni gelen genç dimağlar için sevgi dolu yazıma hoşgeldiniz. biraz geç kaldım ama geç olsun geçmiş olmasın demişler. mini mini birler, çalışkan ikiler, yavrucaklarim. bu yol zor, bu yol engebeli... ama sor bir neden zor. çünkü zor işte. her şeyin bir nedeni yoktur. burada insan istediğini yapabiliyor. bazıları eğleniyor bazıları ağlanıyor bazıları da öğreniyor. ben hepsini yapıyorum. anonim olmanın sana verdiği yetkiye dayanarak rahat davranabilirsin. sonuçta sen; nerede nasıl davranacağını bilen,18 yaş sınırına erişmiş, gelişmiş bir bireysin. kimse düzene ayak uydurmuyor. herkes kendine düzen kuruyor. sınırlarını bilen, vizyon sahibi insanlar için özgürlüğün telefon uygulaması şekli diyebiliriz. burada herkes birbiri için var ve birbiri için yok. rahatiniza bakın. sizleri seviyorum. neden biliyor musunuz? İlla bir nedeni mi olacak lan seviyoruz işte. sevin sevilin, sövün sövülün. yakında o güzel okulunuzla buluşacaksiniz. hayal kurun bol bol yakında yıkılır zaten. ama bir şekilde hayatta kalirsiniz. gemi bir şekilde ilerler. sonuçta deniz var allah'ın çorumlusu. çorumlular fav. önümüzdeki günlerde düzenlenecek leblebi festivali için bilet satışları başladı bana ulaşın. numaram: 0500 300 400
limos
kim var senin karşında aşkito muyum ben¿ hangi caniko hangi maniko biz öyle şeyler bilmeyiz. onlar hep sahteee!

limos
çevremdeki bir ton anlayışsız insanı nasıl dolarla takas edebilirim¿ İnsanlar birbirine anlayış göstermeyecekse neden arkadaş sevgili aile olur¿ anlayışlı bir insanım hatta çoğu zaman fazlasıyla anlayışlı biriyim. anlayışlı olmanın hiçbir zorluğu yok. hala neden ısrarla anlayışsız insanlar var¿ derdiniz ne olm sizin¿ İlla küfürlü mü konuşalım¿ her şeyin altında bir şey arayacaksanız, bir kere bile tamam demeyecekseniz park etme kardeşim. park ücreti ödediğiniz de yok zaten. bedava kullanılıyoruz valla. başkasına yapmayın ama bana hiç yapmayın. ulan ağzıma tükürseniz yağmur yağıyor sanıyorum. ne istiyorsunuz benden¿ ne istiyorsaniz diyin vereyim. zaten hayır diyemiyor. atardan atara yuvarlanıyorum halı üstünde. neyse gidem mısır patlatam anamın en değerli tenceresinde. pasta olsaydı keşke bir de ketçaplı cips. limonlu keke hayır demem tabiki. hele tavuklu makarnayı ne yerim şimdi. tokum ama yerim mod - on.
limos
sonunda insanı mutsuzluğa umutsuzluğa itmeyecek bir yazı 💜👌
Calimeroo
şu yaşıma geldim kendimi hep derdini anlatabilen biri olduğumu sanarak geçirdim ama anlatamıyormuşum. gerçek dertlerle boğuşurken kan kusup kızılcık şerbeti içiyormuşum da ağzımı bıçak açmıyormuş. açamıyormuş. soranları geçiştiriyor, ayrıntıları hatta olayları anlatmaktan çekiniyor, fellik fellik dertlerimden uzağa kaçıyormuşum. yüzüme ve ruhuma bir gülümseme maskesi konduruyor bütün her şeyi o maskenin altına gizliyormuşum. halbuki ne de konuşkan insandım oysa ben. ne de her şeyini sevdikleriyle paylaşabilen bir insandım. birinin derdi olsa gerçekten içinde sıkıntı hissedip yardımcı olacak yer arayan ben, kendi derdime sıra geldi mi kimseyi gerçeklerle her ayrıntısıyla boğacak, kendimi o kadar savunmasız bırakacak, adeta yaralı olduğumu gözler önüne serecek kadar derdime ortak etmiyormuşum. ciddi dertleri belki mahrem sayıyor belki ne kadar ciddi olduklarıyla mücadele edemem korkusuyla bunu yapıyorum hala nedenini net olarak ben de bilemiyorum, anlamaya çalışıyorum. kısacası neyin önemli neyin önemsiz olduğunu daha net gördüğüm bir dönemden geçiyorum kendimi tanımak adına büyük adımlar atıyor biraz daha güçlü çıkıyorum her savaştan. şükürler olsun düne halen en kötüsüyle bizi imtihan etmediği için, şükürler olsun bugüne mücadele edecek gücü bularak uyandığımız için ve şükürler olsun yarına varlığıyla her zaman içimizde bir umut barındırmamıza yardım ettiği için. kimsenin derdini kimseninkiyle kıyaslamak adetim değildir tek öğrendiğim hayat denen bu imtihan sofrasında bazı şeylerin tadının daha acı olduğu. hastalık gibi, ölüm gibi. kim neye inanır bilemiyorum ama her şey allah'tan ve her dert gibi her çare de o'ndan, ben en azından buna inaniyorum. -zaman zaman unutup, zaman zaman serzenişte bulunsam bile -
bu yazdıklarımı sonuna kadar okuyan kişi veya kişilere en büyük tavsiyem: çevrenize iyi bakın. varlıklarıyla sizi iyi eden, etmeye çalışan, sizin için gerçekten önemli insanların kıymetini bilin. ansızın sevdiğinizi söyleyin, fındık kabuğunu doldurmayacak sebeplerle kırdığınız, kırıldığınız meseleri boşverin düzeltin, daha çok değer bilin çünkü tüm yaptıklarınıza pişman edecek şeyler de oluyor hayatta, olabiliyor. ben ne kadar yapabiliyorum derseniz ben de öğreniyorum bazen kolay bazen zor yoldan da olsa öğreniyorum. değişiyorum, düzeliyorum, gelişiyorum zaman zaman yerimde sayıyor bazen en başa bile dönüyorum. bu ne bir dert yanış ne bir serzeniş yazısı aksine fark etmenin, mücadele vermenin, değişime ayak uydurmanın bir yansıması.
vackheriff
tamam demekten karakterim yamuldu. bi noktada yeterince dolacağım. patlayacağım insan umarım hakeden biri olur. sevgiler.
limos
ben bataklığa geri dönüyorum. çok çabaladım ama olmadı. aslında çok çabalamadım. sonuçta bu bataklıkda kurbağalar da var. kurbağalar güzel hayvanlar. İnsanlar en çok kedi köpek tavşan sevse bile kurbağların yeri ayrıdır. kendime bunu kaçıncı defa yaptığımı hatırlamıyorum. hem nolucak canım işler yolunda gitmezse bataklıktan çıkar banyo yaparım. allah banyo yapsak bile kurtulamayacağımız bataklıklardan korusun. bazen çamur lazım çamur. İçinde ufak böcekler olsun ki bataklığı hisset. eyyy küçük çirkin böcek "dünya dönmediği zaman gel".
limos
İyiii bayramlaaaaar gençler, kendini genç hissedenler ve diğerleri🍬🍬. muhteşem(!) bir bayram geçirmem nedeniyle anca bu saatte kutlayabiliyorum bayramınızı. sabah gitmediğim bayram namazı yüzünden 5:30 uyandım ve harika (!) gün başladı. bayram nazamazina gidip bayramın geldiğine ikna olmayan kuzenim(4) halının üstünde tepine tepine hani bayram gelecekti gelmedi diye yarım saat boyunca ağladı. onun ardından geleneksel muhteşem bayram sofrasında babamın kankalariyla çılgınlar gibi kahvaltı yaptım. hızımı alamadım ve annemin kadınlar için kurduğu ikinci sofrayı da yağmaladım. tüm bunların sonucu olarak patlamak üzere olan göbeğim ve ben annemin laf sokmalarına maruz kaldık. İlerleyen saatlerde şeker toplamaya gelen gelinlik giymiş küçük çocuklar yüzünden, evde kaldığımı düşünen babannemin dırdırına maruz kaldım. onun dışında bana elli lira bayram harçlığı verip geri alıp yüz lira vereceğini söyleyen babannemin iki yirmiliğine maruz kaldım. bitti mi tabiki hayır. arkadaşımın arkadaşının kendi arasında nişan taktığı (ailesinden gizlediği) sevgilisinin arabasina binmek zorunda kaldım. üç aylık sevgilisiyle birlikte dövme yaptıran asla anlamlandıramadığım kişilerin sohbetine maruz kaldım. binlerce öz çekime maruz kaldım. en az yirmi bardak kahve yapmaya maruz kaldım. bence ben maruz değil mahsur kaldım. ben hazırım ışınla beni çukulatam piiiyuuuu
limos
kedi sevmediğim için köpek sevgimi sorgulayan insanlar var. yüz kere dedim düşmanımın düşmanı dostumdur diye. bir kere kediyle köpek bir mi? mesela senle ben de bir değiliz. kimisi kedi sever kimisi köpek sever kimisi beni sever. herkesin sevdiği hayvana kimse karışamaz. ayrica benim ki sevmemek değil. travmatik bir durum. elbette bir gün güvendiğim biriyle ( dokun ya bak napacak hayvan diye yüzüme tutup üstüme atamaya çalışmayacak birisi) kedilere dokumaya çalışıp saçma tepkilerimi yenicem. sonuçta garfield'ın askerleriyiz. ama beni bir bırakın, bir çekilin, bir gidin, bi git git.
limos
İnsanlar neden kapana kısılır¿ kapanlar fareler için midir¿ mesela ben bir fare olsam girmemem gereken deliğe girer ama o kapandan kurtulurdum. ama insan olunca kapandan kurtulmak için deliği tercih etmek kolay olmuyor. fareler fasulye tanesi gibi doğup minnacık büyüyorlar. İnsanoğlu öyle mi????? değil tabi insafsızca, gaddarca, hadsizce büyüyor. sonra o küçüçük kapandan kaçmaya çalışıyor. kapan küçücük sen kocaman mecbur bir tarafından kısılıyorsun. o kapanda vik vik vik diyerek ölmeyi bekliycen mecbur. adam sen kapana kısıl diye kurmuş zaten. seni gelip kurtaracak hali yok. İşin özü insan olmak da ayıp değil fare olmak da. hatta kapana kısılmamak için fare olmak istemek de ayıp değil.
limos
selam çukulatalaaaar. malum sebeplerden ötürü geri döndüm. ( yaz tatli, bomboş zamanlar, fakirlik, elem, keder, gözyaşı) yokluğumda beni çok özleyip sürekli ağladığınızın farkındayım. ama artık hasret sona erdi. beni özlememek gibi bir hadsizlik yapan varsa onu burdan kın kın kın kınıyorum. sevenlerim sevmeyenlerimin sevdiklerini sevmekle sevmeyenlerime sevginin sevenin sevilip sevilmemesiyle ilgili olmadığını kanıtlar zaten. sizi se
Zeze
arkadaşlar bu duyacağımız kaçıncı haber ? erkekler namusumuzdur, bunların abisi babası yok mu ya ? artık cezalar daha caydırıcı olmalı, lütfen erkeklerimize sahip çıkalım 😂 kızlar siz de çevrenize duyarlı olun, bu tür şeyler gördüğünüzde lütfen yardımcı olun 🙏🏻😂 kızlarınızı yetiştirirken erkeği sevmeyi, korumayı öğretin 🙏🏻