ikizler
ikizler
3 gün
dersten çıkınca hep birlikte duraklara yığılıp bir an önce yurtlarına, evlerine gitmek için çabalıyor ya herkes. çok tuhafıma gidiyor bu benim. belki de çoğu kişinin emekliliğine kadar özgürce geçirebileceği son zamanlar üniversite yılları. bu özgürlüğü 1.75 tl karşılığında anında niye otobüslere satarız ki. dersim bittikten sonra oturuyorum kantine. genelde akşamüstü 5'e kadar takılıyorum orada. dersim kaçta biterse bitsin farketmiyor bu durum. oturup kitabımı okuyorum, müzik dinliyorum, yürümek istersem ormanıma gidip geri dönüyorum, bir arkadaş bir tanıdık denkgelirse bir çay ikram edeyim diyorum onunla sohbet ediyoruz. yurt odama gidip oturmaktansa bu bana daha güzel geliyor. 5 den sonra da sırtıma alıyorum çantamı. eğer hava soğuksa kar maskemi giyiyorum, değilse ceketimi bile giymiyorum, takıyorum kulaklığımı eğitime e1 e binmek için yürümeye başlıyorum. herkese uzun geliyor yürüdüğüm yol. bana ise kısacık. her gün o gökyüzünü, ağaçları, binaları, işçileri izleye izleye yürüyorum yavaş yavaş. İktisat - ilahiyat durağındaki kalabalığa şaşıyorum. bazen sağlık bilimleri fakültesine giriyorum. bir kahve alıp öyle devam ediyorum yoluma. yolun boş olması da bir açıdan iyi oluyor sanki. bazen kendimi şarkıya bağıra çağıra eşlik ederken buluyorum. ziraati gördüğümde seviniyorum çünkü orasını niyese çok seviyorum. fen edebiyatı görünce üzülüyorum yolum bitecek diye. bazen de eğitimin oradaki ağaçların altında oturuyorum. aslında ben yürümeyi seviyorum. ve o yolda kendimle başbaşa kalmayı seviyorum. zihnimdekileri, ruhumdakileri hissettiğimi hissediyorum havayı her içimi çekişimde. yürümek güzel bir şey. nereye gittiğini bildiğiniz ama nereye varacağını bilmediğiniz yollarda yürümek ise daha güzel bir şey. geceniz güzel geçsin dostlarım. hepinize mutlu geceler...
ikizler
ikizler
12 gün
İyi geceler gençler. nasılsınız? ben şu anda egeden saatler önce kalkıp samsuna giden otobüsün sayın yolcusu oldum yine. tatil bitti. sonunda mı desem biraz daha kalsaydım mı bilemiyorum. bu tatilde canım çok sıkıldı evde. zaten bir dişim ağrıdı. o da cumartesi gecesini buldu. pazar günü dişçiler kapalı olduğu için bekledim pazartesiye kadar. o da şişip iltihap yapınca bir haftayı buldu benim tedavi süresi. ama çok şükür kanal yaptılar ve beni o ağrıdan kurtardılar. onla uğraşmaktan bir haftam gitti zaten. aslında erken gitmenin iyi geleceğini düşünüyorum bana. millet okulu asacakken ilk iki hafta ben de gezinirim samsunda özgürce. bu dönem 15 dersim var zaten. bu dönem de onların altından kalkacağım. birinci dönem 12 dersi halletmiştim. oradan biraz tecrübem var. ona güvenip bu dönemi daha kolay atlatacağımı düşünüyorum. zaten kitap fuarı da yaklaşıyor. bu sene geçen seneki gibi 300 lira gömebilir miyim bilmiyorum. pek mümkün gözükmüyor ama umutluyum ben yinede. bu dönem bir çok işe başlayacağım medya alanında. onun heyecanları da var. yani yopyoğun ve güpgüzel bir dönem hayali ile gidiyorum. ben de otobüsün içinde kafamı, taktım kulaklığı şarkı dinleyip yolu izliyorum. karanlığı delip geçiyoruz notalarla. İçimde biraz huzursuzluk var niyese. adını koyamıyorum tam. yolculuktandır diye düşünüyorum. hayırlısı olsun artık. hepinize mutlu geceler dostlarım. sizi de en yakın zamanda bekleriz samsuna. bilirsiniz karadeniz güzeldir... :)
ikizler
ikizler
23 gün
mutlu geceler gençler. nasılsınız. ben tam herkesin sınavı bitti sanırım diyordum ta ki pseudo nun gönderisini görene kadar. İnşallah o da başka sınavı olanlar varsa onlar da bitirirler bir an önce. benim ise tam bie hafta oldu geleli. bugün harfli notlar açıklandı bildiğiniz gibi. İki büte girmiştim. birinden geçmişim birinden kalmışım. ve böylece okulu uzatma riski ortadan kalkmış oldu. daha bir senem var ama şimdiden böyle bir risk yok en azından. şu bir haftadır hayatım güzel gidiyor aslında. gündüzleri uyanıp gece boyu olan gelişmeleri takip ediyorum kahvaltıya kadar. kahvaltıdan sonra kahvemi içiyorum ve öğleye kadar film izliyorum, oyun oynuyorum. kendime takılmalık zaman oluşturuyorum. öğleden sonra ikindiye kadar photoshop eğitimini izliyorum, çalışıyorum yeni öğrendiklerimle. gerçekten çok faydasını görüyorum. bilgisayar seviyorum zaten. televizyon, telefon ilgimi çekmiyor,canımı sıkıyor. bu arada ne zamandır almak için para biriktirdiğim bir fotoğraf makinesi vardı. sony a6000 aynasız dslr fotoğraf makinesi. fotoğraf çekmeyi çok seviyorum zaten. çözünürlük ise en önemsediğim şey. bunları bana dslr sağlıyor. ama normal dslr ler büyük olduğu için go pro veya dijital makinelere bakıyordum. en sonunda aynasız dslr de karar kıldım. hem dslr kalitesi hem de dijital taşıma kolaylığı sunuyor bana. bugün geldi makine. gayet hoş. tam istediğim gibi. artık samsuna gelince güzel fotoğraflar ve videolar çekmeye başlayabileceğim. aslında bunu almamın sebebi hayalimdeki yayıncılık işine adım atabilmek. İnşallah o taraftan da başlayacağım. uzun zaman sonra ilk defa bir kitap bitirdim. dostoyevski'nin hatıraları adlı eşinin yazdığı bir kitap. gerçekten muhteşemdi. ruslar olmasa sanırım romanı daha doğrusu uzun yazıları bu kadar sever miydim bilmiyorum. uzun zaman sonra kitap bitirmenin hazzı ile doldu içim. ben de giydim paltomu, kar maskemi, boyunluğumu, taktım kulaklığımı eylem aktaş şarkılarını açtım, bomboş sokakları geziyorum öylece. her kitap bitişinde hayaller basar beni. kitap bitirdikten sonra yürüyüşe çıkarım ben de. hayallerimle, düşüncelerimle böyle başbaşa kalabiliyorum çünkü. dostlarımla konuşmak da isterim aslında ama istediğim gibi sadece düşüncelerimi konuşamayacağımı bildiğimden yazarım ben de böyle. benim ellerim dondu azıcık. eldivenlerin içine sokayım da donmasın temelli. hepinize mutlu geceler dostlarım. en sevdiğiniz hazla dolu geçsin geceniz... :)
ikizler
ikizler
@ikizler
BayrakKalpakRevolver
2015 Girişli